KMH hesabında işlemiş faiz miktarına ilişkin menfi tespit davası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1071 E. 2020/973 K. ·
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İşlemiş Faize İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (kredi kartı) — Sınır Cetveli / Negatif Alan
Gerekçe özeti
Kredili mevduat hesabından (KMH) kaynaklanan borçlarda uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranı, kredi kartı işlemlerine ilişkin 5464 sayılı Kanun ve ilgili tebliğ hükümlerine tabidir; TCMB tebliğinin ilgili hükmü KMH faizini kredi kartı azami faiz oranıyla sınırlandırır. Bilirkişi raporunda asıl alacak ile işlemiş faiz tutarları ayrı ayrı hesaplanmışken, ilk derece mahkemesinin bu ayrımı gözardı ederek toplam tutarın tamamını işlemiş faiz olarak nitelendirip hüküm kurması hesap hatasıdır; bu tür maddi hata, yeniden yargılama gerektirmeden istinaf mercii tarafından doğrudan düzeltilerek karara bağlanabilir.
Ele alınan sorunlar
KMH hesabına uygulanacak faiz oranının hukuki dayanağı → ret
İddia: Davacı vekili, faiz oranlarının hesaplanmasında 3095 sayılı Kanun ve 6098 sayılı TBK hükümlerinin esas alınması gerektiğini, borcun kaynağının kredili mevduat hesabı değil tüketici kredisi ve kredi kartından kaynaklandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TCMB'nin "Mevduat ve kredi faiz oranları ve katılma hesapları kar ve zarara katılma oranları ile kredi işlemlerinde faiz dışında sağlanacak diğer menfaatler hakkında tebliğ"in 4. maddesinin 1. fıkrasına eklenen cümle uyarınca KMH hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkındaki Tebliğ'in 3. maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faizi oranlarını geçemez. Uyuşmazlığın KMH hesabından kaynaklandığı anlaşıldığından, alacağa faiz bakımından kredi kartlarına ilişkin 5464 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Hesap hatası nedeniyle işlemiş faiz miktarının yeniden belirlenmesi → kısmi kabul
İddia: Davacı vekili, hesap hatası nedeniyle tashih talebinin reddedildiğini, ilk derece mahkemesinin kök rapor doğrultusunda hüküm kurmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Bilirkişi raporu doğrultusunda takip tarihi itibarıyla davacının davalıya 10.708,84 TL asıl alacak ve 26.388,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.097,43 TL borçlu bulunduğu, alacaklının talep edebileceği işlemiş faiz tutarının icra takibinde talep olunan işlemiş faiz tutarından çıkarılması sonucunda davacıdan 50.629,59 TL (77.018,18-26.388,59) fazla faiz talep edildiği belirlenmiştir. Bu durumun ilk derece mahkemesince de belirlendiği ancak hesap hatası neticesinde istinafa konu hükmün (39.920,75 TL üzerinden) verildiği anlaşıldığından, hükümdeki bu eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmaksızın hükmün kaldırılarak yeniden hüküm verilmesi ve davacının icra takibinde 50.629,59 TL borçlu olmadığının tespiti gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
KMH hesabından kaynaklanan alacaklarda uygulanacak faiz oranının 5464 sayılı Kanun ve kredi kartı faiz oranlarına ilişkin tebliğ hükümleri çerçevesinde belirlenmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer KMH kaynaklı faiz uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ kredili mevduat hesabı (KMH)↗ azami akdi ve gecikme faiz oranı↗ işlemiş faiz↗ hesap hatası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
(6100 S. K. m. 304) (5464 S. K. m.
26) (Mevduat ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kar Ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ m.
4)
Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007 yılında Finansbank A.Ş.'den kullanmış olduğu krediyi ödeyemediğini, bankanın alacağını davacıya devrettiğini, alacağın tahsili için İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/31543 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, müvekkilinin takibe itiraz edemediğini, söz konusu takip üzerinden 2015/7. ayından itibaren müvekkilinin maaşından her ay 1000-TL kesinti yapıldığını, takipteki faiz oranının %108 gibi fahiş faiz oranı olduğunu, takibe konu kredi sözleşmesi tüketici kredisi niteliğinde bir kredi olduğundan TKHK gereğince faiz oranının bu denli yüksek olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, borca uygulanan %108 faiz oranını yasal oranlara uyarlanarak müvekkilinin borcunun yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; temlik eden banka ile davacı arasında KMH Sözleşmesi imzalandığını, borç ödenmeyince borçlu aleyhine İst. Anadolu 5.İcra Dairesinin 2008/18991 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkil şirket tarafından "tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile" İstanbul 7. İcra Dairesinin 2014/31543 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını belirterek davanın reddine, haksız itiraz nedeniyle davacı/borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı borçlunun icra takibindeki faiz tutarını kabul etmediği, huzurdaki davanın faize yönelik olduğu; somut uyuşmazlığa 5464 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği, benimsenen 21/09/2017 tarihli bilirkişi kök raporu doğrultusunda davacının davalı şirkete toplam 37.097,43 TL (asıl alacak+temerrüt faizi) borçlu bulunduğu, davacının asıl alacağa yönelik talebi bulunmadığı, bu nedenle davacının davalıya 10.708,84 TL asıl alacak, 26.388,59- TL işlemiş faiz borcu olduğu, bu nedenle davalının davacıdan 50.629,59-TL (77.018,18-26.388,59) fazla faiz talebinde bulunduğu, mahkemece sehven 37.097,43 TL sının tamamı faiz olarak hesap edilip hüküm kurulduğu; davacı tarafın kısa karardan sonra bu hususun düzeltilmesini talep etmiş olsa da bu durumun HMK madde 304 kapsamında değerlendirilemeyeceği ve istinaf yolunda dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle tashih talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; faize faiz işletme yasağı kapsamında ek rapor tanzim edilmesine rağmen, hükmün kök rapor doğrultusunda kurulduğunu, faiz oranlarının hesaplanmasında 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanun ve 6098 sayılı TBK hükümlerinin esas alınması gerektiğini, kök bilirkişi raporunun 4.sayfasında yer alan temerrüt faizi oranına ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, borcun kaynağı kredili mevduat hesabı olarak gösterilmişse de; borcun tüketici kredisinden ve kredi kartından kaynaklandığını, hesap hatası nedeniyle hükmün tashihi talebinin reddedildiğini bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/31543 esas sayılı dosyasında talep olunan işlemiş faizden yasal sınırlar dışında borçlu olmadığının tesbitine ilişkindir. İcra takip dosyasında;
10. 708,84- TL asıl alacak, 77.018,18- TL %108 işlemiş faiz olmak üzere 87.727,02- TL'lik talep edilmiştir.
Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan kök raporda; temerrüt tarihi itibariyle 11.433,04 -TL asıl alacak hesaplandığı, ancak davalı tarafından takip talebiyle 10.708,84- TL asıl alacak talebinde bulunulduğundan, bu talebi ile bağlı olduğu, 5464 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca uygulanacak faiz oranının TCMB tarafından 3 ayda bir ilan edilen faiz oranı olduğu, davalının takip talebi ile %108 oranında temerrüt faizi talep ettiği, buna göre takip tarihi olan 11/11/2014 tarihi itibarıyla davalı şirketin davacıdan 10.708,84- TL asıl alacak, 25.131,99 TL işlemiş faiz, 1.256,60 TL gider vergisi olmak üzere toplam 37.097,43- TL alacaklı bulunduğu, asıl alacağa, 5464 sayılı kanunun 26.madde hükmünce faiz ve %5 gider vergisi işletilmesi gerektiği yolunda rapor sunulmuştur.
'Dava, işlemiş faizden menfi tespit davası olduğundan, davacının borçlu olmadığı miktar saptanarak menfi tespite hükmedilmesi gerekmektedir. TCMB nin "Mevduat ve kredi faiz oranları ve katılma hesapları kar ve zarara katılma oranları ile kredi işlemlerinde faiz dışında sağlanacak diğer menfaatler hakkında tebliğ"in 4.maddesinin 1.fıkrasına eklenen cümle ile "KMH hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2.4.2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kredi Kartı İşlemlerinde uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkındaki Tebliğ'in (Sayı 2006/1) in 3.maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faizi oranlarını geçemez" hükmünü haizdir. Somut olayda; uyuşmazlığın KMH hesabından kaynaklandığı anlaşılmakla alacağa faiz bakımından kredi kartlarına ilişkin 5464 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda takip tarihi itibariyle davacının davalıya 10.708,84- TL asıl alacak ve 26.388,59- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.097,43- TL borçlu bulunduğu, bir başka deyişle alacaklının bu miktarı talep hakkı olduğu belirlenmiştir. Talep edilebilecek işlemiş faiz borç tutarının, icra takibinde talep olunan işlemiş faiz tutarından çıkarılması sonucunda davacıdan 50.629,59- TL (77.018,18-26.388,59) fazla faiz talebinde bulunduğu, esasen bu durumun ilk derece mahkemesince de belirlendiği ancak hesap hatası neticesi istinafa konu hükmün verildiği açıklandığından 39.920,75- TL miktardan borçlu olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak hükümdeki bu eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından hükmün kaldırılarak yeniden hüküm verilmesine ve davacının davalının başlattığı icra takibinde 50.629,59-TL borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2016/976 Esas-2020/90 Karar sayılı ve 07/02/2020 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kısmen kabulüne; Davacının İstanbul 7. İcra Dairesi'nin 2014/31543 esas sayılı dosyasında; işlemiş faiz yönünden 50.629,59-TL borçlu olmadığının tesbitine, fazla istemin reddine,
10.708,84-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren 5464 sayılı kanunun 26/3.maddesi uyarınca TCMB tarafından belirlenen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine,
İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;
Alınması gereken 3.458,50-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 500-TL bilirkişi ücreti, 149,90- TL teb-müz. masrafı olmak üzere toplam 649,90-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 507-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 24-TL teb.müz. masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 6-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 7.381,85 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı vekili için takdir olunan 2.155,56-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 42,50-TL posta masrafının davanın kabulü oranında hesaplanan 33-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
08. 10.2020 (¤¤)
(KAYNAK: Av. Hasan EROĞLU – Av. Ezginur ŞAHİN ÇOBAN)
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358637 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi