6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazmin talebi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8173 E. 2014/16828 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tazmin talebi sorumluluk davası sermaye piyasası kanunu pasif husumet yokluğu hisse senedi üçüncü kişi pasif husumet husumet yokluğu yönetim kurulu kararı temsil husumet

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı dernek arasında her hangi bir hukuki ilişkin bulunmadığı, davacının satın aldığını bildirdiği hisse senetlerinin şirkete ait olduğu, dernek ile ilişkilendirilemeyeceği, derneğin de davacı gibi davalı şirketin paydaşları arasında yer aldığı, sadece yöneticilerinin aynı olmasının derneğe karşı sorumluluk davası açılmasına gerekçe teşkil etmeyeceği, şirket ortağı zarar gördüğünden bahisle şirkete değil, şirkete ödenmesi kaydıyla zarar verici işlemlerin faili şirket yönetim ve denetim kurulu üyelerine karşı T.T.K.'nun 553 ve 554 maddesi çerçevesinde talepte bulunabileceği, davacı üçüncü kişi olmayıp hisse senedi nedeniyle, zarar gördüğünü belirttiği tarih itibariyle paydaş sıfatına sahip olduğundan, şirkete karşı zarar gören sıfatıyla doğrudan doğruya tazmin talebini ileri süremeyeceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmişti

Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 15/4. maddesine göre de şirkete veya şirket ortağına dava açılamayacak olup, ancak yönetim kurulu üyeleri ve temsilcisi oldukları tüzel kişiler, şirket denetçileri, bağımsız denetimi yapanlar ve bağlı oldukları gerçek ve tüzel kişiler aleyhlerine dava açabilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davanın pasif husumet nedeniyle reddine dair kararın onanması nedeniyle, davalıların karararı temyiz etmekte hukuki yararları bulunmadığından davalıların temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Ttk 553 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6262 E. 2015/13700 K.

    Ortak: · dava şartı

    Farklı:

  • Sorumluluk davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4515 E. 2014/18944 K.

    Ortak: · dava şartı

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/8173 E.  ,  2014/16828 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/02/2014 tarih ve 2013/185-2014/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, borsa yatırımcısı olan müvekkilinin davalı şirketin hisselerinden satın aldığını, şirketin bir adet hisse değerinin 2 yılda 430,00 TL'den 29,00 TL'ye düştüğünü, davalıların yönetim kurullarının kötüniyetli haksız kazanç aktarımları ve menfaat teminleri nedeniyle bu sonucun ortaya çıktığını ayrıca yapılan resmi açıklamalarla yatırımcıların aldatıldığını ve hisselerle ilgili karar verme yetkilerinin tesir altına alındığını, hisse satışı ve sermaye artırımı konusunda usulsüzlükler yapıldığını, 6102 sayılı TTK'nın 371/5. maddesine göre temsile veya yönetime yetkili olanların, görevlerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden şirketin sorumlu olduğu, davalı derneğin de davalı şirketin hakim ortağı olduğunu, yönetim kurulunu seçecek güçte bulunduğunu, müvekkilini zarara uğratan fiillerin bir kısmının dernek eliyle meydana geldiğini ileri sürerek, gerçek zarar ve tazminat tutarı belirlenerek şimdilik 5.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esası yönünden ise davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı dernek arasında her hangi bir hukuki ilişkin bulunmadığı, davacının satın aldığını bildirdiği hisse senetlerinin şirkete ait olduğu, dernek ile ilişkilendirilemeyeceği, derneğin de davacı gibi davalı şirketin paydaşları arasında yer aldığı, sadece yöneticilerinin aynı olmasının derneğe karşı sorumluluk davası açılmasına gerekçe teşkil etmeyeceği, şirket ortağı zarar gördüğünden bahisle şirkete değil, şirkete ödenmesi kaydıyla zarar verici işlemlerin faili şirket yönetim ve denetim kurulu üyelerine karşı T.T.K.'nun 553 ve 554 maddesi çerçevesinde talepte bulunabileceği, davacı üçüncü kişi olmayıp hisse senedi nedeniyle, zarar gördüğünü belirttiği tarih itibariyle paydaş sıfatına sahip olduğundan, şirkete karşı zarar gören sıfatıyla doğrudan doğruya tazmin talebini ileri süremeyeceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmişti

Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 15/4. maddesine göre de şirkete veya şirket ortağına dava açılamayacak olup, ancak yönetim kurulu üyeleri ve temsilcisi oldukları tüzel kişiler, şirket denetçileri, bağımsız denetimi yapanlar ve bağlı oldukları gerçek ve tüzel kişiler aleyhlerine dava açabilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davanın pasif husumet nedeniyle reddine dair kararın onanması nedeniyle, davalıların karararı temyiz etmekte hukuki yararları bulunmadığından davalıların temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/348579600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.