Zimmet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1528 E. 2017/714 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ sahtecilik↗ ispat yükü↗ sebepsiz zenginleşme↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların müşterilerinin hesaplarından davacı çalışan davalı ...'in hesabına havaleler yaptığı, işlemsiz bir hesap niteliğinde bulunmadığından davalının yapılan havalelerden haberdar olunmadığı yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği, davalı hesabına aktarılan 31.170,00 TL'nin hesabına aktarıldığı, sahte talimatlarla müşterilerden habersiz olarak işlemleri yaptığı, ile davalının birlikte hareket ettiği her ikisinin de davacıları zarara uğrattığı gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
.../...
2- Dava dilekçesinde davacılar çalışanı davacı müşterilerinin hesaplarından yapılan usulsüz işlemlerle davalının yapıldığı, davalı hesabına geçen bu paraların tekrar hesabına havale edildiği, davalının yapılan işlemlerden haberdar bulunduğu ve sebepsiz zenginleştiği ileri sürülerek davalı hesabına aktarılan bu paraların tahsili istenmiş; davalı vekilince ise davalının hesabına gelen havalelerden müvekkilinin haberdar olmadığını, davalının hesabına gelen paralardan Müge Ulusoy'un hesabına yapılan havalelerin davalının izni ve haberi olmaksızın . çalışanlarının usulsüz işlemleriyle yapıldığını, davalının sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Türk Medeni Kanununun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Bu suretle, davalının, hesabının bulunduğu . çalışanlarının davacılar çalışanıle birlikte hareket ederek, haberi olmaksızın hesabına bilgisi dışında Müge Ulusoy tarafından gönderilen havaleleri tekrar hesabına yine bilgisi dışında usulsüz işlemlerle havale edildiği savunmasını ispatı için talepte bulunduğu davalının nezdindeki hesabı ve yapılan işlemlere ilişkin kayıtların incelenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, davaya dayanak haksız ödemeleri yapan hakkında sayılı dosyasıyla ceza davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanık özel evrakta müteselsil şekilde sahtecilik suçunu işlediğinin ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160. maddesi uyarınca müteselsil şekilde zimmet suçunu işlediğinin sübuta erdiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği; adı geçen ceza dosyasında davalı ...’in sanık olarak yargılanmadığı anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece, ceza mahkemesinde saptanan maddi olguların hukuk hâkimini bağlayacağı düşünülerek, ceza dava dosyası incelenmek o davada belirlenen maddi olgularla dava konusu uyuşmazlıkta yer alan unsurlar karşılaştırılmak; yine davalının savunmaları üzerinde durularak hesabının bulunduğu banka kayıtları, havale talimatları ve kamera kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, yapılan işlemler ile akıbetlerinin, böylece davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, ile davalının birlikte hareket ettiği her ikisinin de davacıları zarara uğrattığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz kararda… lekçesinde davacılar çalışanı davacı müşterilerinin hesaplarından yapılan usulsüz işlemlerle davalının yapıldığı, davalı hesabına geçen bu paraların tekrar hesabına «havale» edildiği, davalının yapılan işlemlerden haberdar bulunduğu ve «sebepsiz zenginleştiği» ileri sürülerek davalı hesabına aktarılan bu paraların tahsili istenmiş; davalı vekilince ise davalının hesabına gelen havalelerden müvekkilinin haberdar olmadığın …
Bu suretle, davalının, hesabının bulunduğu . çalışanlarının davacılar çalışanıle birlikte hareket ederek, haberi olmaksızın hesabına bilgisi dışında Müge Ulusoy tarafından gönderilen havaleleri tekrar hesabına yine bilgisi dışında usulsüz işlemlerle «havale» edildiği savunmasını ispatı için talepte bulunduğu davalının nezdindeki hesabı ve yapılan işlemlere ilişkin kayıtların incelenmesi gerekmektedir.
… enen maddi olgularla dava konusu uyuşmazlıkta yer alan unsurlar karşılaştırılmak; yine davalının savunmaları üzerinde durularak hesabının bulunduğu banka kayıtları, «havale» talimatları ve kamera kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, yapılan işlemler ile akıbetlerinin, böylece davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için «bilirkişi incelemesi» yapılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, ile davalının birlikte hareket ettiği her ikisinin de davacıları zarara uğrattığı gerekçesiyle yazılı şeki …
Benzer bu karardaDavacı vekili 05.08.2016 «havale» tarihli temyize cevap dilekçesi ile davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · harç · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7882 E. 2017/5148 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz kararda… lekçesinde davacılar çalışanı davacı müşterilerinin hesaplarından yapılan usulsüz işlemlerle davalının yapıldığı, davalı hesabına geçen bu paraların tekrar hesabına «havale» edildiği, davalının yapılan işlemlerden haberdar bulunduğu ve «sebepsiz zenginleştiği» ileri sürülerek davalı hesabına aktarılan bu paraların tahsili istenmiş; davalı vekilince ise davalının hesabına gelen havalelerden müvekkilinin haberdar olmadığın …
Bu suretle, davalının, hesabının bulunduğu . çalışanlarının davacılar çalışanıle birlikte hareket ederek, haberi olmaksızın hesabına bilgisi dışında Müge Ulusoy tarafından gönderilen havaleleri tekrar hesabına yine bilgisi dışında usulsüz işlemlerle «havale» edildiği savunmasını ispatı için talepte bulunduğu davalının nezdindeki hesabı ve yapılan işlemlere ilişkin kayıtların incelenmesi gerekmektedir.
… enen maddi olgularla dava konusu uyuşmazlıkta yer alan unsurlar karşılaştırılmak; yine davalının savunmaları üzerinde durularak hesabının bulunduğu banka kayıtları, «havale» talimatları ve kamera kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, yapılan işlemler ile akıbetlerinin, böylece davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için «bilirkişi incelemesi» yapılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, ile davalının birlikte hareket ettiği her ikisinin de davacıları zarara uğrattığı gerekçesiyle yazılı şeki …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · üçüncü kişi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · dosya masrafı · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetileceği» düzenlenmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendi uyarınca, havaleden kaynaklanan uyuşmazlıklardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» davalardan olup 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesi uyarınca, bu davalarda «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2576 E. 2017/4315 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz kararda… lekçesinde davacılar çalışanı davacı müşterilerinin hesaplarından yapılan usulsüz işlemlerle davalının yapıldığı, davalı hesabına geçen bu paraların tekrar hesabına «havale» edildiği, davalının yapılan işlemlerden haberdar bulunduğu ve «sebepsiz zenginleştiği» ileri sürülerek davalı hesabına aktarılan bu paraların tahsili istenmiş; davalı vekilince ise davalının hesabına gelen havalelerden müvekkilinin haberdar olmadığın …
Bu suretle, davalının, hesabının bulunduğu . çalışanlarının davacılar çalışanıle birlikte hareket ederek, haberi olmaksızın hesabına bilgisi dışında Müge Ulusoy tarafından gönderilen havaleleri tekrar hesabına yine bilgisi dışında usulsüz işlemlerle «havale» edildiği savunmasını ispatı için talepte bulunduğu davalının nezdindeki hesabı ve yapılan işlemlere ilişkin kayıtların incelenmesi gerekmektedir.
… enen maddi olgularla dava konusu uyuşmazlıkta yer alan unsurlar karşılaştırılmak; yine davalının savunmaları üzerinde durularak hesabının bulunduğu banka kayıtları, «havale» talimatları ve kamera kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, yapılan işlemler ile akıbetlerinin, böylece davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için «bilirkişi incelemesi» yapılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, ile davalının birlikte hareket ettiği her ikisinin de davacıları zarara uğrattığı gerekçesiyle yazılı şeki …
Benzer bu karardaBu durumda, davanın 6102 sayılı TTK’nın 4.maddesi kapsamında «havale» hükümlerine ilişkin olduğu gözetilerek ticari dava olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken, davacının bozma ilamına dayalı olarak yaptığı açıklama sonucunda havalenin hukuki dayanağının belirlenemediği gerekçesiyle genel hükümlere tabi olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari temsilci · ticari işletme · kesin süre · usulden reddi · görevsizlik kararı · dava sebebi · temsil · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davaya konu paranın davalıya gönderme «sebebini» açıklamak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, kesin süre içerisinde dava konusu paranın davalıya gönderme sebebinin açıklanmadığı, davacının davalı şirkette «ticari temsilci» sıfatıyla görev yaptığı ve yapılan havalenin de «ticari işletme» adına yapıldığının anlaşılamadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda, davanın 6102 sayılı TTK’nın 4.maddesi kapsamında «havale» hükümlerine ilişkin olduğu gözetilerek ticari dava olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken, davacının bozma ilamına dayalı olarak yaptığı açıklama sonucunda havalenin hukuki dayanağının belirlenemediği gerekçesiyle genel hükümlere tabi olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1528 E. , 2017/714 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.02.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının hesabına davacıların müşterilerinin hesaplarından muhtelif tarihlerde yapılan çıkış belgesiyle para aktarıldığını, yapılan işlemleri banka çalışanı davalının anlaşarak gerçekleştirdiğini, banka çalışanının ceza mahkemesinde yargılanarak zimmetten ceza aldığını ileri sürerek, davacıların uğramış oldukları zararların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının hesabına gelen havalelerden müvekkilinin haberdar olmadığını, havale tutarlarının hesabına tekrar iade edildiğini, davalının izni ve haberi olmaksızın yapılan havaleden davalının sorumlu tutulamayacağını, davalı sebepsiz zenginleşmediğinden müvekkiline karşı dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların müşterilerinin hesaplarından davacı çalışan davalı ...'in hesabına havaleler yaptığı, işlemsiz bir hesap niteliğinde bulunmadığından davalının yapılan havalelerden haberdar olunmadığı yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği, davalı hesabına aktarılan 31.170,00 TL'nin hesabına aktarıldığı, sahte talimatlarla müşterilerden habersiz olarak işlemleri yaptığı, ile davalının birlikte hareket ettiği her ikisinin de davacıları zarara uğrattığı gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
.../...
2- Dava dilekçesinde davacılar çalışanı davacı müşterilerinin hesaplarından yapılan usulsüz işlemlerle davalının yapıldığı, davalı hesabına geçen bu paraların tekrar hesabına havale edildiği, davalının yapılan işlemlerden haberdar bulunduğu ve sebepsiz zenginleştiği ileri sürülerek davalı hesabına aktarılan bu paraların tahsili istenmiş; davalı vekilince ise davalının hesabına gelen havalelerden müvekkilinin haberdar olmadığını, davalının hesabına gelen paralardan Müge Ulusoy'un hesabına yapılan havalelerin davalının izni ve haberi olmaksızın . çalışanlarının usulsüz işlemleriyle yapıldığını, davalının sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Türk Medeni Kanununun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Bu suretle, davalının, hesabının bulunduğu . çalışanlarının davacılar çalışanıle birlikte hareket ederek, haberi olmaksızın hesabına bilgisi dışında Müge Ulusoy tarafından gönderilen havaleleri tekrar hesabına yine bilgisi dışında usulsüz işlemlerle havale edildiği savunmasını ispatı için talepte bulunduğu davalının nezdindeki hesabı ve yapılan işlemlere ilişkin kayıtların incelenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, davaya dayanak haksız ödemeleri yapan hakkında sayılı dosyasıyla ceza davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanık özel evrakta müteselsil şekilde sahtecilik suçunu işlediğinin ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160. maddesi uyarınca müteselsil şekilde zimmet suçunu işlediğinin sübuta erdiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği; adı geçen ceza dosyasında davalı ...’in sanık olarak yargılanmadığı anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece, ceza mahkemesinde saptanan maddi olguların hukuk hâkimini bağlayacağı düşünülerek, ceza dava dosyası incelenmek o davada belirlenen maddi olgularla dava konusu uyuşmazlıkta yer alan unsurlar karşılaştırılmak; yine davalının savunmaları üzerinde durularak hesabının bulunduğu banka kayıtları, havale talimatları ve kamera kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, yapılan işlemler ile akıbetlerinin, böylece davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, ile davalının birlikte hareket ettiği her ikisinin de davacıları zarara uğrattığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358604500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz