6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muaccel alacağın varlığı ihtilaflıysa ihtiyati haciz koşulu oluşmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1742 E. 2024/1634 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde bulunan tarafın, İİK 257/1 ve 258/1 uyarınca muaccel bir para borcunun alacaklısı olduğunu yaklaşık ispat düzeyinde göstermesi gerekir. Muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunuyor ve bu ihtilafın çözümü esasa ilişkin yargılamayı gerektiriyorsa (örneğin alacağın temlik sözleşmesine ve zamanaşımına uğramış bir bonoya dayandırılması gibi durumlarda), ihtiyati haczin yasal koşullarının oluştuğu kabul edilemez; çünkü varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı (muaccel alacağın yaklaşık ispatı) → ret

İddia: Davacı vekili, davalının senedi müvekkiline (alacağın temlik edildiği kişiye) emrühavalesine düzenlediğini, senette aval ve şirket kaşesi üzerinde davalının imzası bulunduğunu, davalının imzaya itiraz etmediğini, bu nedenle borcun haklılığının apaçık ortada olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca ihtiyati haciz talep edebilmek için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı olunması gerekir; İİK 258/1'in 2. cümlesine göre alacaklı, alacağı ve gerekirse haciz sebeplerini mahkemeye kanaat getirecek delillerle göstermekle yükümlüdür. Bu düzenlemeler kesin ispat aramasa da, muaccel alacağın varlığı hakkında ihtilaf bulunması ve bu ihtilafın çözümünün yargılamayı gerektirmesi halinde ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığının kabulü gerekir; çünkü muaccel bir para alacağının bulunması ihtiyati haciz için ön koşuldur ve varlığı ihtilaflı, tespite muhtaç bir alacak yönünden muaccel veya müeccel bir para alacağının varlığından söz edilemez. Somut olayda talep, alacağın temliki sözleşmesine ve bir senetteki aval ile Türkiye'de ticaret sicilinde kayıtlı olmayan bir şirket tarafından düzenlenen, zamanaşımına uğramış bonoya dayandırılmıştır. Talep dava dilekçesiyle yapılmış ve karşı yanın savunması alınmamış bir evrede olduğundan, muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğu kabul edilememiştir. Delil durumu değiştiğinde her zaman yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceği, icra takibine konu borcun ödenmediği iddiası ve muaccel alacağın varlığının tespiti hususunda yargılama yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Muaccel alacağın varlığının ihtilaflı ve yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu durumlarda ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığına ilişkin değerlendirme, benzer nitelikte alacağın temliki veya zamanaşımına uğramış senede dayalı ihtiyati haciz taleplerinde emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz muaccel alacak yaklaşık ispat alacağın temliki zamanaşımı (bono) aval itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 257/1İİK 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1742

KARAR NO 2024/1634

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/09/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/805 Esas

İHTİYATİ HACZE TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Haciz

İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; davalının 2020 yılında sıvı yağ ticareti yapmak üzere dava dışı ... ile ticari ilişki içerisine girdiğini, 100.000-USD tutarında borçlanıldığını, alacağın temliki sözleşmesi imzalanıldığını akabinde bu durumdan haberdar edilen davalı, bahse konu meblağın artık müvekkilinin hak ve alacağı olduğunu bildiğinden durumun gereği olarak işbu tutarlı senedi müvekkili emrühavalesine düzenleyerek müvekkilinin ödeme borcu altına girdiğini, davalının borçlu olduğunun açık olduğunu belirterek, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiğini, davanın kabulüne karar verilerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir.

ARA KARAR

Mahkemece; somut olayda istemde bulunan tarafından ihtiyati haciz talep edildiği, sunulan kayıtlara göre vadesi gelmiş bir para borcundan söz edilmesinin bu aşamada mümkün olmadığı, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı, karşı tarafın kaçtığı veya mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle ihtiyati haczin yasal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalının, 2020 yılında sıvı yağ ticareti yapmak üzere dava dışı ... ile ticari ilişki içine girdiğini, bu sıvı yağ ticareti için davalının, ..'e 100.000-USD ödeyeceğini, ... ise takribi aynı dönemde müvekkil ile başkaca ticari işler içinde olduğundan müvekkile 100.000-USD borçlandığını, bu borcu ödemek adına davalı ve davalıya ait şirketten alacağı 100.000-USD'nin müvekkile verilebilmesi adına müvekkil ile 20.06.2020 tarihinde bir alacağın temliki sözleşmesi imzaladığını, davalının ayrıca davaya ve icra takibine konu 02.11.2020 düzenlenme tarihli, 05.02.2021 vade tarihli, 100.000-USD bedelli senedi ... emrühavalesine değil, artık bu alacağın halefi olan müvekkilin emrühavalesine düzenleyerek müvekkile ödeme borcu altına girdiğini, senet nedeniyle Büyükçekmece ...İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında davalı ve şirketi hakkında icra takibi başlattıklarını davalının şirketi ...'nun aktif ticari faaliyet göstermesine rağmen vergi siciline ve ticaret odasına kaydının olmadığını, senedin ön yüzünde hem tek başına imzası bulunan (aval hükmünde) hem de şirket kaşesi üzerinde imzası bulunan (...) davalının, imzaya itiraz etmediği de göz önüne alındığında borcun haklılığı apaçık ortada olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, zamanaşımına uğrayan bonoya dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de; muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması, bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafından alacağın temliki sözleşmesine ve bir adet senetteki aval ve Türkiye'de ticaret sicilinde kayıtlı olmayan şirket tarafından düzenlenen zamanaşımına uğrayan bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur.

İhtiyati haciz talebinin dava dilekçesi ile yapıldığı, karşı yanın savunması alınmayan bir evrede muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Değişen delil durumuna göre her zaman ihtiyati haciz talebinde bulunmak mümkün olduğu,icra takibine konu borcun ödenmediği iddiası ve muaccel alacağın varlığının tespiti noktasında yargılama yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; sonuç olarak ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları bulunmadığından, sunulan belgeler ile yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik ara kararda isabetsizlik bulunmamış, istinaf sebebi yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/35640 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.