Gerekçenin düzeltilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12429 E. 2014/18142 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçenin düzeltilmesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ haksız rekabet↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 20.03.2014 günlü kararında yazılı gerekçelerle düzeltilerek onanmıştır.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Yapılan yargılamada, davacılar tarafından gösterilen dört tanığın bilgisine başvurulduğu, bunlardan Veysel Kılıççıkaran ve ... isimli tanıkların dava konusu olayla ilgili olarak detaylı anlatımlarda bulundukları anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, söz konusu tanık anlatımlarından kesin kanaate ulaşılamadığı, bu konudaki takdirin mahkemede olduğu görüşüne yer verilmiş olup, bu bağlamda mahkemece verilen ret kararının gerekçesinde bilirkişi raporuna atıf yapmakla yetinilmesi doğru değildir. Nitekim HMK’nın 198. maddesi uyarınca delillerin takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olup, aynı yasanın “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297/1-c maddesinde de; hüküm gerekçesinin, delillerin tartışılması ve değerlendirmesi hususlarını içerdiğine yer verilmiştir. O halde mahkemece, mevcut tanık anlatımları ile ilgili olarak her hangi bir değerlendirme yapılmaksızın, bu yönde bilirkişi raporundaki açıklamalara atıf yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Tanıklardan ..., ...'nin fax yazısını kendisinin yazıp bayilere gönderdiğini kabul ettiğini net olarak, ...i ile ...'nın bağrışmaları sırasında duyduğunu
beyan etmiş, tanık Veysel Kılıçkıran da, şirket yetkilisi ...'e konuyu sorduğunda kendisine açıkça yazıyı ...nin hazırladığı ve yazıyı gönderdikleri anlamına gelen cevap verdiğini beyan etmişlerdir. Bu durumda, mahkemece, davalıların haksız rekabet eylemlerinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden, anılan tanık anlatımları üzerinde durulmak ve detaylı şekilde tartışılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin 20.03.2014 gün ve 2013/15940 Esas, 2014/5447 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10043 E. 2016/3346 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · navlun · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda1-Dava, bakiye «navlun bedelinin» tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve «icra inkar tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı şekilde bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12429 E. , 2014/18142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2013 gün ve 2011/595-2013/349 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 20/03/2014 gün ve 2013/15940-2014/5447 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların müvekkili şirketi ve müdürü olan müvekkili ...'yı yanıltıcı şekilde kötülediğini, müvekkili şirketin, 750.000,00 TL sermayeli ve dünyaca meşhur...şirketinin ... fotokopi makinelerinin Türkiye distribütörlüğünü yapmakta olduğunu, davalıların gönderdikleri fakslardaki kötüleyici ve hakaret içerikli beyanlarının müvekkili şirketin ve müdürü olan ...'nın güvenirliği hakkında kötüleyici, müşterilerin ekonomik davranışlarını ve kararlarını etkileyici ve onları aldatıcı nitelikte bulunması nedeniyle davalıların eylemlerinin TTK'nın 56, 57. maddeleri delaletiyle 58/1-a maddesi uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğunun hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip, yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkili ...
Büro Makineleri İthalat ve Pazarlama Ltd. Şti. için 5.000,00 TL manevi tazminat, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline; müvekkili ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 20.03.2014 günlü kararında yazılı gerekçelerle düzeltilerek onanmıştır.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Yapılan yargılamada, davacılar tarafından gösterilen dört tanığın bilgisine başvurulduğu, bunlardan Veysel Kılıççıkaran ve ... isimli tanıkların dava konusu olayla ilgili olarak detaylı anlatımlarda bulundukları anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, söz konusu tanık anlatımlarından kesin kanaate ulaşılamadığı, bu konudaki takdirin mahkemede olduğu görüşüne yer verilmiş olup, bu bağlamda mahkemece verilen ret kararının gerekçesinde bilirkişi raporuna atıf yapmakla yetinilmesi doğru değildir. Nitekim HMK’nın 198. maddesi uyarınca delillerin takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olup, aynı yasanın “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297/1-c maddesinde de;
hüküm gerekçesinin, delillerin tartışılması ve değerlendirmesi hususlarını içerdiğine yer verilmiştir. O halde mahkemece, mevcut tanık anlatımları ile ilgili olarak her hangi bir değerlendirme yapılmaksızın, bu yönde bilirkişi raporundaki açıklamalara atıf yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Tanıklardan ..., ...'nin fax yazısını kendisinin yazıp bayilere gönderdiğini kabul ettiğini net olarak, ...i ile ...'nın bağrışmaları sırasında duyduğunu
beyan etmiş, tanık Veysel Kılıçkıran da, şirket yetkilisi ...'e konuyu sorduğunda kendisine açıkça yazıyı ...nin hazırladığı ve yazıyı gönderdikleri anlamına gelen cevap verdiğini beyan etmişlerdir. Bu durumda, mahkemece, davalıların haksız rekabet eylemlerinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden, anılan tanık anlatımları üzerinde durulmak ve detaylı şekilde tartışılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin 20.03.2014 gün ve 2013/15940 Esas, 2014/5447 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.03.2014 gün ve 2013/15940 Esas, 2014/5447 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının işbu şekilde davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 21/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356563000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz