Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9201 E. 2014/14472 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanılmış hak↗ ticaret unvanı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, işitsel, kavramsal, görsel ve genel izlenim olarak başvurunun davacıların tanınmış ibareli markaları ile benzer olmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığına dair hiç bir neden ve kanıtın mevcut olmadığı, davacıların ticaret unvanının da KHK 8/5 anlamında tescil engeli oluşturmadığı, davalının esas unsurlu markasını içme suyu emtiasında 1997 yılından itibaren kullandığı, davalının 2000/16070 sayılı esas unsurlu markasının 03.08.2000 tarihinde yapılan başvuru üzerine 02.04.2002 tarihinde 32. sınıfta “havalandırılmış sular, kaynak suları” için tescil edildiği, dolayısıyla 32. sınıfın 02. alt grubunda yer alan ve çekişmenin odağını oluşturan “maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler” açısından davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
.../...
-2-
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12903 E. 2014/2389 K.
Ortak:kazanılmış hak · Haksız Rekabetin Tespiti
İncelediğiniz kararda… aşvurunun davacıların tanınmış ibareli markaları ile benzer olmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığına dair hiç bir neden ve kanıtın mevcut olmadığı, davacıların «ticaret unvanının» da KHK 8/5 anlamında tescil engeli oluşturmadığı, davalının esas unsurlu markasını içme suyu emtiasında 1997 yılından itibaren kullandığı, davalının 2000/16070 sayılı esas unsurlu markasının 03.08.2000 tarihinde yapılan başvuru üzerine 02.04.2002 tarihinde 32. sınıfta “havalandırılmış sular, kaynak suları” için tescil edildiği, dolayısıyla 32. sınıfın 02. alt grubunda yer alan ve çekişmenin odağını oluşturan “maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler” açısından davalı lehine «kazanılmış hak» oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu kararda… avramsal, görsel ve genel izlenim olarak başvurunun davacıların tanınmış “PINAR” ibareli markaları ile benzer olmadığı, esasen marka hakkının kelimeler üzerinde bir «tekel hakkı» bahşetmediği, marka sahibine sadece aynı veya karıştırılabilecek benzer bir işaretin tescili ya da kullanılmasını engelleme konusunda «münhasır» bir hak verdiği, dolayısıyla somut olayda KHK'nın 8/1-b ve 8/4 hükümlerinden kaynaklanan bir tescil engelinin mevcut olmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığına dair hiç bir neden ve kanıtın mevcut olmadığı, davacıların ticaret ünvanının da KHK 8/5 anlamında tescil engeli oluşturmadığı, davalının “Kurudere Köyü G.” esas unsurlu markasını içme suyu emtiasında 1997 yılından itibaren kullandığı, markaların birlikte ve karıştığına dair bir uyuşmazlık gerçekleşmeden kullanıldığı, davalının 2000/16070 sayılı “Kurudere Köyü Güvenpınar” esas unsurlu markasının 03.08.2000 tarihinde yapılan başvuru üzerine 02.04.2002 tarihinde 32. sınıfta “havalandırılmış sular, kaynak suları” için tescil edildiği, dolayısıyla 32. sınıfın 02. alt grubunda yer alan ve çekişmenin odağını oluşturan “maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler” açısından davalı lehine «kazanılmış hak» oluştuğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · münhasırlık · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · taşıyan · iltibas
Benzer bu karardaBu durumda da işaretler arasında işaretleri «taşıyan» ürünlerin «ortalama tüketici» nezdinde 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi anlamında ilişkilendirme ihtimalini içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekeceğinden mahkemenin bu yoldaki görüşüne itibar edilemez.
… avramsal, görsel ve genel izlenim olarak başvurunun davacıların tanınmış “PINAR” ibareli markaları ile benzer olmadığı, esasen marka hakkının kelimeler üzerinde bir «tekel hakkı» bahşetmediği, marka sahibine sadece aynı veya karıştırılabilecek benzer bir işaretin tescili ya da kullanılmasını engelleme konusunda «münhasır» bir hak verdiği, dolayısıyla somut olayda KHK'nın 8/1-b ve 8/4 hükümlerinden kaynaklanan bir tescil engelinin mevcut olmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığına dair hiç bir neden ve kanıtın mevcut olmadığı, davacıların ticaret ünvanının da KHK 8/5 anlamında tescil engeli oluşturmadığı, davalının “Kurudere Köyü G.” esas unsurlu markasını içme suyu emtiasında 1997 yılından itibaren kullandığı, markaların birlikte ve karıştığına dair bir uyuşmazlık gerçekleşmeden kullanıldığı, davalının 2000/16070 sayılı “Kurudere Köyü Güvenpınar” esas unsurlu markasının 03.08.2000 tarihinde yapılan başvuru üzerine 02.04.2002 tarihinde 32. sınıfta “havalandırılmış sular, kaynak suları” için tescil edildiği, dolayısıyla 32. sınıfın 02. alt grubunda yer alan ve çekişmenin odağını oluşturan “maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler” açısından davalı lehine «kazanılmış hak» oluştuğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
… ları ve soda” emtiası ile benzer emtiayı kapsayan 2000/16070 sayılı tescilli markası bulunmakta olup, söz konusu markayı oluşturan asli unsurları değiştirilmeksizin «uyuşmazlık konusu» 2009/07939 sayılı marka başvurusunda da bu unsurların yer alması nedeniyle, az önce belirtilen emtialar bakımından davalının kazanılmış hakkı bulunduğuna ilişkin m …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1058 E. 2017/3489 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:seçim hakkı · ticari faiz · hakkaniyet · marka hakkına tecavüz · havale · dahili dava
Benzer bu kararda… a göre, davalılar tarafından davacıya ait tescilli “Sarıkız” markasının tescilli olduğu madensuyu emtiasında davacının izni olmaksızın kullanılmış olduğu, davacının «marka hakkına tecavüzün» ve ayrıca davacının zararının mevcut olduğu, davacıya ait marka ile hükümsüzlüğü istenen markalar arasında benzerliğin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların davacının markasına yönelik tecavüzlerinin men’ine ve önlenmesine, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kabulü ile takdiren ve «hakkaniyet» ilkesi gereğince 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...
Ltd Şti. vekili tarafından 05/11/2015 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş ise de, gerekçeli kararın davalı vekiline 12/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, yani kararın HUMK 432/1 madde ve fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Şti. adına tescil olunduğu dava dosyasındaki ... yazısı ve marka örneklerinden anlaşıldığına göre, dava konusu markalar yargılama aşamasında el değiştirdiğinden HMK'nın 125 maddesine göre davacıya «seçim hakkı» kullandırılarak davacının markaları devralan yeni malike karşı davaya devam etmek istemesi halinde dava dışı ...
Şti’nin davaya «dahil» edilerek hükümsüzlük istemi yönünden bir karar verilmesi gerekirken, dava dışı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9201 E. , 2014/14472 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 29/01/2013 gün ve 2011/93-2013/18 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/02/2014 gün ve 2013/12903-2014/2389 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin “asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı başvuruda bulunduğunu, başvuruya davacılar tarafından yapılan itirazın tarafından reddedildiğini, davalı başvurusunun davacılara ait bareli markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, işitsel ve görsel olarak karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların kapsamlarında aynı ürünlerin yer aldığını, davacı markalarının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek, dava konusu kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum işlem ve kararlarının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, başvurunun davacılara ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davalının 2000/16070 sayılı aynı mal ve işaret için tescilli markasının olduğunu ve kazanılmış hak oluşturacağını, markasını 1999 yılından itibaren de fiilen kullanıldığını savunmuştur.
Mahkemece, işitsel, kavramsal, görsel ve genel izlenim olarak başvurunun davacıların tanınmış ibareli markaları ile benzer olmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığına dair hiç bir neden ve kanıtın mevcut olmadığı, davacıların ticaret unvanının da KHK 8/5 anlamında tescil engeli oluşturmadığı, davalının esas unsurlu markasını içme suyu emtiasında 1997 yılından itibaren kullandığı, davalının 2000/16070 sayılı esas unsurlu markasının 03.08.2000 tarihinde yapılan başvuru üzerine 02.04.2002 tarihinde 32. sınıfta “havalandırılmış sular, kaynak suları” için tescil edildiği, dolayısıyla 32. sınıfın 02. alt grubunda yer alan ve çekişmenin odağını oluşturan “maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar, tonikler” açısından davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
.../...
-2-
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak gelir kaydedilmesine, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/349080100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz