6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mükerrer icra takibi nedeniyle itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1633 E. 2024/1497 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Davacının nitelemesi: Mükerrer Takip mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Aynı alacak için derdest bir ilamsız icra takibi bulunmasına rağmen aynı alacağa dayalı olarak ikinci bir ilamsız takip başlatılması mükerrer takip niteliğindedir; bu takibe vaki itiraza karşı açılan itirazın iptali davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Dava şartı yokluğundan usulden reddedilen davalarda davalı yararına nispi değil, AAÜT 7/2. madde uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140/5. maddesi uyarınca TMSF her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.

Ele alınan sorunlar

Aynı alacak için ikinci ilamsız takibin mükerrer takip olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddi → ret

İddia: Davacı vekili, ilk takip dosyasında borçluya tebligat yapılamadığı ve takibin yenilenemediği için hak kaybına uğramamak amacıyla ikinci takibin başlatıldığını, mükerrer takip olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının, alacağın tahsili için önce Mersin İcra Dairesi'nde bir ilamsız takip başlattığı, bu takip derdest iken aynı alacak için İstanbul İcra Dairesi'nde ikinci bir ilamsız takip başlattığı belirlenmiştir. Bekletici mesele yapılan menfi tespit davasının temyiz incelemesinde Yargıtay 11. HD, mükerrer takip yapılıp yapılmadığının icra dosyası incelenerek değerlendirilmesi ve sonucuna göre İİK 43/2 uyarınca karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Derdest bir takip var iken aynı alacak için ikinci bir ilamsız takip başlatılması mükerrer takip niteliğindedir; kesinleşen menfi tespit kararı içeriği de bu sonucu doğrulamaktadır. Bu nedenle mükerrer takip nedeniyle itirazın iptali isteminin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Dava şartı yokluğundan usulden reddedilen davada nispi vekalet ücreti takdirinin AAÜT'ye aykırılığı → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin AAÜT'nin 7/2. maddesine aykırı olduğunu, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedildiğinden, davalı yararına karar tarihindeki tarife üzerinden 43.469,49-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi AAÜT'nin 7/2. maddesine aykırıdır; bu durumda davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmuş, ilk derece kararı kaldırılarak davalı lehine 17.900-TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

TMSF'nin harçtan muafiyeti nedeniyle harç alınmaması → kabul

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunu, 427,60-TL maktu karar harcının tahsiline ilişkin hükmün kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesinin 5. fıkrasında Fonun her türlü vergi, resim ve harçtan muaf ve Fon işlemlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan istisna olduğu hükme bağlandığından, davacı harçtan muaf tutulmuş ve harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aynı alacak için derdest bir ilamsız takip var iken aynı alacağa dayalı ikinci bir ilamsız takip başlatılmasının mükerrer takip teşkil ettiği ve bu durumun itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine yol açacağı yönündeki tespit bakımından; ayrıca dava şartı yokluğundan usulden reddedilen davalarda nispi değil maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği yönündeki tespit bakımından bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Aynı alacak için derdest bir ilamsız icra takibi bulunmasına rağmen aynı alacağa dayalı ikinci bir ilamsız takip başlatılması mükerrer takip niteliğinde olup, buna dayalı itirazın iptali davasında dava şartı yokluğu söz konusudur.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer takip itirazın iptali dava şartı menfi tespit bekletici mesele nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücreti harçtan muafiyet

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 43/2 · 5411 sayılı Bankacılık Kanunu — 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 140/5 · AAÜT — AAÜT 7/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1633

KARAR NO 2024/1497

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/06/2024

NUMARASI 2019/110 Esas - 2024/417 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, yönetim ve denetimi 22/12/1999 tarihinde TMSF'ye devredilen ... A.Ş Mersin Şubesi müşterisi ... Ltd. Şti ortağı ... adına gelen 116.500 DM havalenin şirketin diğer ortağı davalı tarafından çekildiğini, ... tarafından İzmir 2. ATM'nin 1991/631 esas sayılı dosyası ile banka aleyhine açılan davanın kabul edilerek ...'a ödenmesine karar verildiğini ve banka tarafından ödeme yapıldığını, daha sonra banka zararının karşılanması için Mersin ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibine banka çalışanlarının itirazı nedeni ile Mersin 2. İş Mahkemesi’nin 2001/410 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davanın banka lehine sonuçlandığını, söz konusu takibin ve davanın takipsiz kalmış olması nedeni ile bu defa İst.

... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ve İst.

22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/290 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığını,bankanın 22/12/1999 tarihinde TMSF'ye devredildiğini, başkasına ait hesaptan para çekerek bankanın zararına neden olan davalının itirazının iptaline takibin devamına, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının ilama dayalı bu borcu 26/05/1993 tarihinde ...'a ödediğini ve ödedikten 6 yıl sonra 2 banka çalışanı ile müvekkili hakkında rücu talebiyle icra takibi başlattığını,kendisine tebligat yapılamadığını, ancak diğer 2 banka çalışanının takibe itirazı nedeniyle Mersin 2. İş Mahkemesinde açılan dava neticesinde 03/10/2001 tarih 2001/410 esas - 2001/810 karar sayılı kararı ile itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğini, müvekkilinin dava konusu olay sebebi ile Banka veya onun halefi olan davalı TMSF’ye rücu ilişkisi yada başkaca bir sebeple borcu bulunmadığını, takibe konu rücu alacağının TMSF'ye devredilmeden önce zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ

Mahkemece, ilk olarak 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu alacağın takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 2018/513 Esas, 2019/131 Karar sayılı 07.02.2019 tarihli karar ile " itirazın iptali talep edilen İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında talep edilen borçtan dolayı borçlu bulunmadığının tesbiti talebiyle davalı ... tarafından İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/290 esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve elde ki davadan daha evvel 20/6/2017 tarihinde karara bağlanarak; davacının davası takip tarihine kadar 5411 sayılı kanunun 141.maddesinin yürürlüğe girdiği 1/11/2015 tarihine kadar 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulu ile İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiği ve bu kararın halen İstanbul BAM 16. HD'nin 2018/4467 esasında incelendiği, mahkemece davalı tarafça açılan menfi tespit davasının eldeki dava dosyasını etkileyeceği dikkate alınarak, menfi tespit davasının sonucunun ve kararın kesinleşmesi beklenilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece; Dairemizin kaldırma kararından sonra, "bekletici mesele yapılan İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/290 esas sayılı dosyası, Yargıtay 11. HD'nin 06/03/2024 Tarih, 2023/56 esas, 2024/1797 karar sayılı onama kararı bir arada değerlendirildiğinde, Mersin ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında başlatılan takip ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin ilamsız icra takibi niteliğinde olduğu, bu nedenle İİK’in 43/2. Maddesinin uygulanamayacağı, her iki takipte de tarafların ve takip konusunun aynı olması nedeniyle mükerrer takibin sözkonusu olduğu, işbu davanın konusunun da İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi nedeni ile davalı/ takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğu, dava icra takibi ile bağlantılı olduğundan davanın dayandığı takibin geçerli bir takip olması gerektiği, aynı alacak için daha önceki tarihte başlatılan ve derdest olan Mersin ...

İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının (yenileme öncesi eski esas: 1999/2198 E.) bulunduğu dolayısıyla bu davaya dayanak İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, Mersin ... Dairesinin ... esas sayılı dosyasından davalı ...'a ödeme emri tebliğ edilemediğini, işbu takip dosyası bulunamadığından ve takibin yenilenmesine ilişkin taleplerinin icra müdürlüğü tarafından cevapsız bırakıldığından takip dosyasından icra işlemleri yapılamadığını, bu nedenle müvekkili fonun hak kaybına sebebiyet verilmemesi için hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, mükerrer takip olduğu gerekçesi ile davanın reddedildiğini, davalının hukuka aykırı şekildi bankadan tahsil ettiği paraları halen geri ödemediğini, takip dosyasının iptaline karar verilmesi durumunda sebepsiz zenginlesme nedeniyle müvekkilinin dolayısıyla kamunun zararı daha büyük olacağını, davanın dava şartı nedeniyle reddine dair verilen kararda davalı taraf lehine hükmedilen nispi vekalet ücretinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere karşı taraf lehine tarifenin açıklanan 7/2.maddesi hükmü gereğince;

maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin 5411 sayılı Kanunun 140. Maddesi uyarınca ve her türlü vergi resim ve harçtan muaf olduğundan 427,60-TL maktu karar harcının tahsiline ilişkin hükmün kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacı banka hakkında usulsüz ödeme iddiasıyla açılan tazminat davasında tazminine karar verilip hak sahibine ödenen miktarın, parayı çektiği ileri sürülen davalıya rücuen tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasına ilişkindir. Davacı TMSF'ye intikal eden bankadan ödenen bu miktarın davalı karşı yandan tahsili için başlatılan Mersin ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının (yenileme öncesi eski esas: 1999/2198) başlatıldığı, aynı alacak için daha sonra davaya konu yine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin aynı alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu belirlenmiştir. Bekletici mesele yapılan İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/290 esas sayılı dosyasında 20/06/2017 Tarih 2016/290 Esas, 2017/252 Karar sayılı kararının temyiz incelemesinde, Yargıtay 11.

HD'nin 21/12/2021 tarihli, 2020/4536 esas, 2021/7305 karar sayılı ilamında "...Davalı banka tarafından davacı hakkında daha önce Mersin ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında başlatılan takipte davacı borçlu olarak gösterilmişse de, davacıya ödeme emri tebliğ edilmemiştir. Daha sonra aynı alacak için dava konusu yeni takip yapılmıştır. Bu durumda mükerrer takip yapılıp yapılmadığının icra dosyası incelenerek değerlendirilmesi ve sonucuna göre İİK’nın 43/2. maddesi uyarınca karar verilmesi gerekirken bu husus araştırılmadan eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmamıştır." denilerek 20/06/2017 tarihli 2016/290 Esas 2017/252 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin BAM 16.

HD.'nin esastan reddine ilişkin kararı bozularak kaldırılmıştır. Davacının derdest takibi var iken ikinci bir kez aynı alacak için yeni bir ilamsız takip başlatılması mükerrer takip niteliğinde olduğundan kesinleşen menfi tespit kararı içeriğine göre, mükerrer takip nedeniyle itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece, davalı lehine karar tarihindeki tarife uyarınca 43.469,49-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesine rağmen davalı yararına 17.900-TL vekalet ücreti yerine, bu miktarı aşan nispi vekalet ücreti takdir edilmesi AAÜT'nin 7/2 maddesine aykırı olduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve davalı lehine 17.900-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine; 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesinin 5. fıkrasında; "...Fonun her türlü vergi, resim ve harçtan muaf ve Fonun işlemlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan istisna olduğu hükme bağlanmıştır." denilerek davacı harçtan muaf tutulduğundan, harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2024 Tarih 2019/110 Esas - 2024/417 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yapılan 350-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

17/10/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/36956 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.