Çek istirdadında yetkili hamil kavramı ve TTK 792 uygulanabilirliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/783 E. 2023/341 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Çek istirdadı davasında (TTK 792), çeki müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla elinde bulunduran kişi TTK 790 uyarınca yetkili hamildir ve edinme sebebini ispat etmesi gerekmez. Çekin hamilin rızasıyla (örneğin bedelinin tahsili amacıyla) devredildiği, davacının kendi beyanından anlaşılıyorsa, çek hamilin elinden rıza dışı çıkmış sayılmaz ve TTK 792 hükmü uygulanamaz. Emre yazılı çekin temlik cirosu ile devrinde, ciro şerhinden aksi anlaşılmadıkça çekten doğan hakların da devredildiği kabul edilir; çekin sadece tahsil amacıyla verildiğini ispat yükü davacıya aittir.
Ele alınan sorunlar
Çek istirdadı davasında TTK 792 hükmünün uygulanabilirliği ve ispat yükü → ret
İddia: Davacı vekili, çekin davalıya faktoring şirketine götürülmesi amacıyla teslim edildiğini, davalının kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunun tanık beyanları ve mesaj kayıtlarıyla ispatlandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava TTK 792. madde uyarınca açılmış çek istirdadına ilişkindir. TTK 792'ye göre çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmışsa, çeki elinde bulunduran yeni hamil ancak kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK 790'a göre ise cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla hakkını ispat ettiği takdirde yetkili hamil sayılır; çek istirdadı davasında yetkili hamilin hakkını 790. maddeye göre ispatlaması yeterli olup çeki edinme sebebini kanıtlaması gerekmez. Somut olayda çek, müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla davalının elinde bulunduğundan davalı TTK 790 uyarınca yetkili hamildir; çekin davalıya teslim edildiği tarihte davalı davacı şirket çalışanı değildir. Davacı taraf çekin bedelinin 3. şahıs tarafından tahsil edildiğini beyan ederek talebini çek bedelinin istirdadına dönüştürmüş olup, davacının kendi iddiasına göre çek, bedeli faktoring şirketinden tahsil edilmek üzere davalıya verilmiştir; bu durumda çek davacının elinden rıza dışı çıkmamıştır ve TTK 792. madde hükmünün uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Emre yazılı bir çekin temlik cirosu ile devredilmesi halinde, ciro şerhinden aksi anlaşılmadıkça çekten doğan hakların da devredildiğinin kabulü gerekir; çekin davacı tarafından davalıya cirosu ve tesliminde ihtilaf yoktur. Taraflar arasında alacak-borç ilişkisi mevcut olup, çekin sadece tahsil edilmek üzere davalıya ciro ve teslim edildiğini davacı ispatlayamamıştır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesi'nin, çekin davacının rızası dışında elinden çıktığının ispatlandığı fakat davalının ağır kusurunun ispatlanamadığı yolundaki gerekçesi yerinde görülmemiş, gerekçedeki bu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden istinaf başvurusunun kabulü ile karar kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Çek istirdadı davasında, davacının kendi beyanıyla çekin rızasıyla (tahsil amacıyla) devredildiğinin anlaşılması halinde TTK 792'nin uygulanamayacağı ve ispat yükünün davacıda olduğuna ilişkin tespit, benzer çek istirdadı uyuşmazlıklarında ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek istirdadı↗ yetkili hamil↗ ciro↗ temlik cirosu↗ kötüniyet↗ ağır kusur↗ TTK 790↗ TTK 792↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/783
KARAR NO 2023/341
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/01/2020
NUMARASI 2018/388 Esas - 2020/42 Karar
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/03/2023
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, ... Bankası Sefaköy şubesine ait ... seri numaralı 30/07/2018 keşide tarihli, 120.000-TL bedelli, keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti. olan çekin borca karşılık keşide edilmek suretiyle teslim edildiğini, 13/04/2018 günü müvekkili şirketin müdürü tarafından ciro edilerek şirket çalışanı ...'a bir faktoring şirketine götürmesi için verildiğini, ...'ın o gün akşam saatlerine kadar beklenmesine rağmen işyerine gelmediğini, kendisine telefonla arandığında önce ulaşılamadığını, çekin faktoring şirketine teslim edilmediğini, daha sonra çeki geri vermeyeceğini söylediğini, müvekkili şirket yetkilisi kendisine çeki iade etmesini, bunun hırsızlık olduğunu söyleyerek şahsa pazartesi sabahına kadar süre verdiğini, rızaları dışında çalınmak suretiyle ele geçirilen çekin iadesine-iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, dava konusu çekin müvekkilinin elden davacı şirket yetkilisine yaptığı ödemelere ilişkin olduğunu, müvekkiline en son verilen çek bedelinin 120.000-TL bedelli olduğunu, davacı yanın halen müvekkiline 40.000-TL borcunun bulunduğunu, davalının davacıya ait olan çekleri güveni kötüye kullanarak çaldığı, zimmetine geçirdiği iddialarının gerçeklikten uzak olduğunu, müvekkiline iftira atıldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın davacının elinden rızası dışında çıktığını, davalının ise alacağına mahsuben aldığını savunduğu çekin istirdadına ilişkin olduğu, çek yargılama sırasında ödenerek menfi tespite dönüştüğü, kural olarak çekin istirdatı ile ilgili davalarda; ispat yükünün davacıda bulunduğu; bu nedenle; bu davada da davacının, senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, tanıklar çekin iktisabında davalının kötüniyetli ya da ağır kusurlu olduğunu beyan edecek güçte delil oluşturmadığı, çekin elinden rızası dışında çıktığını ispat ettikleri fakat davalının ağır kusurunu ve kötüniyetini ispat edemedikleri, davalı ...'ın iktisapta kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu ileri sürülüp kanıtlanamadığı anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davaya konu çekin, davalı ...'a faktoring şirketine götürmesi ve bedelini şirkete getirmesinin temini amacıyla teslim edildiğini, davalı ...'in açıkça kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu ispat edildiği halde, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dinlenen tanıkların bizzat bilgi ve görgülerine dayanarak, mahkeme huzurunda doğruları ifade ettiklerini, şirket çalışanı ... ile ... arasındaki şahsi borç alacak ilişkisinin müvekkili şirketle ilgisi olmadığını, tanık beyanlarının telefon mesaj kayıtları ile örtüştüğünü, bu durumun tanıkların doğruyu söylediğinin ve davaya konu çekin davalıya faktoring şirketine götürülmek ve bedeli şirkete verilmek üzere teslim edildiğinin başka bir kanıtı olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu sonradan dosyaya sunulan ve müvekkiliyle husumeti olan ...
imzasını taşıyan 21/11/2017 tarihli "Taahhütname ve Anlaşma Protokolü" başlıklı belgenin sonradan üretilmiş bir belge olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Açılan dava, TTK nın 792.madde uyarınca açılmış çek istirdadına ilişkindir. TTK 792.madde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmüne haiz olup bu doğrultuda TTK 790.madde "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir.
Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun bu hükümlerine göre çek istirdatı davasında yetkili hamilin hakkını 790.maddeye göre ispatlaması yeterli olup çeki edinme sebebine kanıtlaması gerekmemektedir. Somut olayda, davacı taraf, ... Bankası Sefaköy şubesine ait ... seri numaralı 30/07/2018 keşide tarihli, 120.000-TL bedelli, keşidecisi ... Ltd. Şti. olan çekin 13/04/2018 günü ciro edilerek şirket çalışanı davalı ...'a bedelinin tahsil edilmesi amacıyla faktoring şirkete götürmesi için verildiğini, çekin kötü niyetli olarak geri iade edilmediğini, davalı taraf ise çekin teslim edildiğini fakat borcuna mahsuben verildiğini iddia etmekteyken davacı taraf 30.10.2018 tarihli beyan dilekçesinde ve 28.11.2018 tarihli ön inceleme duruşmasındaki beyanında çekin 3.şahsa ciro edildiğini ve çek bedelinin 3.şahıs tarafından tahsil edildiğini ifade ederek, davanın çek bedelinin istirdatı olarak devam ettirilerek çek bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Açılan davanın çek istirdatı davası olduğu, davaya konu çekin incelenmesi sonucunda müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla çeki elinde bulunduran davalının TTK 790.madde uyarınca yetkili hamil olduğu, çekin davalıya teslim edildiği tarihte davalının davacı şirket çalışanı olmadığı, çekin hamilin rızası dışında elinden çıkmasının sözkonusu olmadığı, çekin davacı tarafın iddiasına göre davacı tarafından bedeli faktoring şirketinden tahsil edilmek üzere verildiği ileri sürülmüştür.Buna göre çek davacının elinden rıza dışı çıkmamıştır. Somut olayda TTK 792.madde hükmünün uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Davaya konu çek davacının cirosu ile davalıya teslim edildiği hususunda ihtilaf olmayıp emre yazılı bir çekin temlik cirosu ile devir edilmesi halinde çek ciro şerhinden aksi anlaşılmadıkça ciro ile çekten doğan hakların devir edildiğinin kabulü gerekir.Toplanan delillere göre taraflar arasında alacak- borç ilişkisi mevcut olup çekin tahsil edilmek üzere davalıya ciro ve teslim edildiğini davacı ispatlayamamıştır.
Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi'nce çekin davacının rızası dışında elinden çıktığını ispat ettiği fakat davalının ağır kusurunu ispatlayamadığı yolundaki gerekçesi yerinde görülmemiş olup gerekçede yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm verilerek "davanın reddine" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/01/2020 Tarih 2018/388 Esas - 2020/42 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;"Alınması gereken 179,90-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 2.049,30-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 1.869,40-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 15.350-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
09/03/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358724 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi