Haklı sebeple ortaklıktan çıkma davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1861 E. 2024/1792 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK 638(2) uyarınca açılan haklı sebeple ortaklıktan çıkma davasında, dava süresince ortaklıktan doğan hak ve borçların dondurulması veya şirket malvarlığına ilişkin ihtiyati tedbir talep edilebilmesi için, davacının HMK 390/3 gereği davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir; salt pay oranı ve amme borçlarından sorumlu tutulma bu yaklaşık ispatı sağlamaya yetmez. Dava henüz başlangıç aşamasındaysa ve somut bir tehlike ortaya çıkmamışsa, tedbir talebinin reddi isabetlidir; değişen koşullarda yeniden tedbir talebinde bulunulması mümkündür.
Ele alınan sorunlar
Haklı sebeple ortaklıktan çıkma davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi → ret
İddia: Davacı vekili, iddialarının belgeye dayalı olduğunu (soruşturma, e-haciz kayıtları), davalı şirketi temsile yetkili olmayan ortağın işlemleri sebebiyle davacının zarar görme riski bulunduğunu, TTK 638(2) uyarınca dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının dondurulmasının ve şirket malvarlığına tedbir konulmasının gerektiğini, pay oranı sebebiyle şirkete yönelik yeni borç ve yükümlülükler ihdas edilebileceğini ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkansız hale geleceği yahut ciddi bir zarar doğacağı endişesi halinde verilebilir; HMK 390/3 uyarınca talep eden taraf, dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. TTK 638(2), ortaklıktan çıkma davasında hukuken kesinleşmiş karara kadar ortaklığın fonksiyon ve fiil ehliyetinin sınırlandırılmamasını veya ortadan kaldırılmamasını ve ortakların haklarının zayi olmamasını amaçlamaktadır; bu geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için haklı sebebin gerçekleştiğine ilişkin yaklaşık ispatın sağlanması gerekir. Davacının pay oranı ve amme borçlarından sorumlu tutulması tek başına yaklaşık ispatın sağlandığının kabulüne yeterli değildir. İhtiyati tedbir talebi dava dilekçesiyle birlikte yapılmış olup, somut bir tehlikenin varlığı halinde değişen durum ve koşullara göre yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulması mümkündür; dava henüz tensip aşamasındadır. Davacı iddialarının varlığı ve haklılığı yapılacak yargılamada belirlenecektir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 638(2) kapsamındaki ortaklıktan çıkma davalarında ihtiyati tedbir talebinin kabulü için yaklaşık ispat ölçütünün nasıl uygulanacağı ve salt pay oranı/amme borcu sorumluluğunun bu ölçütü karşılamadığı yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ haklı sebeple ortaklıktan çıkma↗ yaklaşık ispat↗ geçici hukuki koruma↗ TTK 638↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1861
KARAR NO 2024/1792
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/10/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/840 Esas
DAVA
Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/12/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 24/10/2024 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette toplam sermayenin %10 pay sahibi olduğunu, şirketin çoğunluk hisselerine sahip olan ... tarafından ... ve ... isimli kişilerle şirket adına ve/veya şirket için yapılan sözleşmeler sebebiyle verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini, şirketin yönetici ve çoğunluk hissedarının eylemleri sebebiyle, müvekkilinin Küçükçekmece CBS 2022/33409 soruşturma sayılı dosyasının şüphelisi haline geldiğini, temsile yetkili olan çoğunluk hisse sahibi ortağın şirkete ait vergi ve resmi kurum borçlarını ödememesi sebebiyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun gereğince, şirket ortaklarının da kamu borcundan sorumlu tutulması sebebiyle;
şirketi temsil yetkisi olmamasına karşın, davacının banka hesaplarına şirketin vergi borcu için haciz konulduğunu, davacının eşine ait şirket hisselerinin inanç sözleşmesi ile diğer ortağın dayısına devir edildiğini, onun yönlendirmesi ile hisseler iade edilmediğinden açılan davanın kabulüne karar verildiğini, her iki ortağın arasında derin husumet bulunduğunu, davacının eşine ait olan şirket ile imzalanan rödövans sözleşmesinin ihlal edildiğini ileri sürerek müvekkilinin haklı nedenle ortaklıktan çıkmasına, şirketin mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasına ve müvekkilinin ortaklıktan doğan hak ve borçlarının dondurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ARA KARARI
Mahkemece, ihtiyati tedbir kararı verebilmek için talep edenin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil sunması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerektiği, haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği ayrıca şirket taşınmazlarına tedbir konulması talebinin dava konusu olmadığı bu nedenlerle tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davacının diğer iddialarının tümü belgeye dayalı iddialar olduğunu, diğer ortağın yaptığı hukuka aykırı işlemler sebebiyle, davacı hakkında da soruşturma yapıldığının soruşturma kapsamı ile sabit olduğunu, yine davalı şirketin vergi borçları için davacı banka hesaplarına e-haciz uygulandığının banka kayıtları ile sabit olduğunu, davalı şirketi temsile yetkili olmadığı hususunun sabit olduğunu, talep edilen ihtiyati tedbir talebinin, TTK'nın 638. madde hükmü "Dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." doğrultusunda tedbir istemi olduğunu, şirketteki pay oranı sebebiyle, sermaye artışı da dahil olmak üzere muhtelif kararlar almak suretiyle, davacı açısından şirkete yönelik yeni borç ve yükümlülükler ihdası sonucunu doğurması mümkün olabileceğini ileri sürerek, TTK'nın 638(2)maddesi uyarınca kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Elde ki dava, TTK'nın 638(2)maddesi uyarınca açılmış haklı sebeple ortaklıktan çıkma hakkının kullanılmasına ilişkin olup; davacı, şirkette ki akraba bulunan diğer ortağın şirketin üçüncü şahıslarla olan ticari ilişkilerini ihlal ettiği, her iki ortak arasında husumet oluştuğu, soruşturma bulunduğu, aralarında derdest davalar olduğu, ortaklık payına ilişkin hakların korunması kapsamında şirket menkul ve gayrimenkullerin üçüncü şahıslara devir ve temlik edilmemesi borçlandırıcı işlemlerin önlenmesine, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının dondurulmasına yönelik ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir. HMKnın 389.maddesi "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.
HMK 390/3 maddesi ise "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirterek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesini içerir. TTK 638(2) bir ortağın ayrılmasıyla ilgili davada hukuken kesinleşmiş karara kadar, ortaklığın fonksiyon ve fiil ehliyetinin sınırlandırılmamasını veya ortadan kaldırılmamasını ve ortakların haklarının zayi olmamasını amaçlamaktadır. Mahkemece böyle bir geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için, haklı sebebin gerçekleştiğine ilişkin yaklaşık ispatın sağlanması gerekmektedir. Davacının pay oranı ve amme borçlarından sorumlu tutulması tek başına yaklaşık ispatın sağlandığının kabulüne yeterli değildir.
İhtiyati tedbir talebi dava dilekçesi ile birlikte yapılmış olup, somut bir tehlikenin varlığı halinde değişen durum ve koşullara göre yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulması mümkündür. Dava henüz tensip aşamasındadır. Açıklanan nedenlerle ; Davacı iddialarının varlığı ve haklılığı yapılacak yargılamada belirlenecektir. İlk derece mahkemesince davanın bulunduğu aşamada istemin reddine dair ara kararında isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/35506 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi