6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bağlantılı taleplerde arabuluculuk dava şartının aranmaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1404 E. 2024/1673 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Şirket Müdürünün Azli mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Aralarında bağlantı bulunan, biri arabuluculuğa tabi olan diğeri olmayan taleplerin (talep yığılması) birlikte ileri sürüldüğü davalarda, taraflardan biri arabuluculuğa tabi olmayan bir talep içeriyorsa, usul ekonomisi gereği bağlantılı diğer talep de arabuluculuk dava şartına tabi tutulmaksızın birlikte görülmelidir; talepler tefrik edilip bağlantılı talep bu şekilde ayrıştırılarak dava şartı yokluğundan reddedilemez.

Ele alınan sorunlar

Bağlantılı taleplerin (azil + tazminat) arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, şirket müdürünün azli talebinin arabuluculuğa tabi olmadığını, bununla bağlantılı tazminat talebinin de bu nedenle arabuluculuk dava şartından muaf olması gerektiğini, tefrik sonrası tazminat davasının usulden reddinin hatalı olduğunu, bu hususta Yargıtay 11. HD içtihadına dayanarak ileri sürmüştür.

Gerekçe: Asıl davada şirket yöneticisinin azli ve sorumluluk (tazminat) talepleri birlikte ileri sürülmüştür. Şirket müdürünün azli, şirketten çekildiği ileri sürülen 300.000-TL'ye dayandırılarak istenmiş; çekilen paranın şirkete iadesi de aynı olaya dayanmaktadır. Bu nedenle talepler arasında bağlantı bulunmaktadır ve usul ekonomisi gereği davaların birlikte görülmesi gerekir. Talepler arasındaki bu bağlantı gözetilmeden önce tefrik yapılıp ardından kalan tazminat talebinin arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi doğru değildir. Bağlantılı talepler nedeniyle arabulucuya tabi olan ve olmayan taleplerin birlikte açıldığı davanın, arabulucuya başvuru şartı aranmadan görülmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bağlantılı taleplerden birinin arabuluculuğa tabi olmaması halinde, diğer bağlantılı talebin de arabuluculuk dava şartından muaf tutulması gerektiği yönünde; benzer talep yığılması ve tefrik uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Aralarında bağlantı bulunan, biri arabuluculuğa tabi olmayan diğeri arabuluculuğa tabi olan taleplerin birlikte ileri sürüldüğü davalarda, arabuluculuğa başvuru dava şartı bu bağlantılı talep bakımından aranmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava şartı arabuluculuk talep yığılması tefrik bağlantı (HMK 166) usul ekonomisi şirket müdürünün azli yönetici sorumluluğu

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4HMK 353(1)-aHMK 115HMK 110HMK 166

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1404

KARAR NO 2024/1673

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/06/2024

NUMARASI 2023/822 Esas - 2024/597 Karar

DAVA

Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/11/2024

Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl dava, davacı- karşı davalı tarafından şirket müdürü davalının şirkete ait 300.000-TL'yi mal edindiğinden dolayı şirket müdürlüğünden azli ile paranın şirkete ödenmesi talep edilmiş iken, davalı karşı davacı tarafından davada taraf bulunmayan ...'in şirket müdürlüğünden azli isteğiyle birlikte davacı- karşı davalının şirketten tahsil ettiği paraların şirkete ödenmesi istekli karşı dava açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı- karşı davalı şirket müdürünün azli ve karşı davalıya yönelik tazminat talebini mahkemenin 2023/822 Esas sayılı dosyasında asıl davada talep etmiş iken karşı dava tefrik edilerek mahkemenin 2023/1228 esasa kaydedilmiş, davalı karşı davacının davacıya yönlendirdiği tazminat, davada taraf olmayan ...

hakkında tefrik edilen davada verilen 2023/ 1169 karar sayılı kararla 20.12.2023 tarihinde usulden reddedilmiş, Dairemizin 2024/487 Esas- 2024/523 Karar sayılı 08.04.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Mahkemece; 2023/822 Esas sayılı davada 07.12.2023 tarihli ön inceleme duruşmasında 3 nolu ara kararı ile karşı davanın tefrikine yeni esasta değerlendirilmesine, "davacının ve davalının yöneticilikten azli talebi hakkında talebin bu dosyadan tefrikine" denildiği, bu ara kararına göre elde asıl davada açılan "300.000-TL bedelli tazminat davası" kaldığı, 300.000-TL bedelli tazminat davasında bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin ara kararı verilerek duruşma 28.03.2024 tarihine ertelenmiş, bu oturumda bilirkişi raporunun beklenmesine karar verilerek 06.06.2024 tarihine ertelenmiş, 06.06.2024 tarihli duruşmada arabulucuya başvurulmadığından dava şartı yokluğundan HMK 115.

madde uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. Asıl davada davacı vekili, "Müdürün azli talebinin tefrik sonrası görüldüğü Bakırköy 1. ATM nezdinde ki 2023/1189 Esas numaralı dosyada 06.06.2024 tarihinde tesis edilen karar ile; davalı müdürün, dava konusu 03.08.2023 tarihli ve 300.000-TL tutarındaki haksız havale işlemi dolayısıyla müdürlükten azline karar verildiğini ,huzurdaki davada tesis edilen 06.06.2024 tarihli karar ile; arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından davanın usulden reddine karar verildiğini ,Yerleşik BAM ve Yargıtay içtihatları ise; aralarında bağlantı bulunması itibariyle birlikte açılan davaların yığılması halinde; davalardan birinin(Müdürlükten Azil) arabuluculuğa tabi olmaması halinde, diğer dava(Zararın Tazmini) bakımından da arabuluculuk dava şartının aranmayacağı yönünde olduğunu, Yargıtay 11.

HD, E. 2022/1129, K. 2023/4285, T.

10. 7.2023 tarihli ilamında "... Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının ise miktara tabi olmaması halinde, yani 6100 Sayılı Kanun'un 110. maddesi anlamında bir dava yığılması ve talepler arasında da aynı Kanun'un 166. maddesi anlamında bağlantı bulunması halinde, uyuşmazlığın ne şekilde çözümleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakta ise de, ... aralarında bağlantı bulunan ve miktara tabi olan ve olmayan talepleri bir arada içeren, talep yığılmasının söz konusu olduğu davaların arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözüme kavuşturulması gerekir. Somut olayda başlangıçta davacı taraf, bir nispi ticari dava olarak, davalılardan tazminat talepleri yanında, davalıların sorumluluklarının olduğunun tespitini, iki adet genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti taleplerini bir arada ileri sürdüğünden, bu nitelikteki davaların bir bütün olarak arabuluculuğa tabi olmadığı nazara alınarak işin esasına girilerek mahkemece çözüme kavuşturulması gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince tefrik edildikten sonra tefrik edilen işbu davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle tefrik edilen davanın usulden reddine, Bölge Adliye Mahkemesince de aynı gerekçeyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esasan reddine karar verilmesi doğru olmamış.." denildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Somut olayda; asıl davanın şirket yöneticisinin azli ve sorumluluk davası açıldığı, şirket müdürünün azlinin şirketten çekildiği ileri sürülen 300.000-TL'ye dayandırılarak azil istenildiği ve çekilen paranın şirkete iadesinin talep edildiği buna göre talepler arasında bağlantı olduğu ve usul ekonomisi gereği davaların birlikte görülmesi gerektiği halde, önce tefrik ardından dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; bağlantılı talepler nedeniyle arabulucuya tabi olan ve olmayan taleplerle davanın birlikte açıldığı gözetilerek davanın arabulucuya başvuru şartı olmadan görülmesi gerektiği halde davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, istinaf nedeni yerinde görülen davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2024 Tarih 2023/822 Esas - 2024/597 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/36848 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.