Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14709 E. 2014/4013 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ bloke↗ infaz↗ tbk 99↗ geçersizlik↗ haciz↗ taahhütname↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5754 sayılı Yasa'nın 56. maddesiyle değişik 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi ve İİK'nın 83. maddesi uyarınca emekli maaşının haczedilemeyeceği ve hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşmanın geçerli olmadığı, her ne kadar maaş üzerinde haciz bulunmasa da davalı bankanın yaptığı maaş üzerindeki bloke uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, mülga 818 sayılı BK'nın 19. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 26 ve 27. maddeleri uyarınca geçersiz olduğu, bu nedenle bloke konulan maaş miktarının davacıya iadesi gerektiği, davacı tarafın imzaladığı taahhütname ile yapılan işleme sebebiyet verdiği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maaş iadesine ilişkin davanın kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece 23.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde '' Davanın 27.852,49 TL üzerinden kabulüne, talepte bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 23.000 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,'' şeklinde karar tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9590 E. 2018/2513 K.
Ortak:bloke · haciz · Alacak
İncelediğiniz kararda… ve hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşmanın geçerli olmadığı, her ne kadar maaş üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın yaptığı maaş üzerindeki «bloke» uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, mülga 818 sayılı BK'nın 19. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 26 ve 27. maddeleri uyarınca «geçersiz» olduğu, bu nedenle bloke konulan maaş miktarının davacıya iadesi gerektiği, davacı tarafın imzaladığı «taahhütname» ile yapılan işleme sebebiyet verdiği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maaş iadesine ilişkin davanın kabulüne, manevi tazminat isteminin reddin …
Benzer bu karardaAncak, davacı tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından sözleşmenin 67. maddesinin verdiği yetkiyle davacının emekli maaşına «bloke» konulması 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi ile İ.İ.K.'nın 83. maddesi uyarınca mümkün olmadığı, hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde bloke uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yaz …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · müşterek borçlu müteselsil kefil · rehin · müteselsil kefil · mahsup · kefil · istirdat · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, davalı banka tarafından davacı «kefilin» maaş hesabından yapılan kesintinin «istirdatına» ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığı «kredi sözleşmesinin» «ticari kredi» olduğu ve sözleşmenin 67. maddesinde davalı bankanın «rehin» ve «mahsup» hakkının düzenlendiği dolayısıyla bankanın bu kesintiyi yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak imzaladığı «kredi sözleşmesinin» «ticari kredi» olduğu, sözleşmenin 67. maddesinde davalı bankanın «rehin» ve «mahsup» hakkının düzenlendiği, davalı bankanın bu kapsamda yapmış olduğu kesintilerin iadesinin istemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14645 E. 2016/5715 K.
Ortak:bloke · geçersizlik · haciz · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz kararda… ve hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşmanın geçerli olmadığı, her ne kadar maaş üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın yaptığı maaş üzerindeki «bloke» uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, mülga 818 sayılı BK'nın 19. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 26 ve 27. maddeleri uyarınca «geçersiz» olduğu, bu nedenle bloke konulan maaş miktarının davacıya iadesi gerektiği, davacı tarafın imzaladığı «taahhütname» ile yapılan işleme sebebiyet verdiği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maaş iadesine ilişkin davanın kabulüne, manevi tazminat isteminin reddin …
2- Ancak, mahkemece 23.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken, «infazda tereddüt» yaratacak şekilde '' Davanın 27.852,49 TL üzerinden kabulüne, talepte bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 23.000 TL'nin dav …
Benzer bu kararda… ının haczedilemeyeceği, hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceğine ilişkin anlaşmaların muteber olmadığı, davacının maaşı üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde «bloke» uygulanmasının haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olduğu, Mülga 818 sayılı B.K'nin 19.
6098 sayılı T.B.K'nin 26-27 maddeleri uyarınca «geçersiz» olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının emekli maaşı hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılmasına, 10.000 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işletilen «yasal faizi» olan 3.350,00 TL ile birlikte toplam 13.350,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, davacının emekli maaşı üzerine konulan «bloke» sebebiyle haksız kesilen tutarın iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14709 E. , 2014/4013 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 13/06/2013 tarih ve 2012/263-2013/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, eşi davalı bankadan konut kredisine kefil olduğunu, tüketici kredisinin ödenmemesi halinde banka şubesinden almakta olduğu maaşın tamamını borca mahsup edilmesi konusunda emekli sandığından emekli olan müvekkiline davalı banka tarafından bir talimatın imzalatıldığını, bu talimata istinaden ödenmeyen kredi borcu nedeniyle müvekkilinin maaşına 2009 yılı Eylül ayından itibaren davalı banka tarafından el konulduğunu, tüketici kredisi ile birlikte imzalatılan Virman, Takas mahsup talimatının haksız şart niteliğinde ve geçersiz olduğunu, müvekkilinin ekonomik özgürlüğü' nün haksız ve kötü niyetli olarak elinden alınması nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik müvekkilinin maaşından haksız olarak kesilen 23.000,00 TL 'nin ve 5.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmaya Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili bankanın imzalanan ticari kredi sözleşmesindeki haklarını kullanarak davacının hesabından maaş kesintileri yaptığını ve alacağını tahsil etmeye çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5754 sayılı Yasa'nın 56. maddesiyle değişik 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi ve İİK'nın 83. maddesi uyarınca emekli maaşının haczedilemeyeceği ve hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşmanın geçerli olmadığı, her ne kadar maaş üzerinde haciz bulunmasa da davalı bankanın yaptığı maaş üzerindeki bloke uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, mülga 818 sayılı BK'nın 19. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 26 ve 27. maddeleri uyarınca geçersiz olduğu, bu nedenle bloke konulan maaş miktarının davacıya iadesi gerektiği, davacı tarafın imzaladığı taahhütname ile yapılan işleme sebebiyet verdiği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maaş iadesine ilişkin davanın kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece 23.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde '' Davanın 27.852,49 TL üzerinden kabulüne, talepte bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 23.000 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,'' şeklinde karar tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ''27.852,49 TL üzerinden'' ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve kararın düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346979800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz