6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Organ boşluğu bulunmadığından anonim şirkete yönetim kayyımı atanmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1965 E. 2024/1862 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Anonim Şirkete Yönetim Kayyımı (İhtiyati Tedbir) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemece kaldırılması veya sınırlandırılmasına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından, yönetim kurulu seçimi genel kurula tanınmış bir yetkidir; şirket organsız kalmışsa TMK 427 uyarınca yönetim kayyımı atanabilir, ancak bu ihtiyati tedbir niteliğinde bir geçici hukuki koruma olduğundan HMK 389 gereğince somut bir tehlikenin varlığı gerekir. Genel kurulca yeni yönetim kurulu seçilip tescil edilmişse organ boşluğu ortadan kalkmış olacağından yönetim kayyımı atanması koşulları oluşmaz; zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine mahkemece müdahale edilmemesi esastır.

Ele alınan sorunlar

Anonim şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması talebinin reddi → ret

İddia: Davacılar vekili, eski yönetim kurulunun görev süresinin 31/03/2024 tarihinde sona erdiğini, yeni bir yönetim kurulu seçilemediğinden şirketin organsız kaldığını, buna rağmen eski yönetim kurulu başkanının yetkisiz ve keyfi biçimde şirketi yönetmeye devam ettiğini, bu durumun önlenmesi için şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'da kayyım atanmasına ilişkin özel bir düzenleme bulunmayıp, TMK 403/2 kayyımın belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağını, TMK 427 ise tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması halinde yönetim kayyımı atanacağını düzenlemektedir. Anonim şirketler TTK 365 uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur; yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemece kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına ilişkin yasal bir düzenleme yoktur. Yönetim kurulunun görevden alınması ve seçilmesi TTK 408(2)-b gereği genel kurula tanınmış bir yetkidir; yönetim kayyımı atanması istemi aynı zamanda bu yönetim yetkisinin kaldırılması anlamına gelmektedir. Davalı şirketin 18/10/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında seçilen yönetim kurulunun 04/11/2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır; dolayısıyla organ boşluğu bulunmamaktadır. Şirketin organsız bırakılmaması amacıyla yöneticilerin görevine devam edemeyeceğinin anlaşılması halinde şirkete temsil veya yönetim kayyımı atanması mümkün olup bu da geçici bir hukuki koruma tedbiridir; böyle bir geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için HMK 389 gereğince somut bir tehlikenin varlığı zorunludur, böyle bir tehlike olmadıkça ihtiyati tedbir kararı verilemez. Ayrıca şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması esas olup, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi gerekir. Bu nedenlerle istinafa konu ara kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Anonim şirkete yönetim kayyımı atanmasının şartlarının (organ boşluğu, somut tehlike, genel kurul yetkisine müdahalede zorunluluk ilkesi) BAM tarafından kendi muhakemesiyle ortaya konduğu bir karardır; benzer kayyım taleplerinde bölgesel ikna edici emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı organ boşluğu ihtiyati tedbir yaklaşık ispat yönetim kurulu genel kurul yetkisi geçici hukuki koruma

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 403/2TMK 427 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 365TTK 408(2)-b · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1965

KARAR NO 2024/1862

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/10/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/870 Esas

TALEP Kayyım Atanması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/12/2024

Şirkete yönetim kayyumu atanması talebinin reddine ilişkin 21/10/2024 tarihli ara kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA VE TALEP

Davacı vekili; davalı şirketin on altı ortağı olduğunu, beşi ... ailesine, ikisi ... ailesine mensup olup, üç tüzelkişi ortak ise yine ...-... ailesinin yönettiği şirket olduğunu, bu ailelerin fertlerinin şirkette temsil ettiği pay oranı %62,5' olduğunu, Genel kurul ve yönetimde sorumluluğu elinde bulunduran aile fertlerinin, yıllardır ...'ü yönetim kurulu başkanlığına getirdiğini ve tüm yetkileri onun şahsında toplandığını, bu yetkilere kavuşan ..., uzun yıllardır hesap vermediğini, şirketi yalnızca kendisinin ve çoğunluğun çıkarlarına göre keyfi bir biçimde yönetiğini, hiç bir denetimi kabul etmediğini, her türlü bilgiyi azlık pay sahiplerinden sakladığını, 31.03.2024 tarihinde yönetim kurulunun görev süresi sona erdiğini, ve o tarihten bu yana geçerli bir yönetim kurulu seçilemediğini,22.07.2024 tarihli genel kurulda bir yönetim kurulu oluşturulmadığını, 05.09.2024 tarihindeki genel kurulda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunu, yönetim kurulu seçimi için yapılacağı söylenen 18.10.2024 tarihli genel kurul toplantısı çağrısı da hukuka aykırı olup, o toplantıda alınacak kararların geçerliliği olmayacağını, gelinen noktada organ boşluğu söz konusu olduğunu bu durumda, şirketin yedi aydır organsız kaldığını, şirket organsız kaldığından, mahkemece ihtiyati tedbir niteliğinde olmak üzere şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini, zira genel kurulun, yönetim kurulunun görev süresinin bitimiyle birlikte almış olduğu yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin kararı, yokluk veya butlan ile sakatsa, organ boşluğu ortaya çıkacağından, şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.

ARA KARAR

Mahkemece 21/10/2024 tarihli ara karar ile, şirkete tedbiren kayyım atanması talebinin ileri sürülüş şekli, mevcut bu talebin dayandığı vakıalarla delillerin somutlaştırılma şekli, TMK 426. maddesinde anlaşıldığı üzere, organ boşluğu bulunmadığı dikkate alınarak yönetim kayyımlığı gerektiren haller oluşmadığı gibi yaklaşık ispat kuralının da gerçekleşmediği gözetilerek yönetim kayyımı ataması talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; ...-... ailesinin yönettiği şirketler olduğunu, bu ailelerin fertlerinin şirkette temsil ettiği pay oranı %62,5 olduğunu, davacı müvekkilleri ise toplamda %16,25'lik pay oranını ellerinde bulundurarak azınlık pay sahibi konumunda olduğunu, bu yönetim şekli; şirketi, şirket imkanlarının yalnızca ortak aile üyelerine tahsis edildiği ve ortaklar arasında eşitliğin gözardı edildiği, şirket yönetiminin değişmesinin ve hesap vermesinin imkansız olduğu bir hale getirdiğini, eski yönetim kurulunun görev süresi 31.03.2024 tarihinde sona erdiğini , bir yönetim kurulu seçilemediğinden şirket organsız kaldığını, süresi dolmuş olmasına rağmen eski yönetim kurulu başkanı, şirketi yetkisiz olarak, tamamen keyfi bir biçimde, tek başına yönetmeye ve sahibi kendisiymiş gibi hukuka aykırı bir şekilde yönetmeye devam ettiğini, şirketin organsız kalmasının ve yetkisiz kişilerce keyfi bir şekilde yönetilmesinin önüne geçilebilmesi için mahkemece bir tedbir kararı verilerek şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini, bu sebeple, ilk derece mahkemesinin hukuka aykırı ve gerekçesiz bir biçimde ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verdiği kararın kaldırılmasını ve şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, anonim şirketlerde yönetim organından yoksun kalınması gerekçesine dayalı şirkete tedbiren kayyım atanması istemine ilişkindir. İhtiyati tedbir yoluyla kayyım atanması ile ilgili olarak; TTK’da kayyım atanmasına ilişkin düzenleme mevcut olmayıp TMK'nın 403/2 maddesinde, kayyımın belirli işleri görmek veya mal varlığını yönetmek için atanacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamış ise yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Anonim şirketler TTK'nun 365.maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur.

Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nın 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir. Yönetim Kayyımı atanması istemi aynı zamanda yönetim yetkisinin kaldırılması anlamına gelmektedir. Davalı şirketin 18.10.2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında; yönetim kurulunun 04.11.2024 Tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık halinde şirketi organsız bırakmamak amacıyla şirket yöneticilerinin görevine devam edemeyeceği anlaşılırsa, şirkete temsil veya yönetim kayyımı atanması TTK hükümleri uyarınca mümkün olup, yönetim veya denetim kayyımı atanması da geçici bir hukuki koruma tedbiridir. Mahkemece böyle bir geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için, HMK'nın 389.

maddesi gereğince somut bir tehlikenin varlığı zorunludur. Böyle bir tehlike olmadıkça ihtiyati tedbir kararı verilemez. Diğer taraftan, şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır. Açıklanan nedenlerle;istinafa konu ara kararda isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/36684 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.