Ihbar olunan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3012 E. 2017/1593 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar olunan↗ feri müdahil↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ avans faizi↗ husumet↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının mevduatının ... Şubesine 01.12.1999 tarihinden vadeli olarak yatırıldığı, bu paranın banka görevlileri tarafından off-shore hesabına aktarıldığı, davacının parasını geri alamadığı, bu nedenle alacaklı olduğu, bu alacağa 01.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesi ile 50.900 TL'nin 01.12.1999 tarihinden itibaren alacağın tahsil ve tasfiyesine kadar geçecek süre için 3095 sayılı Yasanın 2. maddesine göre TC Merkez Bankası tarafından belirlenen avans faizi üzerinden faizi ile birlikte tahsili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ihbar olunan ...'a karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve feri müdahil ... vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde davalı Bankanın harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11308 E. 2018/2875 K.
Ortak:ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda1- İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartılışıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Ancak, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ...'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın ... bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ...'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
A....vekili, fer'i müdahil ... vekili ve temyize cevap ile birlikte «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1- İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartılışıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Ancak, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ...'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın ... bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ...'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
A....nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1413 E. 2017/755 K.
Ortak:ihbar olunan · feri müdahil · ihbar · hukuki yarar · avans faizi · husumet · e-defter · görevli mahkeme · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Şubesine 01.12.1999 tarihinden vadeli olarak yatırıldığı, bu paranın banka «görevlileri» tarafından off-shore hesabına aktarıldığı, davacının parasını geri alamadığı, bu nedenle alacaklı olduğu, bu alacağa 01.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesi ile 50.900 TL'nin 01.12.1999 tarihinden itibaren alacağın tahsil ve tasfiyesine kadar geçecek süre için 3095 sayılı Yasanın 2. madd …
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve «feri müdahil» ... vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda1- İhbar olunan ... vekilinin 03/08/2015 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili, «feri müdahil» vekili ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 11.782 TL'nin 16.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · istirdat · usulden reddi
Benzer bu kararda2- Dava, off shore hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3834 E. 2019/3002 K.
Ortak:avans faizi · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaŞubesine 01.12.1999 tarihinden vadeli olarak yatırıldığı, bu paranın banka «görevlileri» tarafından off-shore hesabına aktarıldığı, davacının parasını geri alamadığı, bu nedenle alacaklı olduğu, bu alacağa 01.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesi ile 50.900 TL'nin 01.12.1999 tarihinden itibaren alacağın tahsil ve tasfiyesine kadar geçecek süre için 3095 sayılı Yasanın 2. madd …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mevduatının Egebank Şubesine 01.12.1999 tarihinde vadeli olarak yatırıldığı, bu paranın banka «görevlileri» tarafından off shore hesabına aktarıldığı, davacının parasını geri alamadığı, bu nedenle alacaklı olduğu, bu alacağa 01.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, 50.900 TL'nin 01.12.1999 tarihinden itibaren alacağın tahsil ve tasfiyesine kadar geçecek süre için 3095 sayılı Yasa'nın 2. m. …
Merkez Bankası tarafından belirlenen «avans faizi» üzerinden faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı banka vekili ile fer'i müdahiller ... ve ... vekilleri tarafından temyizi üzerine kararın Dairemizce düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece 50.900,00 TL'nin 01.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca T.C Merkez Bankası tarafından belirlenen «avans faizi» üzerinden faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, TCMB'nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirildiğinden 01.01.2000 tarihine kadar olan davacı alacağına reeskont oranında temerrüt faizi, bu tarihten sonra da avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, faizin de aynen «harç» gibi mahkeme ilamında düzeltilmesi gerektiğinden bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin düzeltilerek onama ilamının 3 numaralı bendine faiz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · temerrüt faizi · harç · temerrüt
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece 50.900,00 TL'nin 01.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca T.C Merkez Bankası tarafından belirlenen «avans faizi» üzerinden faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, TCMB'nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirildiğinden 01.01.2000 tarihine kadar olan davacı alacağına reeskont oranında temerrüt faizi, bu tarihten sonra da avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, faizin de aynen «harç» gibi mahkeme ilamında düzeltilmesi gerektiğinden bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin düzeltilerek onama ilamının 3 numaralı bendine faiz …
1 benzer karar daha
-
Ticari Şirket Fesih ve Tasfiye Davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14687 E. 2018/7407 K.
Ortak:ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaTemyiz isteminde bulunan «ihbar olunan» ...'e karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunanın kararı temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından, ihbar olunan ...'in temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, asıl davada davacı vekili, «ihbar olunan» ... ile davalı-karşı davacı ... vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · ek tasfiye işlemleri · kâr payı dağıtımı · şirketin tasfiyesi · kar payı · ortaklar kurulu kararı · tasfiye memuru · fesih
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her iki tarafın da «şirketin tasfiyesini» talep ettiği, şirketin icra ve «haciz» tehditleri altında ödemeler yaptığı, şirket faaliyetlerinin önemli ölçüde tehlikeye girdiği, bilirkişi kurulu raporunda şirket kârı ile ilgili yapılan tespitler ve talep uyarınca «kar payı» miktarının belirlendiği, davacı ve karşı davacının manevi tazminat talebinin yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacı ve karşı davacının şirketin tasfiyes …
3- Asıl dava, davacının kâr «payının» tespiti ile tahsili, manevi tazminat, şirketten olan alacaklarının tahsili ve «şirketin tasfiyesi», karşı dava ise, şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta bilirkişi kurulunca yapılan tespitler ile kâr «payı dağıtımına» yönelik «ortaklar kurulu» kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Sağlık Hizmetleri Limited Şirketinin tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak ... .
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3012 E. , 2017/1593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2015 tarih ve 2014/1140-2015/660 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/03/2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... Bank A.Ş. vekili Av. ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 51.000 TL'yi ... A.Ş.'ye 01.12.1999 tarihinde vadeli olarak yatırdığını, bu paranın banka görevlileri tarafından off-shore hesabına aktarıldığını, bir çok kere bankaya başvurmasına rağmen parasını alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 51.000 TL'nin 01.12.1999 tarihinden vade sonuna kadar işleyecek süre için % 80 akdi faiziyle ve vadeden sonrasından itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı banka ve fer'i müdahiller vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının mevduatının ... Şubesine 01.12.1999 tarihinden vadeli olarak yatırıldığı, bu paranın banka görevlileri tarafından off-shore hesabına aktarıldığı, davacının parasını geri alamadığı, bu nedenle alacaklı olduğu, bu alacağa 01.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesi ile 50.900 TL'nin 01.12.1999 tarihinden itibaren alacağın tahsil ve tasfiyesine kadar geçecek süre için 3095 sayılı Yasanın 2. maddesine göre TC Merkez Bankası tarafından belirlenen avans faizi üzerinden faizi ile birlikte tahsili ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan ... vekilinin temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ihbar olunan ...'a karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve feri müdahil ... vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde davalı Bankanın harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekili ile feri müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka ve fer'i müdahil ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendindeki ve 3.bendinde yer alan ibarelerin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça dava açılırken yatırılan toplam 896,20- TL (25,20 TL BVH, 871,00-TL Peşin Harç) harcın istem halinde davacıya iadesine;” ibaresinin yazılmasına, kararın bu haliyle davalı Banka ve fer'i müdahil ...
yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356987800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz