Şirket zararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3881 E. 2014/7198 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket zararı↗ ispat yükü↗ yönetim kurulu kararı↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı (kanuni halef) ... vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 21.10.2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Davacı (kanuni halef) ... vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve denetçisi olan davalıların davacı şirkete ait kaynakları Uzan Grubu şirketlerinin hisselerini almak suretiyle tükettikleri ve bu şekilde davacı şirketi zarara uğrattıkları iddiası ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili davacı şirketin sahip olduğu fonların aynı grupta yer alan mali durumu bozuk şirket hisselerinin alımı için kullanıldığını, bu kapsamda kar ve sermaye aktarımı yapıldığını ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılamanın sonunda, davalıların davacı şirketi zarara uğrattıklarının kanıtlanamadığı ve davacının zararının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararına dayanak olarak dosya içinde mevcut bilirkişi raporu esas alınmış ancak söz konusu rapor kapsamında davacı tarafça iddia edilen eylemlerinin bir kısmının yeterince, bir kısmının ise hiç incelenip değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafça ileri sürülen iddia, davalıların borca batık durumdaki grup şirketlerinin hislerini satın aldıkları üzerine kurulu olup, bu kapsamda hisseleri devralının grup şirketlerinin iddia edildiği gibi borca batık olup olmadıkları, kar edip etmedikleri, şirket büyüklüklerinin ne olduğu hususlarına hiç değinilmediği gibi söz konusu hisselerin devir tarihi itibari ile nominal ve gerçek değerlerinin ne olduğu, davacı şirket tarafından ödemenin hangi bedel üzerinden ne miktarda yapıldığı ise yeterince incelenmemiş ve bu konudaki araştırma eksik kalmıştır. Değinilen hususlar üzerinde durularak, eldeki davanın özelliği itibari ile ispat yükünün davalılarda olduğu olgusu da göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle, hükmün davacı yararına bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin 21.10.2013 gün ve 2012/9796 Esas, 2013/18305 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3881 E. , 2014/7198 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.02.2011 gün ve 2006/780-2011/94 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.10.2013 gün ve 2012/9796-2013/18305 sayılı kararı aleyhinde kanuni halef ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketi ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli bir tüccar gibi yönetmesi gereken davalı yöneticilerin, dava dışı ... Hidroelektrik San. İşl. A.Ş.'den sağladıkları fonları, şirketin işletme sermayesi ihtiyacı için ve rantabl bir şekilde kullanmaları gerekirken, hisseleri Uzan aile fertlerinin ve diğer grup firmaların ellerinde bulunan, mali durumları bozuk, hiç temettü geliri sağlamayacaklarını bildikleri, halen ise ... yönetim ve denetiminde bulunan ve davacı şirketin de dahil olduğu Uzan Grubuna bağlı kuruluşların iştirak hisselerini satın almak için kullandıklarını, bu şekilde gerçekte öz kaynakları dahi bulunmayan Kuzey Çimento'nun ödeyemeyeceği bir borç yükü altına sokulurken aynı zamanda bu fonlar ile sağlayabileceği muhtemel gelirlerden de mahrum bırakıldığını ve şirket aktiflerinde azalışa neden olunarak şirketin kasıtlı olarak zarara uğratıldığını, denetim kurulu üyelerinin de TTK'nın 353/3, 354 ve 359.
maddelerinin kendilerine yüklediği kontrol ve uyarı görevini yapmadıklarını, büyük çoğunluğu Uzan grubuna dahil faaliyet gösteren kuruluşlarda personel olan yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların şirketi gayri faal tutmaları nedeniyle zarara uğrattıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000 TL’lik zararın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı (kanuni halef) ... vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 21.10.2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Davacı (kanuni halef) ... vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi ve denetçisi olan davalıların davacı şirkete ait kaynakları Uzan Grubu şirketlerinin hisselerini almak suretiyle tükettikleri ve bu şekilde davacı şirketi zarara uğrattıkları iddiası ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili davacı şirketin sahip olduğu fonların aynı grupta yer alan mali durumu bozuk şirket hisselerinin alımı için kullanıldığını, bu kapsamda kar ve sermaye aktarımı yapıldığını ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılamanın sonunda, davalıların davacı şirketi zarara uğrattıklarının kanıtlanamadığı ve davacının zararının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararına dayanak olarak dosya içinde mevcut bilirkişi raporu esas alınmış ancak söz konusu rapor kapsamında davacı tarafça iddia edilen eylemlerinin bir kısmının yeterince, bir kısmının ise hiç incelenip değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Nitekim davacı tarafça ileri sürülen iddia, davalıların borca batık durumdaki grup şirketlerinin hislerini satın aldıkları üzerine kurulu olup, bu kapsamda hisseleri devralının grup şirketlerinin iddia edildiği gibi borca batık olup olmadıkları, kar edip etmedikleri, şirket büyüklüklerinin ne olduğu hususlarına hiç değinilmediği gibi söz konusu hisselerin devir tarihi itibari ile nominal ve gerçek değerlerinin ne olduğu, davacı şirket tarafından ödemenin hangi bedel üzerinden ne miktarda yapıldığı ise yeterince incelenmemiş ve bu konudaki araştırma eksik kalmıştır.
Değinilen hususlar üzerinde durularak, eldeki davanın özelliği itibari ile ispat yükünün davalılarda olduğu olgusu da göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle, hükmün davacı yararına bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin 21.10.2013 gün ve 2012/9796 Esas, 2013/18305 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.10.2013 gün ve 2012/9796 Esas, 2013/18305 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, 11.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/362724700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz