6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zamanaşımına uğrayan bonoda temel ilişkinin tanıkla ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1171 E. 2023/665 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Zamanaşımına uğramış ve imzası inkâr edilmeyen bono, dayandığı temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı sayılır ve bu durumda temel ilişkinin tanık dahil her türlü delille ispatı mümkündür; ancak ispat yükü alacaklı olduğunu ileri süren tarafa aittir. Tanık beyanları taraflar arasındaki alacak ilişkisini somut ve kanaat verici biçimde ortaya koymuyorsa temel ilişki ispatlanmış sayılmaz ve bu halde ispat yükü karşı tarafa (ödeme iddiasına) geçmez.

Ele alınan sorunlar

Zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacağın temel ilişki üzerinden ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, dinlenen tanıkların beyanlarıyla davacının davalıdan şahsi alacağı bulunduğunun ve bu nedenle senedin verildiğinin ispatlandığını, bu durumda ispat yükünün ödeme yönünden davalıya geçtiğini ve davalının ödemeyi ispat edemediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: Zamanaşımına uğrayan ve imzası inkâr edilmeyen bono, temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğindedir ve bu nitelikteki senetle ispatı gereken konuda tanık dinlenmesi mümkündür; bonodaki alacağın temel ilişkiye dayanılarak talep edilebilmesi ve ispat yükünün davacı tarafta olması ise yerleşik yargı uygulamasıdır. Davacı tanıklarının beyanları, taraflar arasındaki ilişki hakkında kanaat verici nitelikte olmayıp yalnızca şahsi alacaktan söz etmeleri temel ilişkiyi kanıtlar nitelikte görülmemiştir. Temel borç ilişkisi kanıtlanamadığından ispat yükü davalıya geçmemiş, davalının ödeme iddiası ve buna bağlı ispat yükümlülüğü de bulunmadığından davacı vekilinin ödemenin davalı tarafça ispatlanması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Zamanaşımına uğramış bonoya dayalı alacağın temel ilişki üzerinden talep edilebileceği ve bu durumda senedin yazılı delil başlangıcı sayılarak tanık dinlenebileceği, ancak tanık beyanlarının temel ilişkiyi somut ve kanaat verici şekilde ortaya koyması gerektiği yönündeki değerlendirme açısından BAM'ın bölgesel ikna edici emsal niteliğinde bir gerekçesidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımına uğramış bono yazılı delil başlangıcı temel borç ilişkisi ispat yükü itirazın iptali tanık delili

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1171

KARAR NO 2023/665

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/11/2019

NUMARASI 2017/729 Esas 2019/1065 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/05/2023

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı borçlu hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı nolu dosyası ile takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilleri aleyhine davacı tarafından 25/10/2007 tanzim -25/01/2008 vade tarihli 26.700-TL lik bonoya dayalı olarak  İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi yapıldığını, müvekkillerinin takibe  itiraz ettiğini, daha önce davacının müvekkilinden 26.700-TL alacağı olduğunu iddia ederek müvekkilinden 23 adet bono (21 tanesi 1.200- TL lik, bir tanesi de boş olarak) 25/05/2006 tarihli senet bordrosu ile verdiğini, bu senetlerden 1.200-TL'lik 18 adet senedin müvekkilleri tarafından ödendiğini, fakat  yapılan inceleme neticesinde hatalı hesap yapıldığı, 16.319,84-TL alacaklı olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle fazla verdikleri senetlerin iadesini davacıdan talep etiklerini, fakat davacının iade etmediğini, Pendik İcra Dairesinin ...

esas sayılı icra takibini başlattığını, bu dosya ile ilgili Pendik İcra Mahkemesinin 2008/539 esas sayılı yetkiye ve borcun tamamına itiraz ettiklerini ve mahkeme tarafından davanın kabul edildiğini, daha sonra davacının sahte tediye makbuzları düzenlediğini, boş olarak verilen senedin davacı tarafından kötü niyetle 26.700-TL yazılarak bu defa İstanbul Anadolu ... İcra  Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takibin iptaline karar verildiğini, davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, zamanaşımına uğramış bir bonoda yazılı alacak, temel ilişkiye dayanılmak suretiyle talep edilebileceği, o ilişkiden doğan bir alacağın bulunduğu ve alacak miktarını kanıtlama yükümlülüğü de davacı tarafa ait olduğu, zamanaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bono, temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup tanık dinlenmesinin mümkün olduğunu, taraflarca bildirilen tanıklar dinlendiğini,zamanaşımına uğramış olan bonoda nakden kaydı yer aldığını, tanıkların davacının davalılara borç para verdiğine ilişkin bir beyanları bulunmadığı gibi senedin dayandığı temel ilişkiyi açıkça ortaya koyar nitelikte bir beyanda da bulunmadıklarını, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış olup, davacı tarafça yemin delili kullanılmadığını, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından senedin dayandığı temel ilişki ve alacak ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili, müvekkilin davaya konu alacağı hususunda 25/10/2007 keşide 25/01/2008 vade tarihli 26.700-TL'lik yazılı delil başlangıcı niteliğindeki senede dayandığını, dinlenen davacı tanığı ...'nün "ben davacının davalıdan alacaklı olduğunu biliyorum. Bu alacak nedeniyle davalının davacıya senet vereceğini duyduğunu,alacak davacının şahsi alacağıdır." şeklindeki beyanı ile ve tanık ...'un "Bu senedin geldiği gün bende şirketteydim. Davacı bu senedi şahsi alacağı için aldığını söylemişti." şeklindeki beyanı ile müvekkilin alacağının ispatlandığını, Müvekkil alacağını bahsi geçen deliller ile ispatladığından davalı tarafın artık ödeme hususunu ispatlaması gerektiğini,ödeme hususunda ispat külfetinin davalılara geçtiğini ödemenin ispat edilemediğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Açılan dava,  zamanaşımına uğramış bonodan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan genel haciz yolu ile takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız takip yoluyla icra takibinde  25/10/2007 keşide tarihli,25/01/2008 vade tarihli 26.700-TL bedelli bono nedeniyle alaacklı olduğunu ileri sürmüştür.Davacı tarafça kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla  İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe konu edilmiş ve İstanbul Anadolu 9. İcra Mahkemesi'nin  2012/650 E. Sayılı dosyası ile senedin zamanaşımına uğradığı belirtilerek takibin iptaline karar verilmiştir. Bu aşamadan sonra zamanaşımına uğramış senet davaya konu genel haciz yoluyla takibe dayanak yapılmıştır.

" Zamanaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bononun temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu,  senetle ispatı gereken bir konuda yazılı delil başlangıcı var ise, tanık dinlenmesinin mümkün olduğu"  hususu yerleşik yargı  uygulaması olup bonodaki alacağın temel ilişkinin ispatlanması yoluyla talep edilebileceği ve ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve ispat için tanık dahil her türlü delilin geçerli olduğu kuşkusuzdur.Davacı taraf; tanıkları ... ve ...'un beyanları ile temel ilişkiyi ispatladığını iddia etmekte ise de her iki tanığın beyanlarında taraflar arasındaki ilişki hakkında kanaat verici beyanda bulunmamışlar,şahsi alacakdan sözetmeleri temel ilişkiyi  kanıtlar nitelikde görülmemiştir.Temel borç ilişkisinin kanıtlanamadığı, ispat yükünün yer değiştirmediği, davalının ödeme iddiası olmadığı gibi bunu ispat yükü de bulunmadığı, Davacı vekilinin davalının ödemeyi ispat etmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, istinaf yoluna başvuran davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358644 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.