6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai Şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/650 E. 2017/4786 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği cari hesap alacağı cari hesap denetime elverişlilik satım sözleşmesi fatura vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: HMK · HUMK — HUMK 438

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, asıl davanın gemi satım sözleşmesine dayalı gecikme cezasına ilişkin olduğu, mahkemece asıl dava yönünden verilen red kararı taraflarca temyiz edilmediğinden söz konusu dosya yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden bozma ilamına uyulmakla, tüm deliller toplanarak yeniden bilirkişi raporu ve ek rapor aldırıldığı, düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler sonucunda, davalının toplam 90.000 TL fatura düzenlediği, davacının 70.500 TL ödeme yaptığı, bunun sonucunda karşı davacının 19.500 TL cari hesap alacağı bulunduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkemece itibar edildiği, her ne kadar davalı şirket Denizcilik Müsteşarlığına ödenen 2.515 TL'den davacının sorumlu olduğu, davacının bu bedeli ödemesi . gerektiğini beyan etmiş ise de; taraflar arasında yapılan sözleşmelerde bu bedelin kim tarafından ödeneceğinin açıkça belirtilmediği, gemiyi satın alanın davalı şirket olması nedeniyle bu bedelden davalı şirketin sorumlu olması gerektiği kanaatine varılarak davalının bu beyanlarına itibar edilmeyerek birleşen dosya davacısının davalıdan 19.500 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen dava davacısı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair, birleşen dava davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Birleşen davanın kısmen kabulüne ve 19.500 TL'nin birleşen dava davalısı Riva Turz. A.Ş'den alınarak davacı ...'e verilmesine göre, kabul edilen miktar üzerinden birleşen dava davacısı ...'e nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmayı gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15543 E. 2017/214 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirket Ortaklığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9422 E. 2014/852 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2017/650 E.  ,  2017/4786 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/12/2016 tarih ve 2014/603-2016/999 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22,420 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı/birleşen davalı vekili, asıl davada davalının sahibi olduğu yatın müvekkili tarafından satın alındığını, satış bedelinin ödendiği halde davalı tarafından yatın belirlenen 90 gün içinde müvekkiline teslim edilmediğini, sözleşmede teslimde gecikme halinde günlük 200 USD gecikme cezasının ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davanın reddini talep etmiş.

Davalı/birleşen davacı vekili, asıl davanın reddini talep etmiş ve birleşen dava ile yatın satışı nedeniyle davacı/birleşen davalının 20.000,00 TL peşinat ödediğini ve bakiye 70.000,00 TL daha ödemesi gerektiği halde anılan bakiye borcun ödenmediğini ileri sürerek, 70.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, asıl davanın gemi satım sözleşmesine dayalı gecikme cezasına ilişkin olduğu, mahkemece asıl dava yönünden verilen red kararı taraflarca temyiz edilmediğinden söz konusu dosya yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden bozma ilamına uyulmakla, tüm deliller toplanarak yeniden bilirkişi raporu ve ek rapor aldırıldığı, düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler sonucunda, davalının toplam 90.000 TL fatura düzenlediği, davacının 70.500 TL ödeme yaptığı, bunun sonucunda karşı davacının 19.500 TL cari hesap alacağı bulunduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkemece itibar edildiği, her ne kadar davalı şirket Denizcilik Müsteşarlığına ödenen 2.515 TL'den davacının sorumlu olduğu, davacının bu bedeli ödemesi .

gerektiğini beyan etmiş ise de; taraflar arasında yapılan sözleşmelerde bu bedelin kim tarafından ödeneceğinin açıkça belirtilmediği, gemiyi satın alanın davalı şirket olması nedeniyle bu bedelden davalı şirketin sorumlu olması gerektiği kanaatine varılarak davalının bu beyanlarına itibar edilmeyerek birleşen dosya davacısının davalıdan 19.500 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen dava davacısı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair, birleşen dava davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Birleşen davanın kısmen kabulüne ve 19.500 TL'nin birleşen dava davalısı Riva Turz. A.Ş'den alınarak davacı ...'e verilmesine göre, kabul edilen miktar üzerinden birleşen dava davacısı ...'e nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmayı gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin sair, birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dava davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasına 6. bent eklenerek “Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.340,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısından alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmak sureti ile hükmün düzeltilmesine, kararın bu şekilde birleşen dava davacısı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.000,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden birleşen davada davacıya iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372151200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.