Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/650 E. 2017/4786 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ cari hesap alacağı↗ cari hesap↗ denetime elverişlilik↗ satım sözleşmesi↗ fatura↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın gemi satım sözleşmesine dayalı gecikme cezasına ilişkin olduğu, mahkemece asıl dava yönünden verilen red kararı taraflarca temyiz edilmediğinden söz konusu dosya yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden bozma ilamına uyulmakla, tüm deliller toplanarak yeniden bilirkişi raporu ve ek rapor aldırıldığı, düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler sonucunda, davalının toplam 90.000 TL fatura düzenlediği, davacının 70.500 TL ödeme yaptığı, bunun sonucunda karşı davacının 19.500 TL cari hesap alacağı bulunduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkemece itibar edildiği, her ne kadar davalı şirket Denizcilik Müsteşarlığına ödenen 2.515 TL'den davacının sorumlu olduğu, davacının bu bedeli ödemesi . gerektiğini beyan etmiş ise de; taraflar arasında yapılan sözleşmelerde bu bedelin kim tarafından ödeneceğinin açıkça belirtilmediği, gemiyi satın alanın davalı şirket olması nedeniyle bu bedelden davalı şirketin sorumlu olması gerektiği kanaatine varılarak davalının bu beyanlarına itibar edilmeyerek birleşen dosya davacısının davalıdan 19.500 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen dava davacısı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair, birleşen dava davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Birleşen davanın kısmen kabulüne ve 19.500 TL'nin birleşen dava davalısı Riva Turz. A.Ş'den alınarak davacı ...'e verilmesine göre, kabul edilen miktar üzerinden birleşen dava davacısı ...'e nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmayı gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15543 E. 2017/214 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklıktan çıkarılma · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaŞirketi'nin 15/05/2011 tarihli 2011/4 sayılı davacı ...'ın «ortaklıktan çıkarılmasına» ve ortaklık hisselerinin davalı ... tarafından devralınmasına ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptaline» dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı ... yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9422 E. 2014/852 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaA.Ş'den alınarak davacı ...'e verilmesine göre, kabul edilen miktar üzerinden birleşen dava davacısı ...'e nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmayı gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; davanın, verilen «kesin süre» içerisinde ücreti yatırılmadığı için dayanılmasından vazgeçilmiş sayılacağı ifade edilen «bilirkişi incelemesi» yapılamamasından ötürü ve ispatlanamadığı için reddine karar verildiğine göre, kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 12/1. maddesi uyarınca nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · müktesep hak · maktu vekalet ücreti · kesin süre · bilirkişi incelemesi · yargılama gideri · dosya masrafı · temsil
Benzer bu kararda… apsamına göre, davacı tarafa 13.12.2012 günlü oturumda Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlarda bilirkişi raporu aldırılabilmesi için bir sonraki celseye kadar «kesin süre» verildiği, bu süreye uyulmamasının ve «masrafın» yatırılmamasının sonuçlarının bildirildiği ancak verilen kesin süre içerisinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı, davanın ispatlanabilmesi ve davacının davasında haklı olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi raporu aldırılmasının zorunlu olduğu, yürürlükte olan usul hükümleri uyarınca «yargılama giderlerinin» yatırılmamasının, o delilin incelenmemesi sonucunu doğuracağı, kesin süre verilmesi ile birlikte davalı taraf için «müktesep hak» doğduğu gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; davanın, verilen «kesin süre» içerisinde ücreti yatırılmadığı için dayanılmasından vazgeçilmiş sayılacağı ifade edilen «bilirkişi incelemesi» yapılamamasından ötürü ve ispatlanamadığı için reddine karar verildiğine göre, kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 12/1. maddesi uyarınca nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/650 E. , 2017/4786 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/12/2016 tarih ve 2014/603-2016/999 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22,420 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/birleşen davalı vekili, asıl davada davalının sahibi olduğu yatın müvekkili tarafından satın alındığını, satış bedelinin ödendiği halde davalı tarafından yatın belirlenen 90 gün içinde müvekkiline teslim edilmediğini, sözleşmede teslimde gecikme halinde günlük 200 USD gecikme cezasının ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davanın reddini talep etmiş.
Davalı/birleşen davacı vekili, asıl davanın reddini talep etmiş ve birleşen dava ile yatın satışı nedeniyle davacı/birleşen davalının 20.000,00 TL peşinat ödediğini ve bakiye 70.000,00 TL daha ödemesi gerektiği halde anılan bakiye borcun ödenmediğini ileri sürerek, 70.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın gemi satım sözleşmesine dayalı gecikme cezasına ilişkin olduğu, mahkemece asıl dava yönünden verilen red kararı taraflarca temyiz edilmediğinden söz konusu dosya yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden bozma ilamına uyulmakla, tüm deliller toplanarak yeniden bilirkişi raporu ve ek rapor aldırıldığı, düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler sonucunda, davalının toplam 90.000 TL fatura düzenlediği, davacının 70.500 TL ödeme yaptığı, bunun sonucunda karşı davacının 19.500 TL cari hesap alacağı bulunduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkemece itibar edildiği, her ne kadar davalı şirket Denizcilik Müsteşarlığına ödenen 2.515 TL'den davacının sorumlu olduğu, davacının bu bedeli ödemesi .
gerektiğini beyan etmiş ise de; taraflar arasında yapılan sözleşmelerde bu bedelin kim tarafından ödeneceğinin açıkça belirtilmediği, gemiyi satın alanın davalı şirket olması nedeniyle bu bedelden davalı şirketin sorumlu olması gerektiği kanaatine varılarak davalının bu beyanlarına itibar edilmeyerek birleşen dosya davacısının davalıdan 19.500 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen dava davacısı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair, birleşen dava davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Birleşen davanın kısmen kabulüne ve 19.500 TL'nin birleşen dava davalısı Riva Turz. A.Ş'den alınarak davacı ...'e verilmesine göre, kabul edilen miktar üzerinden birleşen dava davacısı ...'e nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmayı gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin sair, birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dava davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasına 6. bent eklenerek “Davacı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.340,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısından alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmak sureti ile hükmün düzeltilmesine, kararın bu şekilde birleşen dava davacısı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.000,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden birleşen davada davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden birleşen davada davacıya iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372151200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz