İnternet bankacılığı yetkisi kötüye kullanılarak şirket parasının şahsi hesaba aktarılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1549 E. 2024/1500 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz talebinde, davalının yazılı olarak imzaladığı ve inkâr edilmeyen bir tutanakta paranın alındığını kabul ettiği hallerde, bu ikrar İİK 258/1 anlamında yaklaşık ispat şartını sağlar ve muaccel alacağın varlığına kanaat getirir; haksız fiile dayalı alacak, fiilin işlendiği tarihte muaccel hale gelir. Buna karşılık, sorumluluğu yargılama sonucunda belirlenecek olan ve kusuru saptansa bile alacağın tahsil riskini artırmayan taraf (örn. işleme aracılık eden banka) yönünden, kusurun henüz belirlenmemiş olması ihtiyati haciz için yeterli yaklaşık ispatı sağlamaz.
Ele alınan sorunlar
Davalı çalışan yönünden ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat şartının sağlanıp sağlanmadığı → kısmi kabul
İddia: Davacı vekili, davalı çalışanın yazılı savunmasında parayı aldığını ikrar ettiğini, bu ikrar karşısında başkaca delile gerek bulunmadığını, ayrıca haksız fiilin cezai sorumluluk da doğurduğunu, davalının yurt dışına çıkma ve parayı ortadan kaldırma riski bulunduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin reddinin kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talep edebilir; İİK 258/1 uyarınca alacaklı, alacağı ve haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur; bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur. Dosyaya sunulan el yazısı tutanakta davalının 'Parayı ihtiyaçlarımdan aldım. Bahsedilen tutar daha yüksektir. Bilgisayarlardan tespit edilebilir' ibaresiyle imza attığı, imzanın inkâr edilmediği, istinafa cevapta sadece ikrarın zorla alındığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Bu savunma tutanağı, dava tutarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini haklı kılacak derecede yaklaşık ispatı sağlamaktadır. Haksız fiile dayalı alacaklar, haksız fiilin işlendiği tarihte muaccel olur. Tüm dosya kapsamı, davalı çalışan bakımından yaklaşık ispat şartının sağlandığını ve İİK 257/1 şartlarının davacı yararına mevcut olduğunu göstermektedir; davanın henüz teati aşamasında bulunması ve yargılamayı gerektirmesi, ihtiyati haciz talebinin reddini haklı kılmaz. Bu nedenle ihtiyati haciz talebi, davalının tutanakla kabul ettiği miktar (4.937.471,57-TL) kadar kabul edilmiş, fazlaya ilişkin istem reddedilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı banka yönünden ihtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat şartının sağlanıp sağlanmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, bilgisayar aracılığıyla yapılan bankacılık işlemlerine, şirket hesaplarından davalı çalışana işlem yapma yetkisi tanıyan davalı bankanın imkân verdiğini, bu nedenle banka hakkında da ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı yargılama sonucunda belirlenecektir; kusuru bulunduğu belirlendiğinde dahi davacı bakımından alacağın tahsil riski bulunmadığı gözetildiğinde, davalı banka bakımından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, davalının imzaladığı ve inkâr edilmeyen yazılı ikrar niteliğindeki bir savunma tutanağının, ihtiyati haciz talebi için İİK 258/1 anlamında yaklaşık ispat şartını sağladığına; buna karşılık kusuru henüz yargılama sonucunda belirlenecek ve alacağın tahsil riskini etkilemeyen tarafın ihtiyati haciz kapsamı dışında tutulabileceğine ilişkin somut bir uygulama örneği sunmaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- İİK'nın 261. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkmış sayılır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ yaklaşık ispat↗ muacceliyet↗ haksız fiil↗ ikrar↗ haciz sebebi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1549
KARAR NO 2024/1500
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/08/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/589 Esas
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
DAVA
Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 16/08/2024 tarihli ara kararın talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
Davacı vekili, müvekkili şirket çalışanına internet bankacılığı işlem yapma yetkisi olmadığı halde bankaca talebe aykırı olarak işlem yapma yetkisi verildiğini, bu suretle davalı ...'un şirkete ait paraları şahsi hesaplarına aktararak şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, davalı ...'un yazılı savunmasındaki kabulünün de dikkate alınarak müvekkili alacağının tahsilinin teminen her iki davalı yönünden, davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine 6.291.195,94-TL kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
ARA KARARI
Mahkemece, dosyanın bulunduğu aşama, teatinin henüz tamamlandığı, tahkikata geçilmediği gibi, mevcut durum itibariyle, muaccel bir alacağın var olup olmadığı var ise, talep edilen tutar kadar olup olmadığı hususunda yeterli kanaat hasıl olmadığı, uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği, davacının mal kaçırma iddiası bakınından yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, müvekkili şirketin 08.06.2020 tarihli "Tüzel Kişi İnternet Bankacılığı Ayrıntılı Başvuru Formu" başlıklı yazılı talimatı ile; davalı banka nezdinde ki ... IBAN nolu şirket hesabında, yalnızca görüntüleme ve ekstre alma yetkisini diğer davalı şirket çalışanı ...'a verdiğini, davalı banka ise müvekkilin yazılı talimatına aykırı şekilde yetkilendirme yaparak, davalı ...'a şirket hesaplarında "işlem yapma" yetkisi tanımlandığını, davalı ... ise, bankanın bu kusurundan yararlanarak, müvekkili şirketin bilgisi ve onayı dışında müvekkili şirket hesabından toplamda 6.291.195,94-TL tutarınca şirket paralarını ... bank ... IBAN nolu ve ... bank ... IBAN nolu şahsi hesaplarına geçirdiğini, 12.02.2024 tarihinde yapılan incelemede, 10.02.2023 tarihine kadar olan 1 yıllık hesap hareketlerinden toplamda 4.937.471,57-TL'yi şahsi hesaplarına geçirdiği tespit edilerek yazılı savunma istendiğini, davalının "Parayı bir takım ihtiyaçlarımdan dolayı aldım.
Bahsedilen rakam bu tutardan yüksektir" dediğini, hesabına aldığı paranın 4.937.471,57-TL olduğunu ikrar ettiğini, zarar müvekkil tarafından 6.291.195,94-TL olarak tespit edilebildiğini, davalının ikrarı karşısında başkaca bir delile gerek bulunmadığı gibi, aynı zamanda davalının cezai mesuliyetini de doğuran haksız fiil sebebi ile davalının yurt dışına gitmesi, suçtan elde ettiği parayı tazmini mümkün olmayacak şekilde ortadan kaldırmasının mümkün olduğunu, bilgisayar aracılığı ile yapılan bankacılık işlemlerine, şirket hesaplarından davalı ...'a işlem yapma yetkisi tanıyan davalı bankanın imkan verdiğini, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve her iki davalı yönünden ayrı ayrı, davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerinde 6.291.195,94-TL tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz kararına ilişkindir. İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden,bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Dolayısıyla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.
Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. olayda; davacı vekili, müvekkili şirket çalışanı davalı ...'un müvekkili şirket hesaplarından yüklü miktarda parayı şahsi hesaplarına gönderdiğinin şirket iç denetimlerinde anlaşıldığını, savunmasında durumu kabul ettiğini ileri sürerek davalılar hakkında alacak miktarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Dava dosyasına sunulan el yazısı ile yazılmış tutanakta "Parayı ihtiyaçlarımdan aldım. Bahsedilen tutar daha yüksektir. Bilgisayarlardan tespit edilebilir" ibaresiyle davalı Uğur tarafından imzalandığı, imzanın da inkar edilmediği istinafa cevap dilekçesinde;ikrarın zorla alındığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan savunma tutanağı; dava tutarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini haklı kılacak derecede yaklaşık ispatı sağladığı anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Haksız fiile dayalı alacaklar haksız fiilin işlendiği tarihte muaccel olur. Tüm dosya kapsamının davalı ... bakımından yaklaşık ispat şartının sağlandığı, kanaat uyandırıcı nitelikte olduğu ve bu haliyle de İİK'nın 257/1. maddesindeki şartların davacı yararına mevcut olduğu, davanın henüz teati aşamasında bulunması, yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle kabulü gereken ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi dosya kapsamına uygun bulunmamıştır.
Davalı banka bakımından ise kusurunun bulunup bulunmadığı yargılama sonucu belirleneceği gibi, karar neticesinde davalı bankanın kusuru var ise belirlendiğinde davacı bakımından alacağın tahsil riski bulunmadığı gözetildiğinde davalı banka bakımından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; istinaf nedeni yerinde görülen ihtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davalının tutanak ile kabul ettiği miktar kadar alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine, fazla istemin ve davalı banka hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/589 esas sayılı 16/08/2024 Tarihli ara kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davalı banka yönünden; ihtiyati haciz talebinin reddine,Davalı ... yönünden; ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile;
4. 937.471,57-TL alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden 740.620,73-TL teminat (nakit veya kesin-süresiz teminat mektubu) karşılığında İİK.'nin 257/1 maddesi gereğince karşı taraf borçlu ...'un menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İİKnın koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE, İİK'nın 261. maddesi uyarınca kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına," Teminatın tamamlanması, tamamlandığında kararın icra dairesine gönderilmesine dair işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, kararın ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
21/10/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/36999 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi