6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7480 E. 2014/12197 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacı markalarının tescil kapsamı ile davalı başvuru konusu markanın tescil kapsamının örtüştüğü ve sesçil yönden de radyo, TV gibi medyada yapılan reklam anonslarında ortalama tüketicinin davacı ürünlerinin reklamı yapıldığını düşünme ihtimali yüksek olduğundan markalar arasında benzerlik bulunduğu, markalar arasında KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali olduğu, tescil kapsamında bulunan ancak davacı markalarının kapsamında bulunmayan 14 ve 18. sınıfta yer alan ve emtia yönünden tanınmışlığın davacıya KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca ilave koruma sağlamasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 09.12.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalılar yararına bozulmuştur.

Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7768 E. 2013/22447 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/7480 E.  ,  2014/12197 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2013 gün ve 2012/13-2013/31 sayılı kararı bozanDaire’nin 09/12/2013 gün ve 2013/7768-2013/22447 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin ''....'' unsurlu marka başvurusuna müvekkilinin KHK'nın 8/1 ve 8/4. maddeleri uyarınca ''....'' ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkilinin ''....'' ibareli markalarının tanınmış marka olduğunu, davalı şirketin markasının müvekkili markasına iltibas yaratacak şekilde benzer olduğunu ileri sürerek, 2011-M-4245 sayılı YİDK kararının iptalini, tescili halinde markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkili markasının davacı markaları ile benzer olmadığını, karıştırılma olasılığı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacı markalarının tescil kapsamı ile davalı başvuru konusu markanın tescil kapsamının örtüştüğü ve sesçil yönden de radyo, TV gibi medyada yapılan reklam anonslarında ortalama tüketicinin davacı ürünlerinin reklamı yapıldığını düşünme ihtimali yüksek olduğundan markalar arasında benzerlik bulunduğu, markalar arasında KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimali olduğu, tescil kapsamında bulunan ancak davacı markalarının kapsamında bulunmayan 14 ve 18. sınıfta yer alan ve emtia yönünden tanınmışlığın davacıya KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca ilave koruma sağlamasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 09.12.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalılar yararına bozulmuştur.

Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354312600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.