6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit davasında İİK 72/3 tedbirine itirazda yaklaşık ispat eksikliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1637 E. 2024/1671 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Gerekçe özeti

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 uyarınca verilecek tedbir kararında, tedbir talep eden HMK 389 ve 390/3 kapsamında haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır; kefalet imzasının bulunmadığı iddiasına dayanan taleplerde ilgili sözleşmeler getirtilip imza incelemesi yapılmadan ve gerekçe gösterilmeden itirazın reddine karar verilemez. Ayrıca müteselsil kefil bakımından açılan menfi tespit davasında tedbir, sadece o kefil tarafından yatırılacak parayla sınırlı olarak verilmelidir; bu sınırlama yapılmadan verilen tedbir kararı hatalıdır.

Ele alınan sorunlar

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 tedbirinde yaklaşık ispat şartının araştırılması → kabul

İddia: Davalı vekili; davacının iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir evrak sunmadığını, sadece tek bir kredi sözleşmesinde kefil olduğu iddiasının yaklaşık olarak ispat edilemediğini, ihtiyati tedbir için aranan ispat ölçüsünün daha yüksek tutulması gerektiğini ileri sürerek itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılıp tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İİK 72/3 uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbirle takibin durdurulmasına karar verilemez, ancak teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir. HMK 389 ve 390/3 uyarınca tedbir talep eden, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır; yaklaşık ispat, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez, hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez, bu nedenle teminat alınır. Somut olayda davacı, icra takibine esas kefalet sözleşmesinin geçersizliğine ve şimdilik icra takibindeki 49.433,66 TL asıl alacak, faiz ve ferilerinden borçlu olmadığına dayanmakta, dava dilekçesinde belirli bir sözleşme dışındaki sözleşmelerde kefalet imzası bulunmadığını ileri sürmektedir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde birden fazla sözleşme sunulmuş ve bunlarda davacının müteselsil kefalete ilişkin imzası bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının borçlu olmadığı iddiası kefalet imzası bulunmadığına dayandığından, genel kredi sözleşmelerinin ibrazı istenerek davacının imzası bulunup bulunmadığı belirlenmeden ve bu yönde bir gerekçe yazılmadan itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Müteselsil kefil bakımından ihtiyati tedbirin kapsamının sınırlandırılması gerekliliği → kabul

Gerekçe: Müteselsil kefil bakımından açılan menfi tespit davasında, sadece davacı müteselsil kefil tarafından yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilebileceği gözetilmeden, böyle bir sınırlama yapılmaksızın tedbir kararı verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İİK 72/3 kapsamında icra takibi sonrası açılan menfi tespit davalarında tedbir talebinde yaklaşık ispat şartının somut olarak (sözleşme/imza incelemesi ile) araştırılması gerektiği ve müteselsil kefil bakımından tedbirin kefilin payıyla sınırlı tutulması gerektiği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir menfi tespit davası yaklaşık ispat müteselsil kefalet icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1637

KARAR NO 2024/1671

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/09/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/158 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz

İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA VE TALEP

Davacı vekili; davaya konu icra takibinde alacak dayanağı olarak 3 ayrı genel kredi sözleşmesi gösterildiğini, her kefilin, kefil olduğu sözleşmeden kaynaklanan borçtan kredi limiti ve kendi temerrütünün sonuçlarından sorumlu olduğunu, davacı kefilin kendi imzası bulunan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumlu olduğunu, bilirkişilere banka kayıtları ve defteri yerinde inceleme yetkisi verilerek takip konusu alacağın hangi kredi sözleşmelerinden ve ne miktarda kaynaklandığı; icra takibinin dayanağı genel kredi sözleşmelerinden her bir sözleşmede kullanılan kredi miktarı ile borç miktarı tespit edilerek davacı kefilin hukuki durumunun tespit ettirilmesi gerektiğini,durumunun tespitinin neticesinde müvekkilin belirttiği icra takibindeki tüm tutardan sorumlu olmadığı ortaya çıkacağını ileri sürerek Beykoz İcra Dairesinin ...

esas sayılı dosyada borçlu olmadığının tesbitine, icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

ARA KARARI

29/07/2024 tarihli ara kararı ile İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca dava değeri üzerinden %15 oranında 12.823,50-TL nakit teminat karşılandığında, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası için icra kasasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesine karar verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati tedbir kararına itiraz eden vekili; menfi tesbit davasının davacı ... aleyhine başlatılan icra takibinden sonra değil, Bakırköy 17. Asliye Hukuk Mah. 2022/436 esas 2024/212 karar sayılı tasarrufun iptali davasını 28/11/2022 tarihinde açıldıktan sonra menfi tespit davaları açarak kötü niyetle icra dosyasındaki alacaklarının tahsiline engel olmaya çalıştıklarını, alınan teminatın yetersiz olduğunu ,icra dosyasında asıl alacak ve ferileri şimdilik 304.710,08-TL olduğunu, davacı tarafın harca esas değer olarak gösterdiği tutarın 49.433,66-TL olduğunu, ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının kabulü, itirazlar doğrultusunda ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına, aksi kanaatte ise teminat tutarının alacak miktarı kadar yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ARA KARAR

10/09/2024 tarihli ara kararı ile "İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca dava değeri üzerinden %15 oranında 12.823,50 TL nakit teminatın dosyaya depo edildiği ara kararın İİK'nın 72.maddesine uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; HMK nın 390/3 maddesi gereği yaklaşık olarak haklılığın ispat edilmesi arandığını, davacı taraf iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir evrak dahi dilekçe ekinde sunmadığını, soyut bir iddiadan ibaret olan sadece tek bir kredi sözleşmesinde kefil olarak yer alındığı iddiasını yaklaşık olarak ispat edilemediğini, hem hakkın mevcudiyeti hem de tedbir sebebine ilişkin olarak ispat ölçüsünün, diğer haklara yönelik geçici hukuki koruma tedbiri kararı verilmesi için aranan ispat ölçüsünden daha yüksek tutulması gerektiğini ileri sürerek itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davada talep icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesi için verilen ihtiyati tedbir kararına itiraza ilişkindir. İİK nın 72/3.maddesi "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak,... göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." 6100 Sayılı HMK 389. Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf ...

davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebeple ihtiyati tedbir kararı verilir iken teminat alınmaktadır. İİK 72. Maddesine dayalı taleplerde; ihtiyati tedbir talep eden, geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında haklığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Somut olayda; Beykoz İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına esas kefalet sözleşmesinin geçersizliği ile müvekkilin davalı tarafa şimdilik icra takibindeki 49.433,66 TL asıl alacak, faiz ve ferileri yönünden borçlu olmadığının tesbitine talep edilmiş, dava dilekçesinde 3276297296 numaralı sözleşme dışında ki sözleşmelerde kefalet imzası olmadığı ileri sürülmüştür.Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekindeki birden fazla sözleşme sunulduğu, sözleşmelerin uyap ortamında birbirini tamamlar şekilde izlenemediği, ancak birden fazla sözleşmede davacının müteselsil kefalete ilişkin imzası bulunduğu tesbit edilmektedir. Davacı icra takibi nedeniyle borcu olmadığına ilişkin iddiasının kefalet imzası bulunmadığına dayandırdığından genel kredi sözleşmelerinin ibrazı istenilerek davacının imzası bulunup bulunmadığı belirlenmeden, bu yolda bir gerekçede yazmadan itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca; müteselsil kefil bakımından açılan menfi tesbit davasında sadece davacı müteselsil kefil tarafından yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilebileceği gözetilmeden böyle bir sınırlama yapılmadan ihtiyati tedbir kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; anılan hususta inceleme yapılarak sonucuna göre ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekirken gerekçe gösterilmeden itirazın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ara kararın kaldırılmasına itiraz yeniden değerlendirilmek üzere kararın ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/158 Esas sayılı 10/09/2024 Tarihli ara kararın HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbire itiraz yeniden incelenmek üzere Dairemiz kararının ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/36829 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.