Senede bağlanmamış (çıplak) payın yazılı devir sözleşmesiyle geçerli devri
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/438 E. 2025/1149 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tespitistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Anonim şirket pay devrinin tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Senede bağlanmamış (çıplak) anonim şirket payları, hisse senedi çıkarılmış paylar gibi serbestçe ve yazılı devir anlaşmasıyla devredilebilir; bu devir, alacağın temliki niteliğinde tasarrufi bir işlem olup yazılı şekil şartına bağlıdır ve temlik ile pay devralana geçer. Devir sözleşmesinde devredenin devralandan hiçbir hak ve alacağının kalmadığı yönünde ibra beyanı bulunması halinde, sonradan bedelin ödenmediği yönündeki savunmaya itibar edilmez; devrin gerçek iradeye dayanmadığı (muvazaa) iddiası ise yazılı delille ispatlanmadıkça kabul edilmez.
Ele alınan sorunlar
Senede bağlanmamış (çıplak) anonim şirket payının devrinin geçerliliği → ret
İddia: Davalılar, ortada gerçek bir devir iradesi bulunmadığını, sözleşmelerin FETÖ/PDY yargılamaları kapsamında tutuklu/firari olmaları sırasında imzalandığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Anonim şirketlerde payın devri için payın senede bağlanmış olması şart değildir. Sahip olunan payı temsil etmek üzere hisse senedi çıkarılmamışsa pay senede bağlanmamış (çıplak pay) sayılır ve çıplak pay, senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebilir. Çıplak payın devri hakkında TTK'da özel bir düzenleme bulunmadığından genel hükümlere göre yazılı devir anlaşmasıyla devredilebilir; alacağın temliki niteliğindeki bu tasarrufi işlemde yazılı şekil şartı vardır ve temlik ile pay devralana geçer. Bedeli ödenmiş çıplak payın devri TBK'nın 184. maddesi gereği yazılı temlik beyanının devralana verilmesiyle gerçekleşir. Somut olayda dava dışı şirketin payları senede bağlanmamış olduğundan, taraflar arasındaki yazılı pay devir sözleşmeleri ile gerçekleştirilen devirler geçerlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Devir iradesinin gerçek olmadığı (muvazaa) iddiasının ispatı → ret
İddia: Davalılar, sözleşmelerin gerçek bir devir iradesi olmaksızın, FETÖ/PDY yargılamaları kapsamında tutuklu/firari olunan bir dönemde imzalandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalılar vekilince ortada gerçek bir devir iradesi bulunmadığı ileri sürülmüşse de, bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Devir bedelinin ödenmediği savunmasının, sözleşmedeki ibra beyanı karşısında değerlendirilmesi → ret
İddia: Davalılar, davacının pay devri karşılığında ödeme yaptığını ispat edemediğini, ödeme yapılmadan sözleşmelerin imzalandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Devir sözleşmelerinde devreden davalılar tarafından pay devri nedeniyle devralan davacıdan hiçbir hak ve alacağının kalmadığı kabul edilmiş olması karşısında, davacı tarafından hisse devirleri karşılığında devir bedeli ödenmediği yönündeki savunmaya itibar edilemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Senede bağlanmamış (çıplak) anonim şirket paylarının devrinin hukuki niteliği ve şekil şartı ile devir sözleşmesindeki ibra beyanının bedel ödenmediği savunmasına etkisi konusunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıplak pay↗ pay devri↗ alacağın temliki↗ muvazaa↗ ibra beyanı↗ anonim şirket↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/438
KARAR NO 2025/1149
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/01/2025
NUMARASI 2023/924 Esas - 2025/31 Karar
DAVA
Tespit
DAVA TARİHİ 20/12/2023
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalıların ... Tic. ve San. AŞ'nin eski hissedarları olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında 07.12.2017 tarihinde imzalanan hisse devir sözleşmeleri ile şirkette davalı ...'a ait olan 30.000 adet hissenin 30.000-TL karşılığında, davalı ...'a ait 20.000 adet hissenin de 20.000-TL karşılığında müvekkiline devredildiğini, ...'a ait hisse devri işleminin 30.11.2023 tarihinde şirket karar defterine işlendiğini, ancak buna rağmen şirket hisselerinin müvekkili adına ticaret siciline tescil işlemlerinin davalılar tarafından yerine getirilmediğini, davalılara keşide edilen 12.12.2023 tarihli ihtara rağmen tescil işlemlerinin yapılmadığını belirterek, davalıların ... şirketindeki hisselerini müvekkilinin devraldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; davacının 2016 yılında ... şirketinde çalışmakta iken, 2017 Ocak ayında davalı şirket ortağı ...'ın FETÖ/PDY yargılamaları kapsamında tutuklanması ve 2017 yılı sonlarında diğer şirket ortağı ...'ın ise FETÖ/PDY yargılamaları kapsamında firari olması nedeniyle şirket yönetimine çöktüğünü, davacının 2017 yılında şirket ortaklarının yönetimden uzak kalması sonrasında şirketin banka hesaplarını ele geçirdiğini,şirket malvarlığını kendi hesaplarına aktaran davacının, şirketi yüksek meblağlı SGK ve vergi borcu altına sokup bu borcu ise davalıların üzerine bıraktığını, davacı hakkında bu eylemleri nedeniyle İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/244 esas sayılı dosyasında güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığını, ayrıca davacının hesabına geçirdiği paraları ABD'de bulunan üst düzey FETÖ/PDY mensubu ...
isimli şahsa göndererek terörizmin finansmanı suçunu işlediğini, bu suçtan dolayı hakkında İstanbul 14. ACMnin 2022/357 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davacının 2017 yılında şirket ortaklarına haber göndererek şirketi devralabileceğini, bu şekilde kendilerinin şirket yönetiminden uzak kalmalarından dolayı zarar etmeyeceklerini ilettiğini, davacının bu beyanına güvenen şirket ortaklarının devir protokollerini şirketteki paylarına karşılık hiç bir ödeme almadan imzaladıklarını, 2023 yılına kadar şirket ortaklarına payları karşılığında ödeme yapılmadığını ve davacının devraldığını beyan ettiği şirketin pay defterine kaydolabilmek amacıyla hiç bir işlem yapmadığını, davacı hakkında ceza davası açılması üzerine işbu davanın açıldığını,ortada gerçek anlamda bir pay devri olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; hisse devir sözleşme lerindeki imzanın davalılar tarafından inkar edilmediği, yine davalıların sözleşmelerin irade sakatlığına yol açan bir durum altında imzalandığı yönünde savunmaları bulunmadığı, savunmanın davacının terör örgütüne şirket üzerinden yardım etmesi nedeniyle ceza mahkumiyeti aldığı ve kötüniyetli olduğu, davalıların cezaevinde bulunmasından faydalandığı ve davalıların gerçek devir iradesi bulunmadığı üzerine inşa edildiği, davalının gerçek devir iradesi bulunmadığı yönündeki savunmasının taraflar arasında muvazaa savunması niteliğinde olduğu, davalının bunu yazılı delille ispatlaması gerektiği, bu yönde bir delil ileri sürülmediği, aksine davalılar tarafından hisse devrine ilişkin yönetim kurulu kararı alınarak imzalandığı, bu imzanın da davalılar tarafından inkar edilmediği,davacının şirket üzerinden terör örgütüne yardım suçundan mahkumiyet almasının da eldeki davanın konusu ile bir ilgisi bulunmadığı, yine devir bedelinin ödenmediği yönündeki savunmanın da inkar edilmeyen ve davalıların imzasını taşıyan yönetim kurulu kararı dikkate alındığında yerinde olmadığı, tüm bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu ve davacının çıplak payları dava konusu sözleşmeler ile elde ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava dışı ...
Arıtma şirketinde bulunan davalı ...'a ait 30.000 adet hisse ile davalı ...'a ait olan 20.000 adet hissenin davacı tarafından devralındığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili; davacının 2016 yılında ... şirketinde çalışmakta iken, davalı şirket ortağı ...'ın FETÖ/PDY yargılamaları kapsamında tutuklanması ve 2017 yılı sonlarında diğer şirket ortağı ...'ın ise firari olması nedeniyle, şirketin banka hesaplarını ele geçirdiğini, şirket hesaplarındaki paraları kendi hesabına aktardığını, davacı hakkında bu eylemleri nedeniyle İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/244 esas sayılı dosyasında güveni kötüye kullanma suçundan dava açıldığını, ayrıca İstanbul 14. ACMnin 2022/357 esas sayılı dosyasında terör örgütüne yardım suçundan ceza aldığını, davacının 2017 yılında şirket ortaklarına haber göndererek şirketi devralabileceğini, bu şekilde kendilerinin şirket yönetiminden uzak kalmalarından dolayı zarar etmeyeceklerini ilettiğini, davacının bu beyanına güvenen şirket ortaklarının devir protokollerini şirketteki paylarına karşılık hiç bir ödeme almadan imzaladıklarını, davacının pay devri karşılığında devreden ortaklara ödeme yaptığını ispat edemediğini, davacı hakkında ceza davası açılması üzerine işbu davanın açıldığını, davacının taleplerinin meşru sebeplere dayanmadığını, ortada gerçek bir devir iradesi ile gerçekleştirilmiş bir pay devri bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, dava dışı anonim şirketteki davalılara ait payların davacıya devredildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; dava dışı ... şirketinin davalılar ile dava dışı ... tarafından kurulduğu, şirketin her biri 1-TL bedelli 50.000 adet hissesinden 30.000 adedinin davalı ...'a, 10.000 adedinin davalı ...'a ve 10.000 adedinin de ...'a ait olduğu, davacı ile davalılar arasında imzalanan 07.12.2017 tarihli pay devri sözleşmeleri ile şirkette davalı ...'a ait 30.000 adet hisse ile davalı ...'a ait 10.000 adet hissenin davacıya devrinin hüküm altına alındığı, her iki sözleşmede de devreden davalılar tarafından pay devri nedeniyle devralan davacıdan hiç bir hak ve alacağının kalmadığının beyan edildiği, şirket yönetim kurulunun 07.12.2017 tarihli kararı ile ...'a ait 30.000 adet hissenin davacıya devrine onay verildiği anlaşılmaktadır.
Anonim şirketlerde payın devri için payın senede bağlanmış olması şart değildir. Sahip olunan payı temsil etmek üzere hisse senedi çıkarılmamış olması halinde, sahip olunan pay senede bağlanmamış demektir. Çıplak pay, senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebilir. Çıplak payın devri hakkında TTK'da özel bir düzenleme mevcut değildir. Çıplak pay, genel hükümlere göre yazılı devir anlaşması ile devredilebilir. Alacağın temliki, tasarrufi bir işlem olduğundan temlik ile çıplak pay devralana geçer. Alacağın temlikinde olduğu gibi yazılı şekil şartı vardır. Bedeli ödenmiş çıplak payın devri, TBK'nın 184. maddesi gereği yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile gerçekleşir. Somut olayda dava dışı ...
şirketinin payları senede bağlanmamış olup, taraflar arasındaki pay devirleri geçerlidir. Davalılar vekilince; ortada gerçek bir devir iradesi bulunmadığı, müvekkillerinin FETÖ yargılamaları kapsamında tutuklu ve firari olmaları nedeniyle sözleşmelerin imzalandığı ileri sürülmüşse de, bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Devir sözleşmelerinde devreden davalılar tarafından pay devri nedeniyle devralan davacıdan hiç bir hak ve alacağının kalmadığının kabul edilmiş olması karşısında, davacı tarafından hisse devirleri karşılığında devir bedeli ödenmediği yönündeki savunmaya da itibar edilemez. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.049,30-TL istinaf karar harcından davalı ... tarafından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 1.433,90-TL harcın bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 1.366,20-TL istinaf karar harcından davalı ... tarafından peşin yatırılan 1.230,80-TL harcın mahsubu ile kalan 135,40-TL harcın bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/3488 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi