6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse devir protokolü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15433 E. 2014/17632 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir protokolü davanın açılmamış sayılması tazminat davası açılmamış sayılma kefil protokol taahhütname vekalet ücreti temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ile davacı arasında 13.12.2007 tarihli hisse devir protokolünün imzalandığı, bu protokol uyarınca davacının, dava dışı şirketteki hissesini davalı ...'a devrettiği, söz konusu protokolde, hissesi devredilen şirketin tüm borçlarının davalılar tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiği,

buna rağmen şirket borcunun davacı tarafından ödendiği, davacının ödediği miktardan davalıların sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 104.603 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, manevi tazminata ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ...'a kefil olan diğer davalıların, davaya konu hisse devir protokolünü aynı zamanda müşterek borçlu sıfatı ile de imzalamış olmalarına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Mahkemece, davacı tarafın manevi tazminat istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasına rağmen bu talep yönünden vekille temsil edilen davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/15433 E.  ,  2014/17632 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2011/184-2013/134 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/11/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında, müvekkilinin dava dışı şirketteki hisselerinin anılan davalıya devrine ilişkin protokol düzenlendiğini, diğer davalıların da ...'un bu sözleşmeden kaynaklanan edimlerine müteselsil kefil olduklarını, hisse devrinin gerçekleştiğini, düzenlenen protokolde, davalı ...'un şirketin tüm borçlarını bildiğinin ve bu borçların kendisi tarafından ödeneceğinin, ileride söz konusu borçlar nedeniyle müvekkilinden talepte bulunulmayacağının, müvekkilinin hisse devri öncesinde şirketin borçlarıyla ilgili olarak verdiği her türlü kefalet, aval ve kambiyo senetlerinden kaynaklanan yükümlülüklerinin ortadan kaldırılacağının, protokol ekindeki listede bulunan ve şirket tarafından düzenlenmiş veya ciro edilmiş kambiyo senetlerinden dolayı müvekkilinin bir sorumluluğunun olmadığının, yine sözleşme ekinde bulunan listede gösterilen şirketin kredi ve finansal kiralama sözleşmelerinden doğan borçları nedeniyle müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğinin düzenlendiğini, buna rağmen şirketin finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan borcunun ödenmediğini, şirket tarafından keşide edilen ve müvekkilinin de müteselsil kefil olarak imzaladığı 5 adet bononun icra takibine konu edildiğini, icra tehdidi altında müvekkilinin ödeme yaptığını ancak değinilen protokol hükümleri uyarınca ödenen miktardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 104.603 TL ile 200.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, limited şirketlerde hisse devrinin ne şekilde yapılacağının 6762 sayılı TTK'nun 520. maddesinde düzenlendiğini, anılan maddenin son fıkrası uyarınca pay devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmelerin yazılı şekilde yapılmasının ve imzanın noterce tasdik edilmesinin gerektiğini, aksi halde sözleşmenin ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceğini, somut olayda bu şekle uyulmadığından sözleşmenin geçersiz olduğunu, dolayısıyla verilen kefaletlerin de geçersiz bulunduğunu, biran için protokolün geçerli olduğu düşünülse bile protokoldeki şartlar gerçekleşmeden hisse devrinin gerçekleştirildiğini, ayrıca protokolde belirtilenden daha fazla borç çıktığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ile davacı arasında 13.12.2007 tarihli hisse devir protokolünün imzalandığı, bu protokol uyarınca davacının, dava dışı şirketteki hissesini davalı ...'a devrettiği, söz konusu protokolde, hissesi devredilen şirketin tüm borçlarının davalılar tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiği,

buna rağmen şirket borcunun davacı tarafından ödendiği, davacının ödediği miktardan davalıların sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 104.603 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, manevi tazminata ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ...'a kefil olan diğer davalıların, davaya konu hisse devir protokolünü aynı zamanda müşterek borçlu sıfatı ile de imzalamış olmalarına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Mahkemece, davacı tarafın manevi tazminat istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasına rağmen bu talep yönünden vekille temsil edilen davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasına “Manevi tazminat talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden ve davalılar vekille temsil edildiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7. ve 10/3. maddeleri uyarınca belirlenen 1.320 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine”cümlesinin 5. bent olarak eklenmesine, kararın bu şekilde davalılar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 14/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354530200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.