Ticari araç satışında zamanaşımı defi ile ayıp davasının reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1520 E. 2023/528 K. ·
Diğer / sınıflanamadıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalZamanaşımı
Gerekçe özeti
Ticari satıma konu malda ayıba dayalı dava, 6762 sayılı TTK 25/4 uyarınca satış tarihinden itibaren 6 ay, satıcının garanti verdiği hallerde ise garanti süresinin sonuna kadar açılabilir. Bu süreler geçtikten sonra ortaya çıkan gizli ayıp iddiaları, satıcının ayıbı devrederken ağır kusurlu olduğu ispatlanmadıkça, zamanaşımı definin ileri sürülmesi halinde davayı ayakta tutamaz.
Ele alınan sorunlar
Davacı istinafının kesinlik sınırı nedeniyle usulden reddi → ret
İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunda tespit edilen 3.000-TL değer kaybına ilişkin talebinin reddedilmesinin ve davalı taraf vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: HMK'nın 341/2 ve Ek 1. maddesine göre, 1.1.2020 tarihinden itibaren miktar veya değeri 5.390-TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Mahkemece reddedilen kısım 3.000-TL olup davacı vekilince bu tutar için istinafa gelinmiştir. Reddedilen hükmün kesinlik sınırı içinde bulunduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ticari satımda ayıba dayalı davanın zamanaşımı süresi → kabul
İddia: Davalı vekili, TBK 231 gereği 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, aracın satış ve teslim tarihinden itibaren garanti süresi sonunda zamanaşımının dolduğunu, davanın buna göre reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusu aracın satış ve teslim tarihi olan 29.12.2009 itibariyle zamanaşımı bakımından 6762 sayılı TTK ve 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 818 sayılı BK'nın 207. maddesinde, satılanın ayıbından kaynaklanan davaların, ayıp sonradan ortaya çıksa bile teslimden itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı; 6762 sayılı TTK'nın 25/4 maddesinde ise ticari satışlarda bu sürenin 6 ay olduğu öngörülmüştür. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmişse, garanti süresinin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Somut olayda araç 29.12.2009'da teslim edilmiş, 2 yıl garanti verilmiştir; kanuni 6 aylık süre 29.06.2010'da, garanti süresi dikkate alınsa dahi zamanaşımı süresi 29.12.2011'de dolmuştur. Yağ eksiltme arızası ilk kez 28.02.2014'te, boya kalınlığı farkı ise Aralık 2019'da (aracın satışından ~10 yıl sonra) ortaya çıkmış olup, her ikisi de bu sürelerin geçmesinden sonradır. Davalının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğu ispatlanamamıştır; ağır kusur ispatlanmadıkça satıcı zamanaşımı definden yararlanabilir. Bu durumda zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan davacı tarafça ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvurulması mümkün değildir; davalının zamanaşımı defi yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ağır kusur iddiasının ispatlanamaması → ret
Gerekçe: Aracın kaza yapmış olarak davacıya satıldığına dair herhangi bir delil ileri sürülmemiştir. Alınan bilirkişi raporunda boya kalınlığı farkının mutlaka o kısmın kaza sonucu onarılıp yeniden boyandığı anlamına gelmediği, aracın genel boya kalınlığına bakılması gerektiği belirtilmiştir. Davalının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğu ispatlanamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari satıma konu malın ayıbından kaynaklanan davalarda, 6762 sayılı TTK 25/4 ve 818 sayılı BK 207 kapsamında zamanaşımı süresinin hesaplanması ve satıcı garantisinin bu süreye etkisi ile ağır kusur ispatının zamanaşımı definin etkisizleştirilmesindeki rolü yönünden emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Ticari satıma konu malın ayıbından kaynaklanan davalarda 6762 sayılı TTK'nın 25/4. maddesine göre zamanaşımı süresi 6 aydır; satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmişse dava garanti süresinin sonuna kadar açılabilir. Bu sürelerin geçmesinden sonra, satıcının ayıplı malı devretmekte ağır kusurlu olduğu ispatlanamadıkça, davacı ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvuramaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari satım↗ gizli ayıp↗ zamanaşımı defi↗ ağır kusur↗ garanti süresi↗ değer kaybı↗ bedel indirimi↗ kesinlik sınırı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
(6098 S. K. m. 231) (6100 S. K. m. 341, Ek m.
1) (818 S. K. m. 207) (6762 S. K. m.
25)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 29.12.2009 tarihinde davalı şirketten 2010 model ... marka ... plakalı aracı satın aldığını, aracın periyodik bakımlarının devamlı olarak davalının yetkili servisinde yapılmasına rağmen aracın 45.000 km'den sonra yağ yakmaya başladığını, ancak yetkili servisçe sorunun giderilmediğini, 90.000 km'de yine aynı sorun nedeniyle aracın servise götürüldüğünü, servis tarafından ücretsiz revizyon yapıldığını, revizyon yapılan aracın 1.700 km sonra yağ yakmaya başlayınca tekrar servise başvurulduğunu ve araçta tekrar ücretsiz revizyon yapıldığını, ancak araçtaki motor sorununun giderilemediğini ve müvekkilinin sürekli oyalandığını, bu arada müvekkilinin Aralık 2014 tarihinde aracın değerinin tespiti için davalının 2.
el satışlarını gerçekleştiren ... (...) başvurduğunda aracın ön kaput vc arka bagaj kapağının boyanmış olduğunu öğrendiğini, kendisine kaza yapmış aracın satıldığını anlayan müvekkilinin aynı gün müşteri hizmetlerine başvurduğunu, müvekkilinin ihbarına karşılık 29.01.2015 tarihli cevapta parçaların ayrı ayrı boyanması nedeniyle boya kalınlıklarının farklı olmasının normal olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin hem motor arızası bulunan hem dc kaza yapmış bir aracın kendisine satılması karşısında 03.06.2015 tarihinde davalıya ihtarname göndererek zararının giderilmesini istediğini, ancak talebin sonuçsuz kaldığını belirterek, ayıp oranında satış bedelinden indirim kapsamında aracın ayıpsız değeri ile ayıplı değeri arasındaki fark olan 20.000-TL'nin aracın satış tarihi olan 29.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH Davacı vekili 16.10.2019 tarihli dilekçesiyle dava değerini artırarak 28.000-TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; TBK'nın 231. maddesi gereği davanın 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, aracın garanti süresinin de 2 yıl olduğunu, aracın davacıya 29.12.2009 tarihinde teslim edildiğini, garanti süresi ve zamanaşımının 29.12.2011 tarihinde dolduğunu, dava tarihinin ise 23.12.2015 olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunmadığını, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, dava konusu aracın 03.12.2015 tarihli son servis girişine göre 105.035 km yol yaptığımı, aracın garanti süresi sonrasında yetkili servis girişi bulunmadığını, bu durumun da araçta ayıp olmadığını gösterdiğini, araçta yağ eksiltmesinin normal bir durum olduğunu, aracın garanti süresi bitiminden 2 yıl sonra yağ eksiltme şikayeti ile 28.02.20014 tarihinde servise getirildiğini, yapılan testler sonucunda yağ tüketiminin üretici standartları içerisinde olduğunun anlaşıldığını, aracın muhtelif yerlerinde göçük ve çizikler bulunduğunu, davacının bunların onarımı için başka bir serviste onarım yaptırmış olabileceğini, boya kalınlıklarının da buna bağlı olarak ortaya çıkabileceğini, ayrıca değer kaybına aracın satış tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; aracın yağ eksiltme probleminin bariz olduğu, 2014 model ... marka bir araçta olmaması gereken seviyede yağ eksiltme problemi olduğunun tespit edildiği, aracın motor kaputu ve bagaj kapağında yapılan boya kalınlığı ölçümleri sonuçlarının değerlendirilmesinden ve dosyada bulunan servis formlarında belirtilen bagaj kapağının yerine oturtulamaması arızasından, aracın ön ve arka kısımlarından işlem gördüğünün tespit edildiği, bu arızaların imalat hatası olduğu ve aracın davacıya gizli ayıplı olarak satıldığının tespit edildiği, araçtaki yağ eksiltme probleminin giderilmesi için aracın motorunun komple yenisiyle değiştirilmesinin gerektiği, bu işlemin KDV dahil 25.000-TL’ye mal olacağı, 3.000-TL değer kaybı oluştuğu, aracın ayıplı olmasına ve bu ayıbın ancak motor değişimi suretiyle giderilebilecek olmasına rağmen, davalının (veya yetkili servisinin) ayıbı kökünden gidermeyen tamiratlarla davacıyı sürekli oyaladığı, bu nedenle davalının ağır kusurlu davrandığı kanaatine varıldığı, davalı ağır kusurlu davrandığı için yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığı ve davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını ileri sürmek suretiyle sorumluluktan kurtulamayacağı, aracın imalat hatasından kaynaklı ayıplı olması nedeniyle davacının bedel indirimi talebinin yerinde olduğu, indirim bedeli olarak 25.000-TL olan motorun yenisi ile değiştirilmesi bedelinin rapor tarihi olan 25.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 25.000-TL'nin 25.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın boyalı olarak satılması nedeniyle araçta 3.000-TL değer kaybı oluştuğu tespit edilmesine rağmen, bu bedele ilişkin talepleri reddedilerek davalı tarafa vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; öncelikle ıslah tarihi 2019 olmasına rağmen bilirkişi rapor tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aracın 2 yıllık garanti süresinin dolmuş olması nedeniyle garanti süresi dolmuş olan aracın değer kaybının talep edilmesinin mümkün olmadığını, zira davanın 29.12.2011 olan garanti süre sonundan 4 yıl sonra 23.12.2015 tarihinde açıldığını, davacının derhal ihbar şartını yerine getirmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, dava iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğradığını, araçta 2 yıl süre boyunca kayda değer bir sorun çıkmamış olduğundan müvekkilinin araçtaki ayıbın varlığını bilerek aracı davacıya satmasının söz konusu olmadığını, araçta ayıp veya üretim hatası bulunmadığını, araca 18.12.2018 tarihinde yağ testi uygulanmış olup 1.000 km'de 0,8 lt yağ sarfiyatı tespit edildiğini, bunun bir çok nedeni olabileceğini, detaylı bir inceleme yapılmadan sadece bu test sonucuna göre motor değişimi yapılması yönünde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, kaldı ki garanti süresi bitmiş olmasına rağmen 12.01.2015 tarihinde bazı parçalar değiştirilerek aracın sorunsuz olarak davacıya teslim edildiğini, araç 165.449 km'de iken 08.01.2019 tarihinde araçtaki yağ eksiltme nedeniyle motor revizyonu yapılması gerektiği bildirilerek %50 destek ile onarım yapılabileceğinin davacıya iletildiğini, ancak davacının bunu kabul etmediğini, zamanında yapılmayan onarımlar ile arızanın büyümesine neden olunacağından bu durumdan müvekkilinin sorumlu tutulmayacağını, aracın 9 yaşındayken bu durum ile karşılaşması nedeniyle, sorunun sadece üretim hatası ile ilişkilendirilmeyeceğini, bunun bir çok etkenden kaynaklanabileceğini, ayrıca mekanik onarımların değer kaybı yaratmayacağını, davacının taleplerinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak satış bedelinden indirim kapsamında araçta oluşan değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. Öncelikle HMK'nın 341/2 ve Ek 1. maddesine göre, 1.1.2020 tarihinden itibaren miktar veya değeri 5.390-TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut olayda mahkemece reddedilen kısım 3.000-TL olup davacı vekilince reddedilen 3.000-TL için istinafa gelindiği, istinafa ilişkin reddedilen hükmün kesinlik sınırı içinde bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilince yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Dava konusu aracın satış ve teslim tarihi olan 29.12.2009 tarihi itibariyle zamanaşımı bakımından somut olayda 6762 sayılı TTK ve 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
818 sayılı BK'nın 207. maddesinde, satılanın ayıbından kaynaklanan her türlü davanın, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile satılanın alıcıya tesliminden itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı öngörülmüş olup, 6762 sayılı TTK'nın 25/4 maddesinde ise ticari satışlarda bu sürenin 6 ay olduğu hükme bağlanmıştır. Somut olayda; dava konusu aracın 29.12.2009 tarihinde davacıya satılarak teslim edildiği, araca davalı tarafça 2 yıl garanti verildiği, aracın davacıya tesliminden dört yıl iki ay sonra araç 75.652 km'de iken 28.02.2014 tarihinde yağ eksiltme arızasının ortaya çıktığı, arızanın devamı üzerine 12.01.2015 tarihinde aracın motorunun revizyonu kapsamında piston, biyel ve biyel kol yataklarının ücretsiz olarak değiştirildiği, bu tarihten sonra aracın aynı sorun nedeniyle 01.04.2015, 29.04.2015 ve 13.07.2015 tarihlerinde servise götürüldüğü, son iki defasında aracın silindir kafasının onarılarak supap lastiklerinin değiştirildiği, 30.07.2015 tarihinde yağ tüketimi kontrolü yapılarak tüketimin toleranslar içerisinde olduğunun belirlendiği, 08.01.2019 tarihli ölçümde ise yağ tüketiminin ölçüldüğü anlaşılmaktadır.
Aracın satış ve tesliminden yağ tüketim sorunuyla yetkili servise ilk olarak başvurulduğu 28.12.2014 tarihine kadar, araçta yağ eksiltme sorunu bulunduğuna dair bir iddia ve servis kaydı bulunmamaktadır. Bu durumda 28.12.2014 tarihi öncesinde dava konusu araçta yağ eksiltme arızasının bulunmadığı sabittir. Yine davacı tarafça aracın ön kaput ve bagaj kapağında boya farklılığının Aralık 2019 tarihinde, yani aracın satış ve tesliminden yaklaşık 10 yıl sonra ortaya çıktığı, boya farklılığının da aracın kaza nedeniyle boyanmasından kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Ancak aracın kaza yapmış olarak davacıya satıldığına dair herhangi bir delil ileri sürülmemiştir. Mahkemece alınan 02.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda da boya kalınlığı farkının mutlaka o kısmın kaza sonucunda onarılarak tekrar boyandığı anlamına gelmeyeceği, aracın genel boya kalınlığına bakmak gerektiği belirtilmiştir.
Araç 29.12.2009 tarihinde satılıp teslim edildiğine göre, kanunda öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresi 29.06.2010 tarihinde dolmuştur. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, garanti süresinin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Garanti süresinin 2 yıl olduğu gözetildiğinde ise zamanaşımı süresi 29.12.2011 tarihinde dolmuştur. Araçta gizli ayıp olarak nitelendirilen yağ eksiltme arızası ise bu süreler geçtikten sonra 28.02.2014 tarihinde ilk kez ortaya çıktığı gibi boya kalınlığı farkı da Aralık 2019 tarihinde ortaya çıkmıştır. Davalının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğu da ispatlanamamıştır. Bu durumda somut olayda zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan, davacı tarafça ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvurulması mümkün olmayıp, davalı tarafın zamanaşımı defiinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle HMK 341-2, 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2020 Tarih 2015/1226 Esas - 2020/65 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 478,17-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 298,27-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 426,94-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 31,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
06/04/2023 (¤¤)
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358703 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi