Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7400 E. 2017/1338 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekin ibrazı↗ virman↗ yetkili hamil↗ hamil↗ keşideci↗ bilirkişi incelemesi↗ yetki↗ iflas↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çek Banka tarafından sehven iptal edilmemiş olsaydı dahi keşidecinin hesabında para bulunmadığından çekin ödemesinin yapılamayacağı ve çekin karşılıksız kalacağı, ayrıca davacının çek borçlusuna karşı herhangi bir takip ya da dava açmadan çek borçlusunun iflas ettiğini ve alacağını tahsil edemediğini belirterek çek bedelini Banka'dan talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, yetkili hamili olduğu ve davalı Banka'ya ibraz ettiği çekin davalı bankanın hatası nedeni ile sehven iptal edildiğini, çekin ibraz tarihinde karşılığının bulunduğunu, davalı Banka'nın kusuru nedeniyle çek bedelini tahsil edemediğini ileri sürmüş olup, mahkemece davaya konu çek banka tarafından sehven iptal edilmemiş olsaydı dahi keşidecinin hesabında para bulunmadığı, ayrıca davacının çek borçlusuna karşı herhangi bir takip yapmadan çek bedelinin tahsilini bankadan talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının hamili olduğu çekin Banka görevlileri tarafından sehven iptal edildiği ve çek bedelinin davacıya ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece çekin ibraz tarihinde karşılığı bulunmadığı belirtilmiş ise de; 05/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda, keşidecinin Banka hesapları arasında virman yapılması için verdiği yetki nedeniyle keşidecinin 5001 no'lu hesabından 5003 no'lu çek hesabına 30/04/2013 tarihinde 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL çek ödemesi için çek miktarları kadar para geçilerek ödemeler yapıldığı belirtilmektedir. Ayrıca davalı Banka tarafından gönderilen hesap ekstrelerinden keşideciye ait 5001 no'lu hesapta 30.04.2013 tarihi itibariyle 158.000 TL olduğu, hesabın gün sonunda sıfırlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla keşideci hesabında para bulunmasına rağmen davalı Banka ödeme yapmamış ise bu durumda davacı akidine gitmeden işbu davayı açarak bankadan çek bedelini talep edebileceğinden mahkemece, öncelikle davalı Banka'nın keşidecinin Banka hesapları arasında virman yetkisi bulunup bulunmadığı belirlenerek, davalı Banka'nın virman yetkisinin bulunması halinde çekin ibraz edildiği tarih ve saatte keşideciye ait 5001 nolu hesapta para bulunup bulunmadığı araştırılarak ve gerektiğinde Banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1388 E. 2019/6857 K.
Ortak:çekin ibrazı · virman · yetkili hamil · hamil · keşideci · bilirkişi incelemesi · yetki · iflas · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı, «yetkili hamili» olduğu ve davalı Banka'ya «ibraz» ettiği çekin davalı bankanın hatası nedeni ile sehven iptal edildiğini, «çekin ibraz» tarihinde karşılığının bulunduğunu, davalı Banka'nın «kusuru» nedeniyle «çek» bedelini tahsil edemediğini ileri sürmüş olup, mahkemece davaya konu çek banka tarafından sehven iptal edilmemiş olsaydı dahi «keşidecinin» hesabında para bulunmadığı, ayrıca davacının çek borçlusuna karşı herhangi bir takip yapmadan çek bedelinin tahsilini bankadan talep edemeyeceği gerekçesiyle, dava …
Mahkemece «çekin ibraz» tarihinde karşılığı bulunmadığı belirtilmiş ise de; 05/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda, «keşidecinin» Banka hesapları arasında «virman» yapılması için verdiği «yetki» nedeniyle keşidecinin 5001 no'lu hesabından 5003 no'lu «çek» hesabına 30/04/2013 tarihinde 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL çek ödemesi için çek miktarları kadar para geçilerek ödemeler yapıldığı belirtilmektedir.
Bu itibarla «keşideci» hesabında para bulunmasına rağmen davalı Banka ödeme yapmamış ise bu durumda davacı akidine gitmeden işbu davayı açarak bankadan «çek» bedelini talep edebileceğinden mahkemece, öncelikle davalı Banka'nın keşidecinin Banka hesapları arasında «virman» yetkisi bulunup bulunmadığı belirlenerek, davalı Banka'nın virman «yetkisinin» bulunması halinde «çekin ibraz» edildiği tarih ve saatte keşideciye ait 5001 nolu hesapta para bulunup bulunmadığı araştırılarak ve gerektiğinde Banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında; «keşidecinin» banka hesapları arasında «virman» yapılması için verdiği «yetki» nedeniyle 5001 no'lu hesabından 5003 no'lu «çek» hesabına 30/04/2013 tarihinde 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL'lik çek ödemesi için çek miktarları kadar para geçilerek ödemeler yapıldığı, ayrıca keşideciye ait 5001 no'lu hesapta 30.04.2013 tarihi itibariyle 158.000,00 TL olduğu, hesabın gün sonunda sıfırlandığı, bu itibarla keşideci hesabında para bulunmasına rağmen davalı banka ödeme yapmamış ise davacının akidine gitmeden işbu davayı açarak bankadan çek bedelini talep edebileceği, öncelikle davalı bankanın keşidecinin banka hesapları arasında virman yetkisi bulunup bulunmadığı ve virman «yetkisinin» bulunması halinde «çekin ibraz» edildiği tarih ve saatte keşideciye ait 5001 nolu hesapta para olup olmadığının tespiti gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında bu doğrultuda «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, alınan raporda; keşidecinin hesapları arasında virman yapılması hususunda bankaya yazılı bir talimat vermediği, 30.04.2013 tarihinde 5001 no’lu hesapta 09.00-11.51 saatleri arasında çek bedeli tutarının üzerinde para bulunduğu, 11.51’den sonra çek bedeli tutarı kadar para bulunmadığı, dava konusu çekin tanzim tarihi olan 30.04.2013 tarihinden daha önceki bir tarihte bankaya bırakılmasının sözç konusu olmadığı, çekin en erken 30.04.2013 tarihinde veya «ibraz süresi» içerisindeki bir tarihte bankaya bırakılmış olduğu, ancak çek miktarının yüksek olması nedeniyle çekin 30.04.2013 tarihinde ibraz edilmiş olma olasılığının yüksek olduğu, çekin 30.04.2013 tarihinde saat kaçta ibraz edildiğinin net olarak tespit edilemediği, 30.04.2013 tarihinde çek keşide edilen 5003 no’lu hesapta 100.000,00 TL bulunmadığı, 30.04.2013 tarihinde 5001 nolu hesaptan 5003 nolu çek hesabına yapılan 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL virmanlar için bankanın herhangi bir yazılı talimat almadığı, sözlü talimat ile işlemlerin yapıldığı hususlarının bildirildiği, bilirkişi raporuna ekli davalı banka tarafından ibraz edilen yazıda da; keşidecinin hesapları arasında virman yapılmasına ilişkin bankaya vermiş olduğu herhangi bir genel virman yetkisinin bulunmadığı ancak, müşteri memnuniyeti ve iyi ilişkiler doğrultusunda çek ödemeleri bulunduğunda ödemesini istediği çekler için bankaya telefonla ya da sözlü olarak bildirim yaparak virman işlemlerinin gerçekleştirildiği, 30.04.2013 tarihinde, 5001 nolu hesaptan 5003 nolu hesaba yapılan 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL virman işleminin müşterinin sözlü talimatı ile gerçekleştirildiği, dava konusu çekin ödenmesine ilişkin herhangi bir virman talimatının keşideci tarafından verilmediği, çekin ibraz tarihi ve satinin de «kesin» olarak bilenmediği hususlarının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «çek» «keşidecisinin» banka hesapları arasında «virman» yapılması için «yetki» vermediği, çek ödemesi olduğu zaman 5003 nolu çek hesabına keşidecinin aynı bankada bulunan 5001 nolu hesabından çek tutarı kadar virman yoluyla para geçilerek çeklerin ödemesi yapıldığı tespit edilmiş ise de bu hususun müşterinin sözlü talimatı ile yapıldığını ve aksinin davacı tarafça ispat edilemediği, 30/04/2013 tarihinde keşidecinin talimatına istinaden 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL çek ödemesi için 5001 nolu hesabından çek miktarları kadar para geçilerek ödemeler yapıldığı, çek keşidecisinin çeki keşide ettiği 5003 nolu hesabında 30/04/2013 tarihinde hesapta çek bedeli tutarı olan 100.000,00 TL miktarında para bulunmadığı, 30/04/2013 tarihinde dava konusu çek sehven iptal edilmemiş olsaydı 5001 nolu hesaptan çek bedeli kadar 5003 nolu hesaba virman yapılması için 100.000,00 TL’den daha fazla bir miktarın 09:00- 11:51 arasında 5001 nolu hesapta mevcut olduğu, çekin saat kaçta bankaya «ibraz» edildiğinin tespit edilemediği, kaldı ki 5001 nolu hesapta para bulunduğu bir saatte ibraz edilse dahi hesap sahibinin virman için talimatının bulunduğunun ispatlanamadığı, çek banka tarafından sehven iptal edilmemiş olsaydı dahi, keşidecinin hesabında para bulunmadığından çek ödemesinin yapılamayacağı ve çek karşılıksız olacağı gibi, davacının «ilamsız icra takibi» de yapabileceği, çek borçlusuna karşı herhangi bir takip ya da dava açılmadan çek borçlusunun «iflas» ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, «yetkili hamili» olduğu ve davalı bankaya «ibraz» ettiği çekin, bankanın hatası nedeniyle sehven iptal edildiği, «çekin ibraz» tarihinde karşılığının bulunduğu, davalı bankanın «kusuru» nedeniyle «çek» bedeli tahsil edilemediğinden zarara uğranıldığı iddiası ile uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, taraflar arasında davacının hamili olduğu çekin banka «görevlileri» tarafından sehven iptal edildiği ve çek bedelinin davacıya ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz süresi · ilamsız icra takibi · ispat yükü · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında; «keşidecinin» banka hesapları arasında «virman» yapılması için verdiği «yetki» nedeniyle 5001 no'lu hesabından 5003 no'lu «çek» hesabına 30/04/2013 tarihinde 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL'lik çek ödemesi için çek miktarları kadar para geçilerek ödemeler yapıldığı, ayrıca keşideciye ait 5001 no'lu hesapta 30.04.2013 tarihi itibariyle 158.000,00 TL olduğu, hesabın gün sonunda sıfırlandığı, bu itibarla keşideci hesabında para bulunmasına rağmen davalı banka ödeme yapmamış ise davacının akidine gitmeden işbu davayı açarak bankadan çek bedelini talep edebileceği, öncelikle davalı bankanın keşidecinin banka hesapları arasında virman yetkisi bulunup bulunmadığı ve virman «yetkisinin» bulunması halinde «çekin ibraz» edildiği tarih ve saatte keşideciye ait 5001 nolu hesapta para olup olmadığının tespiti gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında bu doğrultuda «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, alınan raporda; keşidecinin hesapları arasında virman yapılması hususunda bankaya yazılı bir talimat vermediği, 30.04.2013 tarihinde 5001 no’lu hesapta 09.00-11.51 saatleri arasında çek bedeli tutarının üzerinde para bulunduğu, 11.51’den sonra çek bedeli tutarı kadar para bulunmadığı, dava konusu çekin tanzim tarihi olan 30.04.2013 tarihinden daha önceki bir tarihte bankaya bırakılmasının sözç konusu olmadığı, çekin en erken 30.04.2013 tarihinde veya «ibraz süresi» içerisindeki bir tarihte bankaya bırakılmış olduğu, ancak çek miktarının yüksek olması nedeniyle çekin 30.04.2013 tarihinde ibraz edilmiş olma olasılığının yüksek olduğu, çekin 30.04.2013 tarihinde saat kaçta ibraz edildiğinin net olarak tespit edilemediği, 30.04.2013 tarihinde çek keşide edilen 5003 no’lu hesapta 100.000,00 TL bulunmadığı, 30.04.2013 tarihinde 5001 nolu hesaptan 5003 nolu çek hesabına yapılan 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL virmanlar için bankanın herhangi bir yazılı talimat almadığı, sözlü talimat ile işlemlerin yapıldığı hususlarının bildirildiği, bilirkişi raporuna ekli davalı banka tarafından ibraz edilen yazıda da; keşidecinin hesapları arasında virman yapılmasına ilişkin bankaya vermiş olduğu herhangi bir genel virman yetkisinin bulunmadığı ancak, müşteri memnuniyeti ve iyi ilişkiler doğrultusunda çek ödemeleri bulunduğunda ödemesini istediği çekler için bankaya telefonla ya da sözlü olarak bildirim yaparak virman işlemlerinin gerçekleştirildiği, 30.04.2013 tarihinde, 5001 nolu hesaptan 5003 nolu hesaba yapılan 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL virman işleminin müşterinin sözlü talimatı ile gerçekleştirildiği, dava konusu çekin ödenmesine ilişkin herhangi bir virman talimatının keşideci tarafından verilmediği, çekin ibraz tarihi ve satinin de «kesin» olarak bilenmediği hususlarının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «çek» «keşidecisinin» banka hesapları arasında «virman» yapılması için «yetki» vermediği, çek ödemesi olduğu zaman 5003 nolu çek hesabına keşidecinin aynı bankada bulunan 5001 nolu hesabından çek tutarı kadar virman yoluyla para geçilerek çeklerin ödemesi yapıldığı tespit edilmiş ise de bu hususun müşterinin sözlü talimatı ile yapıldığını ve aksinin davacı tarafça ispat edilemediği, 30/04/2013 tarihinde keşidecinin talimatına istinaden 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL çek ödemesi için 5001 nolu hesabından çek miktarları kadar para geçilerek ödemeler yapıldığı, çek keşidecisinin çeki keşide ettiği 5003 nolu hesabında 30/04/2013 tarihinde hesapta çek bedeli tutarı olan 100.000,00 TL miktarında para bulunmadığı, 30/04/2013 tarihinde dava konusu çek sehven iptal edilmemiş olsaydı 5001 nolu hesaptan çek bedeli kadar 5003 nolu hesaba virman yapılması için 100.000,00 TL’den daha fazla bir miktarın 09:00- 11:51 arasında 5001 nolu hesapta mevcut olduğu, çekin saat kaçta bankaya «ibraz» edildiğinin tespit edilemediği, kaldı ki 5001 nolu hesapta para bulunduğu bir saatte ibraz edilse dahi hesap sahibinin virman için talimatının bulunduğunun ispatlanamadığı, çek banka tarafından sehven iptal edilmemiş olsaydı dahi, keşidecinin hesabında para bulunmadığından çek ödemesinin yapılamayacağı ve çek karşılıksız olacağı gibi, davacının «ilamsız icra takibi» de yapabileceği, çek borçlusuna karşı herhangi bir takip ya da dava açılmadan çek borçlusunun «iflas» ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu şekilde oluşturulan dosya kapsamından, «çek» «keşidecisinin» davalı bankada bulunan hesapları arasında sözlü talimatla «virman» yapılmasına ilişkin uygulama bulunduğunun anlaşıldığı, bu durum karşısında sözlü virman talimatının dava konusu çeki kapsamadığını «ispat yükünün» davalı bankada olduğu, davalı banka tarafından kendisine verilen virman talimatının sadece 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL’lik çekler için verildiğinin ispat edilemediği, 30.04.2013 tarihinde saat 11.51’e kadar keşidecinin 5001 nolu hesabında çek tutarının da üzerinde para bulunduğu ve çekin belirtilen gün ve saatten sonra bankaya «ibraz» edildiği hususunu da ispat yükü bankada olup, aksinin davalı banka tarafından ispat edilemediği nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı gerek …
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz karardaMahkemece «çekin ibraz» tarihinde karşılığı bulunmadığı belirtilmiş ise de; 05/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda, «keşidecinin» Banka hesapları arasında «virman» yapılması için verdiği «yetki» nedeniyle keşidecinin 5001 no'lu hesabından 5003 no'lu «çek» hesabına 30/04/2013 tarihinde 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL çek ödemesi için çek miktarları kadar para geçilerek ödemeler yapıldığı belirtilmektedir.
Bu itibarla «keşideci» hesabında para bulunmasına rağmen davalı Banka ödeme yapmamış ise bu durumda davacı akidine gitmeden işbu davayı açarak bankadan «çek» bedelini talep edebileceğinden mahkemece, öncelikle davalı Banka'nın keşidecinin Banka hesapları arasında «virman» yetkisi bulunup bulunmadığı belirlenerek, davalı Banka'nın virman «yetkisinin» bulunması halinde «çekin ibraz» edildiği tarih ve saatte keşideciye ait 5001 nolu hesapta para bulunup bulunmadığı araştırılarak ve gerektiğinde Banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaOysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin kredi veren değil «kefil» sıfatında bulunduğu ve kredi alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin belgelerin açıklayıcı olmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2996 E. 2021/1301 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve 2008/52638 sayılı dava konusu markanın bozma ilamında sehven 2006/33312 şeklinde yazılmasının «maddi hata» niteliğinde olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7400 E. , 2017/1338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2016 tarih ve 2015/129-2016/36 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.03.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin son ciranta olarak davalı Banka'ya ibraz ettiği çekin davalı Banka'nın hatası nedeni ile sehven iptal edildiğini ve müvekkilinin parasını alamadığını, davalı Banka görevlileri tarafından daha sonra çekin sehven iptal edildiğine dair tutanak tutulduğunu, çek keşidecisinin iflas etmesi nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, davalı Banka'nın kusuru nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 100.000,00 TL'nin 30/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı Banka'dan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çek süresinde ibraz edilmiş olsa dahi keşideci hesabında çekin ödenmesini sağlayacak meblağın bulunmadığını, ibraz tarihindeki hesap bakiyesinin üzerinde bir tutardan bankanın sorumlu tutulmasının kambiyo borçlularının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çek Banka tarafından sehven iptal edilmemiş olsaydı dahi keşidecinin hesabında para bulunmadığından çekin ödemesinin yapılamayacağı ve çekin karşılıksız kalacağı, ayrıca davacının çek borçlusuna karşı herhangi bir takip ya da dava açmadan çek borçlusunun iflas ettiğini ve alacağını tahsil edemediğini belirterek çek bedelini Banka'dan talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, yetkili hamili olduğu ve davalı Banka'ya ibraz ettiği çekin davalı bankanın hatası nedeni ile sehven iptal edildiğini, çekin ibraz tarihinde karşılığının bulunduğunu, davalı Banka'nın kusuru nedeniyle çek bedelini tahsil edemediğini ileri sürmüş olup, mahkemece davaya konu çek banka tarafından sehven iptal edilmemiş olsaydı dahi keşidecinin hesabında para bulunmadığı, ayrıca davacının çek borçlusuna karşı herhangi bir takip yapmadan çek bedelinin tahsilini bankadan talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının hamili olduğu çekin Banka görevlileri tarafından sehven iptal edildiği ve çek bedelinin davacıya ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece çekin ibraz tarihinde karşılığı bulunmadığı belirtilmiş ise de; 05/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda, keşidecinin Banka hesapları arasında virman yapılması için verdiği yetki nedeniyle keşidecinin 5001 no'lu hesabından 5003 no'lu çek hesabına 30/04/2013 tarihinde 57.000,00 TL ve 20.000,00 TL çek ödemesi için çek miktarları kadar para geçilerek ödemeler yapıldığı belirtilmektedir. Ayrıca davalı Banka tarafından gönderilen hesap ekstrelerinden keşideciye ait 5001 no'lu hesapta 30.04.2013 tarihi itibariyle 158.000 TL olduğu, hesabın gün sonunda sıfırlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla keşideci hesabında para bulunmasına rağmen davalı Banka ödeme yapmamış ise bu durumda davacı akidine gitmeden işbu davayı açarak bankadan çek bedelini talep edebileceğinden mahkemece, öncelikle davalı Banka'nın keşidecinin Banka hesapları arasında virman yetkisi bulunup bulunmadığı belirlenerek, davalı Banka'nın virman yetkisinin bulunması halinde çekin ibraz edildiği tarih ve saatte keşideciye ait 5001 nolu hesapta para bulunup bulunmadığı araştırılarak ve gerektiğinde Banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356634600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz