Kredi sözleşmesinde temerrüt faizi hesaplama hatası davalı lehine ise dikkate alınmaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1943 E. 2024/1895 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesi ve Kredi Kartı Borcu, Müteselsil Kefalet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasında, dosyada tüm hesap ekstreleri ve kredi kullandırım belgeleri mevcutsa banka kayıtlarında yeterli inceleme yapılmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmez. Genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin, muacceliyet tarihi itibarıyla kullanılan kredilere uygulanan en yüksek akdi faiz oranına belirli bir oranda ilave yapılarak hesaplanacağı öngörülmüşse, bu esasa aykırı olarak akdi faizin reddedilmesi veya daha düşük bir temerrüt faizi oranı uygulanması bir hesaplama hatasıdır; ancak bu hata istinaf eden tarafın (davalının) lehine ise ve karşı taraf (davacı) kararı istinaf etmemişse, BAM bu hatayı istinaf eden aleyhine düzeltemez; istinaf sebebi bu nedenle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Banka kayıtlarında yeterli inceleme yapılmadığı iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, takibe konu kredinin davalının imzasını taşıyan kredi sözleşmelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının banka kayıtları ayrıntılı incelenmeksizin saptanamayacağını, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek tespitlerden yoksun olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kredilere ilişkin tüm hesap ekstrelerinin ve kredi kullandırım belgelerinin dosyada bulunduğu, kredi kartı borcu hesabının TCMB tarafından belirlenen oranlarla hesaplandığı, alacağa esas tüm belgelerin temlik eden banka tarafından dosyaya gönderildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle banka kayıtlarında yeterli inceleme yapılmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Bilirkişinin akdi ve temerrüt faiz oranını göreve aykırı biçimde saptaması → ret
İddia: Bilirkişinin, kendisine verilen görevin bankanın takibe konu krediye fiilen uyguladığı faiz oranlarının tespitinden sonra hesaplama yapılması olduğu halde buna aykırı davrandığını, akdi ve temerrüt faiz oranlarını banka kayıtları üzerinde yeterli inceleme yapmaksızın hatalı tespit ettiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinin 11. maddesine göre temerrüt halinde, muacceliyet tarihi itibarıyla kullanılan tüm kredilere bankaca uygulanan en yüksek akdi faiz oranına %50 ilavesiyle temerrüt faizi talep edilebilir. Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda, icra takibinde akdi faiz talep edilmediği ve taleple bağlılık kuralı gerekçesiyle akdi faizin talep edilemeyeceği görüşü benimsenerek akdi faiz ve BSMV'si reddedilmiştir; oysa alacaklı bankanın temerrüt tarihinden önce işleyen akdi faizi asıl alacağına ilave ederek kapitalize etme hakkı vardır ve bu bir hatadır. Ayrıca ... nolu kredi bakımından temerrüt tarihinden önceki tüm akdi faiz, komisyon, BSMV ve diğer kredinin ödenmeyen bakiye faizlerinin kullandırılan krediye ilave edilmesi gerekirken bu kalemler gerekçesiz reddedilmiştir. Bununla birlikte tespit edilen bu hata ve eksiklik istinaf eden davalının lehinedir; davacı taraf istinaf etmediğinden bu husus davalı aleyhine düzeltilemez. Takipte asıl alacağa %46,80 oranda temerrüt faizi talep edilmiş, sözleşme hükmüne göre fiilen uygulanan %31,95 akdi faize %50 ilavesiyle %47 (taleple bağlı kalınarak) temerrüt faizi hesaplanması gerekirken mahkemece bundan daha düşük olan %22 oranda temerrüt faizine hükmedilmesi de hatalıdır; ancak bu da davalı lehine bir sonuç olup, davacı istinaf etmediğinden davalı aleyhine düzeltilemez. Bu nedenle davalı vekilinin akdi ve temerrüt faiz oranlarının hatalı tespit edildiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kredi kartı borcuna uygulanan faiz oranının doğruluğu → ret
Gerekçe: 2019 yılı ikinci çeyreğinde TCMB tarafından belirlenen kredi kartı aylık gecikme/faiz oranlarına göre hesaplama yapıldığı, temerrüt faizi hesabında üçüncü çeyrek oranlarının kullanıldığı tespit edilmiş, kredi kartı borcu bakımından TCMB tarafından belirlenen oranlar esas alındığından bu kalemde istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, tespit edilen hesaplama hatasının istinaf eden taraf lehine olması ve karşı tarafın istinaf etmemiş olması halinde, bu hatanın istinaf eden aleyhine düzeltilemeyeceğine ilişkin gerekçesi (istinaf edenin aleyhine karar verilemeyeceği ilkesinin uygulanması) benzer temerrüt/akdi faiz hesaplama uyuşmazlıklarında emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ müteselsil kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ akdi faiz↗ temerrüt faizi↗ kapitalizasyon↗ taleple bağlılık kuralı↗ istinaf edenin aleyhine karar verilememesi ilkesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1943
KARAR NO 2024/1895
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/07/2024
NUMARASI 2022/58 Esas - 2024/568 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan )
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/12/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Müvekkili banka ile asıl borçlu ... Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı ...‘ın sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, davacı tarafından dava dışı şirkete bu sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığını,asıl borçlu şirketin kullandığı kredileri vadesinde ödemediğini, bunun üzerine dava dışı şirket ve davalı aleyhine borcun ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamede belirtilen güne kadar borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı davalı tarafın icra takibine itiraz ettiğini belirterek, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; bilirkişiden alınan ikinci ek raporda; "Borçlu Cari Hesap (BCH)/Rotatif Krediler alacağı, 78.091,60-TL anapara, 6.098,95-TL Gecikme Faizi ve 304,95-TL BSMV, 4.481,43-TL temerrüt faizi ve 224,07-TL BSMV'si olmak üzere toplam 89.210,28-TL olarak hesaplandığı, kredi kartı alacağı ise, 5.493,15-TL anapara, 40,01-TL gecikme faizi ve 2-TL BSMV, 382,32-TL temerrüt faizi ve 19,12-TL BSMV olmak üzere toplam 5.936,60-TL hesaplandığı, davalılara kat ihtarının 25/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 26/06/2019 tarihinde temerrüdün başladığı, ancak bilirkişi ek raporunda temerrüdün başlangıç tarihi hatalı alınarak takip tarihinden itibaren hesaplama yapıldığı anlaşılmakla yeniden ek rapor alınması gerektiği, 23/05/2024 tarihli ek raporda, tarihler arasında yapılan hatanın düzeltildiği görülmüş, buna göre usulüne uygun düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne 78.091,60-TL asıl alacak, 4.490,27-TL işlemiş faiz, 224,51-TL BSMV olmak üzere toplam 82.806,38-TL, kredi kartı nedeniyle, 5.493,15-TL asıl alacak, 382,32-TL işlemiş faiz, 19,12-TL BSMV olmak üzere toplam 5.894,59-TL, yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden ve cari hesap kredi alacağı yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %22,50 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i oranında BSMV işletilerek,kredi kartı alacağı yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,80 oranda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV işletilerek devamına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; takibe konu kredinin davalının imzasını taşıyan kredi sözleşmelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı banka kayıtları ayrıntılı bir biçimde incelemeksizin saptanamayacağını,alınan raporun mahkemenin hükme esas alabileceği tespitlerden yoksun olduğunu, takibe konu olan alacağın dayandığı ihtarnamede belirtilen kredi alacaklarına davalının kefaletinin bulunup bulunmadığının araştırılması için banka kayıtları ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini, aksi halde düzenlenen rapor yanıltıcı birtakım tespitler içermek dışında bir anlam taşıyamayacağını, bilirkişinin gerek akdi faiz gerekse de temerrüt faizi oranını kendisine verilen göreve aykırı olarak saptadığını, bilirkişiye mahkemece verilen görev, davacı bankanın takibe konu olan krediye fiilen uygulanan faiz oranlarının tespitinden sonra hesaplama yapılması olduğunu, bilirkişi raporunda buna aykırı davranıldığını, bilirkişinin bankanın o tür kredilere fiilen uyguladığı faiz oranını banka kayıtları üzerinde yeterli ve ayrıntılı bir inceleme yapmaksızın tespit ettiğini, bilirkişi ek raporu bu açıdan da usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu, eksik incelemeye dayalı ve birbiri ile çelişkili bilirkişi raporlanın hükme esas alınması hukuka aykırı olup kararın kaldırılarak, itirazlar doğrultusunda yeterli ve gerekli incelemenin yapılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davalı müteselsil kefil hakkında genel kredi sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davaya konu İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında; davacı/ alacaklının, davalı müteselsil kefil ve dava dışı asıl borçlu hakkında başlattığı icra takibinde ; A)84.782,54-TL asıl alacak, 10.691,07-TL işlemiş faiz, 534,54-TL bsmv olmak üzere toplam 96.008,15-TL nakit kredinin asıl alacağına %46,80 oranda temerrüt faizi işletilerek ,kredi kartı borcu nedeniyle 5.499,33-TL asıl alacak, 461,49-TL işlemiş faiz, 23.07-TL bsmv olmak üzere toplamda 5.983,89-TL alacağın asıl alacağa %31,80 oranda temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilerek tahsilini talep etmiştir.
A)bendinde yazılı alacağın davalı müteselsil kefil bakımından asıl alacağı 84.610,47-TL toplam alacak bakımından 95.813,30-TL ile sınırlamıştır. Böylelikle davalıdan icra takibinde toplam talep 101.797,19-TL dir. İlk derece mahkemesince bilirkişiden bir kök, üç ek rapor alınmıştır. Genel kredi sözleşmesinin 11.maddesinde "müşteri temerrüt halinde belli vadeli borçlarında vade tarihinden itibaren, hesap kat ihtarı ile muaccel hale gelen borçlarında hesap kapatma tarihinden itibaren bankaya sözleşme koşullarında; tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, kullanmış olduğu tüm kredilere bankaca uygulanan kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihi itibariyle en yüksek oranına %50 ilave ile temerrüt faizi ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
Buna göre icra takibine ve davaya konu kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranına %50 ilavesi oranda temerrüt faizi talep edilebilecektir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde banka kayıtlarında yeterli inceleme yapılmadan sorumluluğun tesbit edilemeyeceğini ileri sürmüş ise de kredilere ilişkin tüm hesap ekstrelerinin ,kredi kullandırım belgelerinin dosyada olduğu, kredi kartı borcu hesabının TCMB tarafından belirlenen oranlar ile hesaplaması yapıldığı, alacağa esas tüm belgeler temlik eden banka tarafından dava dosyasına gönderildiğinden banka kayıtlarında yeterli inceleme yapılmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. 2019 yılı ikinci çeyreğinde TCMB tarafından belirlenen kredi kartı faizi aylık 2,15 (yıllık 25,8) gecikme faiz oran ise aylık 2.65(yıllık 31,8) olup bu oranlara göre hesaplama yapıldığı temerrüt faizi hesabında da üçüncü çeyreğin oranlarının kullanıldığı tesbit edilmektedir.Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda icra takibinde akdi faiz talep edilmediği ,taleple bağlı kalınacağı kuralından hareketle akdi faizin talep edilemeyeceği yönünde görüş bildirilmesi üzerine mahkemece hatalı bu görüş benimsenerek akdi faiz ve bsmv si bakımından talep red edilmiştir.
Oysa ki alacaklı bankanın temerrüt tarihinden evvel işleyen akdi faizi asıl alacağına ilave ederek kapitalize etme hakkı vardır. Ancak yapılan bu hata istinaf edenin lehineder.Kredi kartı borcu bakımından TCMB tarafından belirlenen oranlar esas alındığından bu kalemde istinaf nedeni yerinde değildir. Davadışı şirketin ... kredisi olarak iki ayrı kredi kullandığı kredi kullandırım talimatlarında akdi faiz oranı açıkça yazılıdır.Kredi kullandırım talimatlarına göre;
03. 01.2019 tarihinde asıl borçlu şirket 180 gün vadeli 15.000-TL, yine 11.01.2019 tarihinde yine 180 gün vadeli 65.000-TL 14.01.2019 tarihinde 7.500-TL ilavesiyle 72.500-TLkredi kullanılmıştır. Buna göre her iki hesaptan kullandırılan anapara toplamı 72.500+15.000-TL olmuştur. Bu kredilerden , ..261 numaralı 15.000-TL bedelli rotatif kredi anaparası geri ödenmiş akdi faiz ve masraflardan 172,07-TL kalmış bu miktar kanuni takip hesabına aktarılmıştır. ... numaralı kredi ise 72.758,95-TL anapara bakiyesi, ödenmeyen akdi faizi 11.508,63-TL 316,49-TL bsmv olmak üzere 84.584,07-TL olarak hesap kat edilmiştir. İcra takibinde talep olunan miktar toplamı her iki rotatif krediyi(ödenen anapara hariç) ve akdi faizlerini kapsamakta olup, sunulan eksterelerden ...
numaralı krediye hiç ödeme yapılmadığı belirlenmektedir. Hükme esas alınan ek raporda da 72.500-TL anapara, 31.3.2019 tarihi itibariyle tahakkuk eden akdi faiz 4.857,92-TL, 320.96-TL komisyon ve 258,95-TL bsmv olmak üzere toplamda 25.6.2019 tarihindeki borç miktarı toplamı 77.937,83-TL hesaplanmış; yine bu miktara 31.3.2019 tarihinden 25.6.2019 tarihine kadar 6.098,95-TL akdi faiz, 304,95-TL bsmv, 12,01-TL ..261 nolu kredinin faizi, 0,60-TL bsmv hesaplanmış, ise de mahkemece verilen kararda bu kalemde hesaplanan akdi faiz asıl alacağa veya işlemiş faize ilave edilmeden gerekçe gösterilmeden reddedilmiştir. O halde ... nolu kredi bakımından temerrüt tarihinden evvel ki tüm akdi faiz, komisyon, bsmv, ...
nolu kredinin ödenmeyen bakiye faizleri kullandırılan krediye ilave edilmesi gerektiği halde mahkemece 78.091,60-TL asıl alacak, 4.490,27-TL işlemiş temerrüt faizi, 224,51-TL BSMV olmak üzere toplam 82.806,38-TL alacak için itirazın iptaline karar verildiği, yapılan hata ve eksiklik kararı istinaf eden davalı lehine olduğundan dikkate alınmamıştır. Takipte asıl alacağa %46,80 oranda temerrüt faizi talep edilmiştir. Genel kredi sözleşmesinin 11 madde hükmüne göre muacceliyet tarihinde genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek oranda faize %50 oran ilavesi ile temerrüt faizinin hesaplanacağı öngörülmüştür. Buna göre her üç krediye fiilen uygulanan akdi faiz olan %31,95 orana %50 ilavesi ile %47 (taleple bağlı kalınarak) temerrüt faizi işletilmesine hükmedilmesi gerekirken sözleşmeye aykırı tesbit edilen, her üç krediye de fiilen uygulanan akdi faizin daha altında bir oran olan %22 oranda temerrüt faizine hükmedilmesi doğru değil ise de karar davacı tarafça istinaf edilmediğinden davalı lehine olan bu oranda temerrüt faizine hükmedilmesi karşısında davalı vekilinin akdi ve temerrüt faiz oranlarının hatalı tesbit edildiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 6.059,16-TL istinaf karar harcından yatırılan 1.600-TL harcın mahsubu ile kalan 4.459,16-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/35181 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi