6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14709 E. 2014/4013 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt bloke infaz tbk 99 geçersizlik haciz taahhütname yasal faiz

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 26TBK 27 · BK — BK 19 · HUMK — HUMK 438 · İİK — İİK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5754 sayılı Yasa'nın 56. maddesiyle değişik 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi ve İİK'nın 83. maddesi uyarınca emekli maaşının haczedilemeyeceği ve hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşmanın geçerli olmadığı, her ne kadar maaş üzerinde haciz bulunmasa da davalı bankanın yaptığı maaş üzerindeki bloke uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, mülga 818 sayılı BK'nın 19. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 26 ve 27. maddeleri uyarınca geçersiz olduğu, bu nedenle bloke konulan maaş miktarının davacıya iadesi gerektiği, davacı tarafın imzaladığı taahhütname ile yapılan işleme sebebiyet verdiği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maaş iadesine ilişkin davanın kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

.../...

-2-

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, mahkemece 23.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde '' Davanın 27.852,49 TL üzerinden kabulüne, talepte bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 23.000 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,'' şeklinde karar tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9590 E. 2018/2513 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14645 E. 2016/5715 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/14709 E.  ,  2014/4013 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada verilen 13/06/2013 tarih ve 2012/263-2013/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, eşi davalı bankadan konut kredisine kefil olduğunu, tüketici kredisinin ödenmemesi halinde banka şubesinden almakta olduğu maaşın tamamını borca mahsup edilmesi konusunda emekli sandığından emekli olan müvekkiline davalı banka tarafından bir talimatın imzalatıldığını, bu talimata istinaden ödenmeyen kredi borcu nedeniyle müvekkilinin maaşına 2009 yılı Eylül ayından itibaren davalı banka tarafından el konulduğunu, tüketici kredisi ile birlikte imzalatılan Virman, Takas mahsup talimatının haksız şart niteliğinde ve geçersiz olduğunu, müvekkilinin ekonomik özgürlüğü' nün haksız ve kötü niyetli olarak elinden alınması nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik müvekkilinin maaşından haksız olarak kesilen 23.000,00 TL 'nin ve 5.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya bakmaya Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili bankanın imzalanan ticari kredi sözleşmesindeki haklarını kullanarak davacının hesabından maaş kesintileri yaptığını ve alacağını tahsil etmeye çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 5754 sayılı Yasa'nın 56. maddesiyle değişik 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi ve İİK'nın 83. maddesi uyarınca emekli maaşının haczedilemeyeceği ve hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşmanın geçerli olmadığı, her ne kadar maaş üzerinde haciz bulunmasa da davalı bankanın yaptığı maaş üzerindeki bloke uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, mülga 818 sayılı BK'nın 19. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 26 ve 27. maddeleri uyarınca geçersiz olduğu, bu nedenle bloke konulan maaş miktarının davacıya iadesi gerektiği, davacı tarafın imzaladığı taahhütname ile yapılan işleme sebebiyet verdiği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maaş iadesine ilişkin davanın kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

.../...

-2-

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, mahkemece 23.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde '' Davanın 27.852,49 TL üzerinden kabulüne, talepte bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 23.000 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,'' şeklinde karar tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ''27.852,49 TL üzerinden'' ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve kararın düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346979800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.