Şirket zararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3161 E. 2014/11945 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket zararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 02.12.2012 tarih, 2009/6423 Esas, 2010/12367 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalıların şirket yönetiminde iken, şirket zararına hareket ettikleri ve şirketi zarara uğrattıkları, ceza kesilmesine sebep oldukları konularının ispat edilemediği, SPK tarafından verilen 10.000,00 TL para cezasının ise 2005 yılı faaliyet dönemine ilişkin olduğu, işbu davada ise 2006 yılı faaliyet döneminin davaya konu edildiği, davalıların herhangi bir sorumluluğunun doğmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8176 E. 2013/13035 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3161 E. , 2014/11945 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.12.2013 tarih ve 2011/300-2013/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirketi temsilen dava açan denetçi, şirketin 2006 yılı genel kurulunun 28.05.2007 tarihinde yapıldığını, bu genel kurulda azınlık tarafından TTK’nın 341. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri ile denetçiler aleyhine sorumluluk davası açılmasının istendiğini ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 YTL şirket zararının davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, dava açılmasını isteyen azlığa ait % 10 hisse senetlerinin teminat olarak dosyaya ibrazından sonra davanın görüşülmesine, bu teminat yasal süre içerisinde verilmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahil ... vekili, müvekkilinin davacı şirketin ortağı ve azınlık pay sahibi olduğunu, müvekkilinin bankalara şirket lehine verdiği şahsi kefaletleri ve ipotekleri bulunduğundan şirketin kötü yönetilmesinden etkilendiğini, bu nedenle davaya müdahale etmede hukuki yararı olduğunu ileri sürerek, davacı lehine davaya müdahale istemlerinin ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 02.12.2012 tarih, 2009/6423 Esas, 2010/12367 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalıların şirket yönetiminde iken, şirket zararına hareket ettikleri ve şirketi zarara uğrattıkları, ceza kesilmesine sebep oldukları konularının ispat edilemediği, SPK tarafından verilen 10.000,00 TL para cezasının ise 2005 yılı faaliyet dönemine ilişkin olduğu, işbu davada ise 2006 yılı faaliyet döneminin davaya konu edildiği, davalıların herhangi bir sorumluluğunun doğmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 24,30 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 24.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347324700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz