İnançlı işlem iddiasına dayalı ihtiyati tedbir talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1897 E. 2024/1804 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İnançlı işlem iddiasına dayanan ve yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı hallerde, kefalet, vekaletname ile geniş yetki verilmesi ve işlerin fiilen yürütülmesi gibi hususlar tek başlı olarak yaklaşık ispat düzeyinde inançlı işlemin varlığını göstermez; bu hususların değerlendirilmesi tahkikat gerektiriyorsa ihtiyati tedbir koşulları oluşmaz. Ayrıca davanın esası para alacağına ilişkin ise, bu tür davalarda tedbir yerine ancak koşulları varsa ihtiyati haciz talep edilebileceğinden ihtiyati tedbir talebi bu nedenle de reddedilir.
Ele alınan sorunlar
İnançlı işlemin yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlanıp kanıtlanmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, davalının vefatı üzerine mirasçıların hakkı iade etmediğini, davalı şirketin resmiyette tek ortağı ve temsile yetkili kişi olarak görünen davalının aslında inançlı işlemle davacıya ait %50 hisseyi taşıdığını, banka kredilerine kefalet, vekaletname ile geniş yetki verilmesi ve şirket işlerinin davacı tarafından yürütülmesi gibi hususların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını ileri sürerek kararın kaldırılıp tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Gerekçe: Davacının inançlı işlem iddialarının ispatı bakımından yazılı bir sözleşme mevcut değildir; şirketin işlerini temin edenin davacı olduğu, 100.000 TL'yi aşan banka kredilerine kefil olunduğu, şirket işlerinin davacı tarafından yürütüldüğü, verilen vekaletname ile geniş yetkiler tanındığı hususlarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu ileri sürülmüş olsa da, bu hususların değerlendirilmesi bir yargılama sürecini ve tahkikatı gerektirmektedir. Şirket hisselerinin bir kısmının gerçekte davacıya ait olduğu hususunda duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Ayrıca daha önceki istinaf başvurusundan (Dairenin önceki ara kararından) sonra dosya kapsamında delil durumunda bir değişiklik olmamış, davalı gerçek kişinin vefatı üzerine tedbir talebinin yinelenmesi durum ve koşullarda bir değişiklik oluşturmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın bulunduğu aşama itibariyle inançlı işlemin varlığının yaklaşık ispat düzeyinde kabulü mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Para alacağı niteliğindeki davada ihtiyati tedbir yerine ihtiyati haciz yolunun gerekliliği → ret
Gerekçe: Belirsiz alacak davası açılmakla birlikte, istinaf başvuru dilekçesinden anlaşıldığı üzere davanın hisselerin bedeline ilişkin bir para alacağı davası olduğu anlaşılmaktadır. Konusu para alacağı olan davalarda ancak koşulları varsa ihtiyati haciz talep edilebileceği gözetilerek, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İnançlı işlem iddiasına dayalı ihtiyati tedbir taleplerinde yazılı sözleşme yokluğunda yaklaşık ispatın nasıl değerlendirileceği ve para alacağına ilişkin davalarda tedbir yerine ihtiyati haciz yolunun gerekliliği açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem↗ yaklaşık ispat↗ ihtiyati tedbir↗ ihtiyati haciz↗ delil başlangıcı↗ belirsiz alacak davası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1897
KARAR NO 2024/1804
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/10/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/144 Esas
TALEP Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/12/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 01/10/2024 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'nın, davalı şirketin kuruluşu aşamasında bir inançlı akit yaptıklarını, bu akde göre müvekkiline ait şirket hisselerinin davalı ... tarafından kendisine devredilinceye kadar davalı ...'nın resmiyette kurucu ortak olarak yer alacağını, müvekkilinin ise şirketin gizli ortağı olarak işleri takip edeceğini ve aynı resmi ortak gibi şirketin karına ortak olacağını, şirketin tüm ticari iş ilişkilerinin şirketin gizli ortağı olan müvekkili tarafından sağlandığını, davalı şirketin şu anda ... markasının Türkiye'deki en büyük dağıtıcısı olarak 300'den fazla araç ile distribütörlük hizmeti verdiğini, müvekkilinin davalı şirketin kullandığı 100 milyon TL'yi aşkın banka kredilerine kefil olduğunu, ortağı olmadığı bir şirket için bu kadar yüksek meblağlı kredilere kefil olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işbu vekaletname ile, öncelikle ...
İkitelli Ticari Şubesi'nde 2016 - 2019 yılları arasında davalı şirket adına işlemler gerçekleştirdiğini, davalı şirketin ticari faaliyetlerinin gerçekleşmesini sağladığını, inanç sözleşmesinin ispatında delil başlangıcının var olması durumunda tanık da dahil olmak üzere her türlü delilin ispat vasıtası olarak kullanılmasının mümkün olduğunu, banka kredi kefaletleri ve müvekkilinin şirketi temsilen hareket ettiği işlemlere ilişkin belge ve dekontların, Whatsapp yazışmalarının yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olduğunu ileri sürerek davalı şirketin mal varlıkları üzerinde tasarrufun (şirketin rutin ve zorunlu işleri hariç olmak üzere) ve devrinin engellenmesi ve davalının davalı şirket payları ile şahsi mal varlıklarının devrinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir talep etmiştir.
ARA KARARI
İlk derece mahkemesinin 14.02.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı istinaf başvurusu Dairemizin 2024/494 esas - 2024/633 karar sayılı 02.05.2024 tarihli ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili 01/10/2024 tarihli dilekçesi ile davalı ...'nın 30.09.2024 tarihinde vefat ettiğini, davalının mirasçıları tarafından ivedi bir şekilde mal varlığının elden çıkarılmasına çalışılabileceğinin düşünüldüğünü ileri sürerek yeniden davalı şirket paylarının devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece iş bu davanın alacak davası olduğu, yargılamanın devam ettiği, tedbir konulması talep edilen hususun dava konusu olmadığı, HMK 389.
madde uyarınca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinden talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı ...'nın, vefat edip mirasçıları olarak eşinin inanılan şartlar gerçekleşmesine rağmen müvekkiline karşı hakkı iade etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve müvekkilinin hisselerini devretmediği gibi bedelini de müvekkiline vermediğini, dava tarihi itibarı ile davalı şirketin resmiyette tek ortağı davalı ... olarak gözüktüğünü, davalının aynı zamanda şirketi münferiden temsile yetkili kişi olarak da tescil edildiğini, bu nedenle davacı müvekkile ait olan davalı şirketin %50 ortaklık payına tekabül eden kısmının değeri, hak etmiş olduğu kar payları ve diğer ortaklık alacakları işbu dava ile talep edildiğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını ileri sürerek kararın kaldırılarak, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; inançlı işlem ile emaneten davalı ... adına kurulduğu ileri sürülen, davalı şirketin %50 hissesinin davacıya ait olduğu ileri sürülerek; şirketin %50 hissesinin davacıya ait olduğunun tespiti ile belirsiz alacaklarına hükmedilmesine ilişkin olup; talep, davalı ... mirasçıları tarafından şirket hisselerinin devrinin engellenmesi bakımından ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.Davacı vekilinin istinaf başvurusu daha evvel Dairemizce verilen ara kararından sonra dosya kapsamında delil durumunda bir değişiklik olmadığı,davalı gerçek kişinin vefatı üzerine tedbir talebi yinelenmiş olup durum ve koşullarda bir değişiklik bulunmamaktadır. Somut olayda, davacının inançlı işlem iddialarının ispatı bakımından yazılı bir sözleşme mevcut olmayıp, şirketin yaptığı işleri temin edenin davacı olduğu, 100.000.00-TL'yi aşan miktarda banka kredilerine kefil olduğu, şirket işlerinin müvekkili tarafından yürütüldüğü, şirket tarafından verilen vekaletname ile çok geniş yetkiler verildiği tüm bunların yazılı delil başlangıcı olduğunu ileri sürerek buna dair deliller incelendiğinde yaklaşık ispatın sağlandığının ileri sürülmüştür.
Ne var ki tüm bu hususların değerlendirilmesi bir yargılama sürecini, tahkikatı gerektirmektedir. Şirket hisselerinin bir kısmının gerçekte davacıya ait olduğu hususunda duraksamadan delil değerlendirilmesi yapılamamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davanın bulunduğu aşama itibariyle inançlı işlemin varlığının yaklaşık ispat düzeyinde kabulü mümkün olmadığı, ayrıca belirsiz alacak davası açılmakla birlikte, istinaf başvuru dilekçesinden anlaşıldığı üzere, davanın hisselerin bedeline ilişkin para alacağına ilişkin bir dava olduğu anlaşılmakla konusu para alacağı olan davalarda ancak koşulları var ise ihtiyati haciz talep edilebileceği gözetilerek ihtiyati tedbir koşulları bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Ara karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/35146 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi