6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/606 E. 2014/2605 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem organik bağ kişilik hakları borcun üstlenilmesi eş rızası

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 438

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Davacının ... ... Şubesi'ne yatırdığı mevduatın rızası dışında offshore hesabına aktarıldığı, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, ... A.Ş. ile... bankası arasında organik bir bağ bulunduğu, ... A.Ş. yönetiminin ... bankasının paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacın parasını bu hesaba aktarmak suretiyle davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği, bu zararın borcu üstlenen ... tarafından karşılanmasının gerektiği, davacı vekili tarafından manevi tazminat talebinde bulunulmuşsa da davacının kişilik haklarına herhangi bir saldırının söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 59.692,02 USD’nin 05/01/2000 tarihinden itibaren kamu bankalarınca dövize uygulanan faizle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilerek hüküm altına alınan miktara 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca 1 yıllık vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmasına karar vermek gerekirken, “kamu bankalarınca dövize uygulanan faiz ile birlikte tahsiline” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/606 E.  ,  2014/2605 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/05/2011 tarih ve 2009/1098-2011/183 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.09.2013 günü hazır bulunan davalı ... vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ... ... Şubesinde hesap açtırdığını ancak parasını bankaya yatırdıktan 15 gün sonra kendisine verilen banka hesap defterinin üzerinde offshore ibaresini gördüğünü, bu kelimenin ne anlama geldiğini şube müdürüne sorduğunda bunun bir çeşit mevduat türü olduğu cevabını aldığını, bu şekilde müvekkili tarafından ... A.Ş. bünyesinde açılan hesabın offshore hesabına aktarıldığını ileri sürerek, 59.692,02 USD’nin bankaya yatış tarihi olan 30/11/1999 tarihinden itibaren kamu bankalarınca bir yıllık USD mevduatına uygulanan ve yüksek faizle birlikte, ayrıca müvekkilinin uğradığı manevi zarar sebebiyle 20.000 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, ...’ın Bakanlar Kurulu Kararı ile fona devredildiğini daha sonra hisselerinin ... Bank’a devredildiğini ve isminin ... A.Ş. olarak değiştirildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Borcu üstlenen ... vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, husumet itirazlarının bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Davacının ... ... Şubesi'ne yatırdığı mevduatın rızası dışında offshore hesabına aktarıldığı, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, ... A.Ş. ile... bankası arasında organik bir bağ bulunduğu, ... A.Ş. yönetiminin ... bankasının paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacın parasını bu hesaba aktarmak suretiyle davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği, bu zararın borcu üstlenen ... tarafından karşılanmasının gerektiği, davacı vekili tarafından manevi tazminat talebinde bulunulmuşsa da davacının kişilik haklarına herhangi bir saldırının söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 59.692,02 USD’nin 05/01/2000 tarihinden itibaren kamu bankalarınca dövize uygulanan faizle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilerek hüküm altına alınan miktara 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca 1 yıllık vadeli USD mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmasına karar vermek gerekirken, “kamu bankalarınca dövize uygulanan faiz ile birlikte tahsiline” şeklinde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan “dövize uygulanan faiz ile birlikte” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “1 yıl vadeli USD mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı ile” ibaresinin konulmasına, kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı borcu üstlenen ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına,14.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347025400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.