6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tavzih yoluyla hükümdeki faiz oranının değiştirilmesi talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1760 E. 2024/1658 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Tavzih (Tashih) Talebinin Reddi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Tavzih (HMK 305), hükmün yalnızca açıklanmasına yönelik bir yoldur; hükümde taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hükümde açık olmayan bir durum veya birbirine aykırı fıkra bulunmadığı, sadece tarafın hükmün esasına ilişkin bir itirazı bulunduğu hâllerde, bu itiraz ancak süresi içinde kanun yoluna başvurularak ileri sürülebilir; hüküm kesinleştikten sonra tavzih yoluyla değiştirilmesi istenemez.

Ele alınan sorunlar

Tavzih (tashih) talebinin reddine ilişkin ek kararın istinafı → ret

İddia: Davacı vekili, hükümde yer alan '%18 yasal faiz' ibaresindeki 'yasal' kelimesinin takip talebiyle çelişen bir yazı hatası olduğunu, bunun icrada tereddüt yarattığını, mahkemenin takip talebiyle bağlı olduğunu ve borçlunun faiz oranına itirazı bulunmadığını ileri sürerek tavzih-tashih talebinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 305. madde uyarınca tavzih, hükmün yeterince açık olmaması, icrasında tereddüt uyandırması ya da birbirine aykırı fıkralar içermesi hâlinde başvurulabilecek bir yoldur; bu yolla hükmün değiştirilmesi değil yalnızca açıklanması mümkündür. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hâkim hükmü verdikten ve davadan elini çektikten sonra, hüküm temyiz edilerek bozulmadıkça o davaya yeniden bakamaz ve verdiği hükmü değiştiremez. Tavzih kural olarak yalnızca hüküm fıkrasına ilişkin olup, hükmün gerekçesinin açıklanması amacıyla tavzih yoluna başvurulamaz. İlk derece mahkemesince yıllık %18 oranını aşmamak üzere yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş olup bu karar davacı tarafça istinaf edilmemiştir; kararda tavzihe konu olabilecek bir maddi hata, açık olmayan bir durum veya birbirine aykırı fıkra bulunmamaktadır. Davacının talep ettiği husus, yasal süresi içinde başvuru ile olağan veya olağanüstü kanun yollarıyla düzeltilebilecek hususlardandır; yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmün değiştirilmesi mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Aynı hususta ikinci tavzih talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ek karar → ret

İddia: Davacı vekili, hükmün icrasında yaşanan tereddüt hâlinin giderilmesi amacıyla ikinci bir tavzih talebinde bulunmuş, mahkemenin bu talep hakkında da karar verilmesine yer olmadığına dair ek kararını istinaf etmiştir.

Gerekçe: Talep, ilk tavzih talebiyle aynı hususa (hükümdeki 'yasal faiz' ibaresinin değiştirilmesine) ilişkin olduğundan ve bu husus daha önce 26/09/2024 tarihli ek kararla karara bağlanmış olduğundan, aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, tavzih yolunun hükmün değiştirilmesi amacıyla kullanılamayacağı ve kesinleşmiş bir hükümdeki esasa ilişkin unsurların (örneğin faiz niteliği/oranı) ancak kanun yoluyla düzeltilebileceği yönündeki tespiti, benzer tavzih taleplerinde emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tavzih tashih hükmün açıklanması itirazın iptali yasal faiz kesinleşen hüküm

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 305HMK 305/2HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1760

KARAR NO 2024/1658

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/10/2024 (Ek Karar) - 26/09/2024 (Ek Karar)

NUMARASI 2016/439 Esas - 2018/784 Karar

DAVA

İtirazın İptali

BİRLEŞEN ANADOLU 8. ATM.2016/776 ESAS 2017/1198 KARAR SAYILI DOSYA;

DAVA

İtirazın İptali(Temlik alınan kambiyo evrakından kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/11/2024

Tashih talebinin reddine ve tashih kararında aynı hususta karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ek kararların asıl davada davacı vekilinin istinafı üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

Davacı vekili 11/09/2024 tarihli tavzih talepli dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklarının tahsili amacı ile öncelikle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip talebinde 1.322.080,22TL. alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %18 faizi, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, borçlunun haksız itirazı nedeni ile mahkememizde davalı aleyhine itirazın iptali davası açtığını, yapılan yargılama sonucunda "Asıl Davanın Kısmen Kabulüne" kararı verildiğini, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında itirazının "1.103.389,84 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla yasal faiz yürütülmesine" şeklinde hüküm tesis edildiğini, takip talebi kapsamında yer verilmiş olan %18'lik oranın gerekçeli kararında belirtilmiş ise de davacının takip talebinde yer almayan "YASAL" ibaresine sehven yer verildiğini, icra takip talebi ile açık çelişki meydana getiren bir yazı hatası söz konusu olduğunu, bu nedenle HMK nın 304.

Maddesi gereğince tavzih talebinde bulunduğunu, talebinin kabulü ile gerekçeli kararın "hüküm" kısmı 1. Maddesinde yer alan "yasal" ibaresinin hükümden çıkarılmasını, ve "asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla faiz yürütülmesine" şeklinde tavzih edilmesini talep etmiştir.

EK KARAR

Mahkemece; davacı tarafça ek karar ile hükümdeki yasal faiz ibaresinin kaldırılması talep edilmiş ise de HMK 305/2 maddesi kapsamında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılıp değiştirilmesi mümkün olmadığını ve ayrıca gerekçeli kararda açıkça neden yasal faiz yürütüldüğü hususu belirtilmiş olduğundan kararda bir yanlışlık bulunmadığından tavzih talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 30/09/2024 tarihinde sunduğu talep dilekçesi ile tavzih talebinin kabulü ile hükmün icrasında yaşanan tereddüt halinin giderilmesini talep ettiği, mahkemece; 26/09/2024 tarihli ek kararıyla aynı hususta karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl davada davacı vekili; takip talebi kapsamında yer verilmiş olan %18'lik oran İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararında da belirtilmiş ise de takip talebinde kesinlikle yer almayan "yasal" ibaresine sehven yer verilmiş olduğunu, bunun da icrada yapılan hesaplamada tereddüt yarattığını, bu nedenle tashih- tavzih talebinin kabulü talep edilmiş ise de yerel mahkeme bu talebi reddettiğini, burada icra takip talebi ile açık çelişki meydan getiren bir yazı hatası söz konusu olduğunu, sıra itirazın iptali davalarında mahkeme takip talebi ile bağlı olduğunu ve takip talebi ile çelişemeyeceğini, tüm bunların yanı sıra icra dosyasında mevcut takibe itiraz dilekçesine bakılacak olursa borçlunun da faiz oranına hiç bir itirazının olmadığını, takip talebi kapsamında faiz açıkça belirtilmiş olup borçlunun da faiz oranına hiç bir itirazı olmadığından takip talebi ile itirazın iptaline ilişkin mahkeme kararının uyum içerisinde olması gerektiğini, bu sebeplerden dolayı 26/09/2024 tarihli tashih talebin reddine ve tavzih talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin 02/10/2024 tarihli ek kararların kaldırılmasına, tavzih-tashih talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

HMK’nın 305. maddesinde hükmün tavzihinin hangi şartlarda ve nasıl yapılacağı açıkça belirlenmiştir. Buna göre, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Tavzih yolu ile hükmün değiştirilmesi değil yalnızca açıklanması imkanı vardır. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hakim hükmü verdikten ve davadan elini çektinden sonra temyiz edilerek hüküm bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacak ve verilen hükmü değiştiremeyecektir.

Tavzih kural olarak yalnızca hüküm fıkrasında olacak; hükmün gerekçesinin açıklanması için tavzih yoluna başvurulamayacaktır. İlk derece mahkemesince yıllık %18 oranını aşmamak üzere yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, karar davacı tarafça istinaf edilmemiştir. Kararda bir maddi hata olmadığı gibi tavzihe konu olabilecek, hükümde açık olmayan bir durum veya birbirine aykırı fıkralar bulunmamaktadır. Davacının talep ettiği husus, yasal süresi içerisinde başvuru ile olağan veya olağanüstü kanun yolları ile düzeltilecek hususlardandır. Yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmün değiştirilmesi mümkün değildir. Sonuç olarak, mahkeme ek kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran asıl davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, asıl ve birleşen davada davalı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin asıl davada davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 14/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/35593 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6623 E. 2025/4205 K. · Onandı

Tavzih yoluyla hükümde tanınan hakların değiştirilememesi

Gerekçe özeti

Tavzih, hükümde açık olmayan bir durumun veya birbirine aykırı fıkraların giderilmesine hizmet eder; HMK 305/2 uyarınca taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz ve değiştirilemez. Hükümde maddi hata veya belirsizlik yoksa, esasa ilişkin bir belirlemenin (örneğin faize ilişkin hükmün) düzeltilmesi ancak kanun yolları ile istenebilir; yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça hüküm değiştirilemez.

Emsal değeri

Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmadan onama yapmıştır; emsal değeri, benimsenen alt merci gerekçelerindeki tavzih kurumunun sınırına ilişkin holding üzerinden doğar.

Kavramlar: tavzih hükmün tashihi maddi hata hükmün değiştirilemezliği kanun yolları yargılamanın iadesi

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/6623 E.  ,  2025/4205 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/1760 Esas, 2024/1658 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. TALEP

1.Asıl davada davacı vekili 10.09.2024 havale tarihli tavzih talepli dilekçesinde; müvekkilinin, davalıdan alacaklarının tahsili amacı ile öncelikle İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5779 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, takip talebinde 1.322.080,22 TL alacağın takip tarihinden itibaren yıllık %18 faizi, icra giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte tahsilinin talep edildiğini, borçlunun haksız itirazı nedeni ile davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının sonucunda “davalının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü 2016/5779 E. sayılı takip dosyasında itirazının 1.103.389,84 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla ...

faiz yürütülmesine” şeklinde hüküm tesis edildiğini, takip talebi kapsamında istenen %18'lik orana gerekçeli kararda da yer verilmiş ise de davacının takip talebinde yer almayan “...” ibaresinin sehven yazıldığını, bunun icra takip talebi ile açık çelişki meydana getirdiğini ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 304. maddesi gereğince tavzih talebinin kabulü ile gerekçeli kararın “Hüküm” kısmının 1. maddesinde yer alan “...” ibaresinin hükümden çıkarılmasını ve “asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla faiz yürütülmesine” şeklinde tavzih kararı verilmesini talep etmiştir.

2.Asıl davada davacı vekili 30.09.2024 havale tarihli dilekçesi ile de gerekçeli kararın “Hüküm” kısmının 1. maddesinde yer alan “...” ibaresinin hükümden çıkarılması ile “asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18 oranını aşmamak kaydıyla faiz yürütülmesine” şeklinde tavzih kararı verilmesini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2024 tarihli ek kararı ile HMK’nın 305/2 hükmü kapsamında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılıp değiştirilemeyeceği, gerekçeli kararda açıkça neden ... faiz yürütüldüğünün belirtildiği, kararda bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin hükmün tashihi talebinin reddine, 02.10.2024 tarihli ek kararla da davacı vekilinin sunduğu tavzih talebi ve davalı vekilinin tavzih talebine karşı sunduğu olduğu 17.09.2024 tarihli beyan dilekçesi incelenerek oluşturulan 26.09.2024 tarihli tavzih kararında aynı hususta karar verildiği gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ek kararlar, asıl davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.

III. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yıllık %18 oranını aşmamak üzere ... faiz uygulanmasına dair verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmediği, kararda bir maddi hata olmadığı, tavzihe konu olabilecek, hükümde açık olmayan bir durum veya birbirine aykırı fıkralar bulunmadığı, davacının talep ettiği hususun ... süresi içerisinde başvuru ile olağan veya olağanüstü kanun yolları ile düzeltilecek hususlar arasında yer aldığı, yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça verilen hükmün değiştirilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davacının tavzih talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmemesine göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.