Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3601 E. 2014/7426 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ ticaret unvanı↗ uyuşmazlık konusu↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davaya konu marka "Bizim" in herkes tarafından kullanılan bir sözcük olması nedeniyle ayırt etme gücünün yüksek olmadığı, kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı, davacının "Bizim" kelimesini marka olarak kullanırken davalının bu ünvanı sadece yazışma ve işlemlerinde ve tabelasında kullandığı, davalının sadece ticaret ünvanı olarak kullandığı "Bizim" kelimesi ile mamul piyasaya sürmediği, ayrıca her iki firma tarafından kullanılan "Bizim" kelimesinin yazı türü, format ve renklerinin de birbirinden farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, markaya tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve diğer fer'i taleplerin hüküm altına alınması istemine ilişkindir.
Davacıların 35. hizmet sınıfı dahil olmak üzere çeşitli mal ve hizmet sınıflarında 'BİZİM' ve 'BİZİM TOPTANCI' ibareli birden ziyade tescilli markalarının bulunduğu, davalının tescilli markasının olmadığı, tescilli ticaret unvanının çekirdek unsurunda 'BİZİM' ibaresine yer verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, davalının marketini 'BİZİM ALIŞ VERİŞ MERKEZİ' adıyla işlettiği ve 'BİZİM' ibaresini de ayrı renkte yazarak ön plana çıkardığı anlaşılmaktadır. Davalı, unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığı gibi bu kullanımı da çeşitli malların parekende satılmasına ilişkin hizmet markası niteliğindedir.
Bu durum karşısında, davalı eyleminin tescilli ticaret unvan veya işletme adı kullanımı kapsamında olmayıp, hizmet markası olarak kullanım niteliğinde bulunduğu, bu şekilde kullanımının davacıların markasıyla karışıklığa neden olacağı dikkate alınıp, sonucuna göre karar verilmesi için kararın davacılar yararına bozulması gerektiğinden, davacılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 18.02.2013 Tarih, 2012/3037 Esas- 2013/2673 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1075 E. 2010/5208 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ak anılan ibare ile davacının başvurusuna konu ibarenin 7/1-b anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, davacının başvuru tarihi itibariyle 7/«son» maddesinin uygulama yeri bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, YİDK kararının başvurunun 43/1 sınıf ve alt grupta yer alan hizmetler yönünden verilen …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3601 E. , 2014/7426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2011 gün ve 2008/312-2011/164 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.02.2013 gün ve 2012/3037 - 2013/2673 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ... grubuna dahil olarak çok değişik gıda maddelerinin üretim, satış ve pazarlama faaliyetleriyle iştigal ettiğini, "BİZİM" ve "BİZİM TOPTANCI" markalarının tescilli sahipleri olduklarını, davalının "... " ibaresini benzer hizmetler yönünden kullandığını, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı kullanımının önlenmesine, bu markaları tanıtma araçlarını ihtiva eden her cins ticari evrakın vs basılı maddeler ve tanıtım malzemelerinin toplanmasına ve imha edilmesine, mahkeme kararının hüküm fıkrasının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, şirket ünvanında yer alan "Bizim" ibaresinin herkes tarafından kullanılabilen bir kelime olduğunu, "Bizim" kelimesini marka olarak kullanmadıklarını, sadece ticaret ünvanı olarak kullandıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davaya konu marka "Bizim" in herkes tarafından kullanılan bir sözcük olması nedeniyle ayırt etme gücünün yüksek olmadığı, kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı, davacının "Bizim" kelimesini marka olarak kullanırken davalının bu ünvanı sadece yazışma ve işlemlerinde ve tabelasında kullandığı, davalının sadece ticaret ünvanı olarak kullandığı "Bizim" kelimesi ile mamul piyasaya sürmediği, ayrıca her iki firma tarafından kullanılan "Bizim" kelimesinin yazı türü, format ve renklerinin de birbirinden farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, markaya tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve diğer fer'i taleplerin hüküm altına alınması istemine ilişkindir.
Davacıların 35. hizmet sınıfı dahil olmak üzere çeşitli mal ve hizmet sınıflarında 'BİZİM' ve 'BİZİM TOPTANCI' ibareli birden ziyade tescilli markalarının bulunduğu, davalının tescilli markasının olmadığı, tescilli ticaret unvanının çekirdek unsurunda 'BİZİM' ibaresine yer verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, davalının marketini 'BİZİM ALIŞ VERİŞ MERKEZİ' adıyla işlettiği ve 'BİZİM' ibaresini de ayrı renkte yazarak ön plana çıkardığı anlaşılmaktadır. Davalı, unvanını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığı gibi bu kullanımı da çeşitli malların parekende satılmasına ilişkin hizmet markası niteliğindedir.
Bu durum karşısında, davalı eyleminin tescilli ticaret unvan veya işletme adı kullanımı kapsamında olmayıp, hizmet markası olarak kullanım niteliğinde bulunduğu, bu şekilde kullanımının davacıların markasıyla karışıklığa neden olacağı dikkate alınıp, sonucuna göre karar verilmesi için kararın davacılar yararına bozulması gerektiğinden, davacılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 18.02.2013 Tarih, 2012/3037 Esas- 2013/2673 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.02.2013 Tarih, 2012/3037 Esas- 2013/2673 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/362981400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz