İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7006 E. 2014/13610 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye koyma borcu↗ el koyma↗ kesin delil↗ karine↗ yemin delili↗ yemin↗ kesin süre↗ ispat yükü↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının dayandığı havalelerde her hangi bir açıklamanın bulunmadığı, havalenin mevcut bir borcun söndürülmesi için gönderilmiş sayılacağı, karine bu ise de davalının savunmaları nedeniyle ispat yükünün davalıya geçtiği, davacının dava dışı ... A.Ş.'ye borçlu olduğuna ve davacının da davalıya o borcunu ödemesi konusunda talimat verdiğine ilişkin davalının elinde her hangi bir kesin delilin bulunmadığı, davalı şirket vekiline yemin delilinin hatırlatıldığı halde verilen kesin süre içinde davacıya yemin yöneltmediğinden yemin delilinden vazgeçmiş sayıldığı, ayrıca davacının davalı şirkete sermaye koyma borcu ile daha önceden payına düşen ve ödenen genel giderlerden dolayı her hangi bir borcunun bulunmadığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 09.01.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12563 E. 2018/4154 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · havale · harç · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyize «cevap süresi» içerisinde «ibraz» edilen ve havalesi yapılan bu dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği ancak, temyiz harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, temyiz incelemesi yapılabilmesi için, temyiz «harç» ve giderlerinin yatırılması hususunda ve HUMK 434/«son» maddesi uyarınca davacı vekiline usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması, her halükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili 05.08.2016 «havale» tarihli temyize cevap dilekçesi ile davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7882 E. 2017/5148 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · üçüncü kişi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · havale · dosya masrafı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL'nin davalı bankanın «kusuru» sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi «havale» «masrafının» alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «havale» göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetileceği» düzenlenmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c bendi uyarınca, havaleden kaynaklanan uyuşmazlıklardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» davalardan olup 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesi uyarınca, bu davalarda «görevli» mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2576 E. 2017/4315 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaA.Ş.'ye borçlu olduğuna ve davacının da davalıya o borcunu ödemesi konusunda talimat verdiğine ilişkin davalının elinde her hangi bir «kesin delilin» bulunmadığı, davalı şirket vekiline «yemin delilinin» hatırlatıldığı halde verilen «kesin süre» içinde davacıya yemin yöneltmediğinden yemin delilinden vazgeçmiş sayıldığı, ayrıca davacının davalı şirkete «sermaye koyma borcu» ile daha önceden payına düşen ve ödenen genel giderlerden dolayı her hangi bir borcunun bulunmadığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen ka …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davaya konu paranın davalıya gönderme «sebebini» açıklamak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, kesin süre içerisinde dava konusu paranın davalıya gönderme sebebinin açıklanmadığı, davacının davalı şirkette «ticari temsilci» sıfatıyla görev yaptığı ve yapılan havalenin de «ticari işletme» adına yapıldığının anlaşılamadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari temsilci · ticari işletme · usulden reddi · görevsizlik kararı · havale · dava sebebi · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davaya konu paranın davalıya gönderme «sebebini» açıklamak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, kesin süre içerisinde dava konusu paranın davalıya gönderme sebebinin açıklanmadığı, davacının davalı şirkette «ticari temsilci» sıfatıyla görev yaptığı ve yapılan havalenin de «ticari işletme» adına yapıldığının anlaşılamadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «görevsizlik» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda, davanın 6102 sayılı TTK’nın 4.maddesi kapsamında «havale» hükümlerine ilişkin olduğu gözetilerek ticari dava olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken, davacının bozma ilamına dayalı olarak yaptığı açıklama sonucunda havalenin hukuki dayanağının belirlenemediği gerekçesiyle genel hükümlere tabi olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7006 E. , 2014/13610 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/03/2012 gün ve 2010/410-2012/170 sayılı kararı bozan Daire’nin 09/01/2014 gün ve 2012/7765-2014/371 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, davalının bir dönem maddi sıkıntıya girmesi nedeniyle davalı şirket yöneticilerinin müvekkilinden ödünç para istediklerini, müvekkilinin de davalının ... Başkent/... Şubesi'ndeki hesabına 30/11/2007 tarihinde 100.000 USD karşılığı 118.000 TL ve yine aynı tarihte aynı şubedeki başka bir hesabına da 15.500 USD havale ettiğini, müvekkilinin verdiği ödünç miktarı olan toplam 115.500 USD'nin iadesi için noterden keşide ettiği ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında 174.670,60 TL üzerinden icra takibine girişildiğini, davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan ödünç para almadığını, davacının ödemesinin sermaye borcu ile davacının dava dışı ... A.Ş.'ye olan borcuna karşılık yapıldığını, bu paranın da müvekkili tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye aktarıldığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı havalelerde her hangi bir açıklamanın bulunmadığı, havalenin mevcut bir borcun söndürülmesi için gönderilmiş sayılacağı, karine bu ise de davalının savunmaları nedeniyle ispat yükünün davalıya geçtiği, davacının dava dışı ... A.Ş.'ye borçlu olduğuna ve davacının da davalıya o borcunu ödemesi konusunda talimat verdiğine ilişkin davalının elinde her hangi bir kesin delilin bulunmadığı, davalı şirket vekiline yemin delilinin hatırlatıldığı halde verilen kesin süre içinde davacıya yemin yöneltmediğinden yemin delilinden vazgeçmiş sayıldığı, ayrıca davacının davalı şirkete sermaye koyma borcu ile daha önceden payına düşen ve ödenen genel giderlerden dolayı her hangi bir borcunun bulunmadığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 09.01.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/348772800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz