Sözleşmenin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12096 E. 2014/17576 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalılar Nazmi ve şirket vekili ile temlik alan vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2013/14426 E., 2014/4492 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14426 E. 2014/4492 K.
Ortak:temlik · Sözleşmenin feshi
İncelediğiniz karardaMahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalılar Nazmi ve şirket vekili ile «temlik» alan vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2013/14426 E., 2014/4492 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Benzer bu karardaKararı davalılar Nazmi ve şirket vekili ile «temlik» alan vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tecdit · haklı nedenle fesih · kollektif şirket · infisah · terditli dava · tanık beyanı · borçlu olunmadığının tespiti · fesih
Benzer bu karardaAsıl dava, şirket ana sözleşmesinde gösterilen sürenin dolması nedeniyle kollektif ortaklığın sona erdiğinin tespiti, olmadığında «haklı nedenle fesih» istemine, birleşen davalar ise sürenin «son» bulmasından sonra gerçekleşen borçlanmalardan dolayı «borçlu olunmadığının tespitine» ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan TTK'nın 185/1. maddesi uyarınca, «kollektif şirketler», 195. madde hükmü mahfuz olmak üzere BK'nın 535 ve 536 maddelerinde ve aynı maddede 5 bent halinde sayılan sebeplerle «infisah» eder.
… iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl dava bakımından, davalı şirketin kuruluşunun ve tescilinin 24/05/1990 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiği, buna göre şirketin süresinin 25/05/2001 tarihinde sona erdiği gerekçesiyle davalı şirketin «fesih» olduğunun tespitine, fazla istemin reddine, birleşen davalar bakımından ise, bu davalara konu alacaklarla ilgili icra takibine dayanak yapılan çeklerin asıl borçlu …
Kollektif Şirketi tarafından «fesih» olduğu tarihten sonra düzenlendiği, M..
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3088 E. 2024/2139 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilk itiraz · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Bu durumda Mahkemece verilen kararın yasal dayanağı ortadan kalkmış olmakla tarafların iddia ve savunmaları, «ilk itirazlar» ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmek üzere Mahkeme kararının resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12096 E. , 2014/17576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/12/2012 gün ve 2003/228-2012/1026 sayılı kararı bozan Daire’nin 10/03/2014 gün ve 2013/14426-2014/4492 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada davalı ... Koll. Şti'nin müvekkilinin eşi ile davalı ... tarafından 10/04/1990 tarihinde kurulduğunu, eşini vefatı üzerine, hisselerini müvekkiline geçtiğini, davalı şirketin ana sözleşmesinin 5. maddesinde şirketin müddetinin tescil ve ilandan itibaren 10 yıl olduğunun, sürenin bitiminden itibaren 30 gün önce ortaklar feshi yazılı olarak ihbar etmedikleri takdirde mukavelenin kendiliğinden bir yıl temdit etmiş sayılacağının hükme bağlandığını, bu sürelerin 12/04/2001 tarihinde dolduğu için bu tarihte kendiliğinden feshedilmiş sayıldığını, bu iddialarının kabul edilmemesi halinde de şirketin feshi için haklı sebeplerin bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketin kendiliğinden feshedildiğinin tespitine, aksi takdirde haklı sebeple feshine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davalarda da, şirketi temsile yetkili olan davalı ...'nin şirketin iştigal konusuna girmeyen işlemler yaptığını, ayrıca Şirketin fesih olduğunu, bu nedenle davalı ...'nin davalı ...'a ve davalı ...'a verdiği şirkete ait çekler nedeniyle müvekkilinin ve ...
Kollektif Şirketi'nin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, alacağın %40'ı oranında tazminatın davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Temlik alan ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalılar Nazmi ve şirket vekili ile temlik alan vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2013/14426 E., 2014/4492 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354414000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz