Bankanın tebligat koşulunu yerine getirmeden mevduatı TMSF'ye devretmesinden sorumluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1129 E. 2022/956 K. ·
Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalZamanaşımı
Davacının nitelemesi: Zamanaşımına uğrayan mevduatın TMSF'ye devrinden kaynaklanan sorumluluk mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bankada bulunan mevduat ve emanetlerin 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayıp TMSF'ye devredilebilmesi, bankaca hak sahiplerinin iadeli taahhütlü mektup ve ilanla usulüne uygun şekilde uyarılması koşuluna bağlıdır; bu tebligat koşulu yerine getirilmeden mevduat kendiliğinden zamanaşımına uğramaz ve devir usulsüz olur, banka bu durumda hak sahibinin zararından sorumlu tutulur. Yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir; yargılama sürecindeki kur değişimi dava değerini etkilemez. Ayrıca infazda tereddüde yol açacak şekilde faiz oranı belirtilmemesi ve hatalı kur üzerinden harç hesaplanması kamu düzenine ilişkin olup istinaf mahkemesince resen gözetilerek düzeltilir.
Ele alınan sorunlar
Mevduatın zamanaşımına uğrayıp TMSF'ye devri için tebligat koşulunun yerine getirilip getirilmediği → ret
İddia: Davalı banka, 10 yıllık süreçte hesap sahibi tarafından işlem yapılmadığından bakiyenin yasal zorunluluk gereği TMSF'ye devredildiğini, mirasçıların tespiti ve tebligatının kendisinden beklenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Feri müdahil TMSF de devrin mevzuata uygun olması halinde davanın reddi gerektiğini, aksi halde sorumluluğun bankaya ait olduğunu belirtmiştir.
Gerekçe: İlgili Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğraması, bankaca hak sahiplerinin iadeli taahhütlü mektupla ve ilanla uyarılması koşuluna bağlıdır. Bu koşul yerine getirilmeden haklar kendiliğinden zamanaşımına uğramaz. Somut olayda davalı banka tarafından hesap sahibine gönderildiği belirtilen ihtar tebliğ edilememiş, bankaca tebligatın yapılabilmesi için başkaca bir girişimde bulunulmamış, murisin mernis yerleşim yeri adresi araştırılmamış, hesap sahibinin öldüğü tespit edilememiştir. Bu nedenle banka tebligat koşulunu sağlamamıştır; devir işlemi usulsüzdür ve zamanaşımı başlamamıştır. Bu haliyle davalı banka, davacının zararından sorumludur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yabancı para alacağına ilişkin dava değerinin belirlenme zamanı → ret
Gerekçe: Yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava değeri, dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Yargılama sürecinde yabancı paranın değerinin düşmesi veya artması dava değerini değiştirmez; aksinin kabulü, dava değerinin kur değiştikçe azalıp artması sonucunu doğurur.
Gerekçe kaynağı: özgün
İnfazda tereddüde yol açan temerrüt faizi oranının belirtilmemesi ve hatalı harç hesabının kamu düzeni gereği resen düzeltilmesi → kabul
Gerekçe: HMK 355. maddesi uyarınca inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olmakla birlikte, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir. TMSF'ye devredilen paraya dava tarihinden itibaren oran belirtilmeden mevduat faizi işletilmesine karar verilmesi infazda tereddüde yol açacak niteliktedir. İlk derece mahkemesince hatalı olarak karar tarihindeki kur üzerinden harç hesaplaması yapılmıştır; bu husus kamu düzenine ilişkin olup resen incelenmesi gerekir. Bu nedenle hüküm, temerrüt faizi oranı ve harç hesabı yönünden düzeltilmek üzere kaldırılarak, 9.412,31-USD'ye dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasına ve dava tarihindeki USD kuru üzerinden harç alınmasına karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Bankalarda bulunan mevduat ve emanetlerin zamanaşımına uğrayıp TMSF'ye devredilebilmesi için bankaca usulüne uygun tebligat ve ilan yapılması koşulunun aranması ile yabancı para alacaklı davalarda dava değerinin dava tarihi itibariyle sabitlenmesi hususlarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacaklar, hak sahiplerinin en son işlem, talep veya yazılı talimat tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; ancak bu sonuç, bankaca hak sahiplerinin iadeli taahhütlü mektupla ve ilanla usulüne uygun şekilde uyarılması koşuluna bağlıdır. Bu tebligat/ilan koşulu yerine getirilmeden mevduat kendiliğinden zamanaşımına uğramaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımı↗ mevduatın TMSF'ye devri↗ tebligat koşulu↗ belirsiz alacak davası↗ temerrüt faizi↗ kamu düzeni↗ resen inceleme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
(5411 S. K. m.
62) (6100 S. K. m. 353, 355, 362) (3095 S. K. m. 4/A) (Mevduat Ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine Ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet Ve Alacaklara İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m.
8) (11. HD.
11. 01.2010 T. 2008/8695 E. 2010/154 K.) (11. HD 18.10.2004 T. 2004/820 E. 2004/9907 K.)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ve feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Murisi ...'den müvekkiline davalı ... Bankası Nişantaşı Şubesine ait 9102964 nolu vadeli Dolar Hesabı ve 6607126 numaralı vadesiz TL hesabındaki tutarların miras olarak kaldığını, Vadeli Dolar hesabında 21.06.2002 tarihi itibariyle 7.564,49 Dolar, vadesiz TL hesabında ise 05/07/2002 tarihi itibariyle 493.98- TL olduğu anlaşıldığını, davalının müvekkiline miras olarak kalan mevduatı vermeyi reddettiğini belirterek davanın kabulü ile 7.564,49- USD nin ve 493,98- TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davaya bakmaya asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili banka tarafından yasal yükümlülüğü gereği usul ve hukuka uygun şekilde işlem yapıldığını, zamanaşımına uğrayan mevduatın TMSF'ne devrinin gerçekleştirildiğini, vadeli hesaplar için zamanaşımı süresi başlangıcının vade bitim tarihi olduğunu, TMSF'nin davaya dahil edilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı bankaya yazılan müzekkere cevabı uyarınca ilgili ihtarın taahhütlü olarak gönderildiği veya tebliğ edildiğine dair bir belge olmadığı gibi mektup üzerinde yer alan 5370107812611 barkod numarasının da söz konusu mektupla ilgili olmadığı; İhtarname tarihinin 12.09.2019 olup mirasçılık belgesinin verildiği tarihin 14.02.2019 olduğu, ihtarname tarihinde şahsın ölü olduğu, şahsa yapılan tebligata ilişkin kayıtların sunulmadığı, davalı banka tarafından şahsın ölü olduğunun tespiti ile mirasçılarına ulaşılmaya çalışılmadığı, bu haliyle davacı bankanın hesap sahibine ulaşmak için elinden geleni yapmadığına kanaat getirildiği, bu haliyle devir işlemi usulsüz olduğundan davalı bankanın davacıların zararından sorumlu olacağı;
hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu uyarınca murisin vadeli döviz hesabının, en son 21.12.1999 tarihinde fiilen bir tediye işleminin yapıldığı, 21.12.1999 tarihinden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna aktarım tarihi olan 17.06.2013 tarihine kadar sadece faiz işlemlerinin bulunduğu ve zamanaşımı nedeniyle 17.06.2013 tarihinde hesap bakiyesi olan 9.412,31-USD'nin TMSF'ye aktarıldığı, bu nedenle davacıların zararının 9.412,31-USD olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.412,31 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; dava konusu hesap sahibinin vefat tarihinin 2006 olduğunu, dava konusu hesabın 1995 yılında açıldığını, 2013 yılında ise TMSF'ne devrolduğunu, davacının mirasçılık belgesi aldığı tarihin ise 2019 yılı olduğunu, müvekkili tarafından davacının mirasçılarının tespiti ve bu kişilere tebligat yapılmasının beklenemeyeceğini, 10 yıllık süreçte hesap sahibi tarafından hiçbir işlem yapılmadığından hesapta bulunan bakiyelerin yasal zorunluluk gereği TMSF'ye devredildiğini, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Feri Müdahil TMSF vekili; hak sahipleri tarafından en son işlem, talep veya yazılı talimat tarihinden itibaren 10 yıl müddetle aranmayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların zamanaşımına uğradığını ve TMSF'na devredildiğini, davanın muhatabının sadece davalı banka olup, devir işleminin mevzuata uygun yapılmış olması halinde davanın reddini, hatalı ve mevzuata aykırı olduğunun tespiti halinde ise bankaca karşılanması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, hesabın açılış tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 5411 Sayılı Bankacılık Yasası'nın 62'nci maddesi uyarınca hesapta bulunan mevduatın zamanaşımı nedeniyle Fon'a devredilmesi nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davalı bankanın Nişantaşı Şubesi'nde davacının murisi adına 21/06/2002 tarihinde 7.564,49-USD meblağlı vadeli mevduat hesabı açıldığı, davacının murisi ...'nin 23/03/2006 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. İlgili yönetmeliğin 8. maddesinde bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra zamanaşımına uğraması, bankaca, hak sahiplerinin iadeli taahhütlü bir mektupla ve ilanla uyarılması koşuluna bağlı tutulmuştur. Bu bakımdan bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğraması, bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatların yapılması koşuluna bağlıdır. (Yargıtay 11. HD. 11/01/2010 T. 2008/8695 E.
2010/154 K.)
Davalı banka tarafından davacının murisine gönderildiği belirtilen ileti tebliğ edilememiştir. Bankaca tebligatın yapılabilmesi için başkaca bir girişimde bulunulmadığı, murisin mernis yerleşim yeri adresinin araştırılmadığı, tebligatın yapılmasına çalışılmadığı ve bu nedenle de hesap sahibinin ölü olduğunun tespit edilemediği anlaşıldığından davalı Bankanın tebligat koşulunu sağlamadığını kabul etmek gerekir. Bu durumda davacının mevduatının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmesi sırasında; "Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat Katılım Fonu Emanet ve Alacaklara ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"in 8. maddesinde belirtilen tebligat koşulunun usulüne uygun olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğraması, bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatların yapılması koşuluna bağlıdır. Başka bir anlatımla, sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdindeki hakları ve alacakları kendiliğinden zamanaşımına uğramaz (Yargıtay 11. HD nin, 18.10.2004 tarih ve 2004/820 E. 2004/9907 K. sayılı ilamı, 11.01.2010 tarih ve 2008/8695 E. 2010/154 K. sayılı ilamı)
Dosya içeriğinden, hesap sahibine gönderilen 21.1.2013 tarihli ihtarın müteveffanın 23.3.2006 tarihinde vefatı nedeniyle tebliğin yapılamadığı, müteveffanın nüfus kaydının araştırılmadığı bu sebeple ölü olduğunun, buna bağlı olarak mirasçılarının tesbit edilemediği anlaşılmakla, davalı Bankanın tebligat koşulunu sağlamadığının kabulü gerekmektedir. Bu haliyle devir işlemi usulsüz olduğundan zamanaşımının başlamadığının kabulü ile davalı bankanın davacının zararından sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Bununla birlikte HMK 355.maddesi “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yabancı para alacağına ilişkin davalarda; dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Dava, belirsiz alacak davası olarak açılarak dava değeri ise 7.564,49-usd gösterilmiş, davacı vekili 15.1.2022 tarihli dilekçe ile dava değerini 9.412,31-usd ye çıkartılmıştır. Yargılama sürecinde, yabancı paranın değerinin düşmesi veya artması dava değerini değiştirmez. Aksinin kabulü dava değerinin kur değiştikçe azalıp-artması bilinememesi sonucuna götürür.
Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir. Ancak TMSF ne devir edilen paraya dava tarihinden oran belirtilmeden mevduat faizi işletilmesine karar verilmesi infazda tereddüde yol açacak niteliktedir. İlk derece mahkemesince hatalı olarak karar tarihindeki kur üzerinden harç hesaplaması yapıldığı, bu husus kamu düzenine ilişkin olup resen incelenmesi gerektiğinden davalı ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın harç tahsiline, buna bağlı olarak vekalet ücreti takdirine, infazında tereddüt yaratacak şekilde temerrüt faizi oranının belirtilmemesine ilişkin kısımları düzeltilmek üzere kaldırılmasına, yeniden hüküm verilmesine 9.412,31-USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasına dava tarihi olan 19/07/2019'daki USD kuru (5,6502x9.412,31= 53.181,43-TL) üzerinden harç alınmasına ve dava değeri üzerinden vekalet ücreti takdirine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 2.Tüketici Mahkemesi'nin 17/02/2022 Tarih 2019/391 Esas 2022/306 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kabulü ile 9.412,31-USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca 1 yıllık vadeli USD cinsi mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Harçlar yasasına göre hesaplanan 3.632,82-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
AAÜT gereğince hesaplanan 7.713,59-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 677,45 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Bakiye gider avansının talep halinde yatırana iadesine,"
Davalı tarafından yatırılan 2.118-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Davacı tarafından 76,50-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
23. 06.2022 (¤¤)
(KAYNAK: Av. Hilal DEMİRELLİ)
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358734 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi