Tanıma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11002 E. 2014/2747 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma↗ dolandırıcılık↗ mahsup↗ tüzel kişilik↗ fer'i müdahil↗ havale↗ yönetim kurulu kararı↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında ihtilaf konusu olan olayın hukuki tanımının havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ... A.Ş. tüzel kişiliğinin ... ... Bank Ltd. Şti. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olduğu, paraların ... kurulu ... ...ne gönderildiğine dair dekont ya da mahsup belgesi ibraz edilmediği,davacının davalı bankadan 11.11.1999 tarihi itibariyle 15.000 TL anapara alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.000 TL'nin talep gibi 11.11.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı banka vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm, davacı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacıya ait mevduat davalı bankanın selefi bulunan banka yönünden ve çalışanlarının bankayı vasıta kılarak dolandırıcılık işleminde bulunması nedeniyle gönderilmiş bulunduğundan davalı banka yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarının haksız eylemlerinden sorumlu bulunduğundan, mahkemece, avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, keza somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6317 E. 2014/12624 K.
Ortak:mahsup · tüzel kişilik · havale · ibraz
İncelediğiniz kararda… ğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olduğu, paraların ... kurulu ... ...ne gönderildiğine dair dekont ya da «mahsup» belgesi «ibraz» edilmediği,davacının davalı bankadan 11.11.1999 tarihi itibariyle 15.000 TL anapara alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.000 TL'nin talep gibi 11.11.1999 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında ihtilaf konusu olan olayın hukuki «tanımının» «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ...
A.Ş. «tüzel kişiliğinin» ... ...
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu olayın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ...bank A.Ş. «tüzel kişiliğinin» ...bank ...
Şti'ye gönderildiğine dair dekont yada «mahsup» belgesi «ibraz» edemediği, davacının davalı bankadan 24.11.1999 tarihi itibariyle 30.000 TL anapara alacaklı olduğu, davacının zararını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımının» başlayabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · zamanaşımı · temsil
Benzer bu kararda1-Temyiz isteminde bulunan ... davada «ihbar olunan» konumunda olup,ihbar eden tarafın «temsilcisi» olarak davaya katılmamıştır.
O halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
Şti'ye gönderildiğine dair dekont yada «mahsup» belgesi «ibraz» edemediği, davacının davalı bankadan 24.11.1999 tarihi itibariyle 30.000 TL anapara alacaklı olduğu, davacının zararını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımının» başlayabileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11002 E. , 2014/2747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2013 tarih ve 2012/173-2013/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı banka vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce ... A.Ş. ... Şubesi'ne 15.000 TL (15.000.000.000 TL) mevduatını %85 net faiz oranı ile 33 gün vadeli olarak yatırdığını, müvekkilinin bankaya yatırdığı mevduatın "... ... Ltd" adlı banka hesabına aktarıldığını ve ... mevduatlarının sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile müvekkiline ödenmediğiniileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile müvekkili tarafından davalı bankaya yatırılan 15.000 TL miktarına ulaşan paranın davalı bankadan hükmen tahsiline, alacağa paranın yattığı tarihten vade sonuna kadar %85 akdi faiz (mevduat faizi) vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise akdi faiz olan %85'den az olmamak üzere temerrüt faizi işletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında ihtilaf konusu olan olayın hukuki tanımının havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ... A.Ş. tüzel kişiliğinin ... ... Bank Ltd. Şti. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olduğu, paraların ... kurulu ... ...ne gönderildiğine dair dekont ya da mahsup belgesi ibraz edilmediği,davacının davalı bankadan 11.11.1999 tarihi itibariyle 15.000 TL anapara alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.000 TL'nin talep gibi 11.11.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı banka vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm, davacı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacıya ait mevduat davalı bankanın selefi bulunan banka yönünden ve çalışanlarının bankayı vasıta kılarak dolandırıcılık işleminde bulunması nedeniyle gönderilmiş bulunduğundan davalı banka yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarının haksız eylemlerinden sorumlu bulunduğundan, mahkemece, avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, keza somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiş ise de, kanuna aykırı olan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7.
maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm, davacı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan '' yasal'' ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ''avans'' ibaresinin eklenmesine, keza davalı bankaya bakiye harç yükleyen 2 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı ... A.Ş. harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan 222,75 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine” bendinin hüküm fıkrasına eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 767,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...
A....den alınmasına, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/366284600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz