Kesin süre içinde bilirkişi avansı yatırılmazsa mevcut duruma göre karar verilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/8 E. 2017/103 K. ·
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalHak düşürücü süre
Gerekçe özeti
İstinaf incelemesi sırasında mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve bunun için taraflara kesin süre içinde gider avansı yatırılması ihtarında bulunulmasına karar verilmişse, taraf bu kesin süre içinde avansı yatırmaz ve duruşmaya mazeretsiz katılmazsa, HMK 358/3 uyarınca öngörülen tahkikat yapılamadığından dosyanın mevcut durumuna göre değerlendirme yapılarak karar verilir. Konişmentoda SHIPPER'S LOAD, COUNT AND SEAL kaydı bulunması, emtianın konteynıra yüklenmesinden yükletenin sorumlu olduğunu gösterir; malın teslimi sırasında itiraz edilmemiş ve sörvey incelemesi yaptırılmamışsa, hasarın taşımadan kaynaklandığı ispatlanamadığından taşıyıcı sorumlu tutulamaz.
Ele alınan sorunlar
Kesin süre içinde bilirkişi avansının yatırılmaması ve duruşmaya katılmama halinde tahkikatın sonucu → ret
İddia: Davacı vekili, dava konusu emtianın niteliği itibariyle paslanma/matlaşma konusunda kimyasal teknik görüş verecek ehliyette bilirkişi bulunmadan rapor alındığını ileri sürerek bu hususta yeniden inceleme yapılmasını istemiştir.
Gerekçe: Tensip tutanağında bilirkişi ücretinin duruşma gününe kadar yatırılması gerektiği açıkça belirtilmiş ve bu tutanak HMK 358/1 ihtarıyla birlikte davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekili duruşmaya mazeretsiz katılmamış, avansı da öngörülen kesin süre içinde yatırmamış; avans, duruşma gününün saat 23:41'inde yatırılmış olup bu, kesin süre dışındadır. HMK 358/3 uyarınca başvuran mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığı veya tahkikatla ilgili giderleri süresi içinde yatırmadığı takdirde dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir; öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hallerde ise başvuru reddedilir. Kesin süre dışında yatırılan bilirkişi ücreti nedeniyle kararlaştırılan tahkikat yapılamadığından, davacının bozulmanın uzun süren deniz yolculuğundan kaynaklandığı iddiası uzman bilirkişilere inceletilmeden kesin olarak tespit edilemeyeceğinden, mevcut duruma göre delil değerlendirmesi yapılarak karar verilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bilirkişilerin duruşmada sözlü açıklama için dinlenmesi kararından rücu edilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin bilirkişilerin duruşmada dinlenmesine karar verdikten sonra sonraki celsede gerekçesiz olarak bu karardan rücu ederek hüküm kurduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Mahkeme bilirkişinin rey ve görüşlerine bağlı değildir; bilirkişi raporuna itiraz halinde HMK 281/2 uyarınca duruşmada sözlü açıklama istenebilir, ancak bu bir zorunluluk değildir. Davada 09/06/2016 tarihli duruşmada bilirkişilerin gelecek duruşmada dinlenmesine karar verilmişse de 29/09/2016 tarihli duruşmada bu karardan rücu edilmiştir; mahkemenin raporda eksiklik veya belirsizliğin tamamlanması açısından bilirkişilerin sözlü açıklamalarına gerek görmediği sonucuna varılmıştır. Bu husus davanın esasına etki eder nitelikte görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıyıcının emtia hasarından sorumluluğu (SHIPPER'S LOAD, COUNT AND SEAL kaydı ve teslim sırasında itirazsızlık) → ret
İddia: Davacı vekili, konişmentonun bayat konişmento olduğunu, sigorta ekspertiz raporunda hasarın deniz hava koşullarıyla ilgili olduğunun belirtildiğini ve hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek taşıyıcının sorumlu tutulması gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: Konişmentoda yer alan SHIPPER'S LOAD, COUNT AND SEAL kayıtları, emtianın konteynır içine yüklenmesinden yükletenin sorumlu olduğunu göstermektedir. Taşımaya konu emtia da yükleten tarafından ambalajlı olarak konteynıra yüklenmiştir. Yükün teslim alınması sırasında herhangi bir itiraz bulunmamaktadır. Malın yükleme limanından çıkış tarihinden teslim tarihine kadar geçen süre incelendiğinde muhtemel teslim tarihinin aşıldığı görülmekle birlikte, davacı gecikmeye itiraz etmeden ve malları sörvey incelemesine tabi tutmadan teslim almıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde emtianın hasarlanmasının deniz taşımacılığından kaynaklanmadığı belirlenmiş; deniz taşıma süresinin aşılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ise tahkikatın yapılamaması nedeniyle aksi yönde bir tespit elde edilememiştir. Bu durumda taşıyıcının sorumlu sayılamayacağı kabul edilmiş, bu esas kabul edildiğinde diğer istinaf nedenlerinin de hukuki bir değer taşımadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, bilirkişi incelemesi için öngörülen kesin süre içinde gider avansının yatırılmaması ve duruşmaya mazeretsiz katılınmaması halinde HMK 358/3 uyarınca mevcut duruma göre karar verileceğine ilişkin tespiti ile SHIPPER'S LOAD, COUNT AND SEAL kaydının yükleten sorumluluğuna işaret ettiğine dair değerlendirmesi, benzer deniz taşıma hasar davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- HMK 358/3 uyarınca, bilirkişi incelemesi için tensip tutanağında belirlenen ve HMK 358/1 ihtarıyla tebliğ edilen bilirkişi gideri avansının duruşma gününe kadar (kesin süre içinde) yatırılmaması ve tarafın mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması halinde, öngörülen tahkikat yapılamayacağından dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü/kesin süre↗ gider avansı↗ bilirkişi incelemesi↗ SHIPPER'S LOAD COUNT AND SEAL↗ konişmento↗ taşıyıcı sorumluluğu↗ sörvey↗ HMK 358/3↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
(6100 S. K. m. 281, 353, 355, 358)
Taraflar arasında görülen dava neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen hükmün davacı vekilince istinafı üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili davacı tarafından ithal edilen emtianın deniz yoluyla davalı tarafından taşındığını, emtianın geç teslim edilmesine rağmen iyi niyetle teslim alındığını, daha sonra kutuların açıldığında emtianın (polisajlı ayakların) matlaştığının tespit edildiğini, sigorta şirketine başvurarak sörvey yapıldığını, hasarın sebebinin malların uzun süre denizde kalması olarak belirlendiğini belirterek hasar bedeli olarak 36.366- TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf, kendilerinin taşımayı yapan ……. LTD. firmasının acentesi olduğunu, kendilerinin bizzat sorumlu olmadığını, eşyanın gönderilene teslim edildiğini, mallar teslim alınırken, herhangi bir bildirim ve itiraz yapılmadığını, iddia edilen bozulmanın imalattan mı denizde kalmaktan mı kaynaklandığının belli olmadığını, eşya teslim tarihine ilişkin bir kaydın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme, davaya konu emtianın taşıyana SHIPPER'S LOAD, COUNT AND SEAL kayıtlarıyla teslim edildiğini, bu kayıtların yükün konteynır içine yerleştirilmesi sayılması v.b tüm faaliyetlerin yükleten tarafından gerçekleştirildiği anlamına geldiğini, konteynırın dış yüzünde herhangi bir hasar meydana gelmediği gibi ürünlerin hava ve nemle temas etmeyecek şekilde kabarcıklı ambalaj malzemesiyle teker teker sarıldığını ve karton kutuyla paketlenerek, hava ve sıvıyla temasının önlendiğini böylelikle, hasarın emtianın gemide uzun süre kalmaktan kaynaklanmayacağı, ürünlerdeki hasarın taşımadan kaynaklandığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, bilirkişilerin duruşmada dinlenmesine karar veren mahkemenin sonraki celse gerekçesiz olarak karardan rücu ettiğini ve böylece hüküm kurduğunu, ayrıca dava konusu emtianın niteliği itibari ile paslanma konusunda kimyasal teknik görüş verecek ehliyette bilirkişi bulunmadan rapor alındığını, konişmentonun süre itibariyle bayat konişmento olduğunu, sigorta ekspertiz raporunda hasarın deniz hava koşulları ile ilgili olduğunun belirtildiği ve hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek kararın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, deniz yoluyla taşınan emtianın geç teslim iddiasını da içeren hasarlanmasından dolayı taşıyıcının sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Dairemizce ilk derece mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesine yönelik itirazın ilk derece mahkemesince tam olarak karşılanmadığı ve bilirkişi heyetinde alüminyum menşeli dava konusu emtianın matlaşması - hasarlanması konusunda bir uzman bilirkişiden görüş alınması amacıyla duruşma açılmasına karar verilmiş ve yapılacak incelemeye esas olmak üzere bilirkişi ücreti olarak belirlenen avansın duruşma gününe kadar yatırılması gerektiği, 08/02/2017 tarihli tensip tutanağında açıkça yazılmış ve bu tutanak HMK 358/1 maddesi ihtarı ile birlikte davacı vekiline tebliğ edilmiştir.
22/03/2017 tarihinde gerçekleştirilen duruşmaya davacı vekili mazeretsiz olarak katılmamış ayrıca ön görülen avansı da yatırmamıştır. Davacı tarafın duruşmanın yapıldığı gün saat 23:41 itibariyle ön görülen gider avansını yatırdığı daha sonra dosyasına giren evraktan anlaşılmakla birlikte avans, ön görülen kesin süre içerisinde yatırılmadığı için HMK 358. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak gerekmiştir.
HMK'nın 358/3 maddesine göre başvuran mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığı veya tahkikat ile ilgili giderler süresi içinde yatırılmadığı takdirde dosyanın mevcut durumuna göre karar verilir. Şu kadarki ön görülen tahkikat yapılmaksızın kararın verilmesine olanak bulunmayan hallerde başvuru reddedilir.
Davacı tarafça emtianın deniz yolculuğunun uzamasından emtianın rutubet ile teması sonucu meydana geldiği ileri sürülmüş, davalı taraf ise bozulmanın malın üretiminden kaynaklandığını, herhangi bir hasar bildirimi yapılmaksızın emtianın teslim alındığını savunmuştur. Yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde mobilyacı bilirkişi de aynı yolda kanaat bildirmiştir. Dairemizce davacı tarafından uzman bilirkişiden rapor alınmadığına yönelik ileri sürülen bu istinaf sebebi yerinde görülerek konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmak üzere duruşma açılmış, bilirkişi giderlerinin yatırılması yolundaki ihtarata rağmen belirlenen kesin süre de, bilirkişi gideri yatırılmadığı gibi davacı vekili duruşmaya da katılmamıştır.
Kesin süre dışında yatırılan bilirkişi ücreti nedeniyle kararlaştırılan tahkikat yapılamamış olduğundan, davacı tarafın bozulmanın uzun süren deniz yolculuğundan ileri geldiği iddialarının konu uzman bilirkişilere inceletmeden kesin olarak tesbiti mümkün olmadığından mevcut duruma göre delil değerlendirilmesi yapılarak karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
HMK 355 maddesi gereği; diğer istinaf sebeblerinin değerlendirilmesinde ise; mahkeme bilirkişinin rey ve görüşlerine bağlı olmayıp, bilirkişi raporuna itiraz halinde HMK'nın 281/2 maddesinde yazılı olduğu şekilde duruşmada sözlü olarak açıklamada bulunmasını isteyebilir. Davadaki yargılama sürecinde 09/06/2016 tarihli duruşmada teknik bilirkişiler .... ve ......'in gelecek duruşmada dinlenilmesine karar verilmişse de 29/09/2016 tarihli duruşmada bu karardan rücu edildiği, mahkemenin raporda eksiklik veyahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulması açısından bilirkişilerin sözlü açıklamalarda bulunmasına gerek duymadığı sonucunu çıkardığı kabul edilmiş davacı vekilinin istinafa konu ettiği husus davanın esasına etki eder nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu emtianın taşınmasına ilişkin konişmento da yer alan SHIPPER'S LOAD, COUNT AND SEAL kayıtlarının emtianın konteynır içinde yüklenmesinden yükletenin sorumlu olduğunu gösterdiği, Taşımaya konu emtianın da yükleten tarafından ambalajlı olarak konteynıra yüklendiği, ayrıca yükün teslim alınması esnasında herhangi bir itiraz bulunmadığı, ayrıca malın gönderilen yükleme limanından çıkış tarihinden teslim tarihine kadar süre göz önüne alındığında muhtemel teslim tarihinin aşıldığı, fakat davacının gecikmeye de itiraz etmeden ve malları da gerekli sörvey incelemesine tabi tutmadan teslim aldığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde emtianın hasarlanmasının deniz taşımacılığından kaynaklanmadığının belirlendiği, deniz taşıma süresinin aşılmasından dolayı meydana gelip gelmediğinin de tahkikatın yapılamaması nedeniyle aksi bir tesbit elde edilmediği, bu durumda taşıyıcının sorumlu sayılamayacağı, bu esas kabul edildiğinde diğer istinaf nedenlerinin de hukuki bir değer taşımadığı, mevcut deliller esas alınarak yürütülen yargılama ve varılan hukuki sonucun dosya içeriğine uygun olup istinaf sebeplerinin HMK 358/3 ve 353(1)b-1 gereği yerinde olmadığı kanaatine varılarak istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 358/3, 353/(1) b-1 maddesi uyarınca esastan REDDİNE,
İstinaf başvuru tarihi itibariyle alınması gereken 79,70 TL istinaf başvuru harcı ile 85,70-TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 165,40-TL harcın peşin alınan 172,70-TL den mahsubuyla fazla olan 7,3-TL harcın davacıya iadesine,
Dairemizde yapılan tek duruşmaya iştirak eden davalı vekili için takdir olunan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2. Bölüm 18/a maddesi uyarınca 990- TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının istek halinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile, karar verildi.
30. 03.2017 (¤¤)
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358625 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi