6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bayilik sözleşmesinde eksik alım nedeniyle kar mahrumiyeti cezai şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1934 E. 2024/1891 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Bayilik/ürün alım taahhütnamesi kapsamında yıllık asgari alım taahhüdünde bulunan tarafın, kendi iradesine bağlı bir eylemi (örn. tesisin devri) sonucu lisansının iptal edilmesi ve sözleşmenin süresinden önce sona ermesi halinde, bu sona ermede karşı tarafa kusur izafe edilemeyeceğinden, eksik alım nedeniyle kararlaştırılan kar mahrumiyeti (cezai şart) tutarından sorumlu olduğu kabul edilir. Ekonomik güçlük veya iflas mücbir sebep teşkil etmez. Taraflarca imzalanan sözleşmede yer alan cezai şart hükmünün tek taraflı konulduğu iddiası, sözleşme her iki tarafça kabul edilip imzalandığından geçerliliği etkilemez; irade bozukluğu iddiaları ispatlanmadıkça dinlenmez. Kısmi davada, istinaf kesinlik sınırının belirlenmesinde talep edilen düşük miktar değil, bilirkişi incelemesiyle hesaplanan gerçek/tam alacak tutarı esas alınır.

Ele alınan sorunlar

Kararın kesinlik sınırı (istinaf yolu açık olup olmadığı) → kabul

Gerekçe: Dava kısmi dava olmakla birlikte, bilirkişi incelemesi sonucu tahakkuk ettiği hesaplanan kar mahrumiyeti miktarı (3.600 USD) kesinlik sınırını aştığından, kararın miktar itibariyle kesin olmadığı sonucuna varılmış ve istinaf incelemesi esastan yapılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmenin süresinden önce sona ermesinde kusur ve cezai şart sorumluluğu → ret

İddia: Davalı, EPDK lisansının iflası nedeniyle istasyonu devretmek zorunda kalması sonucu iptal edildiğini, bu durumun kendi kusuruna dayanmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı, 4 yıl 10 ay süreli bayilik sözleşmesi imzaladıktan sonra istasyonu devretmiş ve bu devir nedeniyle bayilik lisansı EPDK tarafından iptal edilmiştir. Bu nedenle sözleşme davalıdan kaynaklanan sebeple fiilen sona ermiş olup, kararlaştırılan süreden önce sona ermesinde davacıya bir kusur izafe edilemez. Davalının ekonomik durumunun bozulması sebebiyle lisansının sona ermesi mücbir sebep teşkil etmez; bu durumda sözleşmenin tek taraflı olarak davalı tarafından süresinden evvel sona erdirildiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davalının, yıllık 180 ton taahhüdü nedeniyle eksik kalan kısım bakımından ton başına 40 USD ödeme borcu bulunmaktadır ve cezai şarttan sorumlu olduğunun kabulünde isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tek taraflı cezai şart hükmünün geçersizliği iddiası → ret

İddia: Davalı, sözleşmeye tek taraflı olarak cezai şart hükmü konulduğunu, bu nedenle hükmün geçersiz olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sözleşme taraflarca kabul edilip imzalandığından, cezai şart hükmünün tek taraflı konulduğu ve bu nedenle geçersiz olduğu iddiası dinlenebilir değildir. Sözleşmenin geçersizliğine ilişkin irade bozukluğu halleri ileri sürülmüş olsa da ispatlanamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yetki itirazı → ret

İddia: Davalı, mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bayilik sözleşmesinin 16. maddesinde yetkili mahkeme olarak Çağlayan (İstanbul) Mahkemeleri yetkili kılındığından, mahkemenin yetkisine yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Defter incelemesinin tek taraflı yapıldığı iddiası → ret

İddia: Davalı, defter incelemesinin tek taraflı yapıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bayiliği bırakmak zorunda kaldığı davalının da kabulünde olduğundan, defter incelemesinin tek taraflı yapıldığına ilişkin istinaf sebebi de yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Cezai şartın fahiş olduğu ve tenkis edilmesi gerektiği iddiası → ret

İddia: Davalı, ton başına 40 dolar cezai şartın fahiş olduğunu ve davacının bunu kötüniyetle kullandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hesaplanan cezai şart tutarı davalının ekonomik durumu nedeniyle tenkisi gerektirir olduğu kabul edilse dahi, eldeki davada sadece 1.000 USD talep edildiğinden, talep edilen miktar itibariyle fahiş olduğu kabul edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kısmi davalarda istinaf kesinlik sınırının, talep edilen düşük miktara göre değil, bilirkişi incelemesiyle hesaplanan tam/gerçek alacak tutarına göre belirlenmesi gerektiği yönündeki tespit ile, sözleşmeyi kendi iradesiyle (tesis devri, lisans iptali) sona erdiren tarafın kusursuzluk savunmasının (mücbir sebep) kabul edilmeyeceği yönündeki değerlendirme, bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart kar mahrumiyeti kısmi dava kesinlik sınırı bayilik sözleşmesi ürün alım taahhütnamesi mücbir sebep irade bozukluğu yetki şartı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1934

KARAR NO 2024/1891

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/10/2023

NUMARASI 2019/420 Esas 2023/750 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/12/2024

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;taraflar arasında 21.01.2018 tarihli “otogaz bayilik sözleşmesi” akdedildiğini, işbu sözleşme ile davalının, müvekkili ...'in 21.11.2022 tarihine kadar 4 yıl 10 ay süre ile otogaz bayisi olmayı kabul taahhüt ettiğini, 21.01.2018 tarihli "çerçeve protokol" ve her iki sözleşmeye ek, 21.01.2018 tarihli "ürün alım taahhütnamesi" kapsamında bir takım hak ve yükümlülük altına girdiğini, 28.08.2018 tarihinde davalı ... Petrol adına EPDK tarafından verilmiş LPG bayilik ve satış lisansı iptal edildiğinin tespit edildiğini, EPDK satış lisansı olmayan bir şirket ile bayilik ilişkisi sürdürülemeyeceğinden sözleşmenin kendiliğinden, 29.08.2018 tarihinde, kararlaştırılan süreden önce sona erdiğini,davalının her yıl asgari 180 ton olmak üzere toplam 870 ton otogaz ürünü almayı taahhüt ettiğini, davalının sadece 74,627-ton ürün alımı yaptığını;794,627 ton ürün alım taahhüdünü gerçekleştirmediğini, eksik alım nedeniyle ton başına 40-USD üzerinden hesaplanan kar mahrumiyetini ödemesi gerekitğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,alacağın şimdilik 1000-Amerikan Doları kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı; mahkemenin yetkisiz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, iflas etmesi nedeniyle akaryakıt istasyonlarının elinden çıkarması sebebiyle LPG bayilik ve satış lisansının EPDK tarafından iptal edildiğini,bir kusuru bulunmadığını, davacı şirket imzalanan standart otogaz bayilik sözleşmesine tek taraflı olarak cezai şart maddesi koyarak genel sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını,sözleşmenin baskı altında imzalandığını, Yargıtay'ın süregelen yerleşik içtihatları ve doktrinler tek tarafa cezai şart yüklenen sözleşmelerin bağlayıcı olmayacağını ve cezai şartın geçersiz olduğunu zikrettiğini, davacı şirketin ton başına 40 dolar gibi fahiş bir cezai şartı tek taraflı olarak lehine kullanmaya çalışması tamamen kötüniyetli olarak hareket ettiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı ile davacı arasında 21/01/2018 tarihinde otogaz standart bayilik sözleşmesi ve ürün alım protokolü imzalandığı, EPDKnca davalının lisansının devir nedeniyle 28.08.2018 tarihinde sonlandırıldığı, Ürün Alım Taahhütnamesi'nde davalının yıllık 180 ton ve sözleşme süresince toplam 870 ton ürün alım taahhüdünde bulunduğu,eksik ürün alınması halinde ton başına 40 USD kar mahrumiyeti ödeneceği kararlaştırıldığı, imza tarihinden itibaren 1 yıllık süre dolmadan davalının tesisi devri nedeniyle lisansının 28/08/2018 tarihinde iptal edildiği, davalının iradesine bağlı eylemi nedeniyle lisansın iptal edildiği, davalının kalan süre için kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı, davacının yeni bir bayilik tesis edebileceği sürenin 18/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 6 ay olarak tespit edildiği buna göre davacının 3.600-USD kar mahrumiyeti talep edebileceği, davacının talebinin ise 1.000 USD olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.

GEREKÇE

Dava; eksik alım nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. Taraflar arasında, otogaz bayilik sözleşmesi kapsamında verilen ürün alım taahhütnamesi ile davalı yılda asgari 180 ton alım yapacağını taahhüt etmiştir.Taahhütnamede, sözleşme süresinin sonunda veya yıllık olarak yapılacak hesaplama sonunda eksik alınan her ton başına 40-USD kar mahrumiyeti ödeneceği kararlaştırılmıştır. İlk derece mahkemesince yaptırılan inceleme sonucu davacının yeni bir bayilik tesis edebileceği süre 6 ay olarak belirlenmiş ve belirlenen bu süre için talep edilebilecek tutarın tamamı 3.600-USD olarak hesaplanmıştır.Elde ki dava kısmi dava olmakla birlikte tahakkuk ettiği hesaplanan kar mahrumiyeti miktarı kesinlik sınırını aştığından elde ki kararın miktar itibariyle kesin olmadığı sonucuna varıldığından istinaf incelemesi esastan yapılmıştır.

Davalı 21/01/2018 tarihinde 4 yıl 10 ay süre ile bayilik sözleşmesi imzaladıktan sonra istasyonu devir ettiğinden 29/08/2018 tarihinde bayilik lisansı iptal edilmiştir.Bu nedenle davalıdan kaynaklanan sebeble bayilik sözleşmesi fiilen sona ermiştir.Kararlaştırılan süreden önce sona ermesinde davacıya bir kusur izafe edilemeyeceğinden davalının yıllık 180 ton taahhüdü nedeniyle eksik kalan kısım bakımından ton başına 40-USDyi davacıya ödeme borcu vardır.Bilirkişi raporunda 6 aylık makul süre belirlenerek bu süre için 3.600-USD kar mahrumiyeti hesaplanmış karar bu yönüyle davacı tarafça istinaf edilmemiştir. Davalı,sözleşmeye tek taraflı cezai şart hükmü konulduğunu ileri sürse de sözleşme tarafından kabul edilip imzalandığından cezai şart hükmünün geçersiz olduğu iddiası dinlenebilir değildir.

Sözleşmenin geçersizliğine ilişkin irade bozukluğu halleri ileri sürülüp ispatlanamamıştır. Davalı iflas ettiğinden istasyonu devir ettiğini ileri sürmüştür.Davalının ekonomik durumunun bozulması sebebiyle lisansı sona erse dahi bu durum bir mücbir sebeb teşkil etmediğinden sözleşmenin tek taraflı olarak davalı tarafından süresinden evvel sona erdirildiğinin kabulü gerekir.Davalının cezai şarttan sorumlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır. Davalı mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüş ise de; bayilik sözleşmesinin 16.maddesinde yetkili mahkeme olarak Çağlayan (İstanbul)Mahkemeleri yetkili kılındığından mahkemenin yetkisine yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir. Bayiliği bırakmak zorunda kaldığı davalının da kabulünde olduğundan defter incelemesinin tek taraflı yapıldığına ilişkin istinaf sebebi de yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davalının eksik alım nedeniyle kar mahrumiyeti ödeyeceğine ilişkin taahhüdü ile bağlı olduğu; hesaplanan cezai şart tutarı davalının ekonomik durumu nedeniyle tenkisi gerektirir olduğu kabul edilse dahi elde ki davada 1.000-USD talep edildiğinden miktar itibariyle fahiş olduğu kabul edilemeyeceğinden istinaf nedenleri yerinde olmayan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 195-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/35180 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.