Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9974 E. 2014/1358 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
afet↗ eksik harç↗ yapılmamış sayılma↗ kıyasen uygulama↗ temerrüt tarihi↗ sigorta sözleşmesi↗ mahsup↗ içtihadı birleştirme kararı↗ temerrüt faizi↗ havale↗ harç↗ hasar↗ temerrüt↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde don olayı nedeni ile davaya konu edilen taşınmazlar üzerinde bulunan kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği ,her ne kadar davalı, meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanun Kapsamı dışında kalan don afeti nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nda haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesinin imkanı bulunduğu bu nedenle hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği ,yine dava dilekçesinde 859119 nolu poliçenin dava edilmediğinden bu yöndeki istemin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.246,58 TL'nin temerrüt tarihi olan 18/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesi, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Sözleşmesi’ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece alacağa 18.05.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nda “hasar dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” belirtilmiş olup, mahkemece, faiz başlangıcının buna göre belirlenmesi gerekir iken hasat tarihi göz önüne alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9875 E. 2014/14900 K.
Ortak:afet · temerrüt tarihi · mahsup · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… veye döndüğü dönemde meydana geldiği ,her ne kadar davalı, meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanun Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nda haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesinin imkanı bulunduğu bu nedenle hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği ,yine dava dilekçesinde 859119 nolu poliçenin dava edilmediğinden bu yöndeki istemin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.246,58 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 18/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
3- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Sözleşmesi’ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece alacağa 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Benzer bu kararda… veye döndüğü dönemde meydana geldiği, her ne kadar davalı, meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nda haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesinin imkanı bulunduğu bu nedenle hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği, yine dava dilekçesinde 859119 nolu poliçenin dava edilmediğinden bu yöndeki istemin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.246,58 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 18/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4638 E. 2013/20326 K.
Ortak:afet · temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · temerrüt faizi · hasar · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz kararda… veye döndüğü dönemde meydana geldiği ,her ne kadar davalı, meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanun Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nda haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesinin imkanı bulunduğu bu nedenle hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği ,yine dava dilekçesinde 859119 nolu poliçenin dava edilmediğinden bu yöndeki istemin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.246,58 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 18/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
3- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Sözleşmesi’ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece alacağa 18.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nda “«hasar» dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, 22.05.2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2010/418 sayılı 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanun Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında ürünleri zarar gören çiftçiye dekar başına 150,00 TL don afeti desteği ödeneceğinin belirtildiği, haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 26.914,00 TL'nin 12/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmadığı gibi, hükmedilen alacağın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmekle birlikte «infazda tereddüt» yaratacak şekilde alacağa işletilecek faiz oranının türünün belirtilmemiş olması da yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Sözleşmesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından poliçede belirtilen ödeme tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece 12/05/2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · teminat kapsamı · infaz · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, 22.05.2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2010/418 sayılı 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanun Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında ürünleri zarar gören çiftçiye dekar başına 150,00 TL don afeti desteği ödeneceğinin belirtildiği, haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 26.914,00 TL'nin 12/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmadığı gibi, hükmedilen alacağın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmekle birlikte «infazda tereddüt» yaratacak şekilde alacağa işletilecek faiz oranının türünün belirtilmemiş olması da yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13112 E. 2014/2186 K.
Ortak:afet · hasar · Tazminat
İncelediğiniz kararda… veye döndüğü dönemde meydana geldiği ,her ne kadar davalı, meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanun Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nda haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesinin imkanı bulunduğu bu nedenle hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği ,yine dava dilekçesinde 859119 nolu poliçenin dava edilmediğinden bu yöndeki istemin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.246,58 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 18/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nda “«hasar» dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce …
Benzer bu kararda… çiçeklenme dönemini tamamlayıp meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün «son» hasat tarihi 10.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faizin başlangıcına esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.592 TL'nın 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ri Nedeniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8/2. maddesinde don «afeti» nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin tarım sigortaları kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunu …
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · yasal faiz · teminat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
… çiçeklenme dönemini tamamlayıp meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün «son» hasat tarihi 10.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faizin başlangıcına esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.592 TL'nın 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9974 E. , 2014/1358 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ..
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.01.2013 tarih ve 20127301-2013/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya sigorta ettirdiği taşınmaz üzerinde bulunan kaysı ağaçlarının don olayından dolayı büyük zarara uğradığını, bu hususta tespit yaptırdıklarını ve ağaçlarda yüksek oranda hasar tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla don nedeni ile ürün kaybı hasarı bedeli 32.550 TL'nin poliçede belirtilen ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yapılan tespit sonucu aldırılan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, hesaplamaların hatalı olduğunu, dava konusu edilen don olayının ürünün çiçeklenme döneminde meydana geldiğini bu durumunda teminat kapsamı dışında kaldığını ayrıca davacının 5363 SY kapsamında meydana gelen don olayı nedeni ile dekar başına 150 TL olmak üzere telafi amaçlı destek ödemesi aldığını sigortadan da bu yönde tahsilat yapması durumunda sebepsiz zenginleşeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde don olayı nedeni ile davaya konu edilen taşınmazlar üzerinde bulunan kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği ,her ne kadar davalı, meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanun Kapsamı dışında kalan don afeti nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nda haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesinin imkanı bulunduğu bu nedenle hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği ,yine dava dilekçesinde 859119 nolu poliçenin dava edilmediğinden bu yöndeki istemin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.246,58 TL'nin temerrüt tarihi olan 18/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesi, temyiz defterine kaydettirilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Sözleşmesi’ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece alacağa 18.05.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nda “hasar dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” belirtilmiş olup, mahkemece, faiz başlangıcının buna göre belirlenmesi gerekir iken hasat tarihi göz önüne alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin (3) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkemenin kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/361251200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz