Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7089 E. 2014/11026 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dolandırıcılık↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, söz konusu para davacı tarafından davalıya 13.11.2000 tarihinde verildiği, davanın ise 30.12.2011 tarihinde açıldığı, davacı tarafın eski BK'nın 60. maddesi kapsamında, zararı öğrendiğinden itibaren 1 yıl her halükarda 10 yıl içerisinde sözkonusu davayı açması gerektiği, oysa ki davacı taraf söz konusu davasını 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açmadığı, ayrıca davacı tarafından ibraz edilen belgelerden de görüldüğü üzere davalı şirketin kendilerini dolandırmaya yönelik faaliyet içerisinde bulunduklarını 2001 yıllarına ait deliller de sunması dikkate alınarak süresi içerisinde dava açmadığı gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7089 E. , 2014/11026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/04/2013 gün ve 2011/681-2013/192 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.01.2014 gün ve 2013/10351 - 2014/48 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istediği an geri çekilebileceği sözü verilerek adeta bir banka gibi binlerce insandan cami, kahvehane gibi yerlerde mevduat toplandığı ve bu paralar karşılığında yüksek oranlarda faiz dağıtılacağı vaad edildiğini, müvekkilinin de davalı şirket ve çalışanları tarafından verilen bu garantilere inanarak davalı şirkete 9.600 DM tutarında bir yatırım yaptığını, bu para karşılığında üzerinde 21.Yüzyıl Büyük Anadolu Holding ibaresi bulunan teslim tesellüm belgesi adlı makbuz niteliğinde bir belge verildiğini, müvekkilinin yatırdığı parayı çekmek istediğinde paranın iade edilmediğini, davanın davalı şirket adına yurt dışında yapılan para toplama faaliyetine ilişkin olup bu nedenle milletlerarası niteliğe sahip olduğunu, açılan davanın bir yanı ile haksız fiile dayanan tazminat davası olup MÖHUK.
34/1 maddesi uyarınca Alman Hukuku'nun uygulanması gerektiğini, yürütülen faaliyetler Alman kanunlarına aykırı olduğunu, Alman Kanunları uyarınca davacının kandırılması sonucu davalıların sebepsiz zenginleştiklerini, davalı şirket ve yetkilileri tarafından yürütülen faaliyetlerin usulsüz olduğu resmi kurumlar tarafından yayınlanan belgeler ile sabit olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu başkanı davalı ...'in de davacının zararından doğrudan doğruya kendi malvarlığı ile sorumlu olduğunu, ileri sürerek 12.147,31 TL'nin tahsilini, talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, esastan da reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, söz konusu para davacı tarafından davalıya 13.11.2000 tarihinde verildiği, davanın ise 30.12.2011 tarihinde açıldığı, davacı tarafın eski BK'nın 60. maddesi kapsamında, zararı öğrendiğinden itibaren 1 yıl her halükarda 10 yıl içerisinde sözkonusu davayı açması gerektiği, oysa ki davacı taraf söz konusu davasını 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açmadığı, ayrıca davacı tarafından ibraz edilen belgelerden de görüldüğü üzere davalı şirketin kendilerini dolandırmaya yönelik faaliyet içerisinde bulunduklarını 2001 yıllarına ait deliller de sunması dikkate alınarak süresi içerisinde dava açmadığı gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346869700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz