Zayi Nedeniyle Çek İptali Kararının İptali Davasında İspat Yükü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2340 E. 2026/543 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Hasımsız açılan zayi nedeniyle çek iptali kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm sonucu doğurmadığından, çekin meşru hamili olduğunu ileri süren kişi hukuki menfaati bulunmak kaydıyla bu kararın iptalini dava yoluyla isteyebilir. Bu davada, TTK 792 uyarınca ispat yükü, çekin asıl (eski) hamilinde olup, asıl hamil kendi yetkili hamilliğini kanıtladığı takdirde yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Çekin, birden fazla farklı kargo hırsızlığı olayına konu çeklerin tekrar tekrar aynı kişide (cirantada) toplanması ve gerçek bir ticari ilişkiye işaret etmemesi, o kişinin çekleri ağır kusurla iktisap ettiğinin kabulünü gerektirir ve bu durumda zayi nedeniyle verilen iptal kararının iptali talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Hasımsız açılan zayi nedeniyle çek iptali kararının iptalinin dinlenebilirliği ve hukuki menfaat → kabul
İddia: Davacı vekili, zayi nedeniyle verilen iptal kararının maddi hukuk bakımından kesin hüküm sonucu doğurmadığını, çekin gerçek hamili olduğunu ileri sürerek iptal kararının iptalini isteyebileceğini ve müvekkilinin yetkili hamil sıfatıyla icra takibi başlatmasının kanunen mümkün olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline dair verilen karar, davanın hasımsız açılıp görülmesi nedeniyle maddi hukuk bakımından kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz; bu nedenle ne senedin keşidecisini ne de ilana rağmen dosyaya ibraz edemeyen senet hamilini bağlar. Ancak iptal kararı senedin teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırdığından, senedi elinde bulunduran zilyet artık keşideciye müracaat ederek senet bedelinin ödenmesini isteyemez; keşideci de iptal kararı ibraz edilen senedi ödemekten kaçınmalıdır. Buna karşılık senedin meşru hamili olduğunu iddia eden kişinin, iptal kararını ortadan kaldırtarak senede dayalı haklarına kavuşması, yani senede dayanarak ödeme talebinde bulunması mümkündür. Hasımsız açılan davalar sonucu tesis edilen çek iptali kararlarının iptaline ilişkin açık bir kanun düzenlemesi bulunmamakla birlikte, hukuki menfaati olanların bu kararın iptalini dava yoluyla isteyebilmesi ve böyle bir davanın dinlenebilmesi yargı uygulamasında benimsenmektedir. Zayi nedeniyle iptal davasında verilen karar bir ilam olmayıp tespit niteliğindedir; bu nedenle iptal edilen çekin gerçek hamili olduğunu ileri süren kişinin kararın ortadan kaldırılmasını istemesi mümkün olup, böyle bir dava açmakta kural olarak hukuki menfaati bulunduğu kabul edilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
TTK 792 uyarınca ispat yükünün dağılımı → tartışılmadı
Gerekçe: TTK 792. maddesi uyarınca çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmışsa, çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamil, ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde geri vermekle yükümlüdür. Bu düzenleme uyarınca, çekin eski (asıl) hamilinin, çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekir. Davada ispat yükü davalıya (asıl hamile) ait olup, aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kargo hırsızlığına konu çeklerin tekrarlanan iktisabı nedeniyle davacının ağır kusurlu olduğu tespiti → ret
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, dava konusu çeklerin ciro yoluyla usulüne uygun devralındığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Soruşturma dosyası içeriğinden, dava konusu çeklerde davalı şirketin yetkili hamil olduğu, çeklerin belirli bir tarihte kargodan hırsızlık suretiyle rızası dışında davalının elinden çıktığı anlaşılmaktadır. Çeklerde son hamil konumundaki davacının, farklı tarihlerde meydana gelen başka kargo hırsızlığı vakıalarına konu olan çeklerde de ciranta olarak yer aldığı çeşitli yargı kararlarıyla sabittir; davacı cirantanın birbirinden farklı kargo hırsızlığı vakıaları neticesinde elden çıkan çekleri benzer veya farklı cirantalardan ciro yoluyla devralarak son hamil sıfatıyla icra takiplerine konu etmiş olması nedeniyle çok sayıda dava ve ceza soruşturma dosyasının muhatabı olduğu tespit edilmiştir. Çalıntı tüm çeklerin aynı kişide toplanması hayatın olağan akışına uygun olmayıp gerçek bir ticari ilişkiye işaret etmediğinden, bu şekilde çek iktisabının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davacının çekleri iktisapta ağır kusurlu olduğu belirlendiğinden, ilk derece mahkemesinin davanın reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, hasımsız açılan zayi nedeniyle çek iptali kararının iptalinin dava yoluyla istenebileceğini ve bu davada TTK 792 uyarınca ispat yükünün asıl hamile ait olduğunu; ayrıca tekrarlanan kargo hırsızlığı vakıalarına konu çeklerin aynı kişide toplanmasının çekin ağır kusurla iktisap edildiğine karine oluşturduğunu ortaya koyması bakımından, ikna edici (bağlayıcı olmayan) bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Hasımsız açılan zayi nedeniyle çek iptali kararının iptalini isteyen kişinin hukuki menfaatinin bulunması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek iptali↗ zayi nedeniyle iptal↗ hasımsız dava↗ kesin hüküm↗ teşhis fonksiyonu↗ hukuki menfaat↗ TTK 792↗ kötüniyet↗ ağır kusur↗ mücerretlik ilkesi↗ ispat yükü↗ ciro↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2340
KARAR NO 2026/543
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/09/2021
NUMARASI 2019/572 Esas - 2021/772 Karar
DAVA
Çek İptali Kararının İptali
DAVA TARİHİ 21/02/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/03/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından dava dışı ......... Ltd. Şti'nden ciro yoluyla alınan ...Şubesine ait 31.08.2018 tarihli, ... seri numaralı 6.687-TL bedelli çek ile ... Şubesine ait ... numaralı, ... keşideli 18/06/2018 keşide tarihli 7.780-TL bedelli çeklerin 27.06.2018 ve 07.09.2018 tarihlerinde bankaya ibraz edildiğini ve Bakırköy 3. ATM'nin 2018/108 Esas sayılı dosyasından verilen ödeme yasağı sebebiyle ödeme yapılmadığını, bunun üzerine çeklerin tahsili için .... İcra Dairesinin ...Esas ve ...... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, iş bu icra takiplerinde davalı tarafından Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/578 Esas sayılı dosyasında, imza itirazı sebebiyle ve Bakırköy 3.
ATM'nin 2018/108 esas sayılı dosyasından verilen iptal kararı nedeniyle takibin iptali istemiyle dava açıldığını, zayi nedeniyle verilen iptal kararının maddi hukuk bakımından kesin hüküm sonuçlarını doğurmadığını belirterek, söz konusu çeklerin iptaline dair Bakırköy 3. ATMnin 2018/108 esas 2018/937 karar sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; Bakırköy 3. ATM'nin 2018/108 esas sayılı dosyasına konu edilen ve hakkında ödeme yasağı kararı alınan çeklerin, müvekkiline keşide edilip hırsızlık yoluyla çalınan çekler olduğunu, hırsızlık olayı akabinde müvekkili şirket tarafından derhal suç duyurusunda bulunulduğunu ve çekler hakkında çek iptal kararı almak üzere mahkemeye başvurulduğunu, Bakırköy 3. ATM'nin 2018/108 esas sayılı dosyasında mahkemece çekler hakkında iptal kararı verildiğini, çalınan çeklerin müvekkili şirket yetkilisi adına sahte kaşe düzenlenerek ve imza atılarak ciro edildiğini, ihtiyati haciz kararı dolayısıyla cebri icra tehdidi altında kalan müvekkili şirket tarafından icra mahkemesinde borca ve imzaya itiraz edildiğini, ayrıca borçlu olmadığının tespiti için Bakırköy 2.
ATMnin 2018/777 esas sayılı dosyası ile istirdat davası açıldığını, bu nedenle mahkemece verilmiş olan iptal kararının hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; Bakırköy 3. ATM'nin 2018/108 esas sayılı dosyasında davaya konu 3 adet çekten 6.687-TL bedelli çek ile 7.780-TL bedeli çek hakkında zayi sebebiyle iptaline karar verildiği, dosyada davalı tarafa davacıya karşı istirdat davası açması için süre verildiği, davalı tarafça süresi içerisinde davacıya karşı Bakırköy 2. ATM'nin 2018/777 esas sayılı dosyasında 7.780-TL bedelli çek için çek istirdatı davası açıldığı, 6.687-TL bedelli çeke ilişkin ise açılmış bir çek istirdatı davası olmadığı, imza incelemesinde çekteki imzanın davalıya ait olmadığının belirlendiği, davacı tarafça 7.780-TL bedelli çek için icra takibi yapıldığı, icra takibine karşı davalı tarafça Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/578 esas sayılı dosyası dava açıldığı, ayrıca 7.780-TL bedelli çeke ilişkin soruşturma dosyasının bulunduğu, inceleme ara kararına rağmen davacının ticari defterlerini ibraz etmediği, İş Bankası yazı cevabı uyarınca 6.687-TL bedelli çekin davacı tarafça ibraz edildiği, davacı tarafın vekilini azlettiği, tüm dosya kapsamı itibariyle davacının davayı ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; dava konusu iki adet çekin müvekkilince 27.06.2018 ve 07.09.2018 tarihlerinde bankaya ibrazında, Bakırköy 3. ATM'nin 2018/108 esas sayılı dosyasından verilen ödeme yasağı sebebiyle ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından çeklerin bedelinin tahsili için icra takipleri başlatıldığını, zayi nedeniyle iptal kararının maddi hukuk bakımından kesin hüküm sonuçlarını doğurmadığını, mahkemece her ne kadar soyut gerekçelerle dava reddedilmiş ise de, müvekkilinin yetkili hamil olduğunu ve icra takibinde bulunmasına kanunen bir engel bulunmadığını, iptal kararı ticari senedin teşhis fonksiyonunu ortadan kaldıracağından, artık zayi nedeniyle iptaline karar verilen senedi elinde bulunduran senet zilyedinin keşideciye müracaat ederek senet bedelinin kendisine ödenmesini istemesi mümkün olmadığı gibi, keşidecinin de iptal kararıyla hükümden düşen senedi ödemekten kaçınmasının gerektiğini, ne var ki senet zilyedinin senedin meşru hamili olduğunu iddia ederek, iptal kararın iptali istemi ile dava açıp, zayi nedeniyle verilen iptal kararını ortadan kaldırtıp senede dayalı haklarına kavuşması, bir başka deyişle senede dayanarak ödeme talebinde bulunmasının mümkün olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, zayi nedeniyle çek iptali kararının iptali istemine ilişkindir. Kıymetli evrakın iptaline dair verilen karar, davanın hasımsız olarak açılıp görülmesi nedeniyle maddi hukuk bakımından kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz. Bu itibarla ne senedin keşidecisini ne de yapılan ilana rağmen dava dosyasına ibraz edememiş olan senet hamilini bağlamaz. Ancak iptal kararı senedin teşhis fonksiyonunu ortadan kaldıracağından, artık zayi nedeniyle iptaline karar verilen senedi elinde bulunduran senet zilyedinin, keşideciye müracaat ederek senet bedelinin kendisine ödenmesini istemesi mümkün olmadığı gibi, keşidecinin de iptal kararı ibraz edilen senedi ödemekten kaçınması gerekir. Ne var ki senet zilyedinin senedin meşru hamili olduğunu iddia ederek, iptal kararını ortadan kaldırtıp senede dayalı haklarına kavuşması, bir başka deyişle senede dayanarak ödeme talebinde bulunması mümkündür (Yargıtay 11 HD 2001/5674 esas - 2001/8724 karar sayılı ilamı).
Hasımsız olarak açılan davalar sonucu tesis edilen çek iptali kararlarının iptaline ilişkin olarak açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak hukuki menfaati olanların iptal kararının iptalini dava yolu ile isteyebilmelerinin mümkün olduğu kabul edilmektedir. Yargı uygulamasında böyle bir davanın dinlenebileceği benimsen -mektedir. Çekin zayi nedeniyle iptali istemi için açılan davada verilmiş bulunan iptal kararı bir ilam olmayıp tespit niteliğini taşımak tadır. Bu durumda iptal edilen çeklerin gerçek hamili olduğunu ileri sürenin, mahkemeden iptale ilişkin kararın ortadan kaldırılmasını istemesi mümkün olup böyle bir dava açmakta kural olarak hukuki menfatinin bulunduğu kabul edilmelidir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca davalının dava konusu yapılan çeklerin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü davalıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır.
Somut olayda; ...Şubesine ait 31.08.2018 keşide tarihli, ... seri numaralı 6.687-TL bedelli çek ile ... Şubesine ait 18.06.2018 keşide tarihli, ... numaralı 7.780-TL bedelli çeklerin davacı tarafından dava dışı Birlik ....... Şti'nden ciro yoluyla devralındığı, çeklerin bankaya ibrazında Bakırköy 3. ATM'nin 2018/108 esas sayılı dosyasından verilen ödeme yasağı sebebiyle ödeme yapılmadığı, çeklerin hamili ...şirketince çeklerin hırsızlık suretiyle çalındığı iddiasıyla dava konusu çeklerin de aralarında bulunduğu çeklerin zayi nedeniyle iptali istemiyle Bakırköy 3. ATM'nin 2018/108 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda işbu dava konusu 2 adet çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, çeklerden ...
Şubesine ait 18.06.2018 keşide tarihli, ... numaralı 7.780-TL bedelli çekin davacı ... tarafından ....... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında, ...Şubesine ait 31.08.2018 keşide tarihli, ... seri numaralı 6.687-TL bedelli çekin ise .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğu, davacı ...şirketi tarafından işbu dava konusu 7.780-TL bedelli çeke dayalı...... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında yapılan ödeme sonucu çek bedelinin istirdatı istemiyle davalı ...aleyhine Bakırköy 2. ATM'nin 2018/777 esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekilince; dava konusu çeklerin kargo aracında yapılan hırsızlık sonucu çalındığı, bu suretle müvekkili şirketin çekin meşru hamili iken hırsızlık neticesi çekin elinden çıktığı, müvekkiline atfen yapılan ciro imzasının sahte olduğu ve davacının kötü niyetli olduğu ileri sürülmüştür.
İncelenen Bakırköy C. Başsavcılığının 2019/24876 sayılı soruşturma dosyası içeriğinden, dava konusu çeklerde davalı ...şirketinin yetkili hamil olduğu, çeklerin 11.01.2018 tarihinde kargodan hırsızlık suretiyle rızası dışında davalının elinden çıktığı anlaşılmaktadır. Çeklerde son hamil konumunda bulunan davacının, farklı tarihlerde meydana gelen başka kargo hırsızlığı vakıalarına konu olan çeklerde de ciranta olarak yer aldığı yargı kararları ile sabittir (Dairemizin 2025/335 esas 2025/341 karar sayılı, İstanbul BAM 14. HD'nin 2022/803 esas 2025/1548 karar sayılı, İstanbul BAM 13. HD'nin 2022/537 esas 2024/1374 karar sayılı, İstanbul BAM 43. HD'nin 2020/2128 esas 2023/1162 karar sayılı ilamları).
Davacı cirantanın birbirinden farklı kargodan hırsızlık (örneğin 11.01.2018, 12.11.2018, 16.12.2018 tarihli) vakıaları neticesinde elden çıkan çekleri benzer veya farklı cirantalardan ciro yoluyla devralarak, son hamil sıfatıyla icra takiplerine konu etmiş olması nedeniyle yukarıda belirtilenler dışında da bir çok dava ve ceza soruşturma dosyalarının muhatabı olduğu UYAP sisteminde yapılan sorgulamalardan anlaşılmaktadır. Çalıntı tüm çeklerin aynı kişide toplanması hayatın olağan akışına uygun olmayıp ,gerçek bir ticari ilişkiye işaret etmeyen çeklerin iktisabının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.Somut olayda davacının çekleri iktisapta ağır kusurlu olduğu belirlenmiş olmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358736 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi