6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defterine kaydettiği faturayı benimseyen davalı, malın teslim alındığını kabul etmiş sayılır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1515 E. 2023/522 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Bir tarafın faturayı kendi ticari defterine borç olarak kaydetmesi, karşı iddiaya rağmen malın teslim alındığının kabulü için yeterli bir karinedir; buna karşı ileri sürülen dava dışı üçüncü kişilerden mal alındığı savunması, bu savunmayı destekleyen bağımsız delil bulunmadıkça kabul edilmez. Çekle yapılan ödeme iddiasında, çekin lehtarı davacı değilse bu çek bedeli davacıya yapılan ödeme olarak kabul edilemez; lehtarı davacı olan çek ise davalı tarafından davacıya yapılan kısmi ödeme sayılır ve alacaktan düşülür. İlk derece mahkemesinin tespit edilen kısmi ödemeyi düşmeden davayı tam kabul etmesi, yeniden yargılama gerektirmeyen bir hata ise, BAM kararı kaldırıp davayı kısmen kabul ederek esastan yeniden hükme bağlar.

Ele alınan sorunlar

Faturanın davalı ticari defterlerine kaydedilmesinin teslim karinesi oluşturması → ret

İddia: Davalı vekili, kapı siparişini dava dışı üçüncü kişilere verdiğini, malları onlardan aldığını ve bedeli onlara ödediğini, bu hususta üçüncü kişilerin tanık olarak dinlenmesi talebinin dikkate alınmadığını ve bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Hükme esas bilirkişi raporunda, takibe dayanak faturanın davalının ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğu, davalı defterlerinde davacı aleyhine borç kaydı yapılarak fatura borcunun kapatıldığı, ancak bu kaydın dayanağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacının faturasını benimseyerek kendi ticari defterlerine kaydeden davalının, fatura konusu malları teslim aldığının kabulü gerekir; davalının zaten malların teslim edilmediğine yönelik bir iddiası da yoktur. Faturayı defterine kaydedip alacaklı olarak davacıyı kabul eden davalının, kapıları dava dışı kişilerden aldığı yönündeki savunmasına itibar edilmesi mümkün değildir; kapıları davacıya dava dışı kişilerin sattığına veya davacı adına hareket ettiklerine ilişkin herhangi bir delil de bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Çeklerle yapılan ödeme iddiasının lehtar kaydına göre değerlendirilmesi → kısmi kabul

İddia: Davalı, fatura bedelini 18.07.2018 tarihli 10.000-TL'lik çek ile 31.07.2018 tarihli 18.800-TL'lik çekle ödediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Çek bedellerinin ödenmediğine yönelik bir iddia bulunmamaktadır. Getirtilen çek suretlerinden, 18.07.2018 tarihli 10.000-TL bedelli çekin lehtarının dava dışı kişi olduğu görülmüş olup bu çek bedelinin davacıya ödendiğinin kabulü mümkün değildir. 31.07.2018 tarihli 18.800-TL bedelli çekte ise lehtar davacıdır; çek davacı tarafından dava dışı kişiye ciro edilmiş olmakla, davalı tarafından davacıya bu çek tutarı kadar ödeme yapıldığının kabulü gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısmi ödemenin alacaktan düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi → kısmi kabul

Gerekçe: 18.800-TL kısmi ödemenin düşülmesi sonucunda davacının bakiye alacağı 19.432-TL olup bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken, söz konusu ödeme düşülmeden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Bu hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

İcra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı talepleri → kısmi kabul

Gerekçe: Alacak likit olup davalı itirazında haksız bulunmakla, kabul edilen kısım yönünden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Davacının takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından reddedilen kısım bakımından kötü niyet tazminatı talep koşulları oluşmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bir tarafın karşı tarafa ait faturayı kendi ticari defterine borç olarak kaydetmesinin, malın teslim alındığına ilişkin kuvvetli bir karine oluşturduğu ve bu karinenin bağımsız delille çürütülmedikçe geçerli olduğu yönündeki tespit, benzer ticari alacak davalarında emsal niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter kaydının ispat gücü itirazın iptali kısmi ödeme çekte lehtar kaydı icra inkar tazminatı kötü niyet tazminatı yeniden yargılama gerektirmeyen hata

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1515

KARAR NO 2023/522

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/07/2020

NUMARASI 2019/457 Esas - 2020/270 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/04/2023

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalıya tanesi 900-TL'den 36 adet çelik kapı satarak 13.01.2018 tarih ve 38.232-TL tutarlı irsaliyeli fatura ile teslim ettiğini, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine Küçükkçekmece ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini,  davalı borçlunun adresi Küçükçekmece ilçesi olduğundan yetki itirazının dayanağının bulunmadığını, davalının itirazının ödemeyi geciktirme amaçlı olduğunu belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin yapmış olduğu inşaatların kapı işlerini ... ve ... adlı şahıslara yaptırdığını, 36 adet kapı siparişini de bu kişilere verdiğini, kapı bedeli kapsamında 18.07.2018 keşide tarihli 10.000-TL bedelli çek ile 31.07.2018 keşide tarihli 18.800-TL bedelli çekleri vererek bedellerini ödediğini, çeklerin birisinde ...'in, diğerinde ise bu kişilerin talebi üzerine davacının lehtar olarak gösterildiğini, çeklerin üzerlerindeki keşide tarihlerinden çok önce tanzim edildiğini, daha sonra fatura müvekkiline gönderildiğinde borcun çeklerle ödendiği düşünüldüğünden faturaya itiraz edilmediğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacıya ait lehine delil hükmündeki defterlerinde davalıdan 38.232-TL alacağın saptandığı, davalının yevmiye defterlerinde ilgili alacağın kayıtlı bulunduğu, davalının bu faturanın teslimi yönündeki kabul beyanında olduğu gibi irsaliyeli faturanın tesliminin sağlandığı, itiraza uğramadığı için de kesinleştiği, her ne kadar faturanın sonradan düzenlendiği, bu nedenle itiraz etmedikleri yönünde cevap verilmiş ise de, basiretli tacir gibi davranılmadığı ve yasal defterlerinin aleyhine delil hükmünde bulunduğu, 2 adet çekin yasal defterlerinde kayıtlı bulunmadığı ve çek teslim makbuzunun sunulmadığı, davacı yasal defterlerindeki kayda üstünlük tanınması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin 38.232-TL üzerinden devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin yapmış olduğu inşaatların kapı işlerini ... ve ... adlı şahıslara yaptırdığını, 36 adet kapı siparişini de bu kişilere verdiğini, kapı bedellerini 18.07.2018 keşide tarihli 10.000-TL bedelli çek ve 31.07.2018 keşide tarihli 18.800-TL bedelli çeklerle ödediğini, çeklerin birisinde ...'in, diğerinde ise bu kişilerin talebi üzerine davacının lehtar olarak gösterildiğini, söz konusu ödeme belgeleri dikkate alındığında dava dışı üçüncü kişilerin tanık olarak dinlenilmesi yönündeki taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, alınan bilirkişi raporunun da eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satıma dayalı olarak düzenlenmiş olan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, takibe dayanak 13.01.2018 tarihli 38.232-TL tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde de kayıtlı bulunduğu, davalı defterlerinde davacı aleyhine borç kaydı yapılarak fatura borcunun kapatıldığı, ancak bu kaydın dayanağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda davacının faturasını benimseyerek kendi ticari defterlerine kaydeden davalının, fatura konusu malları teslim aldığının kabulü gerekmekte olup, esasen davalının malların teslim edilmediğine yönelik bir iddiası da yoktur. Davacının faturasının kendi defterlerine kaydedilmesi suretiyle davacıyı alacaklı olarak kabul eden davacının, kapıları dava dışı kişilerden aldığı yönündeki savunmasına itibar edilmesi mümkün olmadığı gibi, kapıları davacıya dava dışı ...

ve ... adlı kişilerin sattığına ya da davacı adına hareket ettiklerine yönelik herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davalı tarafça fatura bedelinin 18.07.2018 keşide tarihli 10.000-TL bedelli çek ve 31.07.2018 keşide tarihli 18.800-TL bedelli çeklerle ödediği ileri sürülmüştür. Çek bedellerinin ödenmediğine yönelik bir iddia bulunmamaktadır. Mahkemece getirtilen çek suretlerinden;

18. 07.2018 tarihli 10.000-TL bedelli çekin lehtarının dava dışı ... olduğu görülmüş olup, bu çek bedelinin davacıya ödendiğinin kabulü mümkün değildir.

31. 07.2018 tarihli 18.800-TL bedelli çekte ise lehtar davacı olup, çekin davacı tarafından dava dışı ...'e ciro edildiği anlaşılmakla, davalı tarafından davacıya bu çek tutarı kadar ödeme yapıldığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda 18.800-TL kısmi ödemenin düşülmesi sonucunda davacının bakiye alacağı 19.432-TL olup bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken, söz konusu ödeme düşülmeden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Diğer yandan alacak likit olup davalı itirazında haksız bulunmakla, kabul edilen kısım yönünden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olup, davacının takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından reddedilen kısım bakımından kötü niyet tazminatı talep koşulları oluşmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/07/2020 Tarih 2019/457 Esas - 2020/270 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, Davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... (eski Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ...) esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 19.432-TL alacak üzerinden ve bu tutara alacaklının takipteki talebiyle bağlı kalınarak yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine, Kabul edilen kısım üzerinden %20 oranında hesaplanan 3.886,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine," İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 1.327,39-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine  yatırılan 761,51-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 565,88‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 805,91‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti ve 134,90-TL posta masrafı olmak üzere toplam 934,90-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 407-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan  9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 653,4‬0-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 22-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 10-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Hükümden sonra davalı yan gider avansından karşılanan 43-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 24-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

06/04/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358702 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.