Ttk 309/4
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2258 E. 2014/20302 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4↗ pay defteri↗ dosya masrafı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ teslim↗ e-defter↗
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, birleşik davanın TTK'nun 309. maddesinde öngörülen iki yıllık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle birleşik davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, dava devam ederken davalı şirketin davacıyı yeniden davalı şirketin ortağı yaparak 7070 no’lu ortak olarak pay defterinin 7160 no’lu sayfasına kaydettiği, davacının nominal değeri 5 TL olan 200 adet hissesinin bulunduğu, bu hisseler davacı adına kayıtlı olduğundan davacının bunları fiziken elden teslim alma olanağı bulunmadığı, davacının devir işlemlerinden önce davalı şirkette 200 hissesi bulunduğu ve davacının aynı hisselerle davalı şirketin ortağı yapıldığı, bu nedenle davanın davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle masraf ve ücreti vekalet ile sorumlu tutulmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.11.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Pay defteri 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1415 E. 2013/19601 K.
Ortak:pay defteri · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · teslim · e-defter · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz kararda… a ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, birleşik davanın TTK'nun 309. maddesinde öngörülen iki yıllık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle birleşik davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine, dava devam ederken davalı şirketin davacıyı yeniden davalı şirketin ortağı yaparak 7070 no’lu ortak olarak «pay defterinin» 7160 no’lu sayfasına kaydettiği, davacının nominal değeri 5 TL olan 200 adet hissesinin bulunduğu, bu hisseler davacı adına kayıtlı olduğundan davacının bunları fiziken elden «teslim» alma olanağı bulunmadığı, davacının devir işlemlerinden önce davalı şirkette 200 hissesi bulunduğu ve davacının aynı hisselerle davalı şirketin ortağı yapıldığı, bu nedenle davanın davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalı şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «masraf» ve ücreti vekalet ile sorumlu tutulmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.11.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Benzer bu kararda… vada davalılar olduğunun anlaşıldığı, ancak birleşik davanın T.T.K’nun 309. maddesinde öngörülen iki yıllık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle birleşik davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine, dava devam ederken davalı şirketin davacıyı yeniden davalı şirketin ortağı yaparak 7070 no’lu ortak olarak «pay defterinin» 7160 no’lu sayfasına kaydettiği, davacının nominal değeri 5 TL olan 200 adet (iki yüz) hissesinin bulunduğu, bu hisseler davacı adına kayıtlı olduğundan davacının bunları fiziken elden «teslim» alma olanağı bulunmadığı, davacının devir işlemlerinden önce davalı şirkette 200 hissesi bulunduğu ve davacının aynı hisselerle davalı şirketin ortağı yapıldığı, bu nedenle davanın davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalı şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «masraf» ve ücreti vekalet ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7656 E. 2014/19282 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz kararda… a ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, birleşik davanın TTK'nun 309. maddesinde öngörülen iki yıllık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle birleşik davanın «zamanaşımı» nedeni ile reddine, dava devam ederken davalı şirketin davacıyı yeniden davalı şirketin ortağı yaparak 7070 no’lu ortak olarak «pay defterinin» 7160 no’lu sayfasına kaydettiği, davacının nominal değeri 5 TL olan 200 adet hissesinin bulunduğu, bu hisseler davacı adına kayıtlı olduğundan davacının bunları fiziken elden «teslim» alma olanağı bulunmadığı, davacının devir işlemlerinden önce davalı şirkette 200 hissesi bulunduğu ve davacının aynı hisselerle davalı şirketin ortağı yapıldığı, bu nedenle davanın davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalı şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «masraf» ve ücreti vekalet ile sorumlu tutulmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.11.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Benzer bu kararda… dia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20.07.2007 tarihine kadar yapılan eylem ve işlemler bakımından TTK’nun 309. maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğundan davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bu tarihten sonraki eylem ve işlemleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket yönetimindeki ku …
Farklı:doğrudan zarar · şirket zararı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
… dia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20.07.2007 tarihine kadar yapılan eylem ve işlemler bakımından TTK’nun 309. maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğundan davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bu tarihten sonraki eylem ve işlemleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket yönetimindeki ku …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2258 E. , 2014/20302 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2012 gün ve 2007/193-2012/99 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/11/2013 gün ve 2013/1415-2013/19601 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, pay durumunun sorulması amacı ile çekilen ihtara verilen cevapta ortak olmadığının bildirildiğini, yapılan tespitte şirket kayıtlarında hisselerin başka şahıslara devredildiğinin belirlendiğini, hisse devir belgelerinde müvekkilinin imzalarının bulunmadığını, devrin de sözkonusu olmadığını belirterek, şirket payından doğan 21.286 Euro alacağın 23.08.2001 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının rızası ile hisselerini devrettiğini, Yönetim Kurulu Üyelerinin sorumluluğunun kusur sorumluluğu olduğunu, birleşen davanın T.T.K’nun 340. maddesi yollaması ile 309/4. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, birleşik davanın TTK'nun 309. maddesinde öngörülen iki yıllık süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle birleşik davanın zamanaşımı nedeni ile reddine, dava devam ederken davalı şirketin davacıyı yeniden davalı şirketin ortağı yaparak 7070 no’lu ortak olarak pay defterinin 7160 no’lu sayfasına kaydettiği, davacının nominal değeri 5 TL olan 200 adet hissesinin bulunduğu, bu hisseler davacı adına kayıtlı olduğundan davacının bunları fiziken elden teslim alma olanağı bulunmadığı, davacının devir işlemlerinden önce davalı şirkette 200 hissesi bulunduğu ve davacının aynı hisselerle davalı şirketin ortağı yapıldığı, bu nedenle davanın davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle masraf ve ücreti vekalet ile sorumlu tutulmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.11.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354666400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz