Sözleşmenin Uyarlanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16217 E. 2014/4327 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2013/2618 Esas, 2013/13291 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9065 E. 2010/10236 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4679 E. 2021/3936 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin fekki · tavzih · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nin 30.03.2017 tarih, 2016/14824 esas ve 2017/2618 karar sayılı ilamı ile «ipoteğin fekki» ve diğer istekler yönünden görülen davada mahkemece hüküm fıkrasını değiştirecek şekilde «tavzih» kararı verilmesi ve bunun sonucu olarak tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmasının HMK'nın 298/2 maddesine aykırı olduğu gerekçes …
Mahkemece kurulan 18.03.2016 tarihli ilk hüküm bozulmakla tamamen ortadan kalkmış, bozmanın niteliğine göre de taraflar yararına herhangi bir «usuli kazanılmış hak» oluşmamıştır.
297 ve 298’e uygun şekilde bir hüküm kurulması gerekirken taraflar yararına «usuli kazanılmış hak» oluştuğundan bahisle herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın bozma ile ortadan kalkan hükmün aynısının kurulması ve buna bağlı olarak esasa ilişkin bir gerekçe oluşturulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl ve karşı davada hüküm kurulduğu, anılan bu hükmün «tavzih» edildiği, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/674 E. 2024/2958 K.
Ortak:Sözleşmenin Uyarlanması
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin uyarlanması · hakkaniyet indirimi · pay devir sözleşmesi · ifa imkansızlığı · denetime elverişli rapor · terditli dava · rayiç değer · ba beyannamesi
Benzer bu kararda… ve 2013/13291 K. sayılı kararıyla; Dairemizin önceki tarihli bozma ilamı "davacıların uyarlama istemlerinin kabulü gerekmekte ise de; bu işlemin 10.06.1999 tarihli «protokol» hükümleri gözetilerek yani davalıların devir tarihindeki dava dışı şirkette yer alan kayıtlı şirket hisseleri, dava dışı diğer kardeş ...’den gelen hisse bedelleri, Bağcılar'daki «depo» (fabrika) binasının değerleri de gözetilerek devir bedeli ve ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi yolundaki «terditli» istemin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı bulunmakla taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ile taraflar yararına bozulmasına" şeklinde olup, anılan bozma ilamına uyulmasına rağmen mahkemece bu kez uyarlama koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, uyarlama koşullarının oluştuğunun ilke olarak kabulü ile belirtilen biçimde inceleme yapmak üzere uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir kuruldan «denetime elverişli rapor» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
… ştırıldığından, sözleşmenin euro cinsinden uyarlanması gerektiği, dosyada yer alan tüm bilirkişi raporları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek, sözleşme ve «protokol» tarihindeki TL/DM kuru ile DM'nin euroya çevrilmesi neticesinde; Bağcılar'daki «depo» bedeli 453.428.000.000,00 ETL'nin 2.093.920,43 DM'ye tekabül ettiği, şirketin öz varlığının ise 646.119,40 DM'ye tekabül ettiği, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye konu olan malların işlem tarihindeki toplam değerinin yukarıda değinilen ve benimsenen bilirkişi kurulu raporlarına göre 2.740.039,83 DM'ye tekabül ettiği, davalılardan Meliha ve ...'in şirkette %15,18'er paya, diğer davalı ...'in ise %14,50 paya sahip olduğu göz önüne alındığında, ... ile Meliha'ya ayrı ayrı 415.938,04 DM (karşılığı 213.690,56 euro) ve Şirin'e de 397.305,77 DM (karşılığı 203.137,94 euro) ödenmesi gerektiği, somut davanın davaya konu sözleşme ve protokollerden sonra meydana gelen 17 Ağustos 1999 depremi ile 2001 yılı ekonomik krizi nedeniyle «sözleşmenin uyarlanmasına» yönelik olduğu, herkes tarafından bilinen maruf ve meşhur olayların ispatının gerekmediği, davacının iddiasına dayanak olan bu olayların yaşandığının sabit olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede de bu gibi olayların meydana gelmesi halinde sözleşmenin uyarlanacağının hüküm altına alındığı, sözleşmenin «ifa» edildiği süre, sözleşme bedeli, iddiaya dayanak olayların bireysel ekonomi ile toplumsal ekonomiye etkisi dikkate alındığında taraflarca kararlaştırılan bedelden %25 oranında indirim yapılmasının «hakkaniye» uygun olacağı gerekçesiyle davacı tarafın, dava konusu 10.06.1999 tarihli sözleşmenin ve buna bağlı 05.08.1999 tarihli «beyannamelerinin» iptali isteminin reddine, davacı tarafın yukarıda bahsedilen sözleşmenin ve sözleşmeye bağlı ödeme koşullarının uyarlanması isteminin kabulü ile; davalı ...'e sözl …
… zının hatalı olduğunu, öncelikle dövize endeksli sözleşmede TL ile ödeme koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini yada döviz kurunun sabitlenmesi gerektiğini, %25 «hakkaniyet indirimin» de döviz kurları karşısında yetersiz kaldığını, devir bedelinin o tarihteki şirket özvarlığına uygun düşmediğini, hesaplama yapılırken Bağcılardaki «depo» bedelinin sözleşmedeki bedelden çok daha fazla hesaplandığını, TÜİK verileriyle günümüzden geçmişe bedellerin çekilmesinin doğru olmadığını, hesap yönteminin hatalı olduğunu, ayrıca sözleşmeye göre muris ...'in emek hakkının da bulunan değerlerden indirilmesi gerektiğini, davacı yararına «vekalet ücretinin» de uyarlama davalarında nispi oran üzerinden belirlenmesi gerektiğini, esasen ortada mevcut durum itibariyle «ifa imkansızlığının» da bulunduğunu, murisin ölümünden sonra şirketin varlığını sürdüremediğini, kazanılmış haklarının ihlal edilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istem …
Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm, Dairemizin 2006/3253 E., 2007/11565 K. sayılı ilamı ile «pay devir sözleşmesinin» geçerli ve mirası reddetmeyen davacıları bağlayıcı olduğu gözetilerek, «terditli» istem üzerinde durularak ödeme esaslarının uyarlanması istemi hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9756 E. 2014/17217 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen alacak · bozma sonrası karar · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · kusur · hasar · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2008/45 esas, 2009/301 karar sayılı dosyasında taşımayı yapan araç maliki, araç sürücüsü ve araç işleteni aleyhine «rücuen alacak» istemli dava açtığı, bu davada alınan bilirkişi raporunda hatalı yükleme ve istifleme sonucu oluşan «hasar» nedeniyle davalı «taşıyıcıların» %50, dava dışı gönderenin (bu davanın davalısı) % 50 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, mahkemece itibar edilen rapora istinaden araç işleteni yönünden da …
… gerçekleştirdiği, yükün sigortalı tarafından temin edilen araca tüm tedbirler alınmak suretiyle yüklenildiği, davalının herhangi bir yükleme hatasının bulunmadığı, «hasarın» meydana gelmesinde davalıya atfedilecek bir «kusurun» kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava; «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Mahkemece; yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de «bozma sonrası» alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16217 E. , 2014/4327 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 10.10.2012 gün ve 2011/400-2012/218 sayılı kararı bozan Daire’nin 25.06.2013 gün ve 2013/2618-2013/13291 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin eşi ve iki küçük çocuğunun babası öldürülmeden kısa bir süre önce 10.06.1999 tarihli sözleşmeyle davalıların payları toplam (1.407.306) DM bedelle satın aldığının davalılarca açıla sayısında kayıtlı alacak davası vesilesiyle öğrenildiğini, bu sözleşmenin son paragrafında sektörel, genel ekonomik kriz veya doğal afetlere bağlı ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi ve ananim şirket yönetim kurulunun onayı halinde geçerlilik kazanacağının öngörüldüğünü, bu hallerin tamamının gerçekleştiğini, esasen sözleşmenin davacılar murisince imzalandığının da kuşkulu olduğunu ileri sürerek, anılan anlaşma senedi ve 05.08.1999 tarihli üç adet hisse devir ve ferağ kabul beyannamesinin iptalini, şirket hisselerinin eski hale getirilmesini veya beyannamelerde belirtilen ödeme esaslarının yeniden düzenlenerek uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2013/2618 Esas, 2013/13291 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak gelir kaydedilmesine, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346036500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz