Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8989 E. 2014/15684 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkarma↗ ortaklar kurulu kararının iptali↗ hmk 150↗ haklı sebep↗ işlemden kaldırma↗ ortaklar kurulu kararı↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ iptal davası↗ kâr payı↗ maddi ve manevi tazminat↗ haksız rekabet↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının davacı şirketin diyaliz merkezinde tedavi edilen hastaları kendi diyaliz merkezlerine gelmesi konusunda ikna etmeye çalışması, diyaliz konusunda kendisine güvenilen davalı ortağın, davacı şirketteki bazı personeli alıp yeni açtığı diyaliz merkezine transfer etmesi, davalının şirketin toplantılarına katılmayarak şirketin işleyişini zora sokması gibi davranışlarının haksız ve şirketten ihracı için haklı sebep teşkil ettiği, davalının haksız rekabet teşkil edecek nitelikteki davranışları nedeniyle kusurlu olduğu ve bu nedenle davacı şirketin uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü bulunduğu, davalı-karşı davacı ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava ile bu dosya ile birleşen ortaklıktan çıkarmaya ilişkin ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin davanın işlemden kaldırıldığı ve üç aylık süre içinde yenilemediği gerekçesiyle davacılar tarafından, davalı ... aleyhine açılan şirket ortaklığından çıkarma davasının kabulüne, davalı ...'un davacı şirket ortaklığından ihracına, TTK'nın 551/4, 530 maddeleri uyarınca çıkarma kararı henüz kesinleşmeden çıkarılan ortağın payı hakkında bir işlem yapılmasına gerek olmadığından dolayı bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 545.208 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, diğer davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın ve birleşen davanın HUMK'nın 409/5 (HMK 150/5) maddesi uyarınca açılmamış sayılmalarına dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 17.02.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12642 E. 2014/2716 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarma · ortaklar kurulu kararının iptali · haklı sebep · işlemden kaldırma · ortaklar kurulu kararı · açılmamış sayılma · yenileme · kâr payı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… aliz merkezine transfer etmesi, davalının şirketin toplantılarına katılmayarak şirketin işleyişini zora sokması gibi davranışlarının haksız ve şirketten ihracı için «haklı sebep» teşkil ettiği, davalının «haksız rekabet» teşkil edecek nitelikteki davranışları nedeniyle kusurlu olduğu ve bu nedenle davacı şirketin uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü bulunduğu, davalı-karşı davacı ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava ile bu dosya ile birleşen «ortaklıktan çıkarmaya» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptaline» ilişkin davanın «işlemden kaldırıldığı» ve üç aylık süre içinde «yenilemediği» gerekçesiyle davacılar tarafından, davalı ... aleyhine açılan şirket ortaklığından çıkarma davasının kabulüne, davalı ...'un davacı şirket ortaklığından ihracına, TTK'nın 551/4, 530 maddeleri uyarınca çıkarma kararı henüz kesinleşmeden çıkarılan ortağın «payı» hakkında bir işlem yapılmasına gerek olmadığından dolayı bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», 545.208 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, diğer davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın ve birleşen davanın HUMK'nın 409/5 (HMK 150/5) maddesi uyarınca «açılmamış sayılmalarına» dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 17.02.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaA.. tarafından, açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava ile bu dosya ile birleşen «ortaklıktan çıkarmaya» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptaline» ilişkin davanın «işlemden kaldırıldığı» ve üç aylık süre içinde «yenilemediği» gerekçesiyle, davacılar tarafından, davalı A..
A..'un davacı şirket ortaklığından ihracına, TTK 551/4, 530 maddeleri uyarınca çıkarma kararı henüz kesinleşmeden çıkarılan ortağın «payı» hakkında bir işlem yapılmasına gerek olmadığından dolayı bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», 545.208 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, diğer davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın ve birleşen davanın HUMK 409/5 (HMK 150/5) maddesi uyarınca «açılmamış sayılmalarına» karar verilmiştir.
… aliz merkezine transfer etmesi, davalının şirketin toplantılarına katılmayarak şirketin işleyişini zora sokması gibi davranışlarının haksız ve şirketten ihracı için «haklı sebep» teşkil ettiği, davalının «haksız rekabet» teşkil edecek nitelikteki davranışları nedeniyle kusurlu olduğu ve bu nedenle davacı şirketin uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü bulunduğu, davalı-karşı davacı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · taraf ehliyeti · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBu nedenle, davacı şahısların açmış olduğu davanın reddi ve ret kararı nedeniyle davalı yararına «vekalet ücreti takdirine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiği halde reddedilen kısım üzerinden davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmayıp, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davanın davacı şirket tarafından açılması gerekli ve yeterli olup şirketin diğer ortakları olan davacıların böyle bir davada aktif dava «ehliyetleri» bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/469 E. 2010/6067 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… aliz merkezine transfer etmesi, davalının şirketin toplantılarına katılmayarak şirketin işleyişini zora sokması gibi davranışlarının haksız ve şirketten ihracı için «haklı sebep» teşkil ettiği, davalının «haksız rekabet» teşkil edecek nitelikteki davranışları nedeniyle kusurlu olduğu ve bu nedenle davacı şirketin uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü bulunduğu, davalı-karşı davacı ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava ile bu dosya ile birleşen «ortaklıktan çıkarmaya» ilişkin «ortaklar kurulu kararının iptaline» ilişkin davanın «işlemden kaldırıldığı» ve üç aylık süre içinde «yenilemediği» gerekçesiyle davacılar tarafından, davalı ... aleyhine açılan şirket ortaklığından çıkarma davasının kabulüne, davalı ...'un davacı şirket ortaklığından ihracına, TTK'nın 551/4, 530 maddeleri uyarınca çıkarma kararı henüz kesinleşmeden çıkarılan ortağın «payı» hakkında bir işlem yapılmasına gerek olmadığından dolayı bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», 545.208 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, diğer davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın ve birleşen davanın HUMK'nın 409/5 (HMK 150/5) maddesi uyarınca «açılmamış sayılmalarına» dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 17.02.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda1-Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davalının davacı şirkette iş akdine dayalı olarak diyaliz uzmanı olarak çalıştığı, daha sonra iş akdini feshettiği dosya kapsamı ile sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · özen yükümlülüğü · kamu düzeni · hukuki yarar · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaBu itibarla ve iş akdinin feshinden sonraki eylemler ile daha önceki eylemler arasındaki bağlantı iddiası nedeniyle uyuşmazlığın bütün olarak değerlendirilmesindeki «hukuki yarar» ve «usul ekonomisi» hükümleri nazara alınarak mahkemece, davadaki tüm talepler bakımından «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
… eren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Yasası’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıkların çözülmesi için kurulmuş olup, görev kuralları «kamu düzenine» ilişkindir ve mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.
Somut olayda dava, davacı şirkette iş akdi çerçevesinde diyaliz uzmanı olarak çalışan davalının iş akdi devam ettiği sırada «özen yükümlülüğüne» aykırı davranışa dayalı eylemlerinin değerlendirilmesi İş Mahkemesinin görevi dahilindedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8989 E. , 2014/15684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2013 gün ve 2008/342-2013/72 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/02/2014 gün ve 2013/12642-2014/2716 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, davalı ortağın davacı ortaklara yönelik ağır itham ve iddialarda bulunduğunu, bu iddialarını davacı şirketin kredi ilişkisi içinde bulunduğu bankalar nezdine taşıdığını, bu nedenle müvekkili şirketin finansman krizine girdiğini, davacıların davalıya fiili kontrol ve yönetimini bıraktıkları diyaliz merkezlerinin keyfi ve sadakate aykırı olarak yönetildiğini, davalının kendi adına diyaliz merkezi kurma çalışmaları içine girdiğini, davalının ayarttığı personel ve hastaları kendi diyaliz merkezine götürmesi sonucu davacı şirketin ...'deki diyaliz merkezini kapatmak zorunda kaldığını, davalı ortak ...'un ortaklıktan çıkarılmasına dair karar alındığını, davalının ortağı olduğu davacı şirkete kasıtlı ve kötü niyetli eylem ve davranışları ile zarar verdiğini ileri sürerek, davalı ...'un davacı şirket ortaklığından çıkarılmasını, davalının haksız eylemi nedeniyle yapılan ıslah sonucu 545.208,00 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiş; açtığı karşı davada uğradığı zarara karşılık 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini; birleşen davada ise 13.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısı ile alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalının davacı şirketin diyaliz merkezinde tedavi edilen hastaları kendi diyaliz merkezlerine gelmesi konusunda ikna etmeye çalışması, diyaliz konusunda kendisine güvenilen davalı ortağın, davacı şirketteki bazı personeli alıp yeni açtığı diyaliz merkezine transfer etmesi, davalının şirketin toplantılarına katılmayarak şirketin işleyişini zora sokması gibi davranışlarının haksız ve şirketten ihracı için haklı sebep teşkil ettiği, davalının haksız rekabet teşkil edecek nitelikteki davranışları nedeniyle kusurlu olduğu ve bu nedenle davacı şirketin uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü bulunduğu, davalı-karşı davacı ... tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava ile bu dosya ile birleşen ortaklıktan çıkarmaya ilişkin ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin davanın işlemden kaldırıldığı ve üç aylık süre içinde yenilemediği gerekçesiyle davacılar tarafından, davalı ...
aleyhine açılan şirket ortaklığından çıkarma davasının kabulüne, davalı ...'un davacı şirket ortaklığından ihracına, TTK'nın 551/4, 530 maddeleri uyarınca çıkarma kararı henüz kesinleşmeden çıkarılan ortağın payı hakkında bir işlem yapılmasına gerek olmadığından dolayı bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 545.208 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, diğer davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın ve birleşen davanın HUMK'nın 409/5 (HMK 150/5) maddesi uyarınca açılmamış sayılmalarına dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 17.02.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/369267500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz