6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR 30. madde karinesi çürütülemediğinden rücu davasının reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1494 E. 2023/403 K. ·

Rücuen tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda, alıcı malı teslim anında açık hasarlarda ya da açık olmayan hasarlarda teslimden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak bildirim yapmadan çekincesiz teslim alırsa, malın sevk mektubunda belirtildiği şekilde hasarsız teslim edildiğine dair taşıyıcı lehine bir karine oluşur. Bu karine dava hakkının düşmesiyle ilgili olmayıp salt ispat yüküne ilişkindir ve aksi ispat edilebilir; ancak karinenin çürütülmesi için taşıyıcı veya resmi makamlarca düzenlenmiş, hasarın taşıma sırasında ve taşıyıcının sorumlu olduğu bir nedenden kaynaklandığını gösteren somut ve zamanında düzenlenmiş deliller gerekir. Teslimden uzun süre sonra ve taşıyıcının katılımı olmadan tek taraflı düzenlenen hasar tutanakları ile kesinlik içermeyen, tahmine dayalı ekspertiz raporları bu karineyi çürütmeye yeterli değildir.

Ele alınan sorunlar

CMR 30. madde uyarınca süresinde hasar ihbarı yapılmamasının ispat yüküne etkisi → ret

İddia: Davacı vekili, 7 günlük sürenin hak düşürücü süre olmayıp taşıyıcı lehine sadece bir karine oluşturduğunu, karinenin aksinin ispat edilebileceğini ve hasarın davalının sorumluluk alanında meydana geldiğinin ispatlandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 30/1. maddesine göre, alıcı teslim anında (açık hasarlarda) veya teslimden yedi gün içinde (açık olmayan hasarlarda, pazar ve resmi tatil hariç, yazılı olarak) durumu bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus malın sevk mektubunda belirtildiği şekilde teslim alındığına karine oluşturur. Bu düzenleme dava hakkının düşmesiyle ilgili değildir, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşır. CMR'ye tabi taşımalarda taşıyıcı, malı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasardan sorumludur; ancak CMR'de yazılı nedenleri ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. 30. maddedeki karine taşıyıcı lehinedir ve aksi ispat edilebilir; bu halde ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer. Somut olayda emtia çekincesiz teslim alınmış, hasar tutanakları teslimden 25 gün sonra ve davalı taşıyıcının hiçbir temsilcisi olmadan tek taraflı düzenlenmiş, sigortalı tarafından davalı taşıyıcıya herhangi bir ihbarname gönderilmemiştir. Süresinde hasar ihbarı yapılmadığından emtianın hasarsız teslim edildiği yönünde davalı taşıyıcı lehine karine oluşmuştur; bu durumda davacının, hasarın taşıyıcının sorumlu olduğu bir nedenden kaynaklandığını ispat etmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

7 günlük ihbar süresinin başlangıcı ve alıcı sıfatının belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, CMR belgelerinde alıcı olarak gösterilen ... Holding firmasının emtiayı teslim aldığına dair delil bulunmadığını, bu nedenle 7 günlük sürenin başlamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Emtiaların, taşıma senedinde alıcı olarak gösterilen firmanın yüklenicisi olduğu enerji santralinin inşaat sahasında faaliyet gösteren sigortalı firma tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle 7 günlük ihbar süresinin CMR taşıma senetlerinde belirtilen teslim tarihlerinde işlemeye başladığının tespitinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ekspertiz raporu ve hasar tutanaklarının karineyi çürütmeye yeterliliği → ret

İddia: Davacı vekili, hasar tutanaklarının lojistik sorumlusunun imzasını taşıdığını, tır plakaları ile uyumlu olduğunu, ekspertiz raporunda hasarın varlığı ve taşıyıcıdan kaynaklandığının açıkça belirtildiğini, davalının yüke nezaret yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Eşyanın hasarlı olarak alıcıya teslim edildiğine dair taşıyıcı veya taşıyanların imzasını taşıyan veya resmi makamlarca düzenlenmiş bir tutanak ile hasarın nedeni veya miktarı belirlenmemiştir. Ekspertiz raporunda hasarın büyük olasılıkla kara yolu taşıması sırasında seyir halinde ya da hatalı yükleme, elleçleme ya da boşaltma sırasında meydana geldiği belirtilmişse de bu tespit CMR belgeleri üzerinde herhangi bir açıklama bulunmaması ve transfer sırasında resmi tutanak düzenlenmemesi nedeniyle varılan bir kanaatten ibarettir ve kesinlik içermemektedir. Ekspertiz incelemesi 26-27/08/2017 tarihlerinde yapılmış, rapor 16/10/2017 tarihinde düzenlenmiştir; teslim tarihi ile inceleme ve rapor tarihleri arasındaki süre, hasar tutanağının da teslimden 25 gün sonra sigortalı firma tarafından tek taraflı düzenlenmiş olması ve eksper raporunun kesinlik içermemesi birlikte değerlendirildiğinde, sunulan deliller ile davalı lehine oluşan karinenin aksi ispat edilememiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CMR Konvansiyonu 30/1. madde kapsamında süresinde hasar ihbarı yapılmamasının taşıyıcı lehine ispat karinesi oluşturduğu, bu karinenin dava hakkının düşmesiyle ilgili olmayıp salt ispat yüküne ilişkin olduğu ve karinenin çürütülmesi için gerekli delil standardı yönünden emsal niteliktedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu rücuen tazminat hasar ihbarı ispat yükü taşıyıcı sorumluluğu karine temlik halefiyet ekspertiz raporu

Atıf yapılan mevzuat: Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) — Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) 30/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

(6100 S. K. m. 361) (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m.

30)

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan, sigortalı ...'ye ait Soğutma Kulesi Yangın Koruma Paneli cinsi emtialarının, ortak sigortalı ... San. A.Ş.'nin Bağdat/Irak şantiyesine davalı tarafından nakliyesi esnasında hasara uğradığını, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak toplamda 66.235,57-USD sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini ve müvekkilinin sigortalının haklarını temlik aldığını, emtiaların sigortalının şantiyesine nakliyesi sonrası hasara uğradığı tarihte sigortalı tarafından derhal tespit edildiğini ve firma yetkililerince hasar tutanaklarının düzenlendiğini, sevkiyatta 16 palet (660 plaka) geldiğini, hasarın emtianın kamyondan boşaltılması veya kamyona yüklenmesi sırasında nakliye esnasında meydana geldiğinin eksperlerce tespit edildiğini, tazmin edilen tutarın tahsilatı amacıyla Beykoz İcra Dairesi'nin ...

ve ... Esas sayılı dosyalan ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazları ile takiplerin durduğunu belirterek 66.849,66-USD alacağa ilişkin itirazların iptaliyle takibin devamına, davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu emtiaların 10/04/2017 ve 15/04/2017 tarihlerinde alıcı adresine teslim edildiğini, mat panel cinsi emtiada vuku bulduğu iddia edilen hasar ile ilgili olarak müvekkiline yasal süresi içinde bildirim yapılmadığını, davacı tarafça sunulan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, uyuşmazlığa konu emtiada hiçbir şekilde taşıyıcının sorumluluğunu gerektirecek bir nedenden ötürü hasar oluşmadığını, taşıma esnasında hasar meydana geldiği iddiasını reddettiklerini, emtiaların ambalajlanması, taşımaya hazır hale getirilmesi ve akabinde araç içi yükleme-istifleme işlemlerinin sigortalı tarafından ifa edildiğini belirterek davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalının düzenlediği 3 adet CMR senedi ile toplam 45 palet emtianın Almanya'dan yüklendiği, yükleme sırasında çekilen fotoğraflara göre yükleme ve araca sabitlemeyi göndericinin yaptığı, emtianın araç üzerinde sağlam ve hasarsız göründüğü, taşımada kullanılan 3 adet CMR senedi üzerinde emtianın hasarlı olduğuna dair bir şerh mevcut olmadığı, aracın varış tarihinden 4,5 ay sonra çekilen fotoğraflarda hasarlı emtianın nakliye sırasında hasarlandığına ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, CMR Konvansiyonun 30. madde hükmü karşısında, sigortalının emtiayı hasarsız olarak teslim aldığı kanaatine varıldığı, 04 Mayıs 2017 ve 06 Mayıs 2017 tarihlerinde düzenlenen tutanakların altındaki imzaların davacının sigortalısının çalışanlarına ait olduğu, emtiayı taşıyan davalının veya çalışanlarından biri tarafından imzalanmadığı, teslimden 25 gün sonra tek taraflı düzenlenen tutanakların, emtianın nakliye sırasında hasar aldığı iddiası ile örtüşmediği, davacının CMR Konvansiyonu gereği, sigortalısının 7 günlük yazılı bildirim şartına uymaması, CMR senetlerinin çekincesiz olmasına rağmen, müşterisi tarafından teslimden 25 gün sonra tek taraflı olarak düzenlenen hasar tutanağına ve detaylı veri barındırmayan ve 4,5 ay sonra çekilen fotoğraflarla hazırlanan tahmine dayalı ekspertiz raporuna dayanarak sigortalısına yaptığı ödemenin bir lütuf ödemesi olduğu, hasarın davalı tarafından ifa edilen taşıma sırasında meydana geldiği ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; alacağın müvekkiline temlik edildiğini, tazminat hakkının kayıtsız şartsız müvekkiline devri nedeniyle müvekkilinin halef sıfatını kazandığını,7 günlük sürenin ne zaman başladığı ile ilgili bir değerlendirme yapmadığını, CMR belgelerinde alıcı firmanın ... firması olmadığını, CMR belgesinde alıcı olarak gösterilen ... Holding firmasının emtiayı teslim aldığına dair bir delil bulunmadığını, 7 günlük sürenin hak düşürücü süre olmadığını, sadece taşıyıcı lehine karine meydana geldiğini ve karinenin aksinin her zaman ispat edilebileceğini, hasarın davalının sorumluluk alanında gerçekleştiğinin ispatlandığını, emtiaların kontrollü bir şekilde paketlerden çıkarılması anında yapılan tespitlerin hasarın varlığını kanıtladığını, söz konusu tutanaklarda lojistik sorumlusunun da imzasının bulunduğunu, bu tutanakların davalı taşıyıcıya kamyon plakaları, sevkiyat numaraları yapılarak davalıya bildirildiğini, rücu ihtarının, ekspertiz raporunun, survey raporunun ve hasar fotoğraflarının hasarın varlığını ve taşıyıcıdan kaynaklanan sebeplerden ötürü meydana geldiğini ispatladığını, dosyaya sunulan fotoğrafların emtianın depoya alınmasından 20 gün sonra çekilmesine rağmen mahkemece 4,5 ay sonra çekildiğinden bahsedildiğini, tutanaklarda hasarlı emtiaların tek tek tespit edildiğini, tır plakaları ile uyumlu olduğunu, davalının yüke nezaret yükümlülüğü gereğince istiflemenin hatalı yapıldığı hususunda uyarıda bulunmadığını, ekspertiz raporunda hasarın varlığı ve taşıyıcıdan kaynaklandığının açıkça belirtildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, emtia blok abonman sigorta poliçe kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir. Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından eksper raporuna dayanarak, sigortalısı şirkete;

66. 235,57-USD tazminat tutarını 14/11/2017 tarihinde ödediği ve 04/05/2017 tarihli temlikname ile sigortalısının haklarına halef olduğu anlaşılmaktadır. CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturur. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirim yazılı olarak yapılacaktır. CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usülüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir.

Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR’nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi ispat edilebilir. Bu halde, ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer. (Yargıtay 11.HD'nin 2008/13060 Esas, 2010/4432 Karar sayılı ve 26/04/2010 tarihli ilamı). Somut olayda; davacı tarafından nakliyat emtia sigortası ile sigortalanan emtianın taşınması işinin davalı tarafından yapıldığı, 3 adet CMR senedi ile taşınan emtiaların 2 CMR senedine konu emtianın 10/04/2017 tarihinde diğerinin ise 15/04/2017 tarihinde çekincesiz olarak teslim alındığı, alıcı tarafından düzenlenen 04 Mayıs 2017 ve 06 Mayıs 2017 tarihlerinde düzenlenen tutanaklarla hasarlı emtiaların tespit edildiği anlaşılmaktadır.

Hasarın tespitine ilişkin bu tutanaklarda davalı taşıyıcıyı temsilen herhangi bir çalışanı yer almadığı gibi sigortalı tarafından davalı taşıyıcıya herhangi bir ihbarname gönderilmemiştir. Süresinde hasar ihbarı yapılmadığından, emtianın hasarsız olarak alıcıya teslim edildiği yönünde davalı taşıyıcı lehine karine oluşmuştur. Bu durumda davacı tarafın emtianın taşıyıcının sorumlu olduğu nedenden ötürü emtianın hasarlı olarak alıcıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Her ne kadar davacı tarafça taşıma senetlerinde alıcı olarak ... Holding firmasının gösterildiğini ve bu firmaya teslim yapılmadığından 7 günlük ihbar süresinin başlamayacağı ileri sürülmekte ise de emtiaların ... Holding'in yüklenicisi olduğu anlaşılan enerji santralinin inşaat sahasında faaliyet gösteren sigortalı firma tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle 7 günlük ihbar süresinin CMR taşıma senetlerinde belirtilen teslim tarihlerinde işlemeye başladığının tespitinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Eşyanın hasarlı olarak alıcıya teslim edildiğine dair taşıyıcı veya taşıyanların imzasını taşıyan veya resmi makamlarca düzenlenmiş bir tutanak ile hasarın nedeni veya miktarı belirlenmemiştir. Ekspertiz raporunda hasarın büyük olasılıkla emtianın kara yolu taşıması sırasında seyir halinde ya da hatalı yükleme, elleçleme ya da boşaltma sırasında meydana geldiği, CMR belgeleri üzerinde herhangi bir açıklama bulunmaması ve transfer sırasında herhangi bir resmi tutanak düzenlenmemesi nedeniyle hasarların kara nakliyesi sırasında oluştuğu yönünde kanaat bildirilmiştir.

Her ne kadar davalı tarafça ekspertiz raporundaki tespitlerin esas alınması gerektiği ileri sürülmekte ise de ekspertiz incelemesinin 26/08/2017-27/08/2017 tarihlerinde yapıldığı, raporun ise 16/10/2017 tarihinde düzenlendiği anlaşılmakta olup, ürünün teslim edildiği tarih ile ekspertiz incelemesinin yapıldığı ve raporun düzenlendiği tarih aralığı, yine sigortalı firma tarafından hasar tutanağının teslimden 25 gün sonra düzenlenmesi, eksper raporunun kesinlik içermemesi dikkate alındığında ekspertiz raporu ve dosyadaki deliller ile davalı lehine oluşan karinenin aksi ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/03/2023 (¤¤)

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358698 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3269 E. 2024/5735 K. · Onandı

CMR'de çekincesiz teslim ve 7 günlük ihbar: taşıyıcı lehine karine

Gerekçe özeti

CMR'ye tabi taşımada taşıyıcı, malı teslim aldığı andan usulüne uygun teslim ettiği ana kadarki hasardan kural olarak sorumluysa da; alıcı, açıkça görülmeyen hasarlarda teslimden itibaren yedi gün içinde (pazar ve resmî tatiller hariç) yazılı bildirimde bulunmaksızın malı çekincesiz tesellüm etmişse, malın sevk mektubunda belirtildiği gibi teslim edildiğine dair taşıyıcı lehine karine doğar ve ispat yükü yer değiştirir. Süre, taşıma senedinde gösterilen teslim tarihinde işlemeye başlar; senetteki alıcı ile malı fiilen teslim alan (alıcının yüklenici sahasında faaliyet gösteren) firmanın farklı olması bu sonucu değiştirmez. Taşıyıcının veya resmî makamların katılımı olmaksızın teslimden uzun süre sonra tek taraflı düzenlenen hasar tutanağı ile kesinlik içermeyen ve geç düzenlenen ekspertiz raporu, bu karinenin aksini ispata yeterli değildir.

Emsal değeri

CMR taşımalarında yedi günlük hasar ihbarının yapılmamasının doğurduğu taşıyıcı lehine karineyi, sürenin başlangıç anını ve karinenin aksinin hangi delillerle ispatlanamayacağını Yargıtay denetiminden geçmiş biçimde ortaya koyar; nakliyat sigortacısının taşıyıcıya rücu davalarında yol göstericidir.

Kavramlar: CMR Konvansiyonu hasar ihbarı çekincesiz tesellüm taşıyıcı lehine karine ispat yükü halefiyet (sigortacının rücuu) itirazın iptali ekspertiz raporunun delil değeri

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/3269 E.  ,  2024/5735 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1494 Esas, 2023/403 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/62 E., 2020/601 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalıya ait soğutma kulesi yangın koruma paneli cinsi emtiaların "Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi" ile sigortalandığını, emtiaların sigortalı şirketin Bağdat/Irak şantiyesine davalı tarafından nakliyesi esnasında hasara uğradığını, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak toplamda 66.235,57 USD sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini ve müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, emtiaların sigortalının şantiyesine nakliyesi sonrası sigortalı tarafından derhal hasarın tespit edildiğini ve hasar tutanaklarının düzenlendiğini, hasarın emtianın kamyondan boşaltılması veya kamyona yüklenmesi sırasında nakliye esnasında meydana geldiğinin eksperlerce tespit edildiğini, tazmin edilen tutarın tahsilatı amacıyla icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazları ile takiplerin durduğunu ileri sürerel 66.849,66 USD alacağa ilişkin itirazların iptaliyle takibin devamına, davalı aleyhinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu emtiaların 10.04.2017 ve 15.04.2017 tarihlerinde alıcı adresine teslim edildiğini, emtiada vuku bulduğu iddia edilen hasar ile ilgili olarak müvekkiline yasal süresi içinde bildirim yapılmadığını, davacı tarafça sunulan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, uyuşmazlığa konu emtiada hiçbir şekilde taşıyıcının sorumluluğunu gerektirecek bir nedenden ötürü hasar oluşmadığını, taşıma esnasında hasar meydana geldiği iddiasını reddettiklerini, emtiaların ambalajlanması, taşımaya hazır hale getirilmesi ve akabinde araç içi yükleme-istifleme işlemlerinin sigortalı tarafından ifa edildiğini savunarak davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile sigortalısı Enka İnşaat ve Sanayi Anonim Şirketi arasında emtia blok abonman sigorta poliçesinin düzenlendiği, davacı ... şirketinin 15.07.2017 tarihli talebi üzerine hazırlanan 18.10.2017 tarihli ekspertiz raporuna göre; vasıtanın varış tarihinin 05.04.2017, ambara giriş tarihinin 15.04.2017, nihai depoya varış tarihinin 15.07.2017, ekspertiz tarihinin 27.08.2017 ve ekspertizin son bulduğu tarihin 16.10.2017 olduğu, ekspertiz yerinin Bağdat/Irak olarak belirtildiği, ekspertiz raporunda hasar tarihi konusunda bir bilgiye rastlanılmadığı, emtia toplamının 8.118m2 (45 palet, brüt 65.970kg) olduğu, yapılan ölçümlemelerde 3.420 m2'sinin kullanıldığının tespit edildiği, alınan bilgi ile de 4.618 m2'nin hurda olarak ayrıldığının belirtildiği, daha sonra kurtarma çalışmalarının yapılması ile kurtanlan emtianın 4.022,90m2 olduğunu, yapılan hesaplamalar sonucunda davacının ortak sigortadaki verilen teminattaki %35 lik payı nispetinde 66.235,57 USD toplam hasar tutarı belirlendiği, tavsiye üzerine sigortalı firmanın davalı firmaya rücu ihtarnamesi gönderdiği, davalının taşıdığı emtiayı tam ve sağlam bir şekilde teslim almasına rağmen hasarlı olarak teslim etmesi nedeniyle meydana gelen hasardan sorumlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacının eksper raporuna dayanarak sigortalısına 66.235,57 USD tazminat tutarını 14.11.2017 tarihinde ödediği, dava konusu olayda davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasar uluslararası karayolu taşıma işi sonucunda ortaya çıktığından alıcının, gönderenin veya onlardan birinin sigortacısının taşıyıcıya rücu edebileceği tazminat alacağının olup olmadığının varsa miktarının tayininde CMR Konvansiyonunun (Convention Marchandise Routier) uygulanması gerekeceği, davalı firmanın düzenlediği 3 adet CMR senedi ile toplam 45 palet emtianın Almanya'dan yüklendiği, dosyada mevcut yükleme sırasında çekildiği anlaşılan fotoğraflara göre yükleme ve araca sabitlemeyi gönderici firmanın personelinin yaptığı, emtianın araç üzerinde sağlam ve hasarsız göründüğünün tespit edildiği, dava konusu olayda kullanılan 3 adet CMR senedi üzerinde emtianın hasarlı olduğuna dair bir şerh mevcut olmadığı, aracın varış tarihinden 4,5 ay sonra çekilmiş fotoğraflarda yer alan hasarlı diye belirtilen emtianın nakliye sırasında hasarlandığına ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, fotoğraflara ve CMR senedi üzerine düşülmüş bir hasar şerhi olmadığına göre hasarın teslim sonrası tespit edilerek ilk 2 CMR için 18.04.2017, diğer CMR için 23.04.2017 tarihine kadar yazılı olarak davalı taşıyıcıya bildirildiğine dair bir belgeye de dosya kapsamında rastlanılmadığı, bu durumda CMR Konvansiyonun 30 uncu madde hükmü gereğince davacının sigortalısının emtiayı CMR senedinde olduğu gibi hasarsız olarak teslim aldığı kanaatine varıldığı, 04.05.2017 ve 06.05.2017 tarihlerinde düzenlenen tutanakların altındaki imzaların davacının sigortalısına ait çalışanlar olduğu, emtiayı taşıyan davalının veya adamlarından hiçbirinin bu tutanaklar altında imzasının olmadığı, bu durumda emtianın tesliminden 25 gün sonra tek taraflı olarak düzenlenen tutanakların emtianın nakliye sırasında hasarlanmıs olduğu iddiası ile örtüşmediği, sonuç olarak sigortalının CMR Konvansiyonu gereği 7 günlük yazılı bildirim şartına uymadığı, CMR senetleri temiz ve çekincesiz olmasına rağmen tek taraflı olarak teslimden 25 gün sonra hasar tutanağı düzenlendiği, içinde çelişkiler ve detaylı veri barındırmayan teslimden 4,5 ay sonra çekilmiş fotoğraflarla hazırlanan tahmine dayalı ekspertiz raporuna dayanarak davacının sigortalısına yaptığı ödemenin bir lütuf ödemesi (EX GRATIA) olduğu, hasarın davalı tarafından taşıma sırasında meydana geldiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat hakkının kayıtsız şartsız müvekkiline devri nedeniyle müvekkilinin halef sıfatını kazandığını, 7 günlük sürenin ne zaman başladığı ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığını, CMR belgelerinde alıcı firmanın Enka Power Sistem firması olmadığını, CMR belgesinde alıcı olarak gösterilen Mass Energy Group Holding firmasının emtiayı teslim aldığına dair bir delil bulunmadığını, 7 günlük sürenin hak düşürücü süre olmadığını, sadece taşıyıcı lehine karine meydana geldiğini ve karinenin aksinin her zaman ispat edilebileceğini,hasarın davalının sorumluluk alanında gerçekleştiğinin ispatlandığını, emtiaların kontrollü bir şekilde paketlerden çıkarılması anında yapılan tespitlerin hasarın varlığını kanıtladığını, söz konusu tutanaklarda lojistik sorumlusunun da imzasının bulunduğunu, bu tutanakların davalı taşıyıcıya bildirildiğini, hasarın taşıyıcıdan kaynaklanan sebeplerden ötürü meydana geldiğinin ispatladığını, dosyaya sunulan fotoğrafların emtianın depoya alınmasından 20 gün sonra çekilmesine rağmen mahkemece 4,5 ay sonra çekildiğinden bahsedildiğini, tutanaklarda hasarlı emtiaların tek tek tespit edildiğini, davalının yüke nezaret yükümlülüğü gereğince istiflemenin hatalı yapıldığı hususunda uyarıda bulunmadığını, ekspertiz raporunda hasarın varlığı ve taşıyıcıdan kaynaklandığının açıkça belirtildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını

istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile CMR Konvansiyonu'nun 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturduğu, açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirimin yazılı olarak yapılacağı, CMR’nin anılan maddesinin esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içerdiği, usülüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malların teslim alınması durumunda malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörüldüğü, bu hususun ispat külfeti bakımından önem taşıdığı, CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcının malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumlu olduğu, ancak, taşıyıcının CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabileceği, somut olayda;

davacı tarafından nakliyat emtia sigortası ile sigortalanan emtianın taşınması işinin davalı tarafından yapıldığı, 3 adet CMR senedi ile taşınan emtiaların 2 CMR senedine konu emtianın 10.04.2017 tarihinde diğerinin ise 15.04.2017 tarihinde çekincesiz olarak teslim alındığı, alıcı tarafından düzenlenen 04.05.2017 ve 06.05.2017 tarihlerinde düzenlenen tutanaklarla hasarlı emtiaların tespit edildiği, hasarın tespitine ilişkin bu tutanaklarda davalı taşıyıcıyı temsilen herhangi bir çalışan yer almadığı gibi sigortalı tarafından davalı taşıyıcıya herhangi bir ihbarname de gönderilmediği, süresinde hasar ihbarı yapılmadığından, emtianın hasarsız olarak alıcıya teslim edildiği yönünde davalı taşıyıcı lehine karine oluştuğu, her ne kadar davacı tarafça taşıma senetlerinde alıcı olarak Mass Energy Group Holding firmasının gösterildiğini ve bu firmaya teslim yapılmadığından 7 günlük ihbar süresinin başlamayacağı ileri sürülmekte ise de emtiaların Mass Energy Group Holding'in yüklenicisi olduğu anlaşılan enerji santralinin inşaat sahasında faaliyet gösteren sigortalı firma tarafından teslim alındığının anlaşıldığı, bu nedenle 7 günlük ihbar süresinin CMR taşıma senetlerinde belirtilen teslim tarihlerinde işlemeye başladığının tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eşyanın hasarlı olarak alıcıya teslim edildiğine dair taşıyıcı veya taşıyanların imzasını taşıyan veya resmi makamlarca düzenlenmiş bir tutanak ile hasarın nedeni veya miktarının belirlenmediği, ekspertiz raporunda hasarın büyük olasılıkla emtianın kara yolu taşıması sırasında seyir halinde ya da hatalı yükleme, elleçleme ya da boşaltma sırasında meydana geldiği, CMR belgeleri üzerinde herhangi bir açıklama bulunmaması ve transfer sırasında herhangi bir resmi tutanak düzenlenmemesi nedeniyle hasarların kara nakliyesi sırasında oluştuğu yönünde kanaat bildirildiği, her ne kadar davacı tarafça ekspertiz raporundaki tespitlerin esas alınması gerektiği ileri sürülmekte ise de ekspertiz incelemesinin 26.08.2017-27.08.2017 tarihlerinde yapıldığı, raporun ise 16.10.2017 tarihinde düzenlendiği, ürünün teslim edildiği tarih ile ekspertiz incelemesinin yapıldığı ve raporun düzenlendiği tarih aralığı, yine sigortalı firma tarafından hasar tutanağının teslimden 25 gün sonra düzenlenmesi, eksper raporunun kesinlik içermemesi dikkate alındığında ekspertiz raporu ve dosyadaki deliller ile davalı lehine oluşan karinenin aksi ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; emtianın gerçek alıcısı tarafından ne zaman teslim alındığı belirlenmeden ihbar süresine uyulmadığı yönünde tespit yapılmasının hatalı olduğunu, CMR belgesinde alıcı gösterilen Mass Energy Group Holding'in emtiayı teslim aldığına dair bir belge bulunmadığını, dolayısı ile 7 günlük sürenin ne zaman başladığının tespit edilemeyeceğini, 7 günlük ihbar süresinin hak düşürücü süre olmadığını, CMR Konvansiyonu 30 uncu maddesinde belirtilen ihbar süresine bağlı olmadan, taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksinin dosyaya sunulan deliller ve davalı tarafın ikrarı ile ispatlandığını, hasar tutanaklarında 7 adet imza bulunduğunu, davalının hasar tutanağındaki imzalara itiraz ve beyanı bulunmadığını, bu imzaların kime ait olduğu hususunda mahkemece araştırma yapılmadığını, hasar tutanaklarının taşıyıcıya gönderildiğini, bu suretle taşıyıcının sorumluluğunun ispatlandığını, davalının malları sağlam ve eksiksiz bir vaziyette teslim aldığını, mallar araca yüklendikten sonra bütün sorumluluğun taşıyıcıya ait olduğunu, taşıyıcının yüke özen borcu bulunduğunu, ekspertiz raporunun delil niteliği taşıdığını ve eksper raporunda hasarın varlığının tespit edildiğini, davalının eksper raporuna hiç bir itirazda bulunmadığını, yerel mahkeme kararının gerekçesinin çelişkili olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, emtia blok abonman sigorta poliçe kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başaltılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. CMR Konvansiyonu'nun 30 uncu maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.