Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/803 E. 2017/3672 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erişimin engellenmesi↗ kötü niyet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ vekalet ücreti↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ... 1. FSHM’nin 2007/182 E - 2009/234 K. sayılı dosyasında davacılar ... Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti’nin davalılar ... ve ... aleyhine ikame ettiği ve önceki tarihli kullanım gerçek hak sahipliği, kötü niyet iddialarına dayanılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, ... Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2011/158 Esas sayılı dosyasında alınan 28/02/2012 tarihli bilirkişi raporunda, ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/48 D. İş sayılı dosyasında mevcut rapor içeriğinde “www.aeon.com.tr” isimli internet sitesinin ... Ltd. Şti’ye ait olup, sitede yayın ve tanıtımı yapılan ürünlerin kalorifer emtiası olduğu, sitede tespite konu “... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...” isimlerinin kullanılmış olduğu ve tespite konu olayda aynı sektörlerin söz konusu olup, karşılaştırma yapılan markaların benzer olduğu ve karıştırma ihtimallerinin bulunduğunun tespit edildiği, davacı adına tescilli markaların 02/03/2005 tarihinden itibaren ...’de tescilli olduğu ve bu niteliği itibariyle 556 sayılı KHK’daki korumadan yararlanacağı şeklinde rapor tanzim edildiği, KHK’nın 8/3 hükmü ile gerçek hak sahibine tanınan korumadan faydalanabilmesi için tescilsiz işaretin başvurudan önce markasal anlamda kullanılması gerektiği ve bu markasal kullanımın marka hukukundaki ülkesellik ilkesi gereğince Türkiye'de gerçekleşmiş olması gerekmekte olup, katalogların yabancı dilde basıldığı ve yabancı ülkelerde yapılan pazarlamaya ilişkin olduğu, 2003 yılından bu yana Türkiye'de markasal olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir savunmada bulunulmadığı ve mahkemede açılan hükümsüzlük davasında yapılan yargılama neticesinde de davanın reddine karar verildiği ve temyiz incelemesinden geçerek de kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının, davacıya ait 2005/06702 no’lu tescilli markasına yönelik tecavüzün men'ine, “www. ... .com.tr” ibareli internet sitesi içeriğindeki tescilli “captiva by korle” markası ile iltibas yaratacak mahiyetteki “...” ibarelerine ilişkin olarak ilgili web adresine erişimin engellenmesine, 3.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, kararın hüküm fıkrası 7. bendinde manevi tazminat bakımından mahkemece takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekirken, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine şeklinde hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/597 E. 2023/3782 K.
Ortak:erişimin engellenmesi · iltibas
İncelediğiniz kararda… a ait 2005/06702 no’lu tescilli markasına yönelik tecavüzün men'ine, “www. ... .com.tr” ibareli internet sitesi içeriğindeki tescilli “captiva by korle” markası ile «iltibas» yaratacak mahiyetteki “...” ibarelerine ilişkin olarak ilgili web adresine «erişimin engellenmesine», 3.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… dildiğini, davalıların kullandığı ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden fillerin tespitine, durdurulmasına ve men'ine, www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesine», 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
… davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalıya ait www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesinde davacının 2005/06703 tescil numaralı "OCTET BY KORLE" markası ile «iltibas» yaratacak kadar benzer olan "OCTET" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, «marka hakkına tecavüzün» ve haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, davalıya ait www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesinden OCTET ibaresinin kaldırılmasına, 3.500,00 TL manevi t …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun usulden reddi · katılma yoluyla istinaf · el koyma · haksız fiil sorumluluğu · hakkın kötüye kullanılması · kesinlik sınırı · reeskont faizi · istinaf incelemesi
Benzer bu kararda… ayısı belirtilen kararı ile mahkemece kısa kararda, davacı vekilinin faiz talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda faiz talebi hakkında olumlu «olumsuz» hüküm kurulmadığı, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olduğundan davacı vekilinin katılmalı istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekili hükmedilen 3.500,00 TL manevi tazminat talebi bakımından «istinaf incelemesi» dava değerinin «kesinlik sınırının» altında kaldığından «istinaf başvurusunun usulden reddine», diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığına, ancak mahkemece yargılama sırasında alınan rapor tarihinde internet üzerinde yapılan incelemede, internet sitesindeki kataloglarda, davaya konu OCTET markasının kullanılmadığı belirtilmesine ve internet sitesi içeriğinden bu markanın kullanımına ilişkin görsellerin çıkartılmasına yönelik talebin konusuz kalmasına rağmen bu talebin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı vekilinin faize ilişkin istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın davalıya ait www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesinden OCTET ibaresinin kaldırılmasına, yönelik talep konusuz kalmakla, bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», hükmün diğer kısımlarının aynen tekrarına karar verilmiştir.
Davacı vekili «katılma yoluyla istinaf» dilekçesinde özetle, davalının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil eden bu fiillerinin Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/3 D.İş sayılı dosyasıyla tespit edildiğini, dosya üzerinden yapılan «bilirkişi incelemesinde» davalının www.aeon.com.trinternet sayfasında yapmış olduğu yayın ve açıklamaların müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiiller olduğunun tespit edildiğini, benzer nitelikte davaların mahkemelerce kabul edilerek onandığını, dava dilekçesinde 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemenin kısmen kabul kararı vererek 3.500,00 TL manevi tazminat davalı şirketten tahsiline …
… n İngiltere ve OHIM nezdinde tescil edildiğini ve kullanıldığını, müvekkilinin OCTET markası altında ürettikleri ürünün dizaynının tasarım tesciline sahip olduğunu, «haksız fiil sorumluluğu» için «kusur» ve zarar koşulunun arandığını, davacının zararının bulunmadığını. manevi tazminat verilmesi için tecavüz eyleminin varlığının şart olduğunu, tecavüzün gerçekleşmesi için ise “kusurun” şart olup, markayı taklit etme amacının olmasının zorunlu olduğunu, marka taklidi yoksa tecavüzün de bulunmadığını, müvekkillerinin taklit amaçlarının hiçbir zaman olmadığını, müvekkilinin kendisine ait olan ve yıllardır üretip sattığı markayı satmak amacı ile hareket ettiğini, gerçek hak sahipliği ve tescillere dayandığını, marka üzerindeki hakların çekişmeli olduğunu, davacının markalarını tescil ettirdiği tarihinden dava tarihine kadar sessiz kalıp daha sonra dava açmasının dava açma «hakkının kötüye kullanılması» niteliğinde bulunduğunu. davacının marka başvurularının «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… dildiğini, davalıların kullandığı ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin tescilli markasına tecavüz teşkil eden fillerin tespitine, durdurulmasına ve men'ine, www.aeon.com.tr alan adlı internet sitesine «erişimin engellenmesine», 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/803 E. , 2017/3672 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Taraflar arasında görülen davada ... ...
1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2015 tarih ve 2010/36-2015/114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri Türkiye'de kalorifer radyatörü üretimi alanında faaliyet gösteren bir şirketin sahibi olup, satışa arz ettiği her bir radyatörü bizzat kendisi tasarlayıp ürettiğini, tasarımına uygun çeşitli markalar altında da satışa sunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin "kalorifer" emtiası ve benzeri ürün ve satış hizmetleri bakımından "..." ibareli markayı ... nezdinde 2005/06702 no’lu tescil belgesiyle adına tescil ettirdiğini, davalı şirketin ise, merkezi ...' da bulunan ve müvekkili ile aynı alanda ticari faaliyet gösteren bir şirket olup, ürün ve hizmetlerinde müvekkilinin tescilli markalarını haksız ve izinsiz olarak kullanmakta, internet ortamında oluşturduğu “www.
... .com.tr” isimli web sayfasında marka haklarına tecavüz ettiğini, davalının “www.....com.tr” isimli internet sayfasında "... Ürünleri" başlığı altında kendi radyatör ürünlerini “..." markası altında satışa arz ettiğini, tanıttığını, internet sayfasında oluşturduğu "Kataloglarımız" bölümündeki döküman içinde müvekkilinin tescilli markası altında radyatör ürünleri ürettiklerini, sattıklarını yayınlayarak müvekkili markasını haksız ve izinsiz olarak ticaret alanına çıkardığını ileri sürerek, davalının tecavüz fiillerinin durdurulması ve men'i, bu hususta “www. ... .com.tr” ibareli internet sayfası içeriğindeki tescilli " ... " markası ile iltibas yaratacak mahiyette "..." ibarelerinin çıkarılması, bu mümkün olmadığı takdirde “www.
....com.tr” web adresine erişimin engellenmesi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "..." adlı markanın, müvekkili adına tescil edildiğini ve halen de tüm dünyada kullanıldığını, müvekkilinin davacının zararına sebep olacak herhangi bir eyleminin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ...
1. FSHM’nin 2007/182 E - 2009/234 K. sayılı dosyasında davacılar ... Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti’nin davalılar ... ve ... aleyhine ikame ettiği ve önceki tarihli kullanım gerçek hak sahipliği, kötü niyet iddialarına dayanılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, ... Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2011/158 Esas sayılı dosyasında alınan 28/02/2012 tarihli bilirkişi raporunda, ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/48 D. İş sayılı dosyasında mevcut rapor içeriğinde “www.aeon.com.tr” isimli internet sitesinin ... Ltd. Şti’ye ait olup, sitede yayın ve tanıtımı yapılan ürünlerin kalorifer emtiası olduğu, sitede tespite konu “... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...” isimlerinin kullanılmış olduğu ve tespite konu olayda aynı sektörlerin söz konusu olup, karşılaştırma yapılan markaların benzer olduğu ve karıştırma ihtimallerinin bulunduğunun tespit edildiği, davacı adına tescilli markaların 02/03/2005 tarihinden itibaren ...’de tescilli olduğu ve bu niteliği itibariyle 556 sayılı KHK’daki korumadan yararlanacağı şeklinde rapor tanzim edildiği, KHK’nın 8/3 hükmü ile gerçek hak sahibine tanınan korumadan faydalanabilmesi için tescilsiz işaretin başvurudan önce markasal anlamda kullanılması gerektiği ve bu markasal kullanımın marka hukukundaki ülkesellik ilkesi gereğince Türkiye'de gerçekleşmiş olması gerekmekte olup, katalogların yabancı dilde basıldığı ve yabancı ülkelerde yapılan pazarlamaya ilişkin olduğu, 2003 yılından bu yana Türkiye'de markasal olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir savunmada bulunulmadığı ve mahkemede açılan hükümsüzlük davasında yapılan yargılama neticesinde de davanın reddine karar verildiği ve temyiz incelemesinden geçerek de kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının, davacıya ait 2005/06702 no’lu tescilli markasına yönelik tecavüzün men'ine, “www.
... .com.tr” ibareli internet sitesi içeriğindeki tescilli “captiva by korle” markası ile iltibas yaratacak mahiyetteki “...” ibarelerine ilişkin olarak ilgili web adresine erişimin engellenmesine, 3.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, kararın hüküm fıkrası 7. bendinde manevi tazminat bakımından mahkemece takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekirken, davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine şeklinde hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 7. bendinde yer alan “...davacı...” ibaresinin çıkarılarak yerine “...davalı...” ve yine “...davalı...” ibaresinin çıkarılarak yerine “...davacı...” ibaresinin yazılmak sureti ile kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 198,09 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/351310100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz