Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13973 E. 2017/3787 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2014/18048 Esas 2015/3486Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1889 E. 2018/3210 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklığın ve Payların Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7090 E. 2024/4459 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:basiretli tacir · sicilden terkin · yargılama giderleri · derdestlik · denetime elverişlilik · tüzel kişilik · marka hakkına tecavüz · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… da YARDS ibareli marka ile satış yaptığını beyan ettiğini, YARDS BLUE ibareli markayı tescil ettirilirken ve yine YARDS BLUE ibaresi ile başlayan firma kurulurken, «basiretli tacir» gibi davranılmadığını, binlerce marka seçme özgürlüğü varken, benzer bir markanın seçilmesinin bu markayla şirket kurulmasının doğru olmadığını, davalı tarafların iş yerinde tespit yaptırıldığını, davalı tarafın üstelik markasını tescil ettirdiği şeklin dışında YARDS ibaresini ön plana çıkartarak tescilli markasında YILDIZ şekli olmamasına rağmen YILDIZ şekli ekleyerek kullanmakta olduğunu, müvekkilin markasının bu şekilde birebir taklit edildiğini, hükme ve «denetime elverişli» bilirkişi raporunda davalı tarafın markayı kullanım biçiminin ayrıntılı olarak yer aldığını, davalı tarafın iş yerinde çok sayıda satışa hazır ürünün tespit edilip fotoğraflandığını, müvekkiline ait YARDS ibareli markanın davalı firmanın ticaret unvanında kullanılmasının önlenmesinin talep edildiğini, YARDS ibaresinin davalı firmanın unvanında kullanıldığında müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edileceğini, tüketiciler açısından da durumun «iltibasa» mahal verecek mahiyette olduğunu, davalı firmanın müvekkili ile veya müvekkilinin markası ile karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, müvekkilinin zarar görmesinin kaçınılmaz olacağını, davalı firmanın, marka kullanımının ticaret unvanından veya sonraki bir marka başvurusundan/ tescilinden kaynaklandığını ve meşru olduğunu ileri süremeyeceğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 155 inci maddesinde “önceki tarihli hakların etkisi”nin düzenlendiğini, davalı şahıs tarafın elindeki ürünlerin etiketinin söktüğünü beyan ettiğini, söküm işlemine ait olduğunu iddia ettiği faturayı sunduğunu, tespit edilen ürün sayısı ile faturadaki ürün sayısının farklı olduğunu, markaların benzer olması, benzer şekilde kullanılması, davalının markayı tescil ettirdiği şekil dışında YARDS ibaresinin ön plana çıkartarak kullanmasının göz ardı edildiği, yine yıldız şekli tescilinde olmamasına rağmen müvekkilinin markasını taklit etmek için yıldız şeklini kullanmasının göz ardı edildiğini, davalının haksız, kusurlu eylemlerinin bulunduğunu, çok sayıda ürün üretmesinin ve bunların bilirkişi tarafından tespit edilmesinin dikkate alınmadığını, birleşen davanın «derdest» olmadığını, asıl davada davalının gerçek kişi şahıs firması, birleşen davada davalının ise ayrı bir kişilik olan şirket olduğunu, bu hususun göz ardı edildiğini, bu yönüyle birleşen davanın derdest bir dava sayılamayacağını, birleşen davada vekil olmamasına rağmen davalı için ayrı bir avukatlık ücretine hükmedildiğini, kararın bu kısmının da «son» derece hatalı olduğunu, vekili olmayan davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilemeyeceğini beyanla ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, '' ...
FSHM 2018/48 E. sayılı dosyasında; 1-Marka hakkına tecavüzün tespit ve menini, davalının, müvekkilin «marka hakkına tecavüz» teşkil eden füllerinin önlenmesini ve durdurulmasını, davalının YARDS BLUE ibareli markayı ürünlerinde, işyeri evraklarında ve reklamlarında, internet ortamında, kullanmasının önlenmesini, YARDS BLUE ibareli markayı «taşıyan» ürünlere el konulmasını, bu ürünlerin «masrafı» davalıdan alınmak üzere etiketlerinin sökülmesini, bu şekilde tecavüzün giderilmesi mümkün değilse ürünlerin imhasını, 2-Dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, 3-Davalı adıma tescilli 2016/102227 no.lu YARDS BLUE ibareli markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde «sicilden terkini», 4-Tüm «yargılama giderleri» ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini, B - Birleşen dava olan , B.Köy 1.
… tamında kullandığını, bu şekilde müvekkil markasına tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, davalının bu kullanımlarının önlenmesine, YARDS BLUE ibareli markayı «taşıyan» ürünlere el konulmasına, bu ürünlerin «masrafı» davalıdan alınmak üzere etiketlerin sökülmesine, bu şekilde tecavüzün giderilmesi mümkün değil ise ürünlerin imhasına, dava tarihinden itibaren işleyecek 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davalı adına tescilli 2016/102227 nolu YARDS BLUE ibareli markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde «sicilden terkine», «yargılama giderleri» ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davacının «marka hakkına tecavüzün» tespitine, diğer talepler yönünden konusuz kalması sebebiyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalı adına TÜRKPATENT tescilli 2016/102227 no.lu Yards Blue ibareli markanın hükümsüzlüğüne sicilden terkinine, şartlar oluşmaması nedeniyle davacının manevi tazminat talebinin reddine; birleşen dosya yönünden, marka hakkına tecavüz yönünden «derdestlik» sebebiyle reddine, unvan değişikliği nedeniyle konusuz kalan dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13973 E. , 2017/3787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 35. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 35. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05/05/2014 gün ve 2011/125 - 2014/118 sayılı kararı bozan Daire'nin 13/03/2015 gün ve 2014/18048 - 2015/3486 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın ... Şubesi'nde hesabının bulunduğunu ve bu bankadan kredi kullandığını, şirket yetkilisi olan diğer davacının da kefil sıfatıyla kredi sözleşmesini imzaladığını, kredi borcuna karşılık tahsil için bankaya teslim edilen çek ve bonoların bir kısmının sahte imzalı talimatlara dayalı olarak tahsil edilmeden şirket eski ortağına ve şirket çalışanlarına iade edildiğini, bir kısım kıymetli evrakın ise iade edilmedikleri gibi tahsili için de herhnagi bir işlem yapılmadığını, bu nedenlerle müvekkillerinin zarara uğradıklarını ileri sürerek, 145.023 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın davacı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davacının da bu kredi ilişkisinde kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeni ile davacı tarafa ihtarname gönderildiğini, ödeme yapılmayınca icra takibi başlatıldığını, işbu davanın söz konusu takibi sürüncemede bırakmak amacıyla açıldığını, davacı iddialarının ispata muhtaç olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2014/18048 Esas 2015/3486Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 7,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 15/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/352762600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz