Kötüleme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15940 E. 2014/5447 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ nispi vekalet ücreti↗ terkin↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu "... Kimdir?" başlıklı yazının içeriği itibariyle davacıları kötüleyici ve onların ahlaki ve mali durumu hakkında gerçeğe aykırı malumat verme niteliğinden olduğundan haksız rekabete sebebiyet verecek nitelikte olduğu, ancak söz konusu faks yazısının davalı ... Saatçi tarafından hazırlandığı (ve gönderildiği) ile davalı
.../...
-2-
davacıların müşteri ve bayilerine gönderildiği hususlarında kesin bir kanaate ulaşılamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin davalılardan aleyhine açmış olduğu tazminat davasının atiye terki nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı vekilinin davalılardan aleyhine açmış olduğu tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak,10/3. maddesine göre manevi tazminat davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Bu nedenle, mahkemece davalı ... yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, hükmün bu yönden bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18502 E. 2015/434 K.
Ortak:terkin
İncelediğiniz karardaSaatçi tarafından hazırlandığı (ve gönderildiği) ile davalı .../... -2- davacıların müşteri ve bayilerine gönderildiği hususlarında «kesin» bir kanaate ulaşılamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin davalılardan aleyhine açmış olduğu tazminat davasının atiye «terki» nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı vekilinin davalılardan aleyhine açmış olduğu tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ilmediği ve bu haliyle diğer davalılar hakkında açılan davanın erken açılmış bir dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı .......i. hakkında açılan davanın atiye «terk» edilmesi sebebiyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın ise henüz erken açılmış bir dava olduğu gerekçesiyle reddine dair verilen kararın davacı vekili ve katılma yolu ile davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ilmediği ve bu haliyle diğer davalılar hakkında açılan davanın erken açılmış bir dava niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı .......i. hakkında açılan davanın atiye «terk» edilmesi sebebiyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın ise henüz erken açılmış bir dava olduğu gerekçesiyle reddine dair verilen kararın davacı vekili ve katılma yolu ile davalı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15940 E. , 2014/5447 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 13.06.2013 tarih ve 2011/595-2013/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların müvekkili şirketi ve müdürü olan müvekkili ...'yı yanıltıcı şekilde kötülediğini, müvekkili şirketin, 750.000,00 TL sermayeli ve dünyaca meşhur distribütörlüğünü yapmakta olduğunu, davalıların gönderdikleri fakslardaki kötüleyici ve hakaret içerikli beyanlarının müvekkili şirketin ve müdürü olan ...'nın güvenirliği hakkında kötüleyici, müşterilerin ekonomik davranışlarını ve kararlarını etkileyici ve onları aldatıcı nitelikte bulunması nedeniyle davalıların eylemlerinin TTK'nın 56, 57. Maddeleri delaletiyle 58/1-a maddesi uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğunun hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenip, yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkili için 5.000,00 TL manevi tazminat, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline;
müvekkili ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Saatçi vekili, müvekkilinin herhangi bir yazı yazmadığını ve dosyaya sunulan yazının da imzasız olduğunu, söz konusu yazının yazılı delil başlangıcı bile teşkil etmeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu "... Kimdir?" başlıklı yazının içeriği itibariyle davacıları kötüleyici ve onların ahlaki ve mali durumu hakkında gerçeğe aykırı malumat verme niteliğinden olduğundan haksız rekabete sebebiyet verecek nitelikte olduğu, ancak söz konusu faks yazısının davalı ... Saatçi tarafından hazırlandığı (ve gönderildiği) ile davalı
.../...
-2-
davacıların müşteri ve bayilerine gönderildiği hususlarında kesin bir kanaate ulaşılamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin davalılardan aleyhine açmış olduğu tazminat davasının atiye terki nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı vekilinin davalılardan aleyhine açmış olduğu tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak,10/3. maddesine göre manevi tazminat davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Bu nedenle, mahkemece davalı ... yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, hükmün bu yönden bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “Davalılardan lehine takdir edilen 2.400 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılardan Erhan Saatçi'ye verilmesine” cümlesinin çıkarılarak yerine “Davalılardan takdir edilen 1.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılardan verilmesine” cümlesinin eklenmesine, hükmün bu biçimde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346914200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz