Yabancı para alacağında kur sabitlenmesi ve gerekçe düzeltilerek ret
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1299 E. 2023/272 K. · · İlk derece: İST. ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Taraflar arasındaki yazışmalarda (fatura, e-posta) yabancı para alacağının belirli bir kur üzerinden Türk Lirasına çevrileceği hususunda fiilen anlaşma bulunduğu ispatlanabiliyorsa, takipten sonra yapılan ödemelerin bu sabitlenmiş kur üzerinden hesaplanması gerekir; ilk derece mahkemesinin bu tespitte hataya düşmesi, sonuç itibariyle doğru bakiye alacağa ve buna bağlı icra inkar tazminatına ulaşılmışsa, istinaf başvurusunun esastan reddini gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Taraflar arasında USD/TL kurunun sabitlenip sabitlenmediği ve buna göre bakiye alacağın belirlenmesi → ret
İddia: Davalı vekili, tarafların kurun 3,85 olarak sabitlenmesi konusunda anlaştıklarını, bu kur üzerinden yapılan 95.050-TL ödemenin 24.688,30-USD'ye tekabül ettiğini, mail yazışmalarında bu hususun sabit olduğunu, bu nedenle takibin 4.513,48-USD üzerinden devamının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasında alacak miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, davacının takip tarihi itibariyle 29.201,78-USD alacaklı olduğu taraflarca kabul edilmiştir; uyuşmazlık, takipten sonra yapılan ödemelerin hangi kurdan çevrildiği noktasındadır. Davacı tarafça düzenlenen faturalarda satış bedelinin USD ve karşılığı TL tutarı ile USD kurunun gösterildiği, davalı tarafça yapılan toplam 95.050-TL ödemenin 3,85 kurdan USD'ye çevrilerek davacının ticari defterlerine 24.688,30-USD olarak kaydedildiği, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında da kurun sabitlendiğinin açık olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen 13.04.2018 tarihli e-postada borcun toplam karşılığının 112.429,40-TL olarak bildirildiği, bu tutarın 29.201,78-USD'ye bölünmesi sonucunda kurun 3,85 çıktığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle taraflarca kurun 3,85 olarak sabitlendiği açıktır; davacı tarafça davalının ödemeleri bu kur üzerinden çevrilerek defterlere kaydedilmiş olup, davacının 4.513,48-USD bakiye alacağı kalmıştır. Dayanak icra takibinin yabancı para üzerinden başlatılmış olması nedeniyle harca esas olmak üzere takip tarihindeki kur üzerinden borcun Türk Lirası karşılığının gösterilmesi de doğrudur. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesinin kurun sabitlendiğine dair davacı kabulünün bulunmadığı yönündeki tespiti ve buna bağlı gerekçesi hatalı olsa da, sonuç itibariyle itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin borcu inkar etmediğini, sadece takibin taraflarca kararlaştırılan şekilde yapılmamasına itiraz ettiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflarca kararlaştırılan kur üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda davacının 4.513,48-USD alacağının kaldığı anlaşıldığından, likit alacağa haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Yabancı para borçlarında tarafların e-posta yazışmaları ve ticari defter kayıtları yoluyla kur sabitlemesi konusunda fiilen anlaştıklarının ispatı ile ilk derece mahkemesinin gerekçesindeki hataya rağmen sonucun doğru olması halinde istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi gerektiği yönünden bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ yabancı para alacağı↗ kur sabitlemesi↗ likit alacak↗ ticari defter kaydı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1299
KARAR NO 2023/272
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İST. ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/06/2020
NUMARASI 2019/137 Esas - 2020/311 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten açık hesaptan kaynaklanan 4.513,48-USD alacağının bulunduğunu, borçlu şirketin müvekkili şirketten satın aldığı yazılım lisansı ürünleri karşılığında müvekkili tarafından 29.201,78-USD tutarında fatura kesildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle davalı borçlu hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlu tarafından takibe haksız yere itiraz edildiğini, davalı tarafından takipten sonra yapılan ödemeler sonucunda bakiye 4.513,48-USD alacak kaldığını belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalı vekilinin 24/02/2018 tarihli dilekçesi ile USD kurunun 3.85 olarak sabitlenmesi konusunda tarafların anlaştığını, kurun 3.85-TL üzerinden hesaplanması halinde müvekkilinin borcu kalmadığını savunduğu, uyuşmazlığın kurun 3.85-TL'de sabitlenip sabitlenmediği noktasında toplandığı, taraflar arasındaki mail yazışmalarında kurun 3.85-TL olarak sabitlendiğine dair davacının kabulünün bulunmadığı,alacağın 112.429,40-TL olarak bildirildiği, davalının 95.050-TL ödediği kalanı ödemediği, TBK'nın 99/2 maddesi hükmü karşısında, taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre davalının fatura kurundan ödeme yapmadığı, davacının USD üzerinden takip başlatmakta haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe yönelik itirazının iptaline, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkilinin davacı ile 60 gün vadeli açık hesapla çalıştığını,kurun 3,85 olarak kararlaştırıldığını, 95.050-TL ödemenin 3,85 kur üzerinden yapılan hesaplama ile 24.688,30-USD olarak davacının ticari defterlerinde yer aldığını,mail yazışmalarında tarafların kur konusunda anlaştıklarının sabit olduğunu, takibin 4.513,48-USD üzerinden devamı kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin borcu inkar etmediğini, sadece takibin taraflarca yapılandırılan şekilde yapılmamasına itiraz ettiğini, icra dosyasında 3,85 kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin ödemeden kaçınmadığını, borcun varlığını kabul ettiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Taraflar arasında alacak miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, davacının takip tarihi itibariyle 29.201,78-USD alacaklı olduğu tarafların kabulündedir. Uyuşmazlık, takipden sonra yapılan ödemelerin hangi kurdan çevrildiği noktasındadır. Somut olayda; davacı tarafça düzenlenen faturalarda satış bedeli olarak USD ve karşılığı TL tutarı ve USD kurunun gösterildiği, ödemenin de 30 gün vadeli ve USD olarak yapılacağının belirtildiği, davacının toplam alacak tutarının 29.201,78-USD olduğu, bu tutar üzerinden başlatılan takipten sonra davalı tarafça muhtelif tarihlerde olmak üzere toplam 95.050-TL ödeme yapıldığı,ödenen miktarlar 3,85- kurdan USD ye çevrilerek ödemelerin toplam 24.688,30-USD olarak davacının ticari defterlerine kaydedildiği, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında da kurun sabitlendiği açık olup, nitekim davacı tarafından davalıya gönderilen 13.04.2018 tarihli e-postada borcun toplam karşılığının 112.429,40-TL olarak bildirildiği anlaşılmakta olup, bu tutarın 29.201,78-USD'ye bölünmesi sonucunda da kurun 3,85 olduğu belirlenmektedir.Bu nedenle taraflarca kurun 3,85 olarak sabitlendiği açıktır.
Davacı tarafça davalının ödemeleri 3,85 kur üzerinden çevrilerek ticari defterlere kaydedilmiş olup, davacının 4.513,48-USD bakiye alacağı kalmıştır. Dayanak icra takibi yabancı para üzerinden başlatılmış olup, harca esas olmak üzere takip tarihindeki kur olan 3,9216 üzerinden borcun Türk Lirası karşılığının gösterilmesi de doğru olmuştur. Sonuç olarak davalı tarafça uygulanması talep edilen 3,85 kurun davacı tarafından da kabul edilerek, davalının takipten sonraki ödemelerinin bu kur üzerinden hesaplanarak davalının borcundan düşüldüğü, taraflarca kararlaştırılan kur üzerinden yapılan bu hesaplama doğrultusunda davacının 4.513,48-USD alacağının kaldığı anlaşıldığı halde,İlk derece mahkemesince kurun 3.85-TL olarak sabitlendiğine dair davacının kabulünün bulunmadığı yönündeki tespiti ve buna bağlı olarak kararın gerekçesi hatalı olsa da, sonucu itibariyle itirazın iptaline ,likit alacağa haksız itiraz nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerinde bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.698,81-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 436,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.262,54-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacının yaptığı 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 23/02/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358662 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi