Hakim ortak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15545 E. 2014/5108 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakim ortak↗ fer'i müdahil↗ harç↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, off-shore hesabına aktarılan paranın fiilen off shore şirketine ve Kıbrıs'a gönderilmediği ve davalı bankanın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, dava konusu mevduatın off shore şirketinin mal varlığının bulunmaması nedeniyle tahsil edilemediği, yine off-shore hesaplarının açılması ve mudilerin bu hesaplara yönlendirilmesi yönünde yöneticilerin banka çalışanlarına emir ve talimatlar verdikleri, bu doğrultuda banka çalışanlarının mudilere off-shore hesabının avantajlı olduğu yönünde telkinlerde bulunarak yönlendirdikleri, bu suretle davacı iradesi fesada uğratıldığından müterafik kusurdan bahsedilemeyeceği, banka yöneticilerinin ve çalışanlarının kusurlu davranışları nedeniyle
.../...
-2-
oluşan zarardan davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 6.000 TL'nin 18/10/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ekili ve fer'i müdahil vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil şağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten tarafından devir alındıktan sonra en son evredildiği, bu durumda devredilen eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan 5411 sayılı140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, davacı tarafça paranın bankaya yattığı 22.11.1999 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmesine rağmen mahkemece talep aşılarak hükmedilen alacağa 18.10.1999 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmayıp kararın bu yönlerden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Fon bankası 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17620 E. 2014/6172 K.
Ortak:hakim ortak · harç · avans faizi · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… ia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, off-shore hesabına aktarılan paranın fiilen off shore şirketine ve Kıbrıs'a gönderilmediği ve davalı bankanın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, dava konusu mevduatın off shore şirketinin mal varlığının bulunmaması nedeniyle tahsil edilemediği, yine off-shore hesaplarının açılması ve mudilerin bu hesaplara yönlendirilmesi yönünde yöneticilerin banka çalışanlarına emir ve talimatlar verdikleri, bu doğrultuda banka çalışanlarının mudilere off-shore hesabının avantajlı olduğu yönünde telkinlerde bulunarak yönlendirdikleri, bu suretle davacı iradesi fesada uğratıldığından müterafik kusurdan bahsedilemeyeceği, banka yöneticilerinin ve çalışanlarının kusurlu davranışları nedeniyle .../... -2- oluşan zarardan davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 6.000 TL'nin 18/10/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalı ahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten tarafından devir alındıktan sonra en «son» evredildiği, bu durumda devredilen eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan 5411 sayılı140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan …
… avalının sorumluluğunun 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil şağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… ia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, off-shore hesabına aktarılan paranın fiilen off shore şirketine ve Kıbrıs'a gönderilmediği ve davalı bankanın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, dava konusu mevduatın off shore şirketinin mal varlığının bulunmaması nedeniyle tahsil edilemediği, yine off-shore hesaplarının açılması ve mudilerin bu hesaplara yönlendirilmesi yönünde yöneticilerin banka çalışanlarına emir ve talimatlar verdikleri, bu doğrultuda banka çalışanlarının mudilere off-shore hesabının avantajlı olduğu yönünde telkinlerde bulunarak yönlendirdikleri, bu suretle davacı iradesi fesada uğratıldığından müterafik kusurdan bahsedilemeyeceği, banka yöneticilerinin ve çalışanlarının kusurlu davranışları nedeniyle oluşan zarardan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.000 TL «asıl alacak» ve dava tarihine kadar işlemiş 11.550,73 TL faiz olmak üzere toplam 13.550,73 TL'nin davalıdan tahsiline, asıl alacak üzerinden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı, dava dilekçesinde 2.000 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmesine rağmen mahkemece talep aşılmak suretiyle «işlemiş faiz» hesabı yapılarak dava tarihine kadar işlemiş 11.550,73 TL faizin hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi, davacının, davalının «haksız fiiline» dayanarak dava açtığı ve bu nedenle ancak «avans faizi» isteyebileceği gözden kaçırılarak «akdi faizin» hüküm altına alınması da doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · işlemiş faiz · haksız fiil · asıl alacak
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde 2.000 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmesine rağmen mahkemece talep aşılmak suretiyle «işlemiş faiz» hesabı yapılarak dava tarihine kadar işlemiş 11.550,73 TL faizin hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi, davacının, davalının «haksız fiiline» dayanarak dava açtığı ve bu nedenle ancak «avans faizi» isteyebileceği gözden kaçırılarak «akdi faizin» hüküm altına alınması da doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… ia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, off-shore hesabına aktarılan paranın fiilen off shore şirketine ve Kıbrıs'a gönderilmediği ve davalı bankanın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, dava konusu mevduatın off shore şirketinin mal varlığının bulunmaması nedeniyle tahsil edilemediği, yine off-shore hesaplarının açılması ve mudilerin bu hesaplara yönlendirilmesi yönünde yöneticilerin banka çalışanlarına emir ve talimatlar verdikleri, bu doğrultuda banka çalışanlarının mudilere off-shore hesabının avantajlı olduğu yönünde telkinlerde bulunarak yönlendirdikleri, bu suretle davacı iradesi fesada uğratıldığından müterafik kusurdan bahsedilemeyeceği, banka yöneticilerinin ve çalışanlarının kusurlu davranışları nedeniyle oluşan zarardan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.000 TL «asıl alacak» ve dava tarihine kadar işlemiş 11.550,73 TL faiz olmak üzere toplam 13.550,73 TL'nin davalıdan tahsiline, asıl alacak üzerinden dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15545 E. , 2014/5108 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 02.04.2013 tarih ve 2012/101-2013/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalıvekili ve fer'i müdahil vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bünyesine katılan yatırdığı mevduatının banka çalışanlarının yönlendirmesi ile off shore hesabına aktarıldığını ve müvekkiline makbuz ve hesap cüzdanı verdiklerini, off-shore şirketinin paravan olarak kurulduğunu, bankalara olan güvenin ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, off shore şirketi ile banka arasında organik bağ bulunduğunu, müvekkiliinin kasten yanlış yönlendirildiğini, paranın banka hesabından hiçbir zaman çıkmadığını ve şirketlerine usulsüz kredi olarak verildiğini ileri sürerek, 6.000 TL'nın bankaya yatırıldığı tarih olan 22/11/1999 tarihinden vade sonuna kadar % 82 akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise 3095 Sayılı Yasa'nın 2/son maddesi gereğince belirlenen %82 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, talebin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süreninin geçtiğini, bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını, hesabın fon güvencesi altındaki hesaplardan olmadığından davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, off-shore hesabına aktarılan paranın fiilen off shore şirketine ve Kıbrıs'a gönderilmediği ve davalı bankanın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, dava konusu mevduatın off shore şirketinin mal varlığının bulunmaması nedeniyle tahsil edilemediği, yine off-shore hesaplarının açılması ve mudilerin bu hesaplara yönlendirilmesi yönünde yöneticilerin banka çalışanlarına emir ve talimatlar verdikleri, bu doğrultuda banka çalışanlarının mudilere off-shore hesabının avantajlı olduğu yönünde telkinlerde bulunarak yönlendirdikleri, bu suretle davacı iradesi fesada uğratıldığından müterafik kusurdan bahsedilemeyeceği, banka yöneticilerinin ve çalışanlarının kusurlu davranışları nedeniyle
.../...
-2-
oluşan zarardan davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 6.000 TL'nin 18/10/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ekili ve fer'i müdahil vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil şağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten tarafından devir alındıktan sonra en son evredildiği, bu durumda devredilen eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan 5411 sayılı140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, davacı tarafça paranın bankaya yattığı 22.11.1999 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmesine rağmen mahkemece talep aşılarak hükmedilen alacağa 18.10.1999 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru olmayıp kararın bu yönlerden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “...18/10/1999...” ibaresinin çıkarılarak yerine “...22/11/1999...” ibaresinin konulmasına, davalıyı harçla sorumlu tutan 2 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına, davacı tarafından yatırılan 21,15 TL başvuru harcı ve 89,10 TL peşin harcın talep halinde davacıya iadesine,'' bendinin hüküm fıkrasına eklenmesine, 3 numaralı bendinde yer alan “Davacı tarafça yapılan 113,55 TL ilk masraf” ibaresinin çıkarılması ve “...toplam 1.021,30 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “toplam 907,75 TL” ibaresinin konulması ile kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346503400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz