Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11038 E. 2014/14614 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cebri icra↗ organik bağ↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ muvazaa↗ şikayet↗ üçüncü kişi↗ iptal davası↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre üçüncü kişi tarafından açılan muvazaaya dayalı davaların her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu, davacının davalı şirketler ve bu şirketlerin ortaklık yapısı itibariyle organik bağ içinde olduklarını ileri sürdüğü ancak muvazaa iddiasını kanıtlayacak başkaca bir delil sunmadığı, hangi malların ne şekilde davalılara intikal ettiği ve hangi delillere göre bu malların kredi borçlu ve kefillerine ait olduğunun ispat edilemediği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıt ve akit tablolarının incelenmesinden davalı ... taşınmazın yine davacının başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip nedeniyle icraen satıldığı, bu satışın iptali konusunda herhangi bir şikayet ve dava olmadığı, diğer taşınmazın ise dava dışı tarafından davalı şirkete satış yoluyla devredildiği satışların muvazaalı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle alacak davasının kısmen kabulü ile 8.970.728,61 TL'nin 13/6/2007 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikteve ...’den tahsiline, davacının muvazaaya dayalı tapu iptali davalarının reddine, davacının tespit edilecek sair mallar ve ...'e ait olduğunun belirlenmesi ve bu mallar üzerinde cebri icra yetkisi verilmesine ilişkin ortada somut açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı vekili, davalılar ve ... vekili, davalılar ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar, davalı ... vekili, davalılar... ve ... vekili, davalılar ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemenin karar tarihinde geçerli 3. maddesi uyarınca birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedileceğinden mahkemece hakkındaki dava reddedilen bu davalılar yararına tek ücreti vekalet takdirinde usulsüzlük bulunmamasına ancak hüküm fıkrasının 3. bendinde hangi davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedildiğinin açık olmaması nedeniyle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7. maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11038 E. , 2014/14614 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 26/02/2013 tarih ve 2007/575-2013/39 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, davalı .vekili, davalılar ve ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili ve davalılardan ... () vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
Davacı vekili, 29/07/1996 tarihli 10.000,000.000 TL bedelli, 29/07/1996 tarihli, 5.000.000.000 TL bedelli, 2/7/1997 tarihli 3.000.000 DEM bedelli ve 25/06/1998 tarihli 1.500.000 ile davalı ... ve kredi kullandırıldığını, sözleşmelerde davalılardan ..., ..., ... ve müteselsil kefil olduğunu, ayrıca ortakları ... ile olan de 15/03/1999 tarihli 1.500.000 bedelli ve 26/04/1996 tarihli 52.500.000.000 TL bedelli krediler kullandırıldığını, bu sözleşmelerde de ..., ... ve ...'in müteselsil kefil olduklarını, bu davalılara kullandırılan kredilerin geri dönmediğini, davacı banka alacağının, davalı ... ya ulaştığını ileri sürerek toplam 12.415.727,66 TL banka alacağının 13/06/2007 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte bu davalılardan tahsiline, davalılardan ...
adına kayıtlı bağımsız nolu taşınmazın kredi sözleşmelerde kefil bulunmayan eşi ... satışının muvazaalı olduğundan tapu kaydının davacı banka tarafından cebri icra yapabilmek yetkisi ile birlikte tashihine, aynı şekilde borçlu davalı şirketlerle organik bağ içinde bulunan davalı mevkii, 2199 parsel sayılı taşınmazın da tapu kaydının muvazaa nedeniyle cebri icra yapabilmek üzere tashihine, borçlu davalı şirketlerle ortaklık yapısı itibari ile organik bağ içinde olan tüm davalıların tespit edecek tüm malları yönünden (gerçek maliklerinin ..., ..., ... ve ... olduğu nedeniyle) kayıtlarının düzeltilmesine ve davacıya cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre üçüncü kişi tarafından açılan muvazaaya dayalı davaların her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu, davacının davalı şirketler ve bu şirketlerin ortaklık yapısı itibariyle organik bağ içinde olduklarını ileri sürdüğü ancak muvazaa iddiasını kanıtlayacak başkaca bir delil sunmadığı, hangi malların ne şekilde davalılara intikal ettiği ve hangi delillere göre bu malların kredi borçlu ve kefillerine ait olduğunun ispat edilemediği, dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıt ve akit tablolarının incelenmesinden davalı ... taşınmazın yine davacının başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip nedeniyle icraen satıldığı, bu satışın iptali konusunda herhangi bir şikayet ve dava olmadığı, diğer taşınmazın ise dava dışı tarafından davalı şirkete satış yoluyla devredildiği satışların muvazaalı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle alacak davasının kısmen kabulü ile 8.970.728,61 TL'nin 13/6/2007 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikteve ...’den tahsiline, davacının muvazaaya dayalı tapu iptali davalarının reddine, davacının tespit edilecek sair mallar ve ...'e ait olduğunun belirlenmesi ve bu mallar üzerinde cebri icra yetkisi verilmesine ilişkin ortada somut açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı vekili, davalılar ve ... vekili, davalılar ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar, davalı ... vekili, davalılar... ve ... vekili, davalılar ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemenin karar tarihinde geçerli 3. maddesi uyarınca birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedileceğinden mahkemece hakkındaki dava reddedilen bu davalılar yararına tek ücreti vekalet takdirinde usulsüzlük bulunmamasına ancak hüküm fıkrasının 3. bendinde hangi davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedildiğinin açık olmaması nedeniyle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7. maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar davalı ...vekili, davalılar .. ve ... vekili, davalılar ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “ Davalılar “ ibaresinden sonra gelmek üzere “davalı ..., davalılar , ... ve ..., davalılar ve ... “ve yine 3. bendin sonunda yer alan“ davalılara verilmesine” ibaresinin çıkarılarak yerine “anılan davalılara verilmesine” ibaresinin konulmasına, hükmün işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılardan ... verilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ., davalılar ...
ve ..., davalılar ve ...'e iadesine, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/348943300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz