Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1745 E. 2014/17038 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari temerrüt faizi↗ zamanaşımı defi↗ borcun üstlenilmesi↗ tmsf↗ vade↗ temerrüt faizi↗ havale↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının yerinde olmayan kesin hüküm itirazı ile zamanaşımı definin reddine karar verilerek yapılan yargılama sonucu, davacının hesap açma talimatında imzasının bulunmadığı, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ... Offshore Ltd.adlı bankanın paravan bir banka olduğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.500 TL'ye vade başlangıç tarihi olan 17/12/1999 tarihinden vade sonu olan 24/01/2000 dönemi için akdi % 78 temerrüt faizi, bu tarihten dava tarihine kadar avans faizi, dava tarihinden itibaren de avans faizi işletilerek borcu üstlenen davalı TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve üstlenen TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, hüküm altına alınan miktara vade sonuna kadar off shore faiz oranı uygulanarak tahsiline karar verilmiş ise de off shore hesabın tarafı olmayan davalının akdi faizden sorumlu tutulması doğru olmayıp, hüküm altına alınan miktara bankaya yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanması gereken ticari temerrüt faizi oranlarının uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinden kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3240 E. 2014/9285 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade · temerrüt faizi · havale · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… ğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.500 TL'ye «vade» başlangıç tarihi olan 17/12/1999 tarihinden vade sonu olan 24/01/2000 dönemi için akdi % 78 «temerrüt faizi», bu tarihten dava tarihine kadar «avans faizi», dava tarihinden itibaren de avans faizi işletilerek «borcu üstlenen» davalı TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, hüküm altına alınan miktara «vade» sonuna kadar off shore faiz oranı uygulanarak tahsiline karar verilmiş ise de off shore hesabın tarafı olmayan davalının akdi faizden sorumlu tutulması doğru olmayıp, hüküm altına alınan miktara bankaya yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanması gereken «ticari temerrüt faizi» oranlarının uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinden kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gere …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının yerinde olmayan «kesin» hüküm itirazı ile «zamanaşımı definin» reddine karar verilerek yapılan yargılama sonucu, davacının hesap açma talimatında imzasının bulunmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ...
Benzer bu kararda… ğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 18.500 TL'ye «vade» başlangıç tarihi olan 17.12.1999 tarihinden vade sonu olan 24.01.2000 dönemi için 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca «temerrüt faizi» akdi faizden az olamayacağı kuralı değerlendirilerek, %78 oranında «akdi faizin» işletilmesine, vade bitiminden dava tarihine kadar ve dava tarihinden itibaren de «avans faizi» işletilerek «borcu üstlenen» ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Şubesi'ne 17.12.1999 tarihinde 18.500 TL yatırdığı, davacının yatırmış olduğu paranın 17.12.1999 tarihli imzası davacıya ait olmayan talimat ile ... ...'a 38 günlük «vade» ile %78 faiz üzerinden «havale» yapıldığı görülmekte ise de, ...
Şti'ye yönlerdiği, davacının hesap açma talimatında imzasının bulunmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · güven kurumu · feri müdahil · harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞti'ye fiilen gönderilmediği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek ...
… ğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 18.500 TL'ye «vade» başlangıç tarihi olan 17.12.1999 tarihinden vade sonu olan 24.01.2000 dönemi için 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca «temerrüt faizi» akdi faizden az olamayacağı kuralı değerlendirilerek, %78 oranında «akdi faizin» işletilmesine, vade bitiminden dava tarihine kadar ve dava tarihinden itibaren de «avans faizi» işletilerek «borcu üstlenen» ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve «feri müdahil» vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13912 E. 2016/1224 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra vekalet ücreti · rücu · ihbar · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… tme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin" akdedildiği tarihten önceki döneme isabet ettiği, sözleşmenin 7. maddesi uyarınca davacının davalıdan rücuen talepte bulunabileceği, «rücuya» konu davanın...'a «ihbar» edilmemiş olması nedeniyle davalının icra gideri, «icra vekalet ücreti» ile işlemiş faizden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.114,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahs …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1745 E. , 2014/17038 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/06/2012 tarih ve 2011/61-2012/155 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve borcu üstlenen TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.11.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., TMSF vekili Av. ... ve... Bank A.Ş. vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin cahil bir ev hanımı olup, bankacı bir tanıdığının tavsiyesiyle parasını ... yatırdığını, ancak anılan bankaya el konulması nedeniyle parasını alamadığını ileri sürerek, 18.500 TL'nin bankaya yatırıldığı tarihten geçerli olmak üzere faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davada kesin hüküm bulunduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının isteminin yerinde olmadığını savunarak; davanın kesin hüküm, zamanaşımı, husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının yerinde olmayan kesin hüküm itirazı ile zamanaşımı definin reddine karar verilerek yapılan yargılama sonucu, davacının hesap açma talimatında imzasının bulunmadığı, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ... Offshore Ltd.adlı bankanın paravan bir banka olduğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.500 TL'ye vade başlangıç tarihi olan 17/12/1999 tarihinden vade sonu olan 24/01/2000 dönemi için akdi % 78 temerrüt faizi, bu tarihten dava tarihine kadar avans faizi, dava tarihinden itibaren de avans faizi işletilerek borcu üstlenen davalı TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve üstlenen TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, hüküm altına alınan miktara vade sonuna kadar off shore faiz oranı uygulanarak tahsiline karar verilmiş ise de off shore hesabın tarafı olmayan davalının akdi faizden sorumlu tutulması doğru olmayıp, hüküm altına alınan miktara bankaya yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanması gereken ticari temerrüt faizi oranlarının uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinden kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF (borcu üstlenen) ve... Bank A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve üstlenen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasında geçen “vade sonu olan 24.01.2000 dönemine kadar sözleşmesel %78 temerrüt faizi, bu tarihten dava tarihine kadar avans faizi, dava tarihinden itibaren de avans faizi işletilerek” kısmının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca belirlenecek ticari faiz oranları uygulanmak suretiyle” ibaresinin yazılması suretiyle kararın davalı ve üstlenen yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/353000000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz